Anahtar kelimeler: Köşe Davadavacı Tahmini Harçlandırdığı Eksper Sunduklarını Ştine Tevzi Hasarlı Çekilen

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
DAVA
:Davacı vekili mahkememize sunduğu █████/2025 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; 24.08.2024 tarihinde davalı -------- Şti'ne ait diğer davalı --------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı aracın -------- plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup işbu kaza neticesinde tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre davalı araç, tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, kaza neticesinde temlik alınan --------- plakalı aracın sağ arka köşe ve yan tarafları tamamen hasarlandığını, müvekkilin aracının kaza mahallinde ve kaza sonrasında çekilen fotoğrafları dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkil aracının zararını tahmini öğrenmek için TTK 1426 maddesi gereğince eksper raporu alındığını, alınan eksper raporu sunduklarını, yapılacak yargılamada müvekkilinin alacağının semeresiz kalmaması ve alacağının güvence altına alınması için trafik kazasına sebebiyet veren davalılar adına taşınır, taşınmaz ve 3. kişilerde ki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz şerhi konulmasına, müvekkilinin alacağı temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelin bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, müvekkilinin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak 100,00 TL, araç değer kaybı olarak 100,00 TL'nin ve araç mahrumiyet bedeli olarak 1.000,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, ekspere ödenen eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı HMK gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ikame araç bedelinin davacı yanca bilinebilecek bir alacak kalemi niteliğinde olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, BK md. 50 gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde zarar görüldüğüne dair herhangi bir ispat bulunmamakta olduğunu, dilekçe ekinde sundukları müvekkil şirketi ile --------- Trafik Sigorta Poliçesi ile sözleşmesi bulunmakta olduğunu, sigorta şirketine ihbar yapılmasını talep ettiklerini, Mahkemece kusur yönünden bir tahkikat yapılması gerektiğini, bu kapsamda keşif ve bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması gerekmekte olduğunu, kaza tespit tutanağında belirtilen olgu ile bilirkişi raporunun çelişmesi halinde bu çelişkinin giderilmesi gerekmekte olduğunu, dava konusu araçta bir kısım değer kaybının olduğundan bahisle tazminat talebinde bulunulmuş ise de bu hususun gerçek ile bağdaşmamakta olduğunu, söz konusu aracın yaşı ve kilometresi itibari ile araçta değer kaybının oluşmayacağı yerleşik içtihatlar ile birlikte sabit olduğunu, bu itibarla davacı tarafın taleplerinin haksız olduğunu ve reddi gerekmekte olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın esastan reddini, ---------ş'ye davanın ihbarını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava;█████/2024 tarihinde --------- plakalı araçta oluştuğu iddia edilen hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin temlik alan davacı tarafından davalılardan tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde metninde yer alan a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Bununla birlikte aynı kanunun 12. maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; dava konusu -------- plaka sayılı araç ile davalı şirkete ait araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup işbu kaza neticesinde temlik alınan -------- plakalı aracın hasarlandığı iddiası, davacı temlik alan tarafından hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin kazaya karışan aracın sürücüsü ve maliki olan davalılardan tahsili talep etmiş olup ---------plakalı aracın dava dışı temlik alınan araç maliki --------- adına tecilli olduğu, araç malikinin tacir sıfatının bulunup bulunmadığı hususunda , tacir sıfatının bulunup bulunmadığı, hangi usule göre defter tuttuğu, 2024 ve 2025 yılında VUK 177/1 maddesindeki sınırları aşıp aşmadığı hususunda bağlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına karar verilmiş olup gelen yazı cevaplarına dava dava dışı araç malikinin vergi kaydının bulunmadığı ve tacir olmadığı bildirilmiş olup dava konusu kazaya karışan -------- plaka sayılı araç malikinin tacir sıfatına haiz olmaması , aracın tescil kaydında kullanım amacının yük nakli- hususi olarak kayıtlı olduğunun anlaşılması nedeniyle davanın yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ticari dava şartları taşımadığı, davacının temlik aldığı araç malikinin haklarına halef olduğu anlaşılmış olup sadece davalının davalı araç malikinin tacir olası davanın ticari dava olduğu anlamına gelmeyeceğinden davanın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!