Anahtar kelimeler: Kamyonet Cinsi Eylemden Hasarlı Çarpması Kazada Araca Yazim Sürücüsü Plakalı

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı ..... plakalı kamyonet cinsi araç, davacı şirket nezdinde ..... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının maliki, sigortalatanı ve sürücüsü olduğu .... plakalı kamyonet cinsi aracın, ...... plakalı araca kusurlu olarak çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada davacı şirkete sigortalı aracın asli ve %100 kusurlu olduğu ve araç sürücüsü .....'nın sigortalı kamyonet cinsi aracı kullanmaya gereken ehliyetnameye sahip olmadığı tespit edildiğini, gerçekleşen bu kazanın akabinde davacı şirket tarafından 19.142,38-TL ödendiğini, ödenen 19.142,38 TL'nin rücuen tazmini için Büyükçekmece İcra Dairesi ..... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, davalının takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek davacı vekili davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; somut olayda, rücu koşullarının oluştuğunu gösterir herhangi bir hukuki ve fiili dayanak bulunmadığını, sigorta hukukunda rücu hakkı istisnai nitelikte olup, rücuya imkan veren şartların varlığını ve bu şartlar ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağını ispat yükü sigortacıya ait olduğunu, davacı taraf, bu ağır ispat yükünü yerine getiremediğini, olay tarihinde kendisine ait B sınıfı sürücü belgesi geçerli ve mevcut olduğunu, kullanılan araç kamyonet niteliğinde olup, azami yüklü ağırlığı 3.500 kg sınırının altında ve Karayolları Trafik Mevzuatı uyarınca bu tür araçların B sınıfı sürücü belgesi ile kullanılmasının mümkün olduğunu, aracın ticari nitelikte olmasının tek başına kullanım amacına aykırılık teşkil etmeyeceği kabul edildiğini, kaza, geri manevra sırasında meydana gelen basit bir park kazası olduğunu, kazanın oluş şekli ile aracın ticari veya hususi kullanım iddiası arasında herhangi bir nedensellik ilişkisi bulunmadığını, dosyada mevcut maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında, tarafımdan verilmiş ticari kullanım ya da herhangi bir ihlale ilişkin yazılı bir beyan veya ikrar bulunmadığını, rücuya esas teşkil eden herhangi bir ihlali, bu ihlal ile zarar arasındaki illiyet bağını ve poliçeden kaynaklanan açık bir rücu hakkını ispat edilemediğini belirterek davalı vekili davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
ARAŞTIRMA;
1-Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır.
2-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün █████/2025 tarih ve ..... sayılı yazısı ile; davalının ticari işletme kaydı bulunmadığı bildirilmiştir.
3-...... Sigorta ..... Şirketi'nin █████/2025 tarih ve ...... referans yazısı ile; dava konusu ..... plakalı araç ile ..... plakalı aracın karıştığı █████/2024 tarihli kazaya ilişkin ...... numaralı hasar dosyası getirtilmiştir.
4-..... Sigorta Anonim Şirketi'nin █████/2026 tarihli yazısı ile; ..... plakalı araç ile ...... plakalı aracın karıştığı █████/2024 tarihli kazaya ilişkin hasar dosyası getirtilmiştir.
5-Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2026 tarih ve ..... sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2024 yıllık beyanı getirtilmiştir.
6-QNB Bank Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'nün █████/2026 tarih ve .... referans yazısı ile; .... müşteri numaralı hesaptan yapılan, █████/2024 işlem tarihli, 18.154,57-TL bedelli ödeme dekontu sureti getirtilmiştir.
7-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin █████/2026 tarih ve 325 sayılı yazısı ile; davalı tarafın esnaf kaydı bulunmadığı bilgisi verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ..... plakalı araç ile ..... plakalı araçların karıştığı trafik kazası kapsamında, davacı tarafından üçüncü kişiye ödenen tazminatın ZMSS genel şartlarının ihlali nedeniyle davalıdan rücu hakkına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Mahkememizce icra dosyası, poliçe, hasar dosyası dosyamız arasına alınmış, davalının tacir olup olmadığı hususunda gerekli araştırma yapılmıştır. Yazı cevapları incelendiğinde, davalının herhangi bir ticari işletmesinin bulunmadığı, Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazı cevabında da davalının tacir olmadığının bildirildiği görülmüştür.
█████/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve █████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Keza; ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, yukarıda da belirtildiği gibi, davacı sigorta şirketi, sigortacısı olduğu davalıya ait ..... plakalı araç ile dava dışı ...... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle, dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatı, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün ehliyetnameye sahip olmadığı ve %100 kusurlu olduğu iddiası ile sigortalısı olan davalıdan rücuen talep etmekte olup, davalı sigortalı tacir olmadığına göre, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı ve görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu anlaşılmıştır. Görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınabileceği gözetilerek Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, (görev) dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK'nın 115/2 maddesi gereğince usulden REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince, dosya resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,
5-Harç ve yargılama giderleri hususunun HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip.....
e-imzalıdır
Hakim .....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!