Anahtar kelimeler: Jurdan Güngörenistanbul Çeşidini Ayakkabı Taban Tabir Cad Kesilerek Satımdan Ünvanlı

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2026/9 EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacı müvekkili ..., ... Mah. .... Cad. No:4 Kat:4 Güngören/İstanbul adresinde bulunan ".... Ayakkabı Taban" ünvanlı işletmesinde ayakkabı taban imalatı işi ile iştigal ettiğini, davacı müvekkili ile davalı arasında, davacının imal ettiği ''jurdan taban'' diye tabir edilen ayakkabı taban çeşidini davalıya temin etmesinden kaynaklı ticari ilişki nedeniyle muhtelif tarihlerde düzenlenmiş olan 7 (yedi) adet fatura kesilerek kayıt altına alınmış olduğunu, davacı müvekkili, kesilen faturalara istinaden alacaklı olduğu tutarı tahsil etmek amacıyla davalı borçluyla defalarca görüşmüş ise de davalı ödeme yapmaktan her daim kaçtığını, bunun üzerine, 05.05.2025 tarihinde Bakırköy ... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu, icra takip dosyasından gönderilen ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra, 15.05.2025 tarihinde vekili aracılığıyla borca itiraz ettiğini, somut uyuşmazlık konusu itirazın iptaline dayanak olan icra dosyasında davalı borçlu, itirazında taraflar arasındaki ticari ilişkiyi reddetmediğini, sadece "borca itiraz" etmekle yetindiğini, ancak alacağın ödendiğine ilişkin iddiasını yazılı belge, tahsilat makbuzu ya da banka ödeme dekontu ile ispat edemediğini, incelenecek olan faturalar, ticari defterler ve sair her türlü kayıtlardan anlaşılacağını, davalı taraf kötü niyetle ve haksız olarak edimini ifa etmekten kaçındığını ve müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını geciktirdiğini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazını müteakip, dava şartı olan ve ticari uyuşmazlıktan kaynaklanan arabuluculuk başvurusu tarafımızca 23.05.2025 tarihinde yapılmış olduğunu ve 25.06.2025 tarihinde taraf vekillerinin katılımıyla gerçekleşen müzakereler neticesinde arabuluculuk süreci anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu belirterek davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptaline karar verilerek davanın kabulünü,fazlaya ilişkin talep ve haklarının saklı kalmak kaydıyla, bilirkişi raporundan sonra artırılmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak); davalının yaptığı itirazın 100.000,00-TL'lik kısmının iptali ile takibin devamını, takibe konu alacağın likit olması nedeniyle, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. " hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir.TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle) nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır.Açıklanan kanun hükümleri doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, açılan davada taraflar arasındaki mal alım satım ilişkisinde tarafların tacir veya esnaf sıfatı taşımadıkları, istemin ticari davaya vücut vermediği, netice itibariyle açılan davada davaya Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,Görevli mahkemenin BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ gönderilmesine,3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine,4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2026Katip ...☪ e-imzalıdır. ☪Hakim ...☪ e-imzalıdır. ☪