Anahtar kelimeler: İdava Odasına Mevkii Kur Tarımsal Bağ Tarla Sattığı Kurumca Alarak

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
:...1. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı asil dava dilekçesinde özetle; 31.05.2001 tarihinde...Mah.... Mevkii 148 parsel sayılı yerde tarla satın alarak tarımsal faaliyete başladığını, 29.09.2001 tarihinde...Ziraat Odasına kaydının olduğunu, davalı Kurumca sattığı tarım ürünlerine göre 01.11.2007 tarihi itibariyle re’sen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tescil edildiğini, ancak tarımsal faaliyetinin 29.09.2001 tarihinde başladığını ileri sürerek, 29.09.2001–01.11.2007 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yönünden öncelikle Kuruma başvurulması gerektiğini, davacının, 29.09.2001 tarihinden itibaren adına kayıtlı elma bahçesinde elma, üzüm buğday yetiştirerek elde ettiği ürünleri kendi adına sattığını beyan etmişse de bu konuda sigortalılık olgusunu ispatlayan somut hiçbir delil ibraz edemediğini, sunulan Ziraat Odası aidat makbuzlarının davacının iddialarını destekleyen yeterlilikte ve kesinlikte olmadığını, davacının 19.10.2011 tarihli tevkifata istinaden tescil talebi ile tevkifatın yapıldığı ayı takip eden 01.11.2007 tarihinde tescilinin yapıldığını, 29.09.2001-01.11.2007 dönemi için Kuruma herhangi bir bildirimde bulunmadığını, kayıt ve tescilini yaptırmadığını, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi yapmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, tanık beyanları, celp ve ibraz olunan bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yerleşik Yargıtay kararlarına göre davacının gerek 19.09.2011 tarihli davalı Kuruma başvurusunda, kesintiler dikkate alınarak 01.11.2007 tarihinden sonraki dönem yönünden tescil talebinde bulunmuş olması, gerekse 29.09.2001 tarihinden 31.10.2007 tarihine kadar sattığı tarım ürününe ilişkin bir belgenin sunulamaması, sırf Ziraat Odasına kayıt olmanın eylemli tarımsal faaliyet için yeterli olmadığı, tarım ürün bedelinden yapılan kesintilerin bulunduğuna dair delil bulunmadığı gözetildiğinde, talep edilen dönem yönünden Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı asil temyiz dilekçesinde özetle; 29.09.2001 tarihinden itibaren Ziraat Odası kaydı bulunduğunu, dosyaya sunulu çiftçi belgelerinden anlaşılacağı üzere yetiştirdiği ürünleri satarak geçimini sağladığını, dosya kapsamında dinlenen tanık anlatımları ve diğer delillerle tarımsal faaliyetinin süreklilik arz ettiğinin sabit olduğunu, kararın haksız ve hukuka aykırı verildiğini belirterek temyizen bozulmasını istemiştir.C. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.