Anahtar kelimeler: Sıfır Çarpılması Yerini Fiilden Hasarlı Model Yapmaya Ulaşılmıştır Terk Çift

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ------. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; 14.04.2024 tarihinde ------ davacının maliki ve sürücüsü olduğu ----- plakalı, ----- model ve henüz 10 günlük sıfır aracın, davalı ------ işleteni olduğunu ------plakalı araç tarafından çarpılması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle tutanak düzenlenemediğini, olay hakkında savcılık soruşturması başlatıldığını ve aracın sigortacısı ------nezdinde hasar dosyası açıldığı ancak değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının karşılanmadığını, kazada davalı tarafın %100 kusurlu olduğunu, kazaya bağlı olarak araçta 300.000 TL’yi aşan hasar oluştuğunu ve yüksek oranda değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca aracın yaklaşık 2 ay serviste kalması nedeniyle araç mahrumiyeti zararı doğduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 100 TL değer kaybı ve 100 TL araç mahrumiyeti bedelinin haksız fiil tarihi olan 14.04.2024’ten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesi ve ayrıca başta ----- plakalı araç olmak üzere davalı şirket adına kayıtlı malvarlığı üzerine teminatsız ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; davacının müvekkili şirketten alacak talebine ilişkin davasına karşı öncelikle zamanaşımı, yetki ve derdestlik itirazlarında bulunarak davanın usulden reddini talep ettiği, kazaya karıştığı iddia edilen ----- plakalı aracın █████/2024 tarihli bireysel paylaşımlı araç kiralama sözleşmesi ile dava dışı ------ kiralandığını, araç üzerindeki fiili hakimiyet ve işletme sıfatının kiracıya geçtiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. ve 86. maddeleri uyarınca işleten sıfatının ve sorumluluğun kiracıya ait olduğunu, müvekkil şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını kusur oranının yalnızca kaza tespit tutanağına dayanılarak belirlenemeyeceğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, davacının hasar ve zarar miktarını yeterli ve somut belgelerle ispatlamadığını, sunulan ekspertiz raporunun planlanan tutar içerdiğini, gerçek zararın fatura ve bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, Bunun yanında sigorta şirketine ve Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, davanın ------ ihbarını, sonuç olarak davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle ve hem usul hem esas bakımından reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Dava ; █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve mahrumiyet bedeline ilişkin alacak davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.TTK’nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK m.11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanlığınca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK m.11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).
İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK m.15/1).Mahkememizce davacı gerçek kişinin esnaf tacir araştırması için ilgili yerlere müzekkereler yazılmış, gelen müzekkere cevaplarından davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, birinci sınıf tacir olmayıp ikinci sınıf tacir olduğu, bilanço esasına göre defter tutmadığı anlaşılmıştır.
TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari dava hale getirmeyecektir. Davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Bu durumda, nispi ticari davanın söz konusu olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması gerektiği açıktır. Somut olayda ise davalı tüzel kişi tacir olmakla tacir olduğu ancak davacının tacir olmadığı gelen müzekkere cevaplarından sarahaten anlaşılacağı üzere sabittir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar-----Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Tekmil dosya kapsamından izah edilen nedenlerle; eldeki davanın ne mutlak ne nisbi ölçüde ticari dava olmadığı, açılan davanın meydana gelen trafik kazası sebebi ile değer kaybı ve mahrumiyet bedeli talepli maddi tazminat davası olduğu, davacı gerçek kişinin tacir olmadığı, çarpışan her iki aracın da tescil kayıtlarında kullanım amaçlarının hususi olduğu, ticari olmadığı, her ne kadar davalı tüzel kişi tacir ise de davalının tek başına tacir olmasının eldeki uyuşmazlığı davalı tacir olmamakla nispi ticari dava haline getirmeyeceği, zira araçların da hususi olduğu, davanın tarafları arasında sigorta şirketi de bulunmadığı, uyuşmazlığın sigorta hukukundan değil haksız fiilden kaynaklandığı, bu sebeplerle açılan eldeki davada mahkememizin görevli olmadığı, bu durumda genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu mahkememizce değerlendirilmiş ve açılan davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli ----- Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!