Anahtar kelimeler: Fsekden Arsasını Yarışma Projenin Tevzi Haklara İmzalayarak Ağustos Projelerinde Fikrî

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: 2026/8DAVA
: FSEK'den Doğan Haklara Tecavüz Nedeniyle Maddi ve Manevi TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK'den Doğan Haklara Tecavüz Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili İstanbul .... fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasına tevzi olunan dava dilekçesi ile, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalılardan ... Gayrimenkul'un kendisine ait olan arsasını, diğer davalı ... İnşaat A.Ş'ye devrettiğini, ... Gayrimenkul'un müvekkilinin uluslararası yarışma projelerinde derecesinin olması nedeniyle müvekkili ile 75.000,00 TL + KDV bedelli ... Proje hazırlaması için Ağustos 2012 tarihinde sözleşme imzalayarak anlaştığını, projenin yarışma projesi olduğunu seçilmesi durumunda davalı ... 'nin müvekkili ve diğer davalı arasında anlaşma imzalanacağını, 2012 Aralık ayında projenin her iki davalı tarafından da beğenildiğini, 2013 yılı ocak ayı son toplantıda projenin devamına ilişkin herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, davalılardan ... İnşaat'ın müvekkiline projenin belediyeye sunulacağı bilgisini verdiğini, ancak sonrasında müvekkilin projenin belediyeye sunulduğunu şifahen öğrendiğini, ... Projesi lansmanı gerçekleştirildiğinde müvekkilinin projesinin tamamen resmi olarak izinsiz kullanıldığından haberdar olduğunu, her iki davalının müvekkilinin işbu dava konusu eseri üzerinde manevi ve mali haklarını açıkça zarara uğratmak kaydıyla elbirliği ile müvekkilini mağdur ettiklerini, bunun üzerine her iki davalıya da ihtarname çekildiğini, davalılardan .....'nin ihtarnameye cevabında projenin mimarının ve eser üzerindeki telif hakkı sahibinin ... isimli mimar olduğunu, davalılardan ... İnşaat'ın müvekkilinin çizmiş olduğu projeyi yapıp hayata geçirerek bu projeden yüklü miktarda menfaat temin ettiğini, müvekkilinin projenin kendinden izinsiz olarak yapılması nedeniyle maddi ve manevi zararlara uğradığını belirterek, ... projesinin eser sahibinin tespitini, müvekkilinin çizmiş olduğu projenin izinsiz kullanımından dolayı 2.000,00 TL maddi ve 98.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir,CEVAP
: Davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş vekili cevap dilekçesi ile, davacının açmış olduğu davasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, maddi ve hukuki olgu, gerçek ve dayanaklardan yoksun olduğunu, davacının iş bu davayı açmada aktif husumet ehliyetine sahip olmadığını, müvekkilinin de Pasif husumet ehliyetinin de bulunmadığını, dava konusu anlaşmazlığın Hakem/tahkim yoluyla çözülmesi gerektiği, tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun serbest irade beyanlarıyla kabul edildiğini, davaya bakmaya yetkili mahkemenin de Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin olduğunu, davacı tarafın sözleşme kapsamında alacağı ücretin 75.000,00 TL olduğunu, davacının şimdilik kaydıyla 2.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmasının 6100 sayılı HMK 107. maddesine öngörülen belirsiz alacak davasının şartlarına uymadığına belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı .... İnşaat Turizm ve Ticaret A.Ş vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketinin adresinin Bakırköy olduğu ve davanın Bakırköy FSHHM'de açılması gerektiğini, davaya konu "... Projesinin" müvekkili tarafından inşa edilmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıkların hakem yolu ile çözülebileceğinin belirtildiğini, ancak hakem yolu tüketilmeden iş bu davanın açılmasının bu sebeple reddinini gerektiğini, proje lansmanının 2013 yılında yapıldığını, davacı taleplerinin BK uyarınca belirlenen 2 yıllık zamanaşamı süresini geçtiğini, esas yönünden davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız olduğunu belirterek davacının tüm taleplerinin reddini talep etmiştir.İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2020 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararıyla Mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.Davacı vekili █████/2019 tarihli dilekçesi ile, davalıların ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçelerinde de davaya konu projenin mimarının ... isimli mimar olduğunun açıkça belirtmiş olduğunu, davalılar ve ... isimli kişi arasında Dava Arkadaşlığı bulunduğunu, ayrıca ...'in kendisine ait olan "www.....com.,tr" isimli web sitesinde "projeler" bölümünde dava konusu " ...Projesi"ni kullanıyor olmasının da müvekkilinin maddi manevi haklarını ihlal ettiğini, müvekkilinin çizmiş olduğu projeye karşın ...'in çizmiş olduğu .... Projeden de açıkça görülecektir ki dava konusu ... Projesinin asıl mimarı ve hak sahibinin müvekkili olduğunu, bu nedenle ...'in davaya dahil edilmesini talep etmiştir.Dahili davalı ... vekili █████/2020 tarihli dilekçesi ile, davacının, verdiği dilekçe ile müvekkilini davaya dahil etmek istemesinin usule ve yasaya aykırı olduğu gibi, dilekçenin içeriğinde müvekkiline atfedilen suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun ve hilafı hakikatten ibaret olduğunu, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen tarafın, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi "mecburi dava arkadaşlığı" dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemeyeceğini, müvekkili ile davalılar arasında dava arkadaşlığı olmadığını, mecburi dava arkadaşlarına karşı, ancak birlikte dava açabileceğini veya aleyhlerine de birlikte dava açılabildiğini, müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı olarak kendisine isnat edildiği gibi, davacının projesinin izinli veya izinsiz olarak kullanmadığını, öncelikle, böyle bir şeyden bahsedilebilmesi için davacıya ait bir projenin olmasının gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulmuş "teknik anlamda" bir proje olmadığı gibi, davacının dosyaya sunduğu delillerden, bir projenin dizayn edilebilmesi için gerekli olan hiçbir belge, doküman, hesap içeren bir bilgiye sahip olunmadığını, davacının delil olarak gösterdiği ve müvekkiline gönderdiğini iddia ettiği e-postada ise herhangi bir proje vs. olmadığını, davacının bu e-postasında, konsept proje teklifi olduğunu, - bunun da müvekkiline hatalı olarak gönderildiğini ve bu sebeple de devamı hiç olmadığını - e-postada işin yapılmasına ilişkin mali ve teknik (süre vs.) önerileri içerir teklif mektupları olduğunu, bu sebeple, karar merci olmayan müvekkiline hataen gönderilen bu e postalara dayanarak müvekkilinin, davacının var olduğunu iddia ettiği projelerini kullandığı iddiasını kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle, davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Davacı Tanığı ... duruşmadaki beyanında; "ben davacı asili hatırladığım kadarıyla 2012 yılında 2-3 ay kadar yanında mimar olarak çalışmam dolayısıyla tanırım. Kendisiyle çok kısa bir süre çalıştık ve o dönemde benim patronumdu. Ben ise üniversiteden yeni mezun olmuş bir mimardım. Hatırladığım kadarıyla o dönemde davacı ..... projesinin mimari projesiyle ilgileniyordu ve çiziyordu. Ancak davalılardan ...'in bu projeyi aldığı ya da diğer iddia edilen hususlarda herhangi bir bilgim yoktur. Ben dönem dönem davalı şirketler ile yapılan toplantılara katıldım. Ancak projenin nihai halini bilmiyorum. Nihai halinin davalılar tarafından rıza hilafına kullanılıp kullanılmadığı konusunda bir bilgim yoktur. Çalıştığım ayları çok net şu anda hatırlamıyorum. Aralık-Şubat olabilir ama şuan emin değilim" demiştir.Davacı Tanığı ... duruşmadaki beyanında; "ben 2012 yılının Ekim ayında davacı ile tanıştım. Peyzaj Mimarı olarak çalışıyorum. Kendisi davaya konu .... projesi için mimari proje hazırladığını, peyzaj kısımları için yardımıma ihtiyacının olduğunu söyledi. Beraber çalışmaya başladık. Onun istediği şekilde çalışmaları yaptım. Kendisi de mimari projenin diğer kısımlarını çiziyordu. Yoğun bir çalışma süreci geçirdik. Yanlış hatırlamıyorsam 2013 yılının Ocak ayında hazırlamış olduğumuz projeyi sunmak üzere ... isimli bir avm'nin özel anahtarla çıkılan 6.katına gittik. Burada davalı firmaların temsilcileri vardı. Sunum yaptık. Sunumumuzu çok olumlu karşıladılar. Ben kendi kısmım bitince çıktım. Ancak ben oradayken başka projelerin de olduğunu, bu projeler arasından bir tanesinin seçileceğini, ancak davacının hazırladığı projeyi daha çok beğendiklerini söylediler. Bu toplantı ve sunum sonrası çalışmalar hızlandı. Hatta davacı beni zaman konusunda fazlaca sıkıştırmaya başladı. Sık sık revizyon istiyordu. Ben de bu durumdan şikayet edince cevaben proje sahibi firmaların kendisini çok sıkıştırdığını söylüyordu. Sonrasında paramın kalanını projenin bittiği tarihte davacıdan talep ettiğimde bana kendisinin de mağdur olduğunu, projesinin davalı firmalarca çalındığını, proje için kendisine ödeme yapılmadığını söyledi. Başta ona inanmadım. Ancak ilerleyen süreçte benim de tanıdığım bazı arkadaşlarım başlayan projede çalışmaya ve binalar şekillenmeye başlayınca davacının çizdiği şekli ile aynı mahiyette yapıldığını ve bu hali ile davacının iddia ve beyanlarının doğru olduğunu anladım. Benim şahsi kanaatime göre de bitmiş hali ile söz konusu proje davacının çizdiği proje ile aynıdır. Davacının mimari projede önem verdiği husus özellikle peyzaj kısmıydı. Genellikle bu tip projelerde peyzaj alanları önemsenmez ve ufak bırakılır. Ancak davacı söz konusu projenin büyük yeşil alanların ve ortak alanların olmasını istiyordu. Bu husus beni memnun etmişti. Davacı bu projeyi hazırlarken yanında bir kişinin daha çalıştığını ve çizim yaptığını söylüyordu. Ancak ben kendisiyle hiç tanışmadım. ... isimli kişiyi tanımıyorum. Davacı bana projenin en son halini render olarak atmıştı. Fiili olarak davaya konu site ile bu proje birebir aynıdır. Benim beyanlarım yalnızca dış konsept, yerleşim ve peyzaj alanlarına ilişkindir. Zira binaların ve dairelerin içi konusunda herhangi bir bilgim yoktur. Sunuma gittiğimiz gün davacının sunduğu proje dışında yarışan iki proje daha vardı. Bir tanesinin görünümünü hatırlıyorum. Diğerini hatırlamıyorum. Hatırladığım diğer projenin mevcut yapılmış ... sitesinin görünümüyle bir ilgisi yoktur. Ayrıca ben render halini gördüğü davacının çiziminin mimari proje halini nihai olarak görmedim. Tekraren belirtmek gerekirse yalnızca sitenin ortak alanları ve peyzaj kısmına hakimim ve binaların yerleştirilmiş şeklini biliyorum. Ancak bu binaların iç kısımlarını bilmem mümkün değildir ve bu hususta kıyaslama yapamam" demiştir.Davacı tanığı ... talimat mahkemesinde duruşmada alınan beyanında; "ben mimar olarak çalışmaktayım, dava konusu ... Boyaya ait olduğu iddia edilen konseptle alakalı bir bilgim yok, davacının projesinin davalılar tarafından kullanılıp kullanılmadığına yönelik bir bilgim yoktur, sadece bundan yıllar önce yılını hatırlamadığım bir tarihte davalılardan ... İnşaata iş alabilmek maksadıyla bir konut projesi için ön taslak mahiyetinde konsept bir çizim sunmuştum daha sonra bu firma benim konseptimin seçilmediğini bana bildirmiştir, bu iş kapsamında bir daha görüşmedik, .... inşaat daha sonra yine dava konusu olmayan benim başka bir projemde müteahhitlik yapmıştır, ancak dediğim gibi o projede bana ait dava konusu olmayan başka bir projedir, benim sunduğum konseptin bu firma tarafından izinsiz kullanıldığına dair herhangi bir müracaatım ve iddiam yoktur, mimarların iş alma yöntemlerinden birisi şirketlere konsept sunmaktır konseptiniz seçilir ise işi alırsınız aksi taktirde yolunuza devam edersiniz ben de bu şekilde davalı firmaya bir konsept sunmuştum sunduğum konseptin dava konusu davacıya ait proje ile ilgisi yoktur, davacının dava konusu projesine ait bilgi sahibi değilim, bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir.Davacı Tanığı .... duruşmada alınan beyanında; "ben taraflardan yalnızca davacıyı tanıyorum. Kendisiyle 2012 yılında beraber bir çalışmışlığımız oldu. Ben iç mimarım. Hatırladığım kadarıyla Ocak ayında ... Projesi için benim yardımımı istedi. ..... projesindeki binaların üç boyutlu çizimleriyle ilgili kendisine desteklerim oldum. O dönemde davacının ofisinde iki çalışan daha vardı. Bu projeyle ilgili gece gündüz çalıştık. 1 ayın sonunda benim başka projelerde de başka işlerimin olması ve bu işlerimin yoğunluğu gibi sebeplerle ben .... Projesi ile ilgili çalışmadan ayrıldım. O dönem davacı bana "projeyle ilgili bazı sıkıntılı durumların olduğunu" söyledi. Ben davalı firmaları tam olarak tanımadığım ve bilmediğim için ve o dönemde de doğrudan muhatap olmadığım için aralarında tam olarak ne gibi sıkıntılar yaşandı bilmiyorum. Ben bu 1 aylık çalışmamın karşılığı olan ücretimi alamadım. .... bana kendisinin projeden dolayı ödeme alamadığını bu yüzden bana ödemeyi yapamayacağını söyledi. Ayrıca bana ödeme yapılmamasına rağmen projenin de kullanıldığını söyledi. Ben seneler sonra ... Projesinin fotoğraflarını gördüğümde o dönem üç boyutlu olarak çalıştığım projenin birebir aynısı olduğunu farkettim. Ben yalnızca üç boyutlu olarak binaların araziye yerleştirilmesi projesini yürüttüm ve bu anlamda bu proje ile fiiliyatta olan projenin birebir benzediğini tespit ettim. Bununla ilgili üç boyutlu projelerim halen bende durmaktadır. İstenilirse incelenebilir. Benim yaptığım kıyaslama yalnızca kendi hazırladığım üç boyutlu çizimler ile sonrasında basında gördüğü fotoğraflar arasındadır. .... tüm projesini görmedim ama davacının hazırladığı avam projeyi görmüştüm." demiştir.Davalılar Tanığı ... duruşmada alınan beyanında; "Ben inşaat mühendisi olarak çalışırım. Çalıştığım firma 2005 yılından beri ... İnşaat A.Ş'dir. Bu şirket ... Projesinin yüklenicisi müteahhit firmadır. ... Projesi sırasında davalılardan ... ile çalıştım. Kendisi 2013 yılının Şubat ayından ruhsat alımına kadar olan süreçte ..... Projesinin mimari çizimin yaptı. Proje devam ederken de bizim danışmanlığımızı yaptı. Söz konusu ..... Projesinin tüm çizimi ...'e aittir. Ben davacı ...'yı tanımıyorum. Kendisinin ..... Projesinin çiziminde herhangi bir dahli olduğuna şahit olmadım. .... A.Ş.projede yalnızca arsa sahibidir. ..... Projesinin peyzajını ... Mimarlığı firması tarafından yapıldı. Proje aşamasında onunla ilgili görüşmeleri de bizzat ben yaptım." demiştir.Davalı ... Şirketi Tanığı ... duruşmada alınan beyanında; "Ben davalı ... A.Ş'de ve onun öncesinde bağlantılı firma olan ... firmasında toplamda 35 yıldan beri çalışmaktayım. Halihazırda Teknik Koordinatörüm. Davacı ile firmamız bünyesinde bir salonun iç mimari ile ilgili bir çalışma yapmıştık. Kendisini oradan tanırım. Davaya konu ... Projesinin bulunduğu alan benim de çalıştığım davalı firmaya aittir. Arsa sahibi olarak buraya bir proje yapılmasına karar verildiği zaman evveliyattan tanıdığımız davacıdan buraya bir site yapıldığı takdirde binaların muhtemel yerleşim yerlerinin belirlenmesi amacıyla bir fikir aldık. Bu bir mimari proje değildir leke proje olarak geçer. Zaten çalıştığım firma yalnızca arsa sahibi olduğu için projelendirme aşamasını inşaat firmaları yaptı. Bunlar da ... liv ortaklığıdır. Mimari proje aşamasında benim çalıştığım ... A.Ş'nin herhangi bir dahili olmadı. Ancak bildiğim kadarıyla müteahhit firmalar mimar ... ile anlaştı ve kendisi tarafından çizilen proje hayata geçirildi. Fiiliyatta hayata geçirilen proje ile davacı tarafın çizdiği leke proje arasında benzerlik olup olmadığını bilmiyorum, hatırlamıyorum. Aradan uzun süre geçti. leke proje ile avan proje aynı değildir. Benim bahsettiğim ve davacının çizdiği şey avan proje değildir. .... projede blokların içerisindeki dairelerin yerleşimleri de gösterilir ve daha ayrıntılıdır. Davacının projesi bu şekilde ayrıntılı değildi. Benim bildiğim kadarıyla proje seçiminde bir yarışma olmadı. ...'in bu proje için mimar olarak seçildiğini ve mimari projeyi çizdiğini biliyorum. Yapılan projede ...'in projesidir" demiştir.Dosya uyuşmazlık konularında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler █████/2022 tarihli raporlarında; "Davacı mimar ...’nın dosyaya sunduğu avan (ön) projeler ile dokuz parselde mevcut yapılara ilişkin ruhsata esas mimari projelerde yapılan karşılaştırmalı incelemelerde; davacı mimar ...’ nın avan (ön) projesinden hiçbir esinlenme tespit edilemediğinden hak ihlali bulunmadığı, bu sebeple görev olarak verilen tazminat taleplerinin incelenmesi ve bunun için gerekli olduğu ölçüde hak ihlalinin belirlenmesi ile ilgili bir inceleme yapılmasına gerek olmadığı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Beylikdüzü Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden "..... Projesi"nin yer aldığı parsellerin tedavüllü kayıtları ile bu parsellere ait projeler celp olunmuştur.Davacı vekilince Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dr. Öğr. ... tarafından tanzim edilen █████/2022 tarihli uzman görüşü dosyaya sunulmuştur.Dosyaya sunulmuş tüm beyanlar ve deliller, alınan raporlar, sunulan mütalaa ve celbedilen mimarı projeler hep birlikte incelenmek suretiyle uyuşmazlık konularında rapor tanzimi için dosya yeni bir heyete tevdi edilmiş, bilirkişiler █████/2023 tarihli raporlarında; "Mevcut yerleşim planınındaki blok yerleşimlerinin davacı ... Mimarlık Ofisinin vaziyet planı çalışmalarındaki blok yerleşimlerinin ve blok dizilişlerinin birbirine çok yakın olduğu, Davacı ... nin tasarlamış oldukları blok tiplerinin kare ve kareye yakın formlara göre yapıldığının ve mevcut durumdaki blok formlarına da çok yakın olduğunun tespit edildiği, Ayrıca , ....’taki yıllara göre hava fotoğraflarındaki inşaatların blok katlarındaki formlarıyla ve gerekse mevcut dış cephe fotoğraflardan anlaşıldığı gibi örtüştüğü ve uyuştuğu görüldüğü, Davalı ... ‘in vaziyet planlarındaki tasarımlarının mevcut vaziyet yerleşim planlarıyla örtüşmedeği ve uyuşmadığı, Davalı ... ‘in dava dosysındaki sunum projesinde Blok tiplerini “U” tipi olarak tasarladığı ve çalıştığı için, gerek ..... inşaatına ait ....’taki yıllara göre hava fotoğraflarındaki inşaatların blok katlarındaki formlarıyla ve gerekse mevcut dış cephe fotoğraflardan anlaşıldığı gibi örtüşmedği ve uyuşmadığı, ... İnşaat Turizm A.Ş.’nin web sayfasında DEVAM EDİLEN PROJELER kısmında görüldüğü, tanıtım görsellerinde kare ve karevari tip inşaatların görselleri olduğu, işbu görsellerin mevcut bina fotoğraflarına da benzediği ve davacı ...’nın avan proje konsept tasarımlarındaki mimari modellemeleri ve Yerleşim Planındaki blok dizilişlerine ve parselin orta boşluktaki aktif ve pozitif hava sirkülasyonuyla birlikte aktif sosyal ve peyzaj alanlarındaki konseptlere çok yakın ve uyumlu olduğu, Davacı ...’nın yapmış olduüğu avan proje proje çalışmalarındaki projelerinin mevcut halindeki yapılan BLOK formlarıyla ve Vaziyet Yerleşim Planıyla birbirine çok yakın formlarda ve benzemelerde olduğundan ve bu projenin inşa edilerek yapıya dönüştüğü ve bu açıdan fikri hukuk yönünden korumaya tabi olduğu, Davaya konu avan projenin FSEK çerçevesinde eser koruması koşullarını taşıdığı, dosya verileri itibariyle davacının eser sahipliğinden hareket edilebileceği, Bu itibarla davacının işleme ve çoğaltma haklarının ihlali değerlendirmesinin yapılabileceği, Manevi haklar itibariyle eser bütünlüğünün bozulmasını engelleme hakkı ile eser sahibi olarak anılma hakkının ihlali değerlendirmesinin yapılabileceği, Dosya verilerine göre uygulanan projenin müellifinin davaya dahil olan konumundaki ... olduğundan, muhtemel hak ihlalleri açısından davaya dahil olan yanında, davalı .... muhatap olarak görülebileceği, Diğer davalı (... İnşaat) açısından durumun net olmadığı, dosya verilerine göre söz konusu inşaatı gerçekleştirenin kendisi olmadığı, ancak dosyada bu konudaki diğer hususların niahi takdirinin Mahkemeye ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile ilk raporda ulaşılan sonuç ile ikinci raporda ulaşılan soncun farklı olmasının teknik gerekçeleri özellikle davacı vekilinin ilk rapora ilişkin itirazları da değerlendirerek açıklanmak eksik ve açılmayan CD delilleri incelenmek ve davalı itirazları incelenerek değerlendirilmek üzere ek rapor tanzimine karar verilmiş, ayrıca heyette bulunan mimar bilirkişi yerine davacı vekilinin █████/2023 tarihli dilekçesi ile bildirilen bilirkişilerden Mimar Bilirkişisi ... dosyaya atanmış, bilirkişiler █████/2023 tarihli raporlarında; "Davacı ... ile Davalı ... Gayrimenkul ve Yatırım A.Ş. arasında imzalanan sözleşmeye göre hazırlanacak proje kapsamında yapılması planlanan işlerin özetle Beylikdüzü bölgesi hakkında konut sektörü araştırması, arsa analizi, arazi maketi, 1/1000 ve 1/500 ölçekte vaziyet planları, bina tipolojileri, daire planları, cepheler ve 3 boyutlu çizimler olduğu, Sözleşme kapsamında yapılan işlerin bölgesel araştırma analiz ve vaziyet planı çalışması, planlar, cepheler ve 3 boyutlu proje görselleri olmak üzere 4 farklı başlık altında iş kalemleri olduğu ve her bir iş kaleminin %25 ağırlıkta olduğu, Davacının Davalıya 5.2.2013 tarihinde teslim ettiği projeler ile Beylikdüzü Belediyesinin 13.01.2014 tasdik tarihli uygulanmış olan projesi karşılaştırıldığında benzerliğin sadece vaziyet planı kapsamında olduğu ve yapılan incelemeler sonucunda benzerlik oranının %23,56 olduğu, Projeler arasında benzerlik tespiti olduğundan bahisle Davacının FSEK 68. Maddesine göre proje bedelinin 3 katına kadar tazminat hakkı elde edebileceği ve tazminat hesabının 2 alternatifli senaryo üzerinden hesaplanmasının uygun olduğu,1. Senaryoya göre sözleşme bedeli üzerinden hesaplama yapıldığında elde edilebilecek tazminatın 75.000 TLx%23,56=17.670,00 TL olacağı ve FSEK 68. Maddeye göre 3 katına kadar arttırılabileceği, 2. Senaryoya göre 2013 yılı TMMOB Mimarlar Odası En Az Bedel Hesabı üzerinden hesaplama yapıldığında elde edilebilecek tazminatın 120.796 TL x%23,56= 28.459,53 TL olacağı ve FSEK 68. Maddeye göre 3 katına kadar arttırılabileceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Mahkememizin hukuki takdir alanında kalan, süresinden sonra sunulan delillerin incelemeye alınmasına yönelik davalı itirazları hariç olmak üzere tarafların teknik açıklamaya muhtaç itirazları bakımından mevcut heyetten ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler █████/2023 tarihli raporlarını sunmuşlardır.Davacı vekilinin yazılı talepleri doğrultusunda Mimarlar Odası'ndan 4A ve 4B yapılara ilişkin davet usulü yarışma hususu, toplam 202.000m2 inşaat alanlı, yapı yüksekliği 31 m olan zemin + 7 kat + bodrum otopark katı ve çatı asansör kulesinden oluşan, konut, sosyal tesis ve ticari alanlı projenin başkanlığınız nezdinde yapı sınıfı ve bu yapı sınıfına göre minimum proje bedel hesabının ve yarışma usulüne ilişkin proje seçiminde hesaplamanın nasıl yapılması gerektiği hususlarında bilgi ve belge celp olunmuş ve dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile gelen müzekkere cevabı, taraf beyan ve itirazları hep birlikte değerlendirilmek suretiyle ek rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişiler █████/2025 tarihli raporlarında; "Davacının itirazları bakımından; Davacının projesi ile uygulanan proje arasındaki benzerlik oranının Davacının ifade ettiği gibi %94,3 değil %23,56 olduğu görüşümüzün devam ettiği, Benzerlikler ile ilgili görüşümüz önceki raporlardaki ile aynı olduğu ve değişmediği, Dava konusu projede davacının hazırladığı projenin plan ve cepheleri ile davalının hazırladığı projenin plan ve cepheleri arasındaki benzerlik de sektördeki kabul görmüş benzerlikleri barındırdığından cephe ve planlarda kopyalama olmadığı görüş ve kanaatlerinin değişmediği, İstanbul ve Ankara Mimarlar odasının mahkeme ve Davacıya cevaben gönderdiği yazılarda davetli proje yarışmalarında bedelin 2 ile çarpıldığına dair bir bilgi bulunmadığından hesapların belirlenen Yapı Sınıfı üzerinden en az bedel hesabı üzerinden yapılması gerektiği, Dava konusu projenin yapı sınıfı ve tazminat miktarı ile ilgili olarak 31,00 m. olan yüksekliğine göre incelendiğinde yıllara göre yapı sınıfının değişiklik gösterdiği ve buna göre; Projelerin hazırladığı 2013 yılı dikkate alınırsa yapı sınıfının 4/A sınıfında olduğu ve tazminat miktarının 28.459,53 TL olacağı ve 3 katına kadar arttırılabileceği, Davanın açıldığı 2021 yılı dikkate alınırsa 4/C sınıfında olduğu ve tazminat miktarının 152.023,96 TL olacağı ve 3 katına kadar arttırılabileceği, Ek raporun hazırlandığı tarih olan 2025 yılı dikkate alınırsa 4/A yapı sınıfında olduğu ve tazminat miktarının 1.317.895,51 TL olacağı ve 3 katına kadar arttırılabileceği, Yarışma usulü seçilmiş bir projenin normalde olan bölge kat sayısının 0.7 değil 1 olarak hesaplamanın yapılması gerektiği ile ilgili bilgi ve belge olmadığından gerçeği yansıtmadığı, Dahili Davalı ...’in itirazları bakımından; Benzerlik oranı ile ilgili görüşlerinin değişmediği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile, her ne kadar Mimarlar Odasından alınan 2025 yılı güncel En az Bedel Hesabına göre değerlendirildiğinde müvekkilinin hak ettiği tazminat; Mimari Projeler Hizmet Bedeli 25.815,600TL x Benzerlik Oranı (%94,3) ile 24.266.664,00TL olsa da bu aşamada mahkemenin kabul kararı vermesi durumunda bilirkişinin yaptığı hesaplama üzerinde karar vereceği sabit olduğundan ek bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın talep sonucunu HMK 107 uyarınca projenin yapıldığı tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte 2025 yılına ilişkin 1.317.895,51 TL x 3 = 3.953.686,53 TL’nin ödenmesi şeklinde artırdıklarını beyan etmiş ve eksik harcı ikmal ettiği görülmüştür.Dava, davalıların davacıya ait mimari avam projenin davalılar tarafından izinsiz olarak kullanılması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.Zamanaşamı ve tahkim itirazı yapılmış olmakla eylemin devam etmesi ve uzamış ceza zamanaşımı nedeniyle zamanaşımı itirazı reddedilmiş, davaya konu talebin tahkim şartı belirlenen sözleşmeden kaynaklı olmadığı nedeniyle tahkim itirazının da şartları oluşmadığından yargılama aşamasında bu taleplerin reddine karar verilmiştir.FSEK 1/b maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında, bir fikir ve sanat ürünü eser olarak nitelendirilebilmesi için "sahibinin hususiyetini taşıması" ve " kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması" dır. Sahibinin hususiyetini taşıması fikri çabanın somut neticesi olması gerekir. Bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve sanat ürünün FSEK'de öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir.FSEK 2/b maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eserleri bu kanunun koruması kapsamındadır. Bilimsel ve teknik mahiyette eser olarak kabul edilen mimari projelerin bir fikri ürünün ve bu arada mimari eserin güzel sanat eseri olarak nitelendirilebilmesi için eserde bulunması gereken 4 temel unsura ek olarak estetik değere de sahip olması gerekir, bu vasıf yoksa güzel sanat eseri olarak nitelendirilemez, ancak eser veya tasarım olabilir, güzel sanat eseri alanına girebilecek fikir ürünlerinin estetik değere sahip olmamaları durumunda, sahibinin hususiyetini yansıtsa da mimari eser saymak mümkün değildir.Bu açıdan davacının hak iddia ettiği ürüne (mimari avan proje) dair dosya verileri kapsamında, 08.03.2023 tarihli bilirkişi heyeti tarafından değerlendirildiği üzere, "...söz konusu avan/taslak planın fikri yaratım ürünü olduğu, dışarıdan algılanabilir bir görünüm kazandığı, yasada sayılan eser kategorilerinden birine (her halükarda ilim ve edebiyat eserlerine) girdiği açıktır. Şu halde bu ürünün hususiyet taşıyıp taşımadığını değerlendirmek gerekir. Bu açıdan da heyetimizin alan bilirkişisinin yukarıdaki değerlendirmelerinden anlaşıldığı üzere buradaki ürünün alelade, elyordamıyla hemen yapılabilecek bir ürün olmadığı, bir biçimlendirme alanı bulunan bir alanda özellik arzeder şekilde biçimlendiği görülmektedir. İfade temek gerekir ki, bir fikri ürünün (güzel sanat eserleri hariç) FSEK çerçevesinde korunması için “özgün” olması ve ayrıca “estetik” yönünün bulunması zorunlu değildir. Önemli olan yaratıcısının hususiyetini yansıtabileceği bir biçimlendirme alanının bulunması ve bunun da bireysel şekilde (yaratıcının bilgi, deneyim, bakış açısı, yaratıcılığı veya kişilik özelliklerinin ürüne yansıtılarak) Kullanılmasıdır." tespiti ile davacının dayanak ettiği proje cinsi ürünün FSEK çerçevesinde bir eser olduğu ve hukuki korumadan yararlanacağı anlaşılmıştır. Hukukumuzda tüzel kişiler kural olarak eser sahibi olamayacağından davacının, davalı ....'ye sunmuş olduğu projede eser sahipliğinin bulunduğunun tanık beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kabulü gerekmiştir.Davaya konu eser bir avan projesi olup bu proje doğrudan uygulanmamakta, uygulama ve ruhsat projesi daha sonra oluşturulmaktadır. Bu proje bir ön proje mahiyetinde olmaktadır. Dolayısıyla avan projesi ile uygulama projeleri farklı bir fiyatlandırmaya tabi tutulmaktadır. Somut olayda mali haklar itibariyle ilk değerlendirilecek hak, işlenme hakkıdır. Yasada (m. 6 I) işlenme eser, “diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilipte bu esere nispetle müstakil olmayan ...fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir” şeklinde ifade edilmiştir. İşlenme eserde işleyenin hususiyetinin bulunması gerektiği açıktır. Bu çerçevede bilirkişilerin değerlendirmelerinden anlaşıldığı üzere, davacı projesinin işlenmesinden, dosyadaki veri, bilgi, belge ve tanık ifadelerinden bunun devam ettirilerek uygulama projesine dönüştürülmesinden söz edilmesi mümkündür. Hukuken bir avan projesinin uygulama projesine dönüştürülmesi için kural olarak eser sahibinin rızası gerekir. Gerçekten de FSEK m. 21 hükmüne göre, “Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir”. Diğer taraftan haksız (izin alınmadan ya da yasadaki istisnalar kapsamına girmeyen) bir işlenme söz konusu ise, bu durumda işleyenin ayrıca işleyen olarak bir takım hukuki pozisyonlar edinmesi halinde, bu durum asıl eser sahibine karşı ileri sürülemeyecektir. İşleyenin diğer kişilere karşı korunabilirliği ayrı bir sorundur. Somut olayda ayrıca eserin çoğaltılması hakkı irdelendiğinde eser üzerindeki çoğaltma hakkı asıl olarak eser sahibine aittir. FSEK m. 22/1-2. fıkra hükümlere göre, "Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır…" değerlendirmelerinden hareketle, davacıya ait avan projenin bir tür işlenerek uygulanmış olması nedeniyle bu süreçte eserin-mimari projenin hem normal bir şekilde çoğaltılmasından söz edilebileceği gibi, uygulanmış olması itibariyle de çoğaltıldığının kabul edilmesi gerekir.Manevi haklar itibariyle ise eserde değişiklik yapılmasını men etmek (FSEK m. 16) ve eser sahibi olarak anılmak hakkı (FSEK m. 15) akla gelebilecek ilk pozisyonlardır. Bu hükümler çerçevesinde eser sahibi eserin hususiyetini bozan ve sair değişiklikleri yasaklama hakkına sahip olduğu gibi, eser sahibi olarak anılma hakkına da sahiptir. Davacının eserinin yukarıdaki teknik bilirkişi değerlendirinden anlaşıldığı üzere bir tür işlenerek uygulandığından hareket edildiğinde, bu iki hukuki pozisyonun ihlal edildiğinden, eserin nasıl biçimlendirileceği (uygulanacağı) konusunda rızasının alınmamış olması itibariyle FSEK m. 16 kapsamında değerlendirilecek bir durumun bulunduğundan, ayrıca en azından birlikte eser sahibi olarak anılmak itibariyle FSEK m. 15 hükmü kapsamında kalan bir durumun bulunduğundan söz edilebilir.Davaya dayanak (tarihsiz) olarak yer alan TMMOB Mimarlar Odası Mimarlık Hizmetleri Sözleşmesi Davacı Mimari ... Mimarlık Tasarım LTD. Şti ile Davalı İşveren ... Gayrimenkul ve Yatırım A.Ş. Arasında gerçekleştirildiği, sözleşmede son sayfada davacının imzası yer almasa da diğer sayfalarda imza bulunduğu ve davalı ... 'nin bu sözleşmenin varlığını kabul ettiği anlaşılmış, sözleşme içeriğinde Beylikdüzü ... eski ... ada ... parsel üzerinde (08.05.2013 tarihli ifraz ile 1878/1,2,3,4 ve 1879/2,3 ile 15.11.2013 tarihli tevhid işlemi ile ███████ ve 1880/1 parsellere dönüştüğü dosya kapsamından anlaşılmıştır.06.11.2023 tarihli raporda Bilirkişiler tarafından yapılan tespitte davacı avan projesi ile karşılaştırılan mimar ... tarafından hazırlanan proje karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve neticeten vaziyet planında tespit edilen benzerliğin; Davacı ... ile Davalı .... Gayrimenkul ve Yatırım A.Ş. arasında imzalanan sözleşmeye göre hazırlanacak proje kapsamında yapılması planlanan işlerin özetle Beylikdüzü bölgesi hakkında konut sektörü araştırması, arsa analizi, arazi maketi, 1/1000 ve 1/500 ölçekte vaziyet planları, bina tipolojileri, daire planları, cepheler ve 3 boyutlu çizimler olduğu, sözleşme kapsamında yapılan işlerin bölgesel araştırma analiz ve vaziyet planı çalışması, planlar, cepheler ve 3 boyutlu proje görselleri olmak üzere 4 farklı başlık altında iş kalemleri olduğu ve her bir iş kaleminin %25 ağırlıkta olduğu, Davacının, Davalıya 05.02.2013 tarihinde teslim ettiği projeler ile Beylikdüzü Belediyesinin 13.01.2014 tasdik tarihli uygulanmış olan projesi karşılaştırıldığında benzerliğin sadece vaziyet planı kapsamında olduğu ve yapılan incelemeler sonucunda benzerlik oranının %23,56 olduğu, sonuç ve kanaatine varılmış, Projeler arasında benzerlik tespiti olduğundan bahisle Davacının FSEK 68. Maddesine göre 2013 yılı TMMOB Mimarlar Odası En Az Bedel Hesabı üzerinden hesaplama yapıldığında elde edilebilecek tazminatın 120.796 TL x%23,56= 28.459,53 TL olacağı ve FSEK 68. Maddeye göre 3 katına kadar arttırılabileceği ve davacının talep artırımı da dikkate alınarak 28.459,53 TL x 3 = 85.378,59 TL’nin █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım Anonim Şirket'inden tahsiline ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Davacı tazminat talebinde projenin yapıldığı tarihin baz alınmasını istemiş ise de projenin çoğaltılması ve mali haklara tecavüz eylemi, projenin belediyeye sunulduğu ve bu projenin Beylikdüzü Belediyesi tarafından uygulanma tarihi olan █████/2014 tarihinde tasdiki ile aleniyet kazandığı ve çoğaltma eyleminin mali haklara tecavüzünün bu tarih itibariyle gerçekleştiğinin kabulü ile bu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.Davaya konu eserde olduğu gibi bir avan projenin uygulanması sürecinde işlenmesi ve/veya değiştirilmesi normalde bu alanda uzman olan birinin çalışmasını gerektireceğinden ve dosya verilerine göre uygulanan projenin müellifinin davacı tarafından bilahare dilekçe ile davaya dahil olan konumundaki ... olduğu, bu açıdan kabul edilebilecek hak ihlalinin yöneltilebileceği ilk kişinin proje mimarı olmakla birlikte, davacının kendi projesini ilk olarak davalı .... ’ye sunduğu ve aralarında bir sözleşme imzalandığı ve davacıya ait mimari projeden faydalanarak ve bu proje değiştirilerek mimar ... tarafından yeni bir proje hazırlandığı, bilirkişi raporunda %23,56'lık benzerlik bulunduğunun tespit edildiği, davacıya ait mimari projenin FSEK 2 kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak nitelendirilebileceği ve eser sahibinin FSEK 68 anlamında telif tazminatı isteyebileceği kabulü ile mimar ...'in ek bir dava açılmadan sadece bir dilekçe ile davaya dahil edildiği anlaşılmakla somut olay yönünden hukuki sorumluluğu olmakla birlikte hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından onun hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı .... kendisinin arsa maliki olduğunu, sorumlu tutulamayacağını beyan etmiş ise de davacının projesini ilk olarak davalı ....'ye sunmuş olması davacı tarafla aralarında sözleşme imzalanmış olması nedeniyle davalının somut olaydaki bu yön itibariyle sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılmıştır. Kaldı ki FSEK m. 68 çerçevesindeki hukuki koruma imkanlarının ileri sürülmesi ve koşulları itibariyle hak ihlalini gerçekleştirenlerin kusurunun zorunlu olmadığı uygulama ve öğretide genellikle benimsenmektedir.Diğer davalı ... İnşaat açısından dosyada yer alan ve celbedilen bilgi, belge ve kayıtlara göre söz konusu inşaatı gerçekleştiren şirket olmadığı, bu proje ve projenin uygulanması ile ilgisinin bulunmadığı, inşaatın dava dışı .... İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.tarafından yapıldığı anlaşılmakla davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.Manevi tazminat talebinin de davacının FSEK'ten doğan haklarına tecavüz ve iktisadi menfaati gereği zararın veya tehlikenin ve kusurun mevcudiyetinin ihlal edilen hakkın boyutu, eserin niteliği, tecavüzün ağırlığı kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 50.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacıya ait mimari avam projenin bilirkişi raporunda tespit edildiği oranda davalı tarafından izinsiz olarak kullanıldığı nedeniyle davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, en az bedel hesabı üzerinden hesaplanan 28.459,53 TL x 3 = 85.378,59 TL’nin █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım Anonim Şirket'inden tahsiline, fazlaya dair talebin reddine,2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın █████/2014 tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı .... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım Anonim Şirket'inden tahsiline, fazlaya dair talebin reddine,3-Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine,4-Mimar ... hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,5-Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL peşin harç ve 67.500,00 TL tamamlama harcından, alınması gereken 9.247,71 TL harcın mahsubu ile arta kalan 58.296,69 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım Anonim Şirket'inden alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 50.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım Anonim Şirket'inden alınarak davacıya verilmesine,8-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen maddi tazminat davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,9-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen manevi tazminat davası yönünden 48.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,9-Davacı tarafça yapılan 14.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.474,15 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 16.974,15 TL yargılama giderinden davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 567,16 TL'sinin davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım Anonim Şirket'inden alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,10-Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 TL peşin harç ve 9.247,71 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 9.336,51 TL harç giderinin davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım Anonim Şirket'inden alınarak davacıya verilmesine,11-Davalı ... tarafından yapılan 54,35 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,12-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...¸Hakim ...