Anahtar kelimeler: Etap Yapmıştır Bitiş Edimleri İşine Hazırlıkları Getirmiş Etmemesi Kdv Düşen

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle "Davacı şirket ile davalı idare arasında, 04.07.2023 tarihinde,---- ihale kayıt numaralı “---- İlçesi ----- Mahallesi I., II. ve III. Etap 18. Madde İmar Uygulama İşi”ne ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme bedeli 1.190.000 TL (KDV hariç) olup, iş başlangıç tarihi 07.07.2023, iş süresi 16 ay, iş bitiş tarihi 28.10.2024’tür. Davacı şirket, sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmiş; teknik çalışmaları tamamlamış ve işin yürütülmesi için gerekli tüm hazırlıkları yapmıştır. Ancak idarenin sözleşme gereği temin etmesi gereken teknik bilgi ve belgeleri süresinde teslim etmemesi nedeniyle iş fiilen ilerleyememiştir. Bu husus davacı tarafından yazılı olarak defalarca bildirilmiş; idarenin bu taleplere kayıtsız kalması sebebiyle süre uzatımı talep edilmiş; ancak idare gerekli işlemleri tesis etmemiştir. Davalı idare, 15.10.2025 tarihli işlem ile sözleşmeyi 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 10. maddesi (mücbir sebep) kapsamında feshetmiştir. Fesih gerekçesinde yüklenici kusuruna yer verilmemiş, idare içi görev değişiklikleri ve öngörülemeyen sebepler belirtilmiştir. Fesih öncesinde tarafımızca yapılan çalışmalar kapsamında; Hakediş Alacağı: 714.000 TL, Fiyat Farkı: 178.307,22 TL, Toplam: 892.307,22 TL tutar tarafımıza ödenmemiştir. Sayın mahkemenin de malumu olduğu üzere idarenin kusuru veya mücbir sebep nedeniyle feshedilen sözleşmelerde yüklenicin in yaptığı iş ve gerçekleştirdiği imalat karşılığı hakediş alacaklarının ödenmesi zorunludur. Ayrıca mücbir sebep nedeniyle fesih halinde kesin teminatın gelir kaydedilmesi mümkün olmayıp, iadesi gerekmektedir. Bu sebeple ----- numaralı, 75.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun da iadesi gerekmektedir." ileri sürerek "Sözleşmenin davalı tarafça haksız biçimde feshedildiğinin tespiti, ---- numaralı, 75.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun irat kaydedilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi,----- numaralı, 75.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun müvekkile iadesi, 714.000 TL + KDV hakediş alacağının temerrüt tarihi olan 15.10.2025 itibaren itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline, 178.307,22 TL + KDV fiyat farkı alacağının temerrüt tarihi olan 15.10.2025 itibaren itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan eser bedeli alacağının tahsili amacıyla açılan eda davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1 maddesi uyarınca "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (...) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır."
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1-3. maddesi uyarınca "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (...) (3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (...)"
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca "(1) Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar. (2) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar."
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi ve asliye ticaret mahkemelerinde görülebilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) veya TTK'da (veya maddede sıralanan) hususlardan doğması (mutlak ticari dava) gerektiği, eldeki davanın taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan eser bedeli alacağına ilişkin olduğu, bu sebeple mutlak ticari dava olmadığı, bu sebeple davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması gerektiği, davacının şirket olarak tacir olduğu, bu sebeple ancak davalının tacir olarak kabul edilmesi halinde davanın ticari dava olacağı, davalının ... olduğu, belediye tarafından özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere kurulan kurum ve kuruluş olmadığı, belediyenin ise bizzat kendisinin tacir olarak kabul edilemeyeceği, tüm bu sebeplerle davalının tacir olmadığı ve davanın ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve genel görevli mahkemeler olarak asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmış, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,---- Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine,
4-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!