Anahtar kelimeler: Adaptör Parçayı Kargoda Üretip Kara Ünvanlı Kaybolduğunu İşlettiği Kargo Taşımacılığı

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -----Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkilinin kendi adına işlettiği ---- ünvanlı küçük bir işletme sahibi olduğunu, İşletmesinde adaptör ve elektronik parçalar üretip sattığını, Müşterilerinin talebi ile sınırlı sayıda adaptör ve elektronik parçayı kargo vasıtasıyla müşterilerine gönderdiğini, Kargoda gönderdiği ürünlerin kaybolduğunu, 25/9/2024 tarihinde ---- isimli müşterisine ---- tanesi 160 TL den 150 adet 24.000.00 TL değerinde----- tanesi 180.TL den 100 adet 18.000.00 TL değerinde adaptör teslimi için Davalı kargo şirketine teslim ettiğini, Müşteriye teslim etmek üzere verilen ürünleri kargoda kaybolduğunu ve teslim edilemediği için müşterinin ödeme yapmadığını, Müşteriye KDV dahil 50.400.00 TL lik fatura kesildiğini, Kargo firmasına sözlü ve yazılı olarak defalarca başvurulduğunu, Tazmin için başvurulduğunda kurum tarafından zarar değil sigortanın karşıladığı bedel teklif edildiğini, █████/2024 tarihinde ---- isimli müşterisine ---- tanesi 140.Tl den 100 adet 28.000. + KDV 33.600.00 TL tutarında Adaptör teslimi için Davalı kargo şirketine teslim ettiğini, Ancak bu ürünün müşteriye teslim edilmediğini, Bu iki müşteriye kesilen faturalar ürünler teslim edilmediği için askıya alındığını ve defterlerinede işlenmediğini, █████/2024 tarihli ---- nolu gönderi ----- isimli müşteriye teslim edilir iken içindeki ürünlerin değiştirildiğini ve müşteriye aynı kutu içerisinde başka ve hiç talep etmediği ekonomik bir değeri olmayan bir malzeme teslim edildiğini, Kargo ürününün teslim edilmeden önce açıldığını, ürün üzerindeki kargo teslim fişinini açılıp yeniden yapıştırıldığının anlaşıldığı, Davalı şirkete teslim yapılmadığı ortaya çıktıktan itibaren yazılı ve sözlü olarak başvurulduğunu, Kargo şirketi müvekkile kabul edilemeyecek kadar düşük bir bedel teklif ederek ibraname teklif ettiğini, Kargoda teslim edilen ürünün ağırlığı ve hacmine göre ücretlendirildiğini, Kargo ücretinin de ödendiğini, TTK 1178/2; “Taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.” Uyarınca kargo şirketince teslim edilmemesinden doğan zararı tazmin etmesi istemiyle işbu belirsiz alacak davasını açmak zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah ettiğimiz üzere fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımızın saklı kalmak kaydıyla, ----- şirketi tarafından taşıma esnasında müşteriye teslim edilmeyen 84.000.00 TL ürün bedelinin, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; davacının ---” unvanlı işletmesi kapsamında çeşitli tarihlerde üç ayrı gönderi yaptığını, bu gönderilerden birinde ürünlerin değiştirildiğini iddia ederek toplam 84.000 TL’nin ticari faiziyle tahsilini talep ettiği, ancak taraflar arasında imzalanan kargo taşıma sözleşmesinde yer alan yetki şartı gereğince uyuşmazlıkların ---- Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinde çözümlenmesi gerektiğini, bu nedenle davanın ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde değil yetkili mahkemede açılması icap ettiği ve öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise kargo içeriğini ve zarar miktarını ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının gönderi içeriğini taşıyıcıya bildirmediğini ve buna ilişkin fatura ibraz etmediğini, dosyaya sunulan sipariş fişlerinin tek başına delil niteliği taşımadığını, Kara Yolları Taşıma Kanunu ve yerleşik yargı kararları uyarınca gönderi içeriğinin ispatlanamaması halinde taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyeceği, kaldı ki sorumluluk kabul edilse dahi TTK’nın 882. maddesi gereğince taşıyıcının sorumluluğunun özel çekme hakkı ile sınırlı olduğunu, ayrıca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı belirtilerek davanın öncelikle usulden yetkisizlik nedeniyle, aksi halde esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Dava ; Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın davacının taşınması için davalıya teslim ettiği bir kısım emtianın kargoda kaybolması sebebi ile uğramış olduğu zararın tazminine dair tazminat davası olduğu, davacının şahıs şirketi-gerçek kişi tacir olduğu, davalının ise tüzel kişi tacir olduğu, taraflar arasındaki █████/2023 tarihli kargo taşıma sözleşmesi ve ekleri incelendiğinde 8 numaralı madde başlığında tarafların yetkili mahkeme ve icra dairesi olarak ---- Mahkemelerini yetkili kıldıkları, davacının gerçek kişi tacir olduğu hususunun tartışmasız olduğu, yine davalının da tüzel kişi ticari şirket olmakla tacir olduğu, bu doğrultuda taraflar tacir olup HMK 17. Maddesine göre aralarında yetki sözleşmesi yapabilecekleri, aynı maddeye göre aksi kararlaştırılmadıkça yapılan yetki sözleşmesi münhasır yetki sözleşmesi olacağı ve davanın sadece sözleşme ile kararlaştırılan mahkemede açılabileceği, davalının süresinde verdiği cevap dilekçesi ile mahkememizin yetkisine itiraz ettiği ve yetkili mahkemenin ----- Mahkemeleri olduğunu beyan ettiği, taraflar arasında akdedilen yetki sözleşmesi kapsamında davalı tarafın usulüne uygun olan yetki itirazı değerlendirilmiş olup, HMK'nın 17. maddesi uyarınca tarafların aksini kararlaştırmadıkları takdirde davanın sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemede açılabileceği, taraflara arasında geçerli olarak düzenlenen yetki sözleşmesinin münhasır yetki düzenlemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği mahkememizce anlaşılmış, ----- Mahkemeleri'nin yetkili olması nedeniyle Mahkememizin yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddine, dosyanın talep halinde yetkili ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1.Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,
2.Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ------ Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3.Yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunun yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına,
4.Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!