Anahtar kelimeler: Sektör Primini Feshinden Üstlendiğini Almaya Destek Teşvik İşini Zammı Zamanında

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Destek Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin işbu sözleşme ile davalının iş yerlerindeki destek hizmetlerinin yerine getirilmesi işini üstlendiğini, müvekkilinin sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin özel sektör işverenliklere çalıştırdıkları sigortalıların evraklarını zamanında kuruma bildirmeleri ve herhangi bir prim, gecikme zammı veya gecikme cezası bulunmaması halinde yasa gereği uygulanan %5 teşvik primini almaya hak kazandığını, sözleşmenin davalı tarafın haksız olarak feshinden sonra fatura düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, ancak fatura alacağı ödenmediği gibi yapılan icra takibine de itiraz edildiğinden, -----.Asliye Ticaret Mahkemesinin------esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, dava şirket ortakları ve vekalet temsil yetkisi verilen müdür arasında meydana gelen menfaat çatışmaları nedeniyle takipsiz bırakıldığını ve sonuçlandırılamadığını ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davacı şirket ortaklarından ------ zamanaşımı süresi içerisinde davalı şirketten fatura alacağının tahsili amacıyla şirkete temsil kayyımı atanmasını ve Destek Hizmet Sözleşmesi ve Faturadan kaynaklı alacaklı için Ticaret Mahkemesinde alacak davası açılması için gerekli müracaatların yaptıklarını, -----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasından şirkete temsil kayyımı olarak atanmakla verilen yetki çerçevesinde fatura alacağından kaynaklı davacı şirket alacağı için arabuluculuk görüşmelerine katılmak suretiyle sürecin tarafınca işletilmeye başlandığını, davalı şirketin 07.01.2022 tarihli arabuluculuk toplantısında anlaşma sağlanamadığını belirterek, müvekkilinin davalı şirket ile olan diğer hukuki ilişkiler ile Destek Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan diğer hakları ve fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacı şirketin yasada hüküm altına alınan hak edişlerinden kaynaklanan 40.000,00 TL'lik prim teşvikinin davalıdan dava tarihi itibariyle işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle
: Davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, davacının talebinin öncelikle zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme 23.09.2010 tarihinde imzalandığını, müvekkili firma tarafından 23.02.2011 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, uyuşmazlığın temelinde müvekkili ile davacı arasında akdedilen Destek Hizmet Alım Sözleşmesinin bulunduğunu, anılan sözleşmenin davacı şirketçe müvekkili şirkete sunulacak teşrifat, iletişim, sekretarya vb., idari ve sosyal hizmetleri, muhaberat, ulaşım, kurye vb. lojistik hizmetlerini, temizleme, yükleme vb. destek hizmetlerini konu edinmekte olup bu hizmetler kapsamında ödenecek ücret de müvekkil şirketin ana edimini oluşturmakta olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği hizmet alım sözleşmesi olup kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için zaman aşımı süresini düzenleyen ayrık bir hüküm bulunmadığından TBK'nın 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, somut olayda davacının iddiası, ilgi tuttukları yasal düzenleme gereğince faydalanma hakkına sahip olduklarını iddia ettikleri /05'lik teşvik tutarının hak edişlerinden haksız olarak düşülmesi suretiyle uğradıklarını iddia ettikleri zarar olduğunu, davacı şirketin sözleşmesi; müvekkil şirkete kaşeli ve imzalı gönderdiği acz içine düştüğünü bildirdiği (2011 Ağustos ve Eylül ayı maaşları ve Temmuz ve Ağustos ayı SGK primlerini, SGK bildirge damga vergileri, KDV vergilerini ödeyemeyeceğini bildirdiği) yazısına ve sözleşmedeki başka bir takım yükümlülüklerine aykırı davranmasına istinaden müvekkil şirketçe -----. Noterliğinin 23.02.2011 tarihli,------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiğini, bu itibarla müvekkili şirketin sözleşmeye aykırı şekilde davacıyı zarara uğrattığı iddiasıyla ileri sürülecek tüm talepler en geç bu tarihten itibaren işleyecek 10 yılda zamanaşımına uğrayacağını, huzurdaki davanın 13.01.2022 tarihinde açıldığını, bu durumda davacı tarafından ileri sürülen talebin açıkça zaman aşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; 5510 sayılı Yasa kapsamında hak edişlerden kesildiği iddia edilen bedelin tahsili talebine ilişkindir.----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyasından şirkete temsil kayyımı olarak atanmış olup iş bu dava temsil kayyımı tarafından açılmıştır.
Davada taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı şirket temsil kayyımınca 5510 sayılı Yasanın 81. maddesinin 1/ı bendi gereğince çalıştırdığı işçiler için Hazine tarafından ödenmesi gereken % 5 işveren katkı payının hakedişinden haksız olarak kesildiği ileri sürülerek ; haksız olarak kesilen 40.000,00 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiştir
Uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan destek hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davalı vekilince süresinde derdestlik ve zamanaşımı savunmasında bulunulmuştur.
Mahkememizce davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın istinafı neticesinde; BAM ----Hukuk Dairesinin 10.10.2024 gün---- Esas,------- karar sayılı ilamı ile Aşağıdaki karar verilmiştir.
Dava, destek hizmetleri sözleşmesi gereğince haksız olarak kesildiği iddia edilen işveren destek katkı payı alacağının davalıdan tahsiline yöneliktir.
Davalı tarafça, süresi içinde cevap dilekçesiyle birlikte zamanaşımı definde bulunulmuştur.
Mahkemece, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Aynı alacağa ilişkin taraflar arasında daha önce açılmış itirazın iptali davasının bulunduğu iddiası karşısında işin esasının incelenebilmesi için öncelikli dava şartlarından olan derdestlik durumunun bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmiştir.
Davacının █████/2011 tarihli fatura düzenleyerek █████/2015 tarihinde davalı aleyhine ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, takibe itiraz üzerine ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davasının açıldığı, anılan dosyada █████/2018 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakla bu kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak derdestlik durumunun ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerekir.Davanın açılmamış sayılması kararı ile dava açılması ile meydana gelmiş olan sonuçlar son bulur. Bu bağlamda davanın açılması ile doğmuş bulunan derdestlik durumu davanın açılmamış sayılması ile son bulur------ İcra Müdürlüğünün---- Esas sayılı dosyasındaki takibe dayanak faturanın 16.11.2011 tarihli 13.067,41-TL bedelli fatura olduğu, itiraz üzerine açılan ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden açılan itirazın iptali davasının konusunun bu fatura olduğu görülmüştür. Ancak davaya konu alacak davasında, harca esas alacak miktarı fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 40.000 TL olarak gösterilmiştir. Dolayısıyla dosya kapsamındaki bilgilerden iş bu alacak davasına konu dayanak faturaların hangi faturalar olduğu anlaşılamamaktadır.
O halde mahkemece, davaya dayanak faturaların hangi faturalar olduğu HMK 33 gereğince davacıya açıklattırılarak her bir fatura ile ilgili olarak daha öncesinden başlatılan varsa icra takip dosyaları ile dava dosyaları celp edilerek dava konusu alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti için tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesi ile mahkeme kararı kaldırılmıştır.
BAM kararı sonrası yapılan yargılamada;
Davacı vekilince davaya dayanak faturaların hangi faturalar olduğu ve bu faturalar ile ilgili başlatılan icra takip dosyaları olup olmadığına ilişkin dosyaya beyan sunulması istenilmiş davacı vekilince sunulan beyanda ----İcra----- Esas sayılı icra takip dosyasındaki fatura dışında takip konusu fatura olmadığı belirtilmiştir.-----ATM ye müzekkere yazılarak ------- Esas sayılı dosyanın kesinleşip kesinleşmediğinin bildirilmesinin istenilmesine, kesinleşmiş ise kesinleşme şerhli kararın gönderilmesinin istenilmesine, kesinleşmemiş ise davacı vekiline kesinleşme işlemlerinin yapmak üzere bir dahaki celse tarihine kadar süre verilmiştir.----- ATM ye yazılan yazıya yanıt var, dosyanın kesinleşmediğinin bildirildiği ancak davacı vekilince celse arasında dosyanın kesinleştirildiğine ilişkin beyan dilekçesi ekinde kesinleşme şerhinin bulunduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki ticari ilişki davacının da kabulünde olduğu üzere akdi ilişkiye dayanmaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkta Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uygulanmalıdır.
Taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği “hizmet temini (alım) sözleşmesi” olup; kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için zamanaşımı süresini düzenleyen ayrık bir hüküm de bulunmadığından, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri uygulanmalıdır.Zamanaşımına ilişkin genel hüküm ise "On Yıllık Zamanaşımı" başlıklı 146. maddesinde yer almakta; anılan madde: " Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." hükmünü içermektedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme 23.09.2010 tarihlidir. Davalı firma tarafından davacıya ----. Noterliğinin 23.02.2011 tarihli ------ yevmiye nolu sözleşmenin feshedileceğine ilişkin ihtarname gönderilmiştir. Davacı şirketin arabuluculuğa başvuru tarihi 16.11.2021 tarihidir, dava 13.01.2022 tarihinde açılmıştır. Davacı şirketin ---- ATM' nin ------- esas sayılı dosyasından açtığı davada ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup iş bu davada 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtiği değerlendirildiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu Uyarınca alınması gereken 615,40 TL'nin başlangıçta alınan 1.638,3 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 1.022,9 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,
4-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!