Anahtar kelimeler: Fiber Makro Mikro Donatı Sentetik Sırlarına Etmeme Ermesinden Üreticisi Yasağının

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Tazminat (Rekabet Yasağının İhlali)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; Müvekkil şirketin mikro ve makro sentetik fiber donatı ürünleri üreticisi olup; davalının, müvekkili şirkette 05.07.2021 tarihinden █████/2024 tarihine kadar "Satış Müdürü" olarak çalıştığı, pozisyonu gereği müvekkilin müşteri çevresine, üretim sırlarına hakim olacağı gözetilerek iş sözleşmesinde davalı tarafa rekabet etmeme yasağı getirildiğini, Rekabet Yasağında; iş ilişkisinin her ne sebeple sonra ermesinden sonra 24 ay süresince işverenin faaliyet gösterdiği ve ticari ilişki bulunduğu alanda rakip olacak işler yapan firmalarda görev almamayı ,aksi halde son aldığı brüt ücretin 48 aylık tutarını cezai şart olarak ödeyeceğini kabul ettiğini, davalı ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra .... Ltd. şirketinde çalışmaya başladığını, her iki şirketin hitap ettiği müşteriler, faaliyet alanlarının birebir aynı olduğunu, davalının işten ayrılmadan kısa bir süre önce █████/2024 tarihinde şirket mail adresinden şahsi mail hesabına "Potansiyel Endüstriyel Zemin Beton Uygulamacıları" adlı bir mail göndererek müvekkil şirketin potansiyel müşterilerinin adreslerini içeren listeyi gönderdiği,şirkette çalışırken Niğde'de bulunan ... şirketine müvekkil şirket adına görüşmeye gittiğini, tam o dönemde işten ayrılan davalı bu defa yeni şirketi adına bahsi geçen şirkete giderek müvekkilin verdiği fiyat teklifininin altında fiyat vererek müvekkilin işi kaybetmesine neden olduğunu, davalının müvekkilin yıllardır çalıştığı müşterilerini hedef aldığını,davalının rekabet etmeme hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000-TL cezai şartın (....ıslah hakkı saklı kalmak üzere HMKnın 109 hükmü gereği kısmi dava olarak şimdilik) █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili; müvekkilinin , davacı şirkette inşaat mühendisi olarak işe başladığını,mobingden dolayı çalışmasını sonlandırmak zorunda kaldığını, davacı yanında işe başlamadan önce yine davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren ... A.Ş.'nde 5 yıldan fazla süre çalıştığı ve o şirketten elde ettiği tüm bilgi ve birikimleri ile davacı şirkete geldiğini, müvekkilin şu an çalıştığı firmanın davacıya rakip olduğu, işten ayrılmadan kısa süre önce davacının müşteri portföyünü de şahsi hesaplarına aktardığını belirttiğini,gönderilen e mailin, davacının müşteri portföyü olmayıp saha betonu işi yapan ustalar olduğunu,yeni çalıştığı iş yerinde iş yerinin faaliyeti beton katkısı, çimento katkısı alım satımı ile birlikte müteahhitlik ve inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, davacı ile aynı iş kolunda olmadığını, davacının müşterisi olduğu ancak müvekkilin yeni başladığı iş yerine bu müşterisini yönlendirdiği iddia edilmiş ise de ... şirketi davacının söz konusu ... şirketinden önce irtibat halinde olduğunu, her iki şirketin faaliyet alanının davacının ... ham madde elde etmek veya inşaatla ilgili sentetik ürünlere ilişkin faaliyet gösterdiğini, .... şirketinin hazır beton ve her türlü taş kum ve beton ürünleri üzerine faaliyet gösterdiğini, haksız rekabete ilişkin iddiaların gerçekliğe aykırı olup, cezai şartın fahiş olduğunu, müvekkilin davacının yanında işçi konumunda olup, bürüt maaşının 48 katı gibi cezai şartın iş verenin yine baskısı olduğunu da gösterdiğini beyan ederek davanın usulden,aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; dava konusu uyuşmazlıktaki rekabet yasağı kaydının yer ve konu bakımından oldukça geniş bir sınırlamanın getirilmesi sebebiyle geçerli olmadığı, dosya kapsamında rekabet yasağı bakımından yapılan inceleme neticesinde taraflar arasında imzalanmış olan rekabet yasağı kaydının geçersiz olduğu,alınan bilirkişi raporunda cezai şarta ilişkin hükmün incelenmesi neticesinde, sözleşmede öngörülen 48 aylık cezai şartın işçinin ekonomik özgürlüğünü aşırı şekilde sınırlandırabileceği kanaatinde olmakla birlikte, miktarın fahiş olup olmadığı ve indirilmesi hususunda takdir yetkisinin Mahkemede olduğu, davacı vekili tarafından iddia edilen "Potansiyel Endüstriyel Zemin Beton Uygulamacıları" adlı mailin haksız rekabet yönünden değerlendirilmesi neticesinde, kamuya açık nitelikte olan bilgiler veya internetten kolaylıkla erişilebilen bilgiler iş sırrı olarak kabul edilmemesi ve müşteri bilgilerinin rakip şirkete aktarıldığına dair somut bir veriye rastlanılmaması sebebiyle ilgili iddialar bakımından haksız rekabet bulunduğu kanaatine ulaşılamadığı, davacı vekilinin, davalının fiyat tekliflerini paylaşmasına ilişkin haksız rekabet iddiaları değerlendirildiğinde, dosya kapsamında yapılan incelemelerde söz konusu haksız rekabet halinin ispatına yönelik bir verinin bulunmadığı rapor edilmiş olup, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olması sebebiyle davalının haksız rekabet ve haksız fiil kapsamında kalan herhangi bir eylemi tespit edilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili; Bilirkişi raporunda müvekkil şirket ile ... Şti.'nin faaliyet alanlarını karşılaştırmış ve şu tespiti yaptığını, “..şirketinin benzer sektörde faaliyet gösterdiği ve benzer işleri yaptığı kanaatine ulaşıldığı, davalının müdür pozisyonu sebebiyle “iş ve üretim sırrı gibi mahrem bilgilere ulaşma vasfı olduğu” ancak hiçbir somut gerekçe sunulmadan rekabet yasağının ihlal edilmediği belirtildiğini, kendi içinde bu denli çelişen, teknik kısımları ile sonuç kısmı birbirini yalanlayan raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, rekabet yasağının "genişliği" sebebiyle geçersiz sayılması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkeme, rekabet yasağı kaydının yer ve konu bakımından geniş olduğunu iddia ederek hükmü geçersiz saydığını, bu yaklaşımın TBK ya aykırı olduğunu, Davalı, işten ayrılmadan hemen önce şirket mailinden şahsi hesabına "Potansiyel Endüstriyel Zemin Beton Uygulamacıları" başlıklı bir liste gönderdiğini, Bilirkişinin ve mahkemenin "bu bilgiler internetten bulunabilir" tezi ticari hayatın gerçekleriyle bağdaşmadığını, internetteki milyonlarca veri arasından müvekkil şirketin tecrübesiyle süzülerek stratejik bir değer haline getirilmiş liste, müvekkilin ticari sırları olduğunu, davalının bu listeyi ayrılma arifesinde gizlice kendine aktarmasının, niyetinin açıkça haksız rekabet ve sadakat borcuna aykırılık olduğunu ispatladığını, yasağın ihlali için somut bir zarar doğması şart olmadığını, zarar ihtimalinin varlığının yeterli olduğunu, Davalı müvekkil şirket bünyesindeyken ...Şti. ile görüşmeler yürütmüş ve fiyat teklifi sunduğunu, Davalı işten ayrılır ayrılmaz, rakip firma ...Yapı adına aynı müşteriye gitmiş ve müvekkil şirketin fiyat teklifini bildiği için bu fiyatın hemen altına inerek işi müvekkilden çaldığını,bilirkişinin "somut veriye rastlanılmadı" tespiti bu vakıa karşısında açıkça gerçek dışı olduğunu, davalı sözleşmeyi hür iradesiyle imzaladığını, müvekkil şirketin maruz kaldığı zarar riski ve davalının müdür sıfatıyla sahip olduğu yetkiler düşünüldüğünde, 48 aylık cezai şartın makul bir karşılığı olduğunun görüleceği, Mahkemenin cezai şartta hakkaniyet indirimi yapmak yerine davayı toptan reddetmesinin usule aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava rekabet yasağının ihlali istemiyle cezai şart istemine ilişkindir.TBK'nın 445. maddesinde “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu maddenin temelinde rekabet yasağı sözleşmesinde kanunda öngörülen sınırlamaları aşan hükümler öngörülmüş ise hakimin MK'nın 4. maddesi gereği hakkaniyet ölçüsünü de gözeterek aşırı kaydı “yasal ya da uygun seviyeye” indirmesi düşüncesinin yattığı söylenebilir. TBK'nın 445 hükmünün, TBK'nın 27/1 ve MK'nın 23/2. hükümleri karşısında özel norm sayılıp, bu nedenle de bu maddelere aykırılığın yaptırımı olan kesin hükümsüzlük yaptırımı uygulanmamalıdır. (Yargıtay 11.HD. ██████████ esas,█████████ karar sayılı ve 16.6.2016 tarihli ilamı) Dava konusu uyuşmazlıktaki rekabet yasağı sözleşmesinde işveren'in teklif verdiği ve/veya sözleşmesini yaptığı ürün ve işler veya bu işlere benzer veya rakip olabilecek işlerle doğrudan veya dolaylı olarak ilgilenmemeyi, işveren'in temsilciliğini ve/veya distribütörlüğünü yaptığı ürün ve işler veya bu işlere benzer veya rakip olabilecek işler yapan firmalarda, görev almamayı, danışmanlık yapmamayı, ortak olmamayı ve temsilcilik, acentelik gibi aracılık ilişkilerine girmemeyi ve hiçbir surette ticari ilişki içinde olmamayı; ayrıca işveren'in halihazırda (müşteri, acente, distribütör, temsilci dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere) ticari ilişki içinde bulunduğu kişi ve kuruluşlarla doğrudan veya dolaylı olarak ticari ilişki kurmamayı, üçüncü kişilere bu yönde danışmanlık yapmamayı, işveren 'in bu kişiler ile devam eden veya ileride kurulabilecek ticari ilişkilerini zedeleyebilecek her türlü eylemden kaçınmayı taahhüt ettiği ,Türkiye sınırları içinde veya dışındaki faaliyetlerinin tümü bakımından geçerli olmak üzere, işveren'in faaliyet gösterdiği veya ticari ilişki içinde olduğu ülkeler/pazarların tümünü kapsayacak şekilde yer bakımından kanuna uygun olmayan bir sınırlama getirilmiştir.Davacı şirket merkezi ve faaliyet alanı İstanbul /Kartal iken,yeni işverenin merkezi ise Denizli İlindedir.Her iki işyerinin faaliyet alanları benzer niteliktedir.Davalının Denizli İlinde bulunan işyerinde aynı pozisyonda işe girdiği, rekabet yasağının ancak şirket merkezi olan İstanbul İli için geçerli olabileceği, davalının çalıştığı işyerinin farklı bir ilde olduğu rekabet yasağının Tüm Türkiye olarak kararlaştırıldığı davalının rekabet yasağına coğrafi bakımdan bir sınırlama getirmeyen rekabet yasağının ancak davacı şirketin merkez adresi olan İstanbul ile sınırlı olarak geçerli olabileceği davalının İstanbulda bir çalışması olmadığı, rekabet yasağı hükmünün geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karara yönelik olarak davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ;davacının talebinin rekabet yasağı ihlali nedeniyle tazminata ilişkin olduğu ,haksız rekabet iddialarının zararın somutlaştırılmasına yönelik olduğu rekabet yasağı hükmü geçersiz olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026