Anahtar kelimeler: Tesadüfen Kişiden Öğrenilen İstemli Yana Bulunamadığını Katıldığını Katıldığı Ödenmiş Tlden

T.C.

İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Genel Kurul Kararının İptali İstemi
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan genel kurul kararının iptali istemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin davalı şirkete █████/2012 tarihinde %20 oranda pay sahibi ortak olarak katıldığını, katıldığı tarihten bu yana şirketin hiçbir genel kurul toplantısında bulunamadığını, bunun sebebinin ise müvekkilinin hiçbir genel kurul toplantısından haberdar olmadığını, tesadüfen öğrenilen █████/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulunun değiştiğini, yeni yönetim kurulunun iki kişiden oluştuğunu ve yönetim kurulu başkanı olarak ...'ün yönetim kurulu üyesi olarak ...'ın 3 yıl süre ile görevlendirildiğini, şirketin ödenmiş sermayesinin 100.000,00 TL'den 500.000,00 TL artırılarak 600.000,00 TL tutara tescil edilmesine oy çokluğu ile karar bağlandığını, artışa konu 500.000,00 TL'nin 61.781,16 TL tutarın şirketçe dağıtılmayan geçmiş yıllar karlarından, kalan 438.218,84 TL tutarın ortaklar tarafın0dan nakit olarak taahhüt edildiğini, nakit olarak taahhüt edilen tutarın tescil tarihinden önce 1/4 oranında nakit olarak ödendiği, kalan tutarın 24 ay içerisinde ödeneceği şeklinde tescil edildiğini, yine aynı toplantıda hisse dağılımının da değişmesine karar verildiğini, buna göre yeni hisse dağılımı ...'şer pay olarak 283.825,00 TL değerinde tutar karşılığı ... ve ...'ün 1294 pay karşılığı 32.350,00 TL değerinde tutar karşılığı ... olarak belirlendiğini ileri sürerek, sonuç olarak; genel kurulda alınan kararların iptaline, müvekkilinin azınlık haklarının korunması amacıyla şirkete kayyım atanmasını, aksi takdirde denetçi atanmasını, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirketin █████/2017 tarihli genel kurulunun toplanması için gerekli işlemlerin tamamen usule uygun bir şekilde yapıldığını, tebligatlar ve gündemin ilanı usule uygun yapıldığını, yetkili kişiler toplantıya katıldığını, toplantıda oylar, usulüne uygun olarak kullanıldığını, davacının toplantıya katılmadığını, bu sebeple davacının TTK'nın 446/b gereğince yapacağı haklı bir itirazının olmadığını, iptal sebeplerinin sınırlı olduğunu, davacının bu sebeplerden birisine dayanmak zorunda olduğunu, alınan herhangi bir kararın, hangi sebeple iptalini istediklerini açıkça belirtmesinin gerektiğini savunarak, sonuç olarak; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti; davalı anonim şirkette alınan █████/2017 tarihli genel kurul kararlarının iptalinin gerekip gerekmediği, kayyım ve denetçi atanması talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dava; davalı şirketin █████/2017 tarihli genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, alınan █████/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; şirketin sermaye artırımı öncesi şirketin mali yapısı ile sonrası davacının pay oranı ve miktarının da aksini ortaya koyduğu, bu halde TTK 447 maddesi gereği oy hakkını sınırlayan ve sermaye yapısını bozan işlemlerin butlan ile hükümsüz sayılması gerektiği yönünde kararın dava konusu genel kuruldaki sermaye artırımına dair karar yönünden de geeçerli olması gerektiği, diğer taraftan genel kurula katılan diğer iki ortağın da yönetici olduğu bu bakımdan kendi kendilerini ibralarının geçersizliğinin de takdirde bulunduğunu, genel kurulda 8. Maddede ise TTK 396 maddesi gereği işlem yapma yetkisinin verildiği, ilgili maddenin yöneticilerinin rekabet yasağıyla ilgili olduğu, genel kurula katılan diğer ortakların yönetici olmaları sebebiyle kendi haksız rekabetleri konusunda lafzı da belirsiz olan kararı, kendi işlemlerini bu bakımından denetlemekle aslen görevli olan davacı yokluğunda karara bağlamalarının yerinde görülmeyebileceği belirlenmiştir.
Sermayenin artırımına ilişkin kararı ile pay sahibinin rüçhan hakkı ancak haklı sebeplerin bulunduğu takdirde ve en az esas sermayenin yüzde altmışının olumlu oyu ile sınırlandırılabileceği veya kaldırılabileceği, bunun dışında TTK 461 maddesine göre, Her pay sahibi yeni çıkarılan payları, mevcut paylarının sermayeye oranına göre alma hakkına haizdir. Yine TTK'nın 447/c maddesi gereğince anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlar batıldır.
Somut olayda; sermaye artırımı öncesinde davacının 800 adet, diğer ortaklar ... ve ...'in 1600'er adet hisse sahibi olduğu ve toplamda şirketin 100.000,00 TL bedelli 4000 adet hissesisinin bulunduğu, sermaye artırımı sonrası toplamda 4000 paylı şirketin hisselerinin 24000 'e çıkarıldığı, davacının hissesinin 800'den 1294 paya çıkarıldığı, artırım öncesinde davacının payı %20 iken, %5,39 civarına tekabül ettiği, rüçhan hakkı sebepsiz olarak ortadan kaldırıldığı, şirketteki payını ve sermayesini koruyamaz hale geldiği, kaldı ki; şirketin maddi durumu incelendiğinde, bedelli sermaye artırımı için şirketin nakit veya bankadaki parası yada özvarlık olarak bir sıkışıklık yaşamadığı, özel bir sebebin de ortaya konulmadığı ve bu hali ile █████/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6. maddesinin yok hükmünde olduğu, Yönetim kurulunun ibrası yönünden yapılan incelemede; davacı anılı genel kurul toplantısına katılmamış, ancak genel kurulun 4. maddesinde şirketin 2015 - 2016 dönememine ilişkin bilanço ve gelir gider tablosunun oy birliğiyle tasdik edildiği şerhi düşülerek, kendi işlemlerini denetlemekle aslen görevli olan davacı yokluğunda karar bağlamaları yerinde görülmeyerek bu maddeninin yok hükmünde olduğu cihetine gidilmiştir. Öte yandan █████/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan yukarıda yok hükmünde kabul edilen 4. ve 6. maddeler dışında kalan kararlarda, gerek toplantı, gerekse karar nisabı bakımından emredici hükümlere aykırılığa rastlanılmadığı, kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılık da tespit edilmediği gibi, re'sen gözetilmesi gereken yokluk hali de tespit edilmediği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
:
1-Açılan davanın Kısmen kabulü ile; davalı şirketin █████/2017 tarihinde yapmış olduğu genel kurulun 4. ve 6. maddelerinin (mutlak butlanla)YOK HÜKMÜNDE olduğunun tespitine,
2-Alınması gerekli 35,90 TL harçtan önceden alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, bakiye harç HMK Yönetmeliğinin 46. maddesi gereğince, terkin sınırları içinde kaldığından harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan 600,00 TL bilirkişi ücreti, 106,90 TL posta ve tebligat gönderme masraf olmak üzere toplam 706,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu 2.180,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Kararın kesinleşmesinden sonra kalan avansın taraflara ödenmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararının taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf- temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2018
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!