Anahtar kelimeler: Körkün Zehra Evraktan Bam Kıymetli Başkan Mersin Yazim Sayin Katip

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ZEHRA SAYIN KÖRKÜN (254858)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: 2020/... Esas - 2022/... KararDAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. .DAVALI
: ... - ... -VEKİLİ
: Av. ...-DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ve 2020/... Esas- 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... aleyhine ... tarafından Mersin 3.İcra Dairesi'nin 2016/... Esas sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini, söz konusu takip kesinleşmiş olup davacının maaşına ve aracına haciz konulduğunu, davacı söz konusu borçtan maaşına ve aracına haciz konulunca haberdar olduğunu, tebligat aşamasında kendisine hiçbir bilgi verilmediğini, takipten haberdar edilmediğini, söz konusu takibin dayanak belgesi 07.04.2014 tarihli ... Çek numaralı 25.000,00 TL bedelli çek olarak gösterildiğini, davacı ... isimli şahıstan işbu icra takibiyle haberdar olmuştur. Davacı, ...'i ve dosyada yer alan diğer şahısları tanımadığını, davacının devlet memuru olduğunu, çek ile iş yapmadığını, davacının böyle bir borcu olmadığını, çek yaprağındaki ciroda bulunan isim de imzanın da davacıya ait olmadığını, davacı icra takibine dayanak yapılan çekten maaşına ve aracına haciz konulunca haberdar olduğunu, takibe dayanak belge olarak sunulan çekteki hiçbir yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını, çeki “... ...” adlı bir şahsın ciroladığını, bu şahsın adının altında yer alan telefon numarasının da davacıya ait olmadığını, davacının adının “..." olduğu, çeki cirolayan şahıs işe “... ...” olduğunu, davacının bu çek ile alakasının olmadığını, çekin üzerindeki hiçbir yazı ve imzanın davacıya ait olmadığını, davacının isim benzerliğinden dolayı kötü niyetli bir şekilde dosyaya borçlu olarak eklendiğini, davacı kendisine başlatılan bu haksız ve mesnetsiz icra takibi ile ilgili olarak ilgililerden şikayetçi olduğunu, bu konuda Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/... sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, davacı aleyhinde haksız ve mesnetsiz olarak takibe girişildiği, davacıdan habersiz bu takibin kesinleştiği, davacı bu takip yüzünden oldukça zor günler geçirdiğini, telafisi imkansız zararlara uğradığı, davacı ev almak için arabasını satacağı sırada aracının üzerine haciz konulduğunu öğrendiğini ve aracını satamadığını, aracını satamadığından dolayı da 18.02.2020 tarihinde ev almak için bankadan 100.000,00 TL kredi çektiğini, davacı arabasını satamadığından dolayı bankadan faizle kredi çekmek zorunda kaldığını arabasını satabilseydi kredi çekmeyecek olan davacı telafisi imkânsız bir zarara uğradığını, ayrıca çalıştığı kuruma maaş haciz müzekkeresi geldiğinden dolayı iş arkadaşlarına da mahcup olduğunu ve manevi anlamda yıprandığını, davacının yukarıda numarası yazılı icra dosyasında alacaklı görünen ...'e hiçbir borcu olmadığını ve çekteki yazı ile imzanın da davacıya ait olmadığını, davalı taraf kötü niyetli bir şekilde davacının isim benzerliğinden dolayı davacının T.C kimlik numarasına ulaşıp davacıyı icra dosyasına borçlu olarak eklettiğini, takibe konu çekteki imzanın davacıya ait olmadığı, davacının kendisine ait imzası ile çekteki imzanın yan yana getirildiğinde dahi anlaşılacağı, nitekim çekteki imzanın sahte olduğunu ve imza incelemesi sonucunda ortaya çıkacağını, sonuç olarak davanın kabulünü, Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... Esas sayılı dosyasında takip konusu yapılan çekteki yazıların ve imzanın davacıya ait olmadığının tespitini, Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... Esas sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, HMK 209/1. maddesi gereğince takibin “teminatsız olarak” durdurulmasını, mahkemeniz aksi kanaatte ise İİK 72/3. maddesi gereğince takibin “teminatsız olarak” durdurulmasını, davacıya uygulanan maaş haczinin ve aracındaki haczin kaldırılmasını, davalı haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı lehine % 20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... Esas sayılı icra takibinin dayanağı olan çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ve dolayısıyla borçlu olmadığının tespitini isteyerek iş bu davayı açmıştır. Davacı borçlunun iddiaları ve davalının kötü niyetli olduğuna dair ithamlarının yersiz olduğunu, icra takibinin başlangıç aşamasından kesinleşme aşamasına kadar usule aykırı herhangi bir işlemin söz konusu olmadığını, ödeme-icra emri, davacı borçlunun, mernis adresine yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, dolayısıyla devlet memuru olduğunu söyleyen davacının, mernis adresinden haberdar olmaması ve takipten sonradan haberi olduğu hususunun samimi gelmediğini, davacının iddia ettiği gibi isim ve imzanın farklı olmuş olduğu kabul edilse dahi, davacı borçlunun, eli ürünü olmadığı anlamına gelmemekte olduğunu, yine tüm hususlar davacının iddia ettiği gibi olsa dahi davanın açılmasına sebebiyet veren davalının olmadığından iddialar ve icra inkar tazminatı talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu, davacı takibin durdurulmasını teminatsız olarak talep etmişse de, sayın mahkeme takibi durdurma kanaatinde olursa dosya borcunun tamamı ve %15'ini dosyaya teminat olarak yatırması gerekmekte olduğunu, davacı borçlunun ayrıca çekmiş olduğu kredi tutarı veya sebebi iş bu davanın konusu olmamakla birlikte dikkate alınacak bir hususun olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını ve davalı lehine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Davacı, dava konusu ... Bankası ... Şubesi'ne ait takibe dayanak 07.04.2014 tarihli ... Çek numaralı 25.000,00 TL çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. ... Bankası ... Şubesi'ne ait takibe dayanak 07.04.2014 tarihli ... Çek numaralı 25.000,00 TL çek sureti incelendiğinde, düzenleyenin ... olduğu, hamiline düzenlendiği, bedelinin 25.000,00 Tl olduğu, son hamilin ... olduğu, çek arka yüzünde ... Bankası ... Şubesi tarafından karşılıksızdır işleminin yapıldığı anlaşılmıştır. Mersin 3.İcra Müdürlüğü'nün 2016/... esas sayılı dosyası ve tüm içeriği incelendi. Mahkememizce yapılan incelemede, alacaklının ..., borçluların ... ..., ..., ... Tic. Ltd. Şti.olduğu, takip çıkış tutarının 26.424,20-TL olduğu görülmüştür. Mahkememiz dosyasında, davacının takip dayanağı çeke ilişkin imza inkarı nedeniyle tatbiki imza örnekleri alınmış, keşide tarihinden önceki tarihli ve keşide tarihine yakın ıslak imzası bulunan evrak asılları bulunduğu yerlerden toplanıp kasaya alınarak, çek aslı dosyaya getirtilerek Adli Tıp'a imza incelemesine gönderilmiştir. ATK Başkanlığının █████/2022 tarihli raporu incelendiğinde, dava konusu konusu çek arka yüzünde ... ... adına atılı 2.ciro imzası ile ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği raporlanmış dolayısıyla, bilirkişi raporu hukuka uygun ve denetime elverişli görülmekle Mahkememizce benimsenmiştir. Somut olayda kendisine dayanılarak hak talebinde bulunan belgedeki imzanın inkarı halinde ispat külfeti bu belgeye dayalı olarak hak talep eden taraftadır. Nitekim Yargıtay HGK'nun █████/2006 tarih 2006/....K. Sayılı ilamları da bu yöndedir Yerleşik hale gelmiş yüksek yargı içtihatlarıyla da kabul edildiği üzere, sahtelik iddiası (imza inkarı) mutlak def'i niteliğinde olup çek üzerinde cirosu bulunan herkese ve hamile karşı ileri sürülebilir. ... Bankası ... Şubesi'ne ait takibe dayanak 07.04.2014 tarihli ... Çek numaralı 25.000,00 TL bedelli çekin arka yüzünde yer alan imzanın davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalının çeki kötü niyetle elde ettiği ve kötü niyetli takip yapıldığı ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın KABULÜNE, Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... Esas sayılı takip nedeniyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, çekin arkasındaki imza dışında kalan yazı ve karakterler incelenmeden dolayısıyla inceleme bir bütün olmak ele alınmadan eksik ve hatalı rapor tanzim edildiğini, hatalı rapora dayanılarak kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.DELİLLER :Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamıHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Mersin 3. İcra Dairesi'nin 2016/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısı (davalı) tarafından takip borçluları ... ..., ... ve ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı çekin keşideci ... tarafından ... Bankası ... Şubesi nezdindeki ... IBAN no'lu çek hesabından 07.04.2014 keşide tarihli ve 25.000,00 TL bedelli olarak hamiline keşide edilen ... seri no'lu çek olduğu, çekin arka yüzünde sırasıyla ... Tic. Ltd. Şti., ... ... ve ...'e atfen yapılan ciro işlemlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi █████/2021 tarih ve ... sayılı raporunda özetle, Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekteki birinci ciro imzası ile davacı ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.Somut olayda, davacı tarafından, dava konusu çekteki ciranta imzasının kendisine ait olmadığı iddia edilmiş olup, inkar edilen imzanın davacıya ait olduğunun ispat yükünün çek hamili olan davalı alacaklıya ait olduğu, ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alındığı, söz konusu raporda inceleme konusu çekteki 2.ciro imzası ile davacı ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususunda kanaat bildirildiği, raporda herhangi bir çelişki bulunmadığı, sözkonusu raporun teknik ve araçlar kullanılmak suretiyle bilimsel yöntemine uygun incelemeye dayalı düzenlenmiş olmakla hükme esas alınmaya elverişli olduğu, çekte davacıya atfedilen imzanın davacının eli ürünü olduğunun ispat edilememesi karşısında çekte mevcut yazı ve ibareler hakkında inceleme yapılmasının yargılamanın sonucuna etkili olmadığı, sonuç olarak ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 1631,24.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 407,810.TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.223,43.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde karar verildi....Başkan...¸...Üye...¸...Üye...¸Zehra SAYIN KÖRKÜNKatip254858¸