Anahtar kelimeler: Müstahsil Makbuzuna Dönemde İii Kesinlik Özetle Şartı Eksiklikleri Cevap Sayisi
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.09.1996 tarihli müstahsil makbuzuna göre davacının 01.11.1996-31.12.1996 tarihleri arasındaki dönemde 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairece özetle; “... İlk Derece Mahkemesi tarafından 20.09.1996 tarihli müstahsil makbuzu ile .... Köyü Su Ürünleri Kooperatifine ait Bağ-Kur prim tevkifatının davacı 4...2 T.C. kimlik numaralı 1976 doğumlu ... oğlu ... adına mal edilmesi gerektiğinin tespitine yönelik değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 4958 sayılı Kanun ile değişik 2926 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde yapılan değişiklikle, 2926 sayılı Kanun'a göre sigortalı olabilmek için 18 yaşını ikmal etme şartı getirilmiş olup, davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'un 5. madde hükmünü değiştiren ve 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun ile yapılan söz konusu değişiklik davacı lehine düzenleme getirdiğinden, yürürlük tarihi öncesi dönemler yönünden de lehe düzenlemenin uygulanarak karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Kararda özetle, “-Davacının davasının kabulü ile 20.09.1996 tarihli müstahsil makbuzu ile ... Köyü Su Ürünleri Kooperatifine ait Bağ-Kur prim tevkifatının davacı 4...2 TC kimlik numaralı 1976 doğumlu ... oğlu ... adına mal edilmesi gerektiğinin,
01.11.1996-31.12.1996 tarihleri arasındaki dönemde 4...2 TC kimlik numaralı davacı ...'ın 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine,” dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde; dava konusu dönemde yürürlükte bulunan 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi; "Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyette bulunan kimselerden 22 yaşını doldurmuş erkeklerin sigortalı sayılacağını, aynı Kanun'un 5. maddesi, 2. madde kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacakları hükmünü getirmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesine göre ise Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir. Anılan mevzuat hükümlerini hatırlattıktan sonra mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamının davacı yararına usulü kazanılmış hak teşkil edip etmeyeceğini de irdelemek gerekir. Buna göre yukarıda özetlenen dairemizce verilen bozma ilamının davaya konu tarihte yürürlükte bulunan Kanun hükmü çerçevesinde maddi hataya dayalı olduğu açıktır. Maddi hataya dayalı olarak hak elde etmek evrensel evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Benzer şekilde; uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir (Hukuk Genel Kurulunun 21.01.2004 gün, ███████-44 E., ███████ K.). Bu sayılanların dışında ayrıca; görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usulü kazanılmış haktan söz edilemez (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü-6. Baskı, cilt 5, 2001). Hal böyle olunca da maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan Dairemiz bozma ilamı ile davacı yararına usulü kazanılmış haktan söz etmek mümkün değildir. Belirtilen nedenlerle her ne kadar mahkemece verilen, █████/1996 tarihli müstahsil makbuzu ile ... Köyü Su Ürünleri Kooperatifine ait Bağ-Kur prim tevkifatının davacı 4...2 TC Kimlik numaralı 1976 doğumlu ... oğlu ... adına mal edilmesi gerektiğine yönelik karar yerinde ise de hükmün devamında kabul edilen sigortalılık süresine dair değerlendirme yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre isabetsizdir ve anılan husus bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!