Anahtar kelimeler: Peluş Polar Ceket Mont Cinsiyetine Satımdan Cinsi Siparişinde Emrine Akabinde

GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - ... ...VEKİLİ
: Av. ... -DAVALI
: ... - ... ...DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
:KARAR YAZIM TARİHİ
:Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ... ile davalı ... Antalya Genel İcra Dairesi'nin ███████████E. sayılı icra takip dosyasında alacaklı borçlu ilişkisi içerisinde olduğunun, icra takip dosyasından borçluya gönderilen ödeme emrine borçlu tarafından 04.12.2025 tarihinde itiraz edilmesi üzerine icra takibi durdurulduğunun, müvekkil ..., davalı ...'dan ticaretinde kullanılmak üzere 310 adet kadın ve erkek cinsiyetine uygun mont, polar, ceket ve peluş vb. cinsi ürünlerin siparişinde bulunmuş, bunun akabinde anlaşma üzerine ...'a 93.350,00 TL bedel ödenmiş ve ... tarafından 17.11.2025 tarih, GIB2025000000407 numaralı; 17.11.2025 tarih, GIB2025000000408 numaralı ve 17.11.2025 tarih, GIB2025000000409 numaralı faturalar tanzim edildiğinin müvekkil adına davalı tarafa 13.11.2025 ve 17.11.2025 tarihinde 93.350,00 TL bedel ödenmiş ancak davalı tarafça sipariş edilen ürünler müvekkilime gönderilmediğinin müvekkiline halihazırda sipariş etmediği ürünler gönderilmekle birlikte sipariş etmediği ürünler dahi eksik gönderildiğinin safahat uyarınca müvekkil tarafça her ne kadar davalı ile iletişime geçilmiş ve talep dile getirilmişse de davalı tarafın kötüniyetli bir şekilde işbu duruma bilerek sebebiyet verdiği anlaşılmış ve Kahta 1. Noterliği'nin 25.11.2025 tarih, 18293 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı taraftan herhangi bir hizmet alınmaması nedeniyle 17.11.2025 tarih, GIB2025000000407 numaralı; 17.11.2025 tarih, GIB2025000000408 numaralı ve 17.11.2025 tarih, GIB2025000000409 numaralı faturaların iptali alacak haklarının saklı kalmak kaydı ile ihtar edildiğinin, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı borçlu tarafından Antalya Genel İcra Dairesi ███████████E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,haksız itirazda bulunan kötüniyetli borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Dava tensip aşamasında olduğundan dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.YARGILAMA VE GEREKÇEDava, itirazın iptali davasıdır.Kahta Vergi Dairesine ve Yeşilhisar Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevapların verildiği, tarafların 2. Sınıf tüccar olduklarının ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuklarının bildirildiği görülmüştür.Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2026/7 Esas 2026/9 Karar sayılı kararı ile davanın itirazın iptali davası olup ticari nitelikte olduğu, Davacı vekilinin dava dilekçesinde görevli mahkemeyi Asliye Ticaret Mahkemesi olarak yazdığı ancak Yeşilhisar'da davayı açtığı; HSK'nın 25.11.2021 tarih 1235 sayılı kararı ile Adliyemiz yargı çevresi için, Asliye Ticaret mahkemesinin görev alanına giren dava ve işlere bakma görevi Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerine verildiği, bu nedenle davayı görmekle görevli ve yetkili mahkemenin, mahkememizin Asliye Ticaret sıfatı bulunmadığından Kayseri Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmıştır. Buna göre davaya bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, davacı vekilinin de dava dilekçesini Asliye Ticaret mahkemesine hitaben yazdığı gözetilerek HSK' nın 25.11.2021 Tarih 1235 sayılı kararından bahisle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve iş bu esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu █████████ E, -█████████ K)TTK 11. maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme şeklinde tanımlanmıştır. TTK’nın 15. maddesinde esnaf, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde tanımlanmıştır.Mülga 6762 sayılı yasanın 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiş, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nin ████████ E, ████████ K sayılı kararında “…Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden Mimarsinan Vergi Dairesi'nin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyası içine gelen müzekkere cevabında, temlik alan davacı Kamil Türk'ün █████/2019 tarihinde faaliyetini terk ettiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve 2. sınıf tüccar olduğunun bildirildiği görülmüştür. Şu halde, dava tarihi itibariyle temlik alan Kamil Türk'ün ticareti terk ettiği ve tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla davanın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir.” denildiği görülmüş olup, davanın mutlak ticari dava olmadığı, davacı ve davalının işletme usulü defter tutup tacir olmadığının vergi dairesinin yazı cevapları ile anlaşılması ile ortada nisbi bir ticari davada olmadığından iş bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılarak Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Mahkememizin görevsiz olması ve davaya bakmaya Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeni ile davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği USULDEN REDDİNE,2-Mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan HMK' nın 21/1-c maddesi uyarınca kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde görevli mahkemenin tayini için dosyanın re'sen KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI'NA GÖNDERİLMESİNE,3-HMK'nun 20. maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine ilişkin mercii tayini kararı verilirse, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi durumunda HMK'nun 321/2. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama harçları, vekalet ücreti ve yargılama giderinin görevli mahkemede değerlendirilerek hüküm altına alınmasına,Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...e- imzalıdırHakim ...e- imzalıdır