Anahtar kelimeler: Usûlüne Burdur Adalet Evrakı Görüşü İstinaden Başvuran İstemi Uyuşturucu Bakanlığının

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıBurdur 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 30.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Benzer bir konuya ilişkin Genel Müdürlüğümüzün █████/2023 tarihli ve 94660652-105-07-11211-2023-Kyb sayılı yazısı ile adı geçen sanık hakkında Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2019 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu gözetilerek yapılan incelemede,Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu █████/2021 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda, sanık hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesi nedeniyle Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında daha önceden dava açıldığından bahisle bu kez 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2021 tarihli ve █████████ esas sayılı iddianamesiyle doğrudan kamu davası açıldığı ve Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine ve cezasının ertelenmesine karar verilerek, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de;Sanık hakkında, daha evvel █████/2016 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan dolayı Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca █████/2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, denetimli serbestlik tedbirine uymamakta ısrar edildiği gerekçesiyle açılan kamu davası sonunda, Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2017 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile sanığa denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların usulsüz olduğundan bahisle ceza verilmesine yer olmadığına ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verildiği, anılan kararın █████/2017 tarihinde kesinleştiği,Bu haliyle incelemeye konu suç yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve █████/2021 tarihli eylemin sanık hakkında █████/2017 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli mahiyetinde olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma vekovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın █████/2021 tarihindeki eyleminin denetim süresinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlâli niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilmesi gerektiği düşünülebilecek ise de,Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin █████/2019 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ve aynı Dairenin █████/2020 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında █████/2016 tarihli eylemi nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen █████/2017 tarihinli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi de yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında kendisine usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmayan sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 12.10.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2021 tarihli ve █████████ Soruşturma, █████████ Esas, █████████ sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ihlâl nedeniyle kamu davası açıldığından bahisle yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,B. Yapılan yargılama sonucunda, Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.06.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapiscezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,C. Dayanak alınan Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemesinde;Şüpheli hakkında, daha önce işlediği 11.11.2016 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.01.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, şüphelinin denetimli serbestlik tedbirine uymamakta ısrar ettiğinin anlaşılması üzerine Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2017 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine, Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile "sanığa denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların usulsüz olduğundan" bahisle "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, bu kararın 27.10.2017 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,Anlaşılmıştır.D. Her ne kadar, sanık hakkında, 12.10.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2021 tarihli iddianamesiyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;Daha önceden, 11.11.2016 tarihli eylemi nedeniyle aynı nitelikteki suç nedeniyle verilen 11.01.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlâl edilmesi nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında açılan kamu davası sonunda, Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesince 27.09.2017 tarihinde "ceza verilmesine yer olmadığına" kararının verildiği ve kararın kesinleştiği, 5721 sayılı CMK'nın 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında ise, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, açılan kamu davası hakkında “durma kararı” verilerek, denetimli serbestlik tedbirin infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiğigözetilmeden “ceza verilmesine yer olmadığına” kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğu, dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması ve davanın esasını çözen ceza verilmesine yer olmadığına kararıyla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine, denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesine karar verilerek hükmün karıştırılmasının da kanuna aykırı olduğu, ancak sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu ceza verilmesine yer olmadığına dair karardan dolayı yeniden yargılama yapılmayacağı ve aleyhe sonuç doğmayacağı dikkate alındığında, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi nedeniyle, verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı anlaşıldığından;Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma kararı" verilerek, sanık hakkında 12.10.2021 tarihli suç nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiğinden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de;Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,UYAP ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında 10.10.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.08.2023 tarihli ve █████████ Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, inceleme konusu 12.10.2021 tarihli eylemin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geldiği, erteleme kararının inceleme konusu 12.10.2021 tarihli eylemi de kapsadığı, erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabulü gerektiği anlaşıldığından; Mahkemesince, bahsi geçen erteleme kararının verildiği soruşturma dosyasının dosya arasına alınması, kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması halinde 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilerek, karardan bir örneğinin dava açılmamış ise Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Soruşturma dosyasına gönderilmesi, kamu davası açılmış olması halinde ise dosyaların birleştirilerek 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmak üzere ilgilimahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,28.10.2025 tarihinde karar verildi.