Anahtar kelimeler: Menenjit Yaşlarda İdava Yapamadığı Problemi Gücünün Rahatsızlığı Kaybettiği Davacısı Askerlik

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.DAVACI - BİRLEŞEN DAVADADAVALI - BİRLEŞEN DAVADAİLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 16. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davanın davalısı/birleşen davanın davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I.DAVA1.Asıl davanın davacısı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının küçük yaşlarda geçirdiği menenjit hastalığı nedeniyle sürekli sağlık problemi yaşadığı, bu rahatsızlığı nedeniyle askerlik yapamadığı, ... Devlet Hastanesi'nden % 40 oranında çalışma gücünün kaybettiği yönünde rapor düzenlendiği, özürlü kadrosundan işe başvurduğu, İŞKUR'dan süresiz rapor alması gerektiği yönünde bilgi aldığı, bunun üzerine... Devlet Hastanesine yönlendirildiği, kontrol muayenesi olmayan 07.11.2006 tarih ve 310 numaralı Sağlık Kurulu raporu ile çalışma gücü kayıp oranının %80 tespit edildiği, raporu aldıktan sonra İŞKUR aracılığıyla Kılıçlar Hurdacılık San. ve Tic. A.Ş.'de işe başladığı, 7 yıl boyunca bu iş yerinde çalışarak yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı, yaşlılık aylığı için Kuruma müracaat eden davacıya 2013 yılında aylık bağlandığı, davalı Kurum tarafından aylıkların yersiz ödendiğine ilişkin 2019 yılında borç bildirim belgesi gönderildiği, bu işlemin yersiz olduğu iddiasıyla tüm bu nedenlerle Kurum işleminin iptaline, davacının 01.05.2013 tarihinden itibaren geriye dönük olarak kesilen aylığının yeniden bağlanmasına, davacı aleyhine tahakkuk ettirilen 91.159,69 TL borç aslı ve 23.199,69 TL faiz olmak üzere toplam 114.359,35 TL borcun iptaline, ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.2.Birleşen davanın davacısı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumun - 2...0 T.C. kimlik numaralı sigortalısı Cuma Köşer 2...4 tahsis numarası ile aylık almakta iken sağlık raporunun tespit edilmesi nedeniyle iptal edildiği ve yersiz olarak ödenen 91.159,66 TL yersiz borç kaydedildiği, Kurum tarafından alacağın tahsili için icra takibine geçildiği, İzmir 9. İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyası ile 91.159,66 TL tutarındaki ana para ve 35.989,52 TL faiz alacağın olmak üzere toplam 127.149,18 TL'sinin tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiği ve Kuruma herhangi bir borcunun bulunmadığı yönünde borcun tamamına itiraz edildiği, yapılan itiraz üzerine İzmir 9. İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyasına verilen karar ile takibin durduğu iddiasıyla itirazın iptali ile takibin devamına devamına ve davalı aleyhine konu alacağın 127.149,18 TL olduğunu ve davalının itirazında haksız olduğuna, makul bir oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ile ilgili olarak, davacının ... numaralı tahsis dosyası ve Kurum kayıtlarında yapılan tetkikte; davacı hakkında, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen 15.08.2019 tarihli ve ██████,██████ sayılı Suç Duyurusu Raporunda başta Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi olmak üzere Bakanlıklarına bağlı bazı hastaneler tarafından düzenlenen engelli sağlık kurulu raporlarının incelenmesi neticesinde, bu raporlara dayanak teşkil eden ve gerçekte başka şahıslar adına düzenlendiği tespit edilen resmi belgelerin üzerinde ilgili şahıslar adına tahrifat yapılarak engelli sağlık kurulu raporu düzenlendiği, bu raporların iptal edilmesi gerektiği ve ilgili şahıslar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunun bildirilmiş olduğu, buna göre ilgili Genel Müdürlükten alınan 18.11.20 19... 471 sayılı yazıda "söz konusu raporda yer alan listede adı geçen ve Kurumda vergi indiriminden faydalanmak suretiyle yaşlılık aylığı almakta olan ve tahsis dosyası ilgili merkezde bulunan sigortalıların dosyasının incelenerek iptal edildiği belirtilen sağlık kurulu raporlarının vergi indirimine esas engelli sağlık kurulu raporu olması halinde aylığın başlangıç tarihi itibariyle iptal edilerek bugüne kadar ödenmiş olan tüm aylıklarının yasal faizi ile birlikte ilgiliden tahsil edilmesi gerekmektedir" denildiğinden, Kurum Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Konak Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından, bahsi geçen listede adı geçen davacı sigortalının aylığının başlangıç tarihi itibari ile iptal edilerek, 01.05.2013 - 23.12.2019 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkların borç kaydedilmiş olduğunun bildirildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacı hakkında... Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunca düzenlenilen 07.11.2016 tarih ve 310 sayılı Sağlık Kurulu raporuna istinaden davacının çalışma gücünü %80 oranında kaybettiğine dair karar verildiği, bu nedenle davacının 24.11.2011 tarihinden itibaren 193 sayılı Gelir Vergisi Kanun'un 4842 sayılı Kanun'la değişik 31. maddesine göre 1. derece sakatlar için uygulanan sakatlık indiriminden faydalanması gerektiğinin Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir Vergi Dairesi Başkanlığının 2011.25976 sayılı yazısı ile sabit olduğu, 18.11.2019 tarihli ... Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Daire Başkanlığı suç duyurusu raporu konulu yazısından Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Müfettişleri tarafından düzenlenilen 15.08.2019 tarih ve ██████, ██████ sayılı suç duyurusu raporunda başta Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi olmak üzere bazı hastaneler tarafından düzenlenilen engelli sağlık kurulu raporlarının incelenmesi neticesinde bu raporlara dayanak teşkil eden ve gerçekte başka şahıslar adına düzenlendiği tespit edilen resmi belgelerin üzerinde ilgili şahıslar adına tahrifat yapılarak engelli sağlık kurulu raporu düzenlendiği bu raporların iptal edilmesi gerektiği ve ilgili şahıslar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunun bildirilmesi nedeniyle söz konusu raporda yer alan listede adı geçen ve Kurumdan vergi indiriminden faydalanmak sureti ile yaşlılık aylığı almakta olan davacının dosyasının incelenerek iptal edildiği belirtilen sağlık kurulu raporunun vergi indirimine esas engelli sağlık kurulu raporu olması halinde aylığının başlangıç tarihi itibari ile iptal edilerek bugüne kadar ödenmiş olan tüm aylıklarının yasal faiziyle birlikte ilgiliden tahsil edilmesi gerektiğinin bildirildiği, bunun üzerine Kurum tarafından davacının tahsis dosyasından almakta olduğu aylığının başlangıç tarihi itibari ile iptal edilerek 01.05.2013 - 23.12.2019 tarihleri arasında tarafına yersiz ödenen aylıkların borç kaydedildiği ve davacıya sahte sağlık raporu ile aylığının iptal edilmesi ve hakkedilmeyen aylıkların tahsili amacıyla borç bildirim belgesi gönderildiği, davacı tarafça bu hususta Kuruma itirazda bulunulduğu ve Mahkememizde iş bu asıl davanın açılmış olduğu, birleşen dosyada ise davacı Kurum tarafından yukarıda bahsi geçen davalıya yersiz ödenildiği ileri sürülen aylık ödemelerine ilişkin Kurum alacağının tahsili amacıyla takip başlatıldığı, takip neticesinde birleşen dosya davalısının itirazı sonucu takibin durduğu ve Mahkememizle iş bu dosyanın açılmış olduğu, davanın niteliği gereğince davacının iptal edilen raporunda belirtilen engellilik halinin gerçekte var olup olmadığına dair bir kanaate varılabilmesi amacıyla asıl dosya davacısı hastaneye sevk edilmiş gerekli hastalık bilgilerine ulaşılmasına müteakiben dosya YSK'ya gönderilerek davacının... Devlet Hastanesinin 07.11.2006 tarih ve 310 numaralı sağlık kurulu raporunda yer alan arazları da dikkate alınarak %80 oranında çalışma gücü kaybını gerektiren bulguların başlangıçta sigortalıda var olup olmadığının eğer bu bulgular varsa bu bulguların sonradan tedavi ile iyileşme gösterip göstermeyeceği iyileşme gösterebilecek niteliğe sahip ise aylığının kesildiği 2019 yılı itibari ile sağlık durumunun tespit edilerek sigortalıdaki mevcut rahatsızlıkların 2019 tarihine kadar devam edip etmediği veya azalıp azalmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesi üzerine, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından rapor düzenlenildiği 07.03.2020 tarihli YSK raporundan sabit olacağı üzere kurul tarafından davacının maluliyet oranının %85 olduğu, 07.01.20 06... sayılı sağlık kurulu raporuna göre verilen oranın uygun olduğuna sigortalının mevcut durumunda değişme olmayacağına karar verildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davacı 2...0 T.C. Kimlik numaralı ... hakkında davalı ... Kurumunun davacıya 2/5825844 tahsis no.lu dosyadan bağlanılan aylığın kesilmesine ve davacıya 01.05.2013 - 23.12.2019 tarihleri arasında yersiz ödeme iddiasıyla borç tahakkuk ettirilmesine yönelik Kurum işlemlerinin ayrı ayrı iptaline, davacının kesilen aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden kendisine bağlanılarak birikmiş aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davacıya ödenmesine, davacı aleyhine tahakkuk ettirilen 91.159,66 TL borç aslı ve 23.199,69 TL faiz olmak üzere toplam 114.359,35 TL borcun iptaline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA.Temyiz SebepleriAsıl davanın davalısı / birleşen davanın davacısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan rapor ve Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Kurum işleminin yerinde olduğunun sabit olduğu, aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl davaya yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti ve ödenmeyen aylıkların tahsili, birleşen davada yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.1. 30.12.1966 doğumlu davacının, 04.02.1984 sigorta başlangıcı ile 28.01.2013 tarihine kadar devam eden 8 91... sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi) ve 26 82... sayılı Kanun (4/a) kapsamında olmak üzere 3573 prim gün sayısı bulunmaktadır. Davacıya çocukluktan menenjit hastalığına bağlı olarak %80 oranında çalışma gücü kaybı bulunduğuna ilişkin 07.11.2006 tarihli... Devlet Hastanesi Sağlık raporuna istinaden birinci derece sakatlık indiriminden faydalandırılarak 01.02.2013 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun’un geçici 87/B maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Ancak Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulunun 15.08.2019 tarihli raporuna istinaden bazı hastane raporlarının sahte olduğu gerekçesiyle yaşlılık aylığı iptal edilmiştir.2.Davanın yasal dayanağını belirleyen 5510 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinde 2. fıkrasında "Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve Geçici 87 nci maddesine göre işlem yapı..." lacağı; 3. fıkrasında ise "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerli..." olacağı düzenlenmiştir.3.29 - 30.07.1964 tarihli Resmi Gazetelerde yayımlanan 506 sayılı Kanun'un 60. maddesinin (C) bendinde "50 Yaşını dolduran ve erken yaşlanmış olduğu tesbit edilen sigortalı da, yukarıki (A) veya (B) fıkralarında belirtilen şartlarla yaşlılık aylığından yararlanır." hükmü vazedilmiş olup sakatlık dereceleri ve prim gün sayılarına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. 03.11.1969 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1186 sayılı Kanunla bent "a) 50 yaşını dolduran,b) Erken yaşlanmış olduğu tespit edilen veya malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi çalışmalarının en az 1 800 gününü maden işyerlerinin yeraltı işlerinde geçirmiş bulunan,Sigortalı da yukarıki (A) veya (B) fıkralarında belirtilen diğer şartlarla yaşlılık aylığından yararlanır." şeklinde değiştirilmiş; 06.08.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4958 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile (C) bendinin a ve b alt bendi"a) Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce bu Kanunun 53 üncü maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.b) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir." şeklinde değiştirilmiştir. Bu bağlamda 4958 sayılı Kanun'un 54. maddesi ile 506 sayılı Kanunu'na geçici 87. madde eklenmiştir. Anılan madde hükmü şöyledir:" 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde yapılan değişikliğin uygulanmasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte;a) 12 yıl ve daha fazla sigortalılık süresi bulunanlar hakkında sakatlık derecesi ne olursa olsun bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır.b) 9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 15... ay sigortalılık süresi ve 3680 gün,9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 16 yıl sigortalılık süresi ve 3760 gün,c) 6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 16... ay sigortalılık süresi ve 3760 gün,6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi ve 3920 gün,d) 3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi ve 3840 gün,3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 18 yıl sigortalılık süresi ve 4080 gün,e) 3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17... ay sigortalılık süresi ve 3920 gün,3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 19 yıl sigortalılık süresi ve 4240 gün,Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar."4.Yukarıda tarihsel sürecine değinilen yasal düzenlemeler ile sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlara hangi koşullara göre yaşlılık aylığı bağlanacağı düzenlenmiş: geçici 87. madde ile anılan koşullardan yaş sınırlarının yükseltilmesi nedeniyle kademelendirme hükümleri getirilmiştir. Söz konusu maddelerde prim gün ve sigortalılığa ilişkin şartlar farklılık gösterse bile bu kapsamda yaşlılık aylığı bağlanması için temel şart "...sakatlık nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak..." şeklinde öngörülmüştür. Anılan 60. maddenin (C) bendinde belirtilen sakatlık nedeniyle vergi indiriminden kimlerin yararlanabileceği ve yararlanmanın diğer koşulları 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda düzenlenmiştir.5.193 sayılı Kanun'un "Engellilik indirimi" başlıklı 31. maddesi uyarınca "çalışma gücünün asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır ve aşağıda engelli dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir." Aynı maddede, bu engellilik derecelerinin tespiti ile uygulamaya ilişkin usul ve esasların, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından birlikte hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği açıkça hüküm altına alınmıştır.6. 28.04.1981 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkında Yönetmelik’in 1. maddesinde; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun değişik 31. maddesi kapsamında sakatlık indiriminden yararlanacak hizmet erbabının sakatlık derecelerinin tespiti ile indirimin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. Yönetmeliğin 6. maddesi, vergi indiriminden yararlanmayı sağlayacak sağlık kurulu raporunun hangi sağlık kuruluşları tarafından düzenleneceğini belirlemiştir. Yönetmeliğin 7., 8. ve 10. maddelerinde ise düzenlenen raporlar üzerine yapılacak işlemler detaylı şekilde açıklanmıştır. Bu çerçevede, Maliye Bakanlığı bünyesinde Merkez Sağlık Kurulu oluşturulmuş olup, Kurulun bir tür yasal bilirkişi olarak görev yapması öngörülmüştür. Yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenen raporlardaki laboratuvar bulguları, klinik muayene sonuçları, sakatlık bulguları ve teşhisler Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenmekte; rapor formunda kendine ayrılan bölümde, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ekindeki cetvellerde yer alan sakatlık arızaları esas alınarak çalışma gücü kaybı oranı belirlenmektedir. Dolayısıyla, bir kişinin sakatlık indirimi kapsamında vergi indiriminden yararlanıp yararlanamayacağına karar verme yetkisi doğrudan Merkez Sağlık Kurulu eliyle Maliye Bakanlığına aittir. Her ne kadar 18.03.1998 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile bazı değişiklikler yapılmışsa da bu değişiklikler yalnızca sakatlık grupları ve arıza çeşitlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin olmuş; 24.09.1998 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ve 16.07.2006 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile de birtakım düzenlemeler getirilmişse de Merkez Sağlık Kurulunun görev ve yetkileri korunmuştur. Ayrıca, 14.01.20 12... .03.2013 tarihli Resmî Gazetelerde yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikler ile 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında da 28.04.1981 tarihli yönetmelikte Merkez Sağlık Kuruluna ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamış, bu düzenleme aynen yürürlükte kalmıştır.7.Eldeki davada; Yüksek Sağlık Kurulunun 07.03.2022 tarihli raporuyla davacının engellilik oranının % 85 olarak belirlenmesi üzerine Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; söz konusu raporlar yukarıdaki açıklamalar kapsamında Merkez Sağlık Kuruluna gönderilerek davacının vergi indiriminden yararlanıp yararlanmayacağı ve derecesine ilişkin görüş alınmamıştır.8.Öte yandan; 7538 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un dava ve karardan sonra -15.01.2025 tarihi itibariyle- yürürlüğe giren 15. maddesi ile davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinin 2. fıkrası yürürlükten kaldırılmış, üçüncü fıkrası “Engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanarak yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlar hakkında 28 inci maddenin beşinci fıkrası ile 94 üncü madde hükümleri uygulanır.” şeklinde değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklik ile atıf yapılan 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 5. fıkrasında Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenledikleri rapor ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucunda Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücü kayıp oranının % 50 - 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar için en az 16 yıl sigortalılık ve 4320 prim gününü sağlamaları; %40-49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar için ise en az 18 yıl sigortalılık ve 4680 prim gününü sağlamaları hallerinde ayrıca yaş koşuluna bakılmaksızın kolaylaştırılmış şekilde yaşlılık aylığına hak kazanacakları ve Kanun'un 94. maddesi hükümlerine göre kontrol muayenesine tabi tutulacakları düzenlenmiştir. Söz konusu 94. madde uyarınca "Kurum yürütülen soruşturma kapsamıyla sınırlı olmak üzere; a) Sağlık hizmeti alan genel sağlık sigortalısından veya bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerden, sağlık hizmetinin gerçekten alınıp alınmadığını, b) Sigortalının, isteğe bağlı sigortalının veya bunların hak sahiplerinin malullük, iş göremezlik raporlarında belirtilen rahatsızlıklarının mevcut olup olmadığını, tespit amacıyla kontrol muayenesi ve tetkik yaptırılmasını talep edebilir."9.Her olay vuku bulduğu tarihteki mevzuata tabi olup Kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm yoktur. Ancak toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle Kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta, Kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide Kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir. Buna göre gerek Özel Hukuk ve gerekse Kamu Hukuku alanında kural olarak her Kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Hukuk güvenliği bunu gerektirir. Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de Kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen Kanunlar da ilke olarak geçmişe etkilidir (Prof. Dr. Necip Bilge, Hukuk Başlangıcı, 14. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, sh: 193-194; Prof. Dr. A. ... Gözübüyük, Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, 18.Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2003, sh: 73).” (HGK 13.10.2004 tarihli ve ███████-528 Esas, ████████ Karar sayılı kararı.) Dolayısıyla anılan 7538 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin eldeki uyuşmazlığın çözümünde geriye doğru yürütülemeyeceği ancak 506 sayılı Kanun'un 60 C-b ve geçici 87. madde uygulamasında bağlanan aylığın 7538 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra kesilmesi ve yeniden bağlanmasına ilişkin işlemlerde anılan Kanun değişikliği ile atıf yapılan 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 5. fıkrası hükmü uygulanabileceği bozma sonrası yargılamada nazara alınmalıdır.10.Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.