Anahtar kelimeler: Konusuesaslı Mesnedsiz Sunarız Defii Halbuki Konvansiyonu Dikkatlerine Cmr Tasdikli Unvan

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(Kısmen Kabul)ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili 08.10.2024 tarihli dava dilekçesinden özetle; Unvan Değişikliği Hakkında Beyanlar: Müvekkilinin ------- Sayılı -------Sayfasında ilan olunduğu üzere ------- olan unvanını ------ sayı ile tasdikli --------olarak değiştirmiş bulunmaktadır. İlgili hususu ve belirtilen ------- evrakını Sayın Mahkeme dikkatlerine sunarız. Usul ve Esasa İlişkin Beyan ve İtirazlar: 1- Zamanaşımı İddialarına Yönelik Beyanlar Davalı borçlu -------- tarafından haksız ve mesnedsiz şekilde dava konusu------------Esaslı dosyasına itiraz edilirken zamanaşı defii ileri sürülmüştür. Halbuki, CMR Konvansiyonu m.32/1 "İşbu anlaşma gereğince yapılan taşımalardan mütevellit davaların bir yıl içinde açılması gerekir." şeklinde tanzim edilmiş olup söz konusu taşıma işlemi ------ sınır kapısından çıkış ile------ tarihinde başlamıştır. Ardından -------tarihinde nakliye aracının --------- sınırı --------- geçmiş ve ------ gümrüğü --------- tarihinde de saat 03:00 – 04:00 sularında alıcı firma tesislerine varmış ve saat 09:30 sularında emtianın araçtan tahliye işlemlerine başlanmıştır. Tahliye esnasında emtialarda gözle görülür şekilde bozukluk tespit edilmiş ve bu hususta CMR Senedine "Tüm malları bozuk şekilde teslim aldık" şeklinde şerh düşülmüştür. Bu noktada CMR Konvansiyonu m.32/1 uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi taşınan malların hasarlı olduğunun tespit ediliği tarihten ------ itibaren başlayacak olup taraflarınca da işbu süreye riayet edilerek ------- tarihinde icra takibine geçilmiştir. Taraflarınca --------- tarihinde icra takibi başlatılmış olup işbu takip TBK m.154/2 "Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa." hükmü gereği zamanaşımı süresini kesmiştir. Kesilen zamanaşımı süresinin sıfırlanarak takip tarihinden sonra yeniden başlayacağı izahtan varestedir. Bu noktada başlatılan icra takibi dolayısıyla rücu zamanaşımı süresi ---- tarihine kadar uzamış olup huzurdaki dava da -------- tarihinde yani rücu zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmiştir. Tüm bu sebeplerle davalı nakliyecinin zamanaşımı iddialarının dayanaktan yoksun olduğunun kabulü gereklidir. 2- Olayın Gerçekleşme Şekli Müvekkili şirket tarafından, ------- no'lu Nakliyat Sigorta Sertifikası ile sigortalı bulunan ------emtiası, davalı taşıyıcı -------- firması tarafından, --------- plaka no'lu araç ile, dava dışı sigortalı firma tesislerinden ---------- firmasına götürülmek üzere ------------ tarihinde teslim alınmış; dava dışı ----------sevk ve idaresindeki emtia yüklü araçta, nakliye esnasında soğutucu ünitede meydana gelen arıza sebebiyle sigortalıya ait malların bozulmasına bağlı olarak sigortalı şirket zarara uğratılmıştır. Keza nakliye öncesinde davalı ---------- firmasının sürücüsü tarafından "Verilen talimat doğrultusunda----------+2°C direkt olarak çalıştırıp otomatiğe almayacağım. Derceden kaynaklı yükte tespit edilen hasarların tarafıma yansıtılmasını kabul ediyorum." şeklinde yazılı talimat alınmış olmasına rağmen dava dışı sigortalıya ait --------- emtiasının iç sıcaklığının taşıma sırasında +14°C dereceye kadar ulaştığı tespit edilmiştir. Kaldı ki, sigortalı ------emtiasının +2°C derecede taşınması gerektiği hususu Taşıma/CMR Senedine de ayrıca şerh düşülmüştür. Davalı nakliye firması ve onun sigortacısının (teminat limitleri dahilinde) vuku bulan hasardan sorumlu oldukları aşikardır. 3- Davalıların Hukuki Sorumluluğu TTK'da ve CMR Konvansiyonu'nda öngörülen sorumluluk sistemine göre, taşıyıcı, emtianın kendisine teslim edildiği andan, gönderilene teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde oluşabilecek ziya ve hasarlarından sorumlu bulunmaktadır (TTK md. 875, CMR m.17/1). Nitekim; TTK m.875/1'e göre; Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. CMR Konvansiyonu 17/1e göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Söz konusu hükümler dikkate alındığında, davalı taşıyıcı şirketin hasara konu emtianın, dava dışı sigortalıdan teslim alındığı andan,------------alıcı şirkete teslim ettiği ana kadar oluşabilecek tüm zararlardan sorumlu olduğu açık olmakla birlikte, Mahkemece yargılama aşamasında yapılacak muhakeme ve bilirkişi incelemesi ile de sübuta erecek olduğu üzere, davaya konu hasarın davalı ----------- firmasının sorumluluk sahasında oluştuğu yapılan incelemelerle sabittir. Ayrıca dava konusu olayda davalı yardımcı kişi konumundaki sürücüsünün emteaların durumunu ve soğutucuyu kontrol etmemesine bağlı olarak ihmalinden kaynaklı fiilinden dolayı da sorumluluğu bulunmakta olup, TTK m.879; (1) Taşıyıcı; a) Kendi adamlarının, b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. şeklindeki hüküm dikkate alındığında, taşıyıcı konumundaki davalı şirketin, oluşan hasarlardan her koşulda sorumlu olduğu belirtilmiş bulunmaktadır. Bu noktada davalı taşıma firmasının vuku bulan gerçek zararı herhangi bir sorumluluk sınırı olmaksızın tazmini gerekmekte olup ilgili husus güncel tarihli emsal ------------------ tarihli yüksek mahkeme kararında da açıkça dile getirilmektedir: "Somut davada, ilk derece mahkemesince; "davacıya nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmesi ile taşıma rizikolarına karşı sigortalı dondurmaların davalı tarafından taşındığı, ürünlerin davalı taşıyıcıya teslim edildiği hususunun ihtilafsız olduğu, taşıma konusu işin karayolu ile yapıldığı, sorumluluğun 6102 sayılı TTK'nın 875 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, davalının ürünleri taşınmak üzere teslim alırken taşıma belgelerine, emtianın hasarlı teslim alındığına dair herhangi bir ihtirazı kayıt düşmediği, davalının, emtiayı sağlam olarak teslim aldığının ve hasarın taşıma sırasında oluştuğunun kabulü gerektiği, dosyaya sunulan tutanaktan emtianın alıcıya teslimi sırasında, davalı taşıyanın şoförü diğer davalı İlhan Dirlik'in de imzasının bulunduğunun görüldüğü, davalı vekilince bu tutanaktaki imzanın diğer davalı sürücü ---------- ait olmadığı savunulmuş ise de davalı sürücünün cevap dilekçesinde ürünleri teslim alırken kendisinin bir takım evrakları imzaladığını beyan ettiği, Mahkememizin ------------- Karar sayılı dosyasında da tanık olarak dinlendiği, emtianın teslimi sırasında kendisine bir belge imzalatıldığını, ancak ne olduğunu bilmediğini söylediği, bu durumda, şoförün katılımıyla hasar tutanağının düzenlendiğinin kabulü gerekeceği, Mahkememizin emsal dosyasında bilirkişi raporu aldırıldığı, işbu emsal dosyadaki teknik incelemeler ve tüm dosya kapsamına göre davalının, taşımanın başlangıcında imzaladığı --------- taşımayı -25 santigrat derecede yapmayı taahhüt ettiği ancak teknik tespitlere ve ısı ölçümlerine göre bu ısıda taşımadığı, dondurmanın erimesine sebebiyet verecek ısıda taşıdığının sabit olduğunun tespit edildiği, davalının hasar ihbarının süresinde yapılmadığı bu nedenle tazminat talebinin reddi savunmasının hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin sabit olması nedeniyle nedeniyle kabul edilemeyeceği, expertiz raporunda zarar miktarının fatura bedeli ve poliçe hükümlerine göre usulünce belirlendiği, poliçede teminatı jeran sıfatıyla %70 oranında ---------, koasürör sıfatı ile %10 oranında ------------ %10 oranında ------- ve %10 oranında --------- üstlendiği, sigortanın müşterek sigorta olduğu, davacı sigorta şirketinin poliçedeki sorumluluğu gereğince kendi sigortalısına fatura bedelinin %10'unu ödediği, rücu davalarının niteliği gereği ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, davacı vekilinin talebiyle bağlı kalınarak yasal faiz üzerinden yapılan hesaba göre ödeme tarihi ---- tarihinden icra takip tarihi olan ------ tarihinde kadar ------- faiz işlediği, -------- yükleme formundaki taşıma şartlarının okunarak taahhüt edildiği de dikkate alınarak davalıların müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu oldukları, Mahkememizin --------- Esas sayılı dosyasının emsal oluşturduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne kısmen reddine" şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır." Bahsi geçen karar incelendiğinde, taşıma sırasında meydana gelen hasardan davalı taşıma şirketinin sorumlu olduğu, malların taşınmasında gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği ve sorumluluk sahasında oluşan tüm zararlardan sorumlu olduğu sabittir. Ayrıca davalı tarafından taşıması gerçekleştirilen emteaların bedellerine ilişkin açık tutarlar ------ açıkça belirtilmiş olup söz konusu hasara ilişkin sınırlı sorumluluk iddialarında bulunulması da mümkün olmayacaktır; işbu sebeple davalı nakliyeci firma gerçek zararı (yükün değerini) tazminle mükellef olacaktır. Bu husus --------- tarihli kararında da; ------- Dosya kapsamında bulunan hava taşıma senedi incelendiğinde, -------------- ifadelerinin yer aldığı, buna göre, hava taşıma senedinde kargonun beyan edilen değerinde herhangi bir değer bulunmasa da gümrük değeri olarak ------- gösterilmiş olduğu, ayrıca emtia bilgilerini gösteren 5. numaralı bölümde -------- ifadelerinin yeraldığı, tercümesi dikkate alındığında, malların ------ kullanımına sunulmak amacıyla -------onayı ile ------ ihraç olunan mallar olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu hava taşıma senedinin davalı taşıyıcı ------ tarafından düzenlenmiş olduğu, yukarıda ifade edilen yazılı --------- ibarelerin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerekirken yazılı gerekçelerle sınırlı sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veren ----- Mahkemesi doğru görülmemiş, kararının bozulması gerekmiştir.” ifadeleri ile açıkça dile getirilmiştir.-----Tüm bu arz ve izah edilen nedenlerle davalı ----- taşıyıcı olarak gerçek zararı tazminle mükellef olduğu aşikardır. Yine davalı ----- taşıyıcının sigortacısı konumunda bulunması sebebiyle poliçe limitleri dahilinde zararı tazminle mükellef olup hiçbir zarar sorumlusunun CMR kapsamında sınırlı sorumluluk iddiasında bulunamayacağı da izahtan varestedir. İşbu sebeple TBK m.61 "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmü doğrultusunda davalı/borçlulardan müşterek ve müteselsilen olmak üzere talepte bulunulmaktadır. 4- Ekspertiz Raporu Ve Hasar Tespiti Nitekim olay sonrası, bağımsız ve uzman eksper tarafından yapılan incelemelere istinaden tanzim edilmiş olan ekspertiz raporunda hasar nedeni bakımından: "Yetkililer ile yapılan görüşme, tarafımıza iletilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; sigortalı ----- firması tarafından ----- olarak satışı gerçekleştirilen ----- kadar olan karayolu nakliyesinin ---- firması tarafından gerçekleştirildiği, organize edilen nakliye planı kapsamında emtianın sigortalı firma tesislerinde ------- tesisatlı tır aracına yüklendiği ve soğutucu ünitesinin +2°C’ye set edildiği, yükleme işlemlerinin tamamlanması akabinde emtianın ----- nezdinde gümrük çıkış işlemlerinin tamamlandığı ve aracın ---- doğru hareket ettiği, nakliye aracının -- tarihinde-------yerleşik alıcı firma tesislerine varması akabinde alıcı firma yetkilileri tarafından gözetim firması eşliğinde yapılan kontrollerde-------C civarında olduğu ve emtiada çürüme / kokuşma / bozulma hasarının meydana geldiğinin tespit edildiği, dorsede istifli ------ emtiasının istenilen sıcaklıktan (+2°C) daha yüksek sıcaklıkta taşınması sonucu soğuk zincirinin kırılmış ve emtianın çürüyerek hasarlanmış olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur." Rücu muhattabı bakımından yapılan değerlendirmeler ise; --------- firması tarafından gerçekleştirilmesi sırasında emtianın konteyner içerisinde istenilen sıcaklıkta taşınamamış olması nedeniyle bozulmak / çürümek suretiyle hasarlandığı ve hasarsız olarak teslim alınan emtianın alıcısına / sigortalıya hasarlı olarak teslim edilmiş olması nedeni ile söz konusu hasardan nakliyeci firmanın sorumlu olduğu açık ve nettir. Söz konusu hasara ilişkin nakliye firmanın ----- haber verilerek hasara ilişkin ---- numaralı hasar dosyasının açıldığı ve CMR Sorumluluk eksperi tarafından ------ olarak kapatılmış olduğu bilgisi tarafımıza iletilmiştir." şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. HASARIN HESAPLANMASI :------ numaralı faturası ve kuruşlandırılmış talep yazısına istinaden; Hasara Konu------Şeklindeki tespitler dahilinde ---- tarihinde, sigortalı --------hasar ödemesi yapılmış ve TTK.m.1472 hükümleri gereğince sigortalının haklarına halef olunmuştur. Ayrıca sigortalı ------------ tarafından müvekkili sigortacı firma işbu hasar kapsamında ibra edilmiş ve sigortalı firma tarafından ödenen tazminat bedeli dahilinde 3. Kişilere karşı sahip olunan tüm hak ve alacaklar tarafımıza devir ve temlik edilmiştir. Bu noktada mübrez dosyada müvekkili firmanın talep ve dava haklarının hem TTK m.1472 hükmü hem de TBK m.183 vd. hükümlerine dayandığı hususunu da Mahkemenin dikkatlerine sunmaktayız. 5- Halefiyet İlkesi Yukarıda zikredilen yasal hükümlere ve Yargıtay içtihatlarına göre davalı konumundaki taşıyıcı şirket emtianın kendisine teslim edildiği andan, gönderilene teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde oluşabilecek ziya ve hasarlarından sorumlu olup, taşıyıcının sigortacısı konumundaki davalı---------- ise poliçesinin limitleri dahilinde vuku bulan hasardan sorumlu bulunduğundan bu hususta ilgili davalı firmalara yapılan müracaatlardan da sonuç alınamadığından, müvekkili şirket tarafından, yukarıda belirtilen bu miktarın ödenmesi için, ----------- nolu icra takip dosyası aracılığı ile bir ilamsız takip başlatılmış ise de, davalı konumdaki muteriz borçlunun takibe haksız şekilde itiraz etmesi üzerine, anılan muteriz borçlu bakımından takip durmuş olduğundan ve daha sonra gerçekleştirilen ------ da olumlu bir sonuç elde edilememiş olduğundan, yapılmış olan haksız itirazların iptali ile, takibin devamına ve davalı borçlunun, haksız itirazı nedeniyle de İİK md. 67/f.2 hükmü gereğince, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini isteme zorunluluğu hasıl olmuştur. 6- Hasar Sebebiyle Oluşan Ekspertiz Masrafı Belirtmek isteriz ki, CMR’nin 23/4. maddesi gereğince; taşıyıcı, taşıma ücreti ve taşıma nedeniyle yapılan diğer masrafları, tam zıya hâlinde tamamen, kısmi zıya hâlinde ise zıyaa uğrayan kısımlarıyla orantılı olarak iade etmekle yükümlüdür. Benzer mahiyette bulunan TTK’nun ‘Diğer Giderlerin Tazmini’ başlıklı 883. Maddesi; ‘Taşıyıcı, zıya veya hasardan sorumlu olduğu hâllerde, 880 ilâ 882 nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka, taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar…’ hükmüne amir olup, taşıyıcının, taşıma konusu eşyalara özgülenen sınırlı sorumluluğu halinde dahi, taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderlerden de ayrıca sorumlu olduğu belirlenmiştir. Ancak yukarıda yer verilmiş olan yasal hükümden, anılan tutarların istenebilir olması için tam kabul esasına göre hüküm kurulması gerekmeyip, TTK’nun 882. Maddesine göre sınırlı sorumluluk esasına göre tazminat ödenmesi halinde dahi, taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderlerin de karşılanması gerekeceği anlaşılmakta olduğundan, davaya konu hasar sebebiyle tanzim edilen ekspertiz raporu için ödenen masrafın taşıyıcı firma sorumluluğunda olması sebebiyle ----- tutarında ekspertiz giderinin de tazminini talep ederiz. Ayrıca, HMK.’nun 326. maddesine göre, yargılama giderleri davada haksız çıkan tarafa yükletilmekte olup, ---------tarihli kararında da ifade edildiği üzere ekspertiz masraflarının yargı gideri olarak nitelendirilmesi sebebiyle, Mahkemece yapılacak inceleme neticesinde davanın kabulü halinde yapılan ekspertiz masrafının tazmin edilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzu ifade etmek isteriz. 7- İcra İnkar Tazminatı Somut olayda, usule uygun şekilde icra takibi yapılmış olup davalı haksız olarak icra takibine itiraz etmiştir. Yukarıda değinilen, ekspertiz raporu, faturalar ve olayın oluş şekline dair tutanaklar/raporlar birlikte değerlendirildiğinde davalının haksız olduğu sabittir. Aynı zamanda takip konusu alacak likittir. İİK madde 67. hükmü gereğince, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmekteyiz. Nitekim ----------- kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında İİK’nun 67/2 nci maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davada haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış olması koşulları aranmaz.” açık hükmü gereğince, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığına bakılmaksızın haksız olması halinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle--------sayılı dosyasından başlatılan icra takibine konu alacağın aslı ile ferilerine ilişkin olarak muteriz borçlular tarafından yapılan itirazların iptali (davalı/borçlu sigorta şirketi bakımından poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere talepte bulunulmaktadır) ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine ve tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı --------cevap dilekçesinde özetle; İşbu dava, -------------- emtiasının --------- taşınırken hasara uğramasına binaen emtia göndericisi dava dışı -------------sigortacısı olarak zararı tazmin ettiğini ve bu nedenle de sigortalısının haklarına halef olduğunu iddia eden-----------tarafından ikame edilmiştir. Evleviyetle belirtmek isteriz ki huzurdaki dava uluslararası bir taşıma işini ihtiva etmekte olduğundan CMR Konvansiyonu’nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Zamanaşımı İtirazı: CMR Konvansiyonu m. 32/1 “İşbu anlaşma gereğince yapılan taşımalardan mütevellit davaların bir yıl içinde açılması gerekir.” hükmünü amirdir. Dava konusu taşıma hasarı ---------- tarihinde meydana gelmiş olup 1 yıllık zamanaşımı süresi ----------- tarihi itibariyle dolmuştur. Haliyle------------ tarihinde ikame edilen huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekmektedir. Aktif Husumet Ehliyeti İtirazı: Davacı dava dışı sigortalıya ödeme yaptığından bahisle işbu rücuen tazminat davasını ikame etmiş bulunmaktadır. Davacının dava dışı sigortalının haklarına halef olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Bir diğer deyişle bu hususta ispat yükü davacıya aittir. Bilindiği üzere sigortacının aktif husumet ehliyetine haiz olabilmesi, bir diğer deyişle sigortalısının uğramış olduğu zarara binaen dava ikame edebilmesi için, bu zararı tazmin ettiğini gösterir ödeme dekontu sunması tek başına yeterli değildir. Yapılan ödemenin evleviyetle lütuf ödemesi mahiyetinde olup olmadığı değerlendirilmelidir. Zira eğer sigorta poliçesi kapsamı dışında kalan bir durum için ödeme yapılmış ise, işbu ödeme “lütuf ödemesi” olarak nitelendirilecek ve sigortacı sigortalısının haklarına halef olamayacaktır. Bunun doğal bir sonucu olarak sigortacının aktif husumet ehliyetinin de bulunmayacağı her izahtan varestedir. Hal böyle iken, poliçe şartları incelenerek davacının dava açma hakkının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi şarttır. Davacı yanca dava dilekçesi ekinde sunulmuş bulunan --------------- numaralı sefer poliçesi üzerinde yazılı bulunan sefer detayları incelendiğinde işbu poliçenin dava konusu taşıma işine ilişkin olarak düzenlenmiş bir sefer poliçesi olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu bu poliçenin ikinci sayfasında ---------------------- /ülkelerinden her türlü vasıta ile yapılacak ithalat, ihracat, transit yapılacak taşımalar teminat haricidir.” şerhinin yazılı bulunduğu görülmektedir. Dava konusu taşıma ----------------- olduğundan görüleceği üzere zikredilen bu hüküm uyarınca iddia olunan taşıma hasarı açıkça poliçe teminatı dışındadır. Hal böyle iken; davacı yanın işbu poliçeye dayalı olarak sigortalısına yapmış olduğu ödeme teminat dışı bir hal için yapılmış olup “lütuf ödemesi” mahiyetindedir ve davacıya halefiyet hakkı kazandırmamaktadır. Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine hükmedilmesini talep etmekteyiz.--------------------- Sayılı Kararı: “Emtia nakliyat sigortası genel şartlarının 5. maddesine göre ise; emtianın ambalajlama ve hazırlanmasındaki yetersizlik veya uygunsuzluğun neden olduğu ziya, hasar ve masraflar sigorta teminatından istisna tutulmuştur. Buna göre somut olayda davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında olup, davacının sigortalının haklarına halef olarak rücu edebilmesinin yasal koşulları oluşmamıştır.” Ayrıca taşıma belgelerine bakıldığında teslim ve faturaların -----şeklinde düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda tüm hasar ve nefi alıcıda olduğundan göndericinin ve dolayısıyla göndericinin sigortacısının işbu davayı açması aktif dava ehliyetlerinin bulunmaması sebebiyle mümkün değildir. CMR Konvansiyonu Uyarınca Müvekkili Şirketin Sorumluluğuna Gidilemez. Bilindiği üzere CMR Konvansiyonu uyarınca taşıyıcının sorumluluğu bir kusursuz sorumluluk hali olmayıp kusura dayalı olarak düzenlenmiştir. Kusur sorumluluğu anlayışının benimsendiğinin en açık göstergesi ise CMR 17/2 hükmüdür: “Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.” Gerek doktrinde gerekse yerleşik yargı uygulamasında taşıyıcının basiretli bir taşıyıcıdan beklenen özeni göstermesi durumunda sorumluluğuna gidilmediği görülmektedir. “Gerek CMR’da, gerek mevcut ---------- hukukunda, taşımacıdan bu anlamda, en üst derecede özen göstermesini emreden bir hüküm bulunmamakta, aksine Türk Ticaret Kanunu’nun 18 ve 1178. Maddelerinde açıkça “basiretli bir işadamına” ve “tedbirli taşıyıcıya” vurgu yapılmaktadır. --------------- Dava konusu taşıma hasarında derece uyuşmazlığı söz konusu olup bunun sebeplerinden biri reefer ünitede yaşanan ani ve beklenmedik arızadır. Nitekim ekte sunmuş olduğumuz --------------- ekspertiz raporunda da hasar sebebi şu şekilde ifade edilmiştir: “ekspetiz esnasında yapılan fonksiyon testinde -------------- iç ortam sıcaklığının (+) 5.9 – (+) 6.0 arasında olduğu ölçülürken reefer ünite gösterge ekranında ise iç ortam sıcaklığının (+)2.0 gösterdiği gözlemlenmiştir. Bu bağlamda reefer ünitenin fonksiyonel olarak düzgün çalışmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda verilmiş olan açıklamalarda anlaşılacağı üzere nakliye esnasında reefer ünitede meydana gelen arıza sebebiyle raporumuza konu olan emtianın yüksek sıcaklıklara maruz kalarak hasarlanmış olma ihtimali eksperimiz tarafından bertaraf edilememiştir.”. O halde somut olayda irdelenmesi gereken husus taşıyıcının basiretli bir taşıyıcıdan beklenen gerekli özeni göstermiş olup olmadığıdır. Müvekkili şirket söz konusu nakliye öncesi ------------------ tarihinde hem aracın hem de reefer ünitenin gerekli bakım ve kontrollerini yaptırmıştır. Serviste yapılan bakım ve kontrollerin akabinde müvekkilimiz şirket reefer ünitenin sorunsuz şekilde çalıştığı ve çalışacağı düşüncesiyle kendisine talimat edildiği üzere +2.0 dereceye ayarlamış ve bu ayarda da nakliye süreci boyunca herhangi bir değişiklik yapmamıştır. Görüleceği üzere müvekkili şirketin basiretli bir taşıyıcıdan beklenen gerekli tedbirleri alarak reefer ünitenin servis kontrolünü yaptırdığı ve kendisine verilen ısı talimatına riayet ettiği açıktır. Ancak servis bakım ve kontrolüne rağmen nakliye esnasında reefer ünitede arıza meydana gelmiş olması müvekkili şirket tarafından ne öngörülebilir ne de önlenebilir bir durumdur… Bu tip ani ve beklenmedik arızalardan taşıyıcının sorumlu tutulması CMR 17/2 hükmü uyarınca mümkün olmadığı gibi hakkaniyete de aykırı olacaktır. Somut olayda müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir. Hasarın meydana gelmesindeki tek etken reefer ünitede yaşanan arıza da değildir. Aynı zamanda taşıma işinin planlanandan daha uzun sürmüş olması da hasarın meydana gelmesini şüphesiz ki tetiklemiştir. Müvekkili şirket şoförünün ifadesinde de belirtmiş olduğu üzere ---------- gündüz yola çıkma yasağının olması ve ------------ iç gümrüğünde 2 gün beklenmek zorunda kalınması sebebiyle taşıma süresi de uzamıştır. Bu hususlarda ise müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, zira müvekkili şirket tarafından önüne geçilmesi mümkün olan durumlar olmadıkları, dolayısıyla tıpkı reefer ünite arızası gibi CMR 17/2 kapsamında değerlendirilmelerinin gerektiği her izahtan varestedir. Ayrıca müvekkili şirket şoförü ifadesinde aracı --------- tarihinde boşalttıklarını, --------------- tarihinde ise tekrar yüklediklerini belirtmiştir. Bu süre zarfında da emtianın hangi koşullar altında nasıl muhafaza edildiği tamamen şaibelidir. Hasarın söz konusu süre zarfı içerisinde meydana gelmiş olabileceği, hiç değilse artmış olabileceği ihtimali bertaraf edilmemelidir. CMR senedi üzerinde müvekkilimiz şirkete talimat edilen taşıma ısısı +2 derecedir. Ekte sunmuş olduğumuz ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere “yapılan ölçümlerde emtia et sıcaklıkları (+) 3.0 ila (+) 3.1 aralığında ölçülmüştür.” Görüleceği üzere emtia ısısı talimat edilene nazaran fahiş derece yüksek değildir. Salt bu denli küçük bir ısı farkı sebebiyle çürüme hasarının meydana gelmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Hal böyle iken; “yüke has kusur” ihtimalinin de nazara alınması zaruridir. Basiretli bir emtia göndericisi tacirden beklenen, sevkiyat süresini de dikkate alarak emtiayı henüz olgunlaşmamış iken taşımaya konu etmesidir. Aksi halde emtianın hasara uğraması kaçınılmaz olmaktadır. Huzurdaki davada gönderici basiretli bir tacir gibi hareket etmeyerek olgunlaşmış ---------------- sevkiyata konu etmiş ve adeta bozulma/çürüme hasarına davetiye çıkarmıştır. Kaldı ki bu durum müvekkilimiz şirketin fiili ile hasar arasındaki illiyet bağını da kesmektedir. Zira olgunlaşmış kirazlar sevkiyat sona erse dahi nihayetinde satış aşamasına geçene kadar (antrepo, iç taşıma, yerleştirme vb.) birçok süreçten daha geçmektedir. Kirazlar hâlihazırda zaten yeterince olgunlaşmış bulunduğu için sevkiyatın sona ermesinden satışa sunulması anına kadar geçen bu süreçlerde her halükarda hasara uğrayacaktır. Olgunlaşmış kirazların hasarsız şekilde satışa sunulabilmesinin tek yolu, sevkiyat sona erer ermez iç taşıma vb. başkaca hiçbir aşama gerçekleştirilmeksizin satışa koyulmasıdır ki bunun hayatın olağan akışı gereği mümkün olmadığı her izahtan varestedir. Özetle, somut olayda müvekkilimizin fiili ile hasar arasındaki illiyet bağı kesilmiştir. Arz ve izaha çalışıldığı üzere emtianın tamamen olgunlaşmış şekilde yüklenmesinin yanı sıra CMR madde 17/4-d çerçevesinde çürümenin emtianın meyve olmasına kaynaklandığı için taşıyıcının sorumluluğuna girmeyen hallerdendir. Bu nedenle gerek CMR 17/2 gerekse 17/4-d uyarınca müvekkilimiz şirketin sorumlu tutulması mümkün değildir. “Bu sebeple taşıyıcının Konvansiyon 17/4-d maddesi gereğince eşyanın doğal niteliği gereği hasarın meydana geldiği iddiasına rağmen mahkemelerin karine olarak taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı kanaatine varması gerekirken, bu iddianın yanında taşıyıcının azami özen yükünü gösterip göstermediği konusunda araştırma yapması Konvansiyon 17/4-d maddesi ruhuna aykırılık teşkil eder(203). Diğer bir deyişe eşyanın kırılma, bozulma, çürüme vs. olumsuzluklara karşı hassas olması, taşımanın taşıyıcı tarafından yüksek derecede özen gösterip göstermemesine bağlanmamalıdır. ------------------ Hiçbir Şekilde Müvekkili Şirketin Sorumlu Olduğunu İkrar Anlamına Gelmemek Kaydıyla, Mahkemenin Aksi Bir Kanaatte Olması İhtimaline Binaen: 4.1. Talep Edilen Tazminat Miktarı CMR Konvansiyonuna Aykırıdır. CMR Konvansiyonu madde 23/1 “Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır.” ve yine aynı maddenin ikinci fıkrası “Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır.” hükmüne amirdir. Davacı yanca ileri sürülen tazminat talebinin ise emtia fatura bedeline dayalı olarak hesaplandığı görülmektedir. Oysa gerek CMR 23’ün açık hükmü gerekse yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca emtianın fatura bedeli üzerinden taşıyıcı aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkün değildir. Hiçbir şekilde müvekkilimizin sorumlu olduğunu ikrar anlamına gelmemek kaydıyla, eğer Sayın Mahkeme aksi bir kanaatte ise, öncelikle taşımaya konu ------------emtiasının ticaret borsası fiyatının araştırılmasını talep etmekteyiz. Akabinde bu minvalde bir hesaplama yapılmasını, CMR Konvansiyonu madde 23/3 “herhalde tazminat, eksik brüt ağırlığın beher kilogramı başına 8,33 hesap birimini aşamaz” hükmü doğrultusunda sınırlı sorumluluk miktarının tayin edilmesini ve işbu üst sınırın aşılmamasını talep etmekteyiz. ---------------------kararı “Ancak, ülkemizin taraf olduğu CMR Konvansiyonunun 23. maddesi "(1) Bu sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. (2) Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eger böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eger ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır." hükmünü haizdir. Somut olayda, davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde bildirdiği emtianın değerine ilişkin itirazları neticesinde -------emtiasının taşımanın kabul edildiği yer olan ------------------- değerinin tespiti için mahkemece yazı yazılmış, yazı cevabı dosya içine alınmış olmasına rağmen, CMR 23/2. maddesi uyarınca malın değeri hususunda bir değerlendirme yapılmaksızın, gönderici davacının dosyaya ibraz ettiği fatura bedeli üzerinden davalının sorumluluğunun belirlenmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir." 4.2 Davacı Sigorta Şirketince Hazırlattırılan Ekspertiz Raporuna İlişkin Ücretin Taşıyıcıdan Talep Edilebilmesi Mümkün Değildir. Davacı sigorta şirketince dosyaya sunmuş oldukları ekspertiz raporu ücretinin de talep edildiği görülmektedir. Oysa CMR Konvansiyonu uyarınca ekspertiz raporu ücreti kesinlikle taşıyıcıdan talep edilebilecek alacak kalemleri arasında düzenlenmemiştir. Nitekim ------------ da bu yöndedir. Hal böyle iken; davacının ---------------- tutarındaki eksper ücreti talebinin her halükarda reddi gerekmektedir. ---------------- kararı “Taşıyıcının yükü kabul ettiği yerdeki kıymete göre zarar TL cinsinden hesaplanmalıdır. Öte yandan yine dava halefiyete dayalı olarak açılmış olduğundan davacı sigorta şirketinin exper masrafını da davalı taşıyıcıdan talep etmesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece zararın USD cinsinden belirlenmesi ve eksper giderine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.” 4.3 Davacının İcra İnkar Tazminatı Talebinin Reddi Gerekmektedir. Davacının icra inkâr tazminatı talebinin kabulü hiçbir şekilde mümkün değildir. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için bilindiği üzere alacağın likit olması gerekir. Bir diğer deyişle, alacak miktarının hesaplanması için yargılamanın gerektiği hallerde icra inkâr tazminatına hükmedilemez. Nitekim ---------------- Sayılı Kararı: “Mahkemece hükmedilen miktarın tazminat niteliği ve gerçek zararın araştırılması yargılamayı gerektirmekte olup, alacak likit olmadığından, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.” Dava konusu olayda taşıyıcıların hasardan sorumlu olduğunu kabul etmemekle birlikte, eğer Mahkeme aksi bir kanaatte ise, alacağın likit olmaması sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmektedir. Zira yukarıda detaylıca arz ve izaha çalıştığımız üzere, eğer ki bir tazminata hükmedilecek ise, bu tazminatın hesaplanabilmesi için evleviyetle emtianın ticaret borsası / piyasa fiyatının araştırılması gerekmektedir. Bir diğer deyişle, gerçek zararın araştırılması yargılamayı gerektirdiğinden bahisle öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine, işbu itirazlarının kabul görmemesi halinde ise haksız ve mesnetsiz davanın diğer esas gerekçeleri sebebiyle reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------- tarihli cevap dilekçesinde özetle; 1-Husumetin Mesnedi Davalı ------- Başlangıç ve --------- bitiş tarihli CMR Karayolu İle Yapılan Uluslararası Emtia Taşımaları İçin Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. 2-Dava Konusu Talepler Zamanaşımına Uğramıştır. Önemle belirtmek isteriz ki, dava konusu talepler zamanaşımına uğramıştır. Şöyle ki, dava konusu uyuşmazlığın tabi olduğu CMR Konvansiyonu m. 32 uyarınca, zamanaşımı süresi 1 yıldır. Bu yönüyle, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığı sabittir. Şöyle ki, taşıma konusu emtia, ---- tarihinde hasara uğradığı iddia edilmiştir. Mahkeme nezdinde işbu dava, ------ tarihinde ikame ettirilmiştir. Bu yönüyle, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığı kendiliğinden kanıtlanmıştır. Tüm bu açıklamaların Mahkeme tarafından dikkate alınmasını ve bu bağlamda, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini talep ederiz. 3-Dava Konusu Taşımaya CMR Konvansiyonu Hükümleri Öncelikli Olarak Uygulanacaktır. ---------“Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi”ne---------- sayılı yasa ile taraf olmuş, söz konusu ------ açısından yürürlüğe girmiştir. ---- uyarınca usulüne göre yürürlüğe konmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir. Nitekim ----------taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerinin saklı olduğu açıkça belirtilmiştir. CMR’nin 1. maddesi uyarınca, bir kara taşımasının yükleme veya boşaltma yerlerinden birinin konvansiyona taraf ülkelerden biri olması halinde, başkaca koşul aranmaksızın sözleşme hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Somut olayda, hem yükleme yeri ülkesi ----- hem de boşaltma yeri ülkesi ----- taraf olduğundan derdest uyuşmazlığa işbu Konvansiyonun hükümleri öncelikle uygulanacaktır. 4-Hiçbir Şekilde Sorumluluğun Anlamına Gelmemek Kaydıyla Birlikte, Davacı Tarafından -------- Ödemesi Yapılmıştır. Bu Kapsamda, Sigortalı Aleyhine Yapılan İşbu Haksız Davanın Reddine Karar Verilmesi Gerekmektedir. Hiçbir şekilde hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığına ilişkin savunmalarına halel gelmemek kaydıyla birlikte, davacı tarafın sigortalısının meydana geldiği iddia edilen mağduriyetini bir nebze daha giderilmesini temin etmek için ex gratia ödemesi yapılmıştır. O halde sigortacının aktif husumet ehliyetinin de bulunmayacağı her izahtan varestedir. Hal böyle iken, poliçe şartları incelenerek davacının dava açma hakkının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi şarttır.Tüm bu açıklamaların Mahkeme tarafından dikkate alınmasını talep ederiz. Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ------- numaralı sefer poliçesi üzerinde yazılı bulunan sefer detayları incelendiğinde işbu poliçenin dava konusu taşıma işine ilişkin olarak düzenlenmiş bir sefer poliçesi olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu bu poliçenin ikinci sayfasında -------- /ülkelerinden her türlü vasıta ile yapılacak ithalat, ihracat, transit yapılacak taşımalar teminat haricidir.” şerhinin yazılı bulunduğu görülmektedir. Dava konusu taşıma --------- arası olduğundan görüleceği üzere zikredilen bu hüküm uyarınca iddia olunan taşıma hasarı açıkça poliçe teminatı dışındadır. Hal böyle iken; davacı yanın işbu poliçeye dayalı olarak sigortalısına yapmış olduğu ödeme teminat dışı bir hal için yapılmış olup ------ mahiyetindedir ve davacıya halefiyet hakkı kazandırmamaktadır. Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine hükmedilmesini talep etmekteyiz. 5-Hiçbir Şekilde Sorumluluğun Kabulü Anlamına Gelmemek Kaydıyla Birlikte, Olası Tazminat Miktarının Cmr. M. 23 Ve 25 Hükümleri Uyarınca Hesaplanması Gerekmektedir. a. Önemle belirtmek isteriz ki müvekkilinin dava konusu hasardan sorumlu tutulamayacağına dair savunmalarına hiçbir şekilde halel gelmemek kaydıyla, bir an için müvekkilinin sorumlu olduğu düşünülse dahi, taraflar arasındaki uyuşmazlık CMR hükümlerine tabi olduğundan, tazminat miktarının da CMR m. 23 ve 25 hükümleri uyarınca hesaplanması zorunludur. CMR m. 25 uyarınca, “Hasar durumunda taşımacı, yükün madde 23 paragraf, 1, 2 ve 4 gereğince belirlenen değerine göre hesaplanmış kıymetten düşme karşılığı olan bedeli öder.” Bu kapsamda, dava konusu hasara ilişkin tazminat miktarının, CMR m. 23 hükmü uyarınca tespit edilmesi gerekmektedir. CMR m. 23/1, “Bu sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır.” ifadesine açıkça yer vermektedir. CMR m. 23 f. 2 ise “Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa, tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır.” hükmünü amirdir. Ayrıca, tazminat hesabında dikkate alınması gereken bir diğer husus ise taşıyıcının sınırlı sorumluluğudur. Nitekim CMR m. 23/3 hükmü uyarınca tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 Özel Çekme Hakkını aşamayacaktır. CMR’nin 25. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, tazminat miktarının ve sorumluluk sınırının, emtianın hasara uğrayan kısmı üzerinden hesaplanacağı şüphesizdir. Zira ------------ Karar sayılı kararında hüküm altına alındığı üzere, “…CMR Konvansiyonu’na göre parça hasarı halinde Konvansiyonun 23/3 maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk sınırının belirlenmesinde bağlı bulunduğu yerden mekanik olarak ayrılabilen ve kendisinde meydana gelen hasarın bağlı bulunduğu esas parçayı ekonomik açıdan değersiz hale getirmediği hallerde sadece hasarlı parçanın brüt ağırlığı nazara alınması gerekmesine göre, davacı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.” Nitekim bu husus, Mahkeme tarafından gerekli görülmesi halinde, dosya kapsamında tanzim ettirilecek bilirkişi raporuyla da açıkça ortaya konacaktır. 6- Davacı Tarafça Hazırlattırılan Ekspertiz Raporuna İlişkin Ücretin Müvekkili Şirketten Talep Edilebilmesi Mümkün Değildir. Talep sahibi, ekspertiz raporu ücretini müvekkili şirketten talep edemez, şöyle ki; TTK Madde 1426 ödenecek tazminatın belirlenmesi için sigortalı, sigorta ettiren ve lehtar tarafından yapılacak makul giderlerin sigortacı tarafından ödeneceğini hükme bağlanmıştır. Ayrıca CMR Konvansiyonu uyarınca ekspertiz raporu ücreti müvekkil şirketten talep edilebilecek alacak kalemleri arasında düzenlenmemiştir. Nitekim yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. Hal böyle iken; davacının ekspertiz ücreti talebinin her halükarda reddi gerekmektedir. Hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte poliçede yer alan özel şart ve muafiyet hükümlerinin ve poliçe limitinin dikkate alınmasını talep ettiklerinden bahisle davanın zaman aşımı sebebiyle reddine, dava konusu taleplerin esastan reddine, her halükarda, davacının fahiş talebinin reddine ve taşıyıcıların sorumluluk sınırının CMR m. 23 uyarınca belirlenmesine, ret sebepli vekalet ücretinin davacı aleyhine lehlerine takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İcra Dosyası
: --------- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ------, borçlularının ---- olduğu, ---- tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, ödeme emrinin borçlu ---- borçlu ----- tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ----- süresinde --- tarihinde ve borçlu ---- ise süresinde ---tarihinde borca itiraz dilekçesi sundukları ve takibin durduğu görülmüştür. Dosyanın konularında uzman CMR, Sigorta, Makine mühendisi ve Ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdine, tarafların iddia ve savunmaları, rücuya tabi tazminat olup olmadığının hesaplanması için rapor hazırlamalarının istenmesine, bilirkişilere taraf şirket kayıtları üzerinde de inceleme yapma yetkisi verilmesine karar verilmiştir.Bilirkişiler ----- Makine Mühendisi ---- Sigorta Eksperi Sigortacılık Uzmanı --------- tarihli bilirkişi raporunda özetle; "IV. SONUÇ: Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; Sayın Mahkemece verilen görev çerçevesinde, dosya içeriğinin, dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; ------- taşıması yapılan dava konusu emtia, ------- taşımasına konu olduğundan bu noktada CMR Konvansiyonu hükümleri delaletiyle değerlendirme yapılması gerekeceği, Yukarıda -------Sayın Bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmelerde özetle; “Bu olayda tarafımızdan dosya üzerinde yapılan incelemede nakliye sırasında ürün sıcaklığının ---------sabit olması gerekirken ürün sıcaklığında büyük dalgalanmalar olduğu, ürün iç sıcaklığının ---- ulaştığı bu durumun ise ürünün bozulmasına sebebiyet verdiği sonucuna ulaşmamıza neden olmuştur” şeklinde tespitlerde bulunulduğu, yani davaya konu olan ----------emtiasının TAŞIMA SIRASINDA ÇÜRÜMEK SURETİYLE BOZULDUĞU, ... 4- CMR Konvansiyonu sınırlı sorumluluk ilkesi kapsamında yukarıda değerlendirmeler kısmında etraflıca açıklandığı üzere; hesaplamanın yapıldığı -------- belirlenen gösterge niteliğindeki ---- Kurları dikkate alındığında (Sayın Mahkeme tarafından Hükmün verileceği tarihte ------ tarafından ilan edilen --------- dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılmak üzere) davacı taşımacının CMR kapsamındaki sorumluluk sınırının ------ olacağı, fakat bu tutar hasarlı emtia için yukarıda tespit edilen ve iş bu dava ile davacı tarafından talep edilen 57.885.50 USD tutarının üzerinde olduğu, dolayısıyla bu noktada CMR Konvansiyonu sınırlı sorumluluk ilkesi kapsamında yukarıda değerlendirmeler kısmında da etraflıca açıklandığı üzere davalı taşımacının iş bu dava konusu olayda sorumlu olacağı tutarın -------- olarak dikkate alınabileceği, 5- Diğer taraftan davacının davalıdan talep etmiş olduğu ------ tutarındaki Ekspertiz rapor ücreti ile alâkalı olarak; CMR Konvansiyonunun 23/4.Maddesinde yer verilen “Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunun dışında başka tazminat ödenmez” hükmünden hareketle burada geçen “diğer ödemeler” ifadesinin doğrudan taşımanın ifasına ilişkin masrafları kapsadığı, dolayısıyla bu noktada ödenen ekspertiz masrafının ise taşımadan sonra zararın ispatına yönelik yapılan gider niteliğinde olduğu, bu sebeple ödemenin kapsam dışında tutulabileceği, dolayısıyla bu masrafın taşımanın ifasına değil, uyuşmazlık aşamasında delil elde etmeye yönelik olduğu için burada bu ödeme ile ilgili takdirin tamamen Sayın Mahkemeye bırakıldığı, .------- tarihinde alıcı firma adresinde Alıcı firma yetkilileri tarafından emtianın teslim alınması sonrasında ------ eşliğinde yapılan kontroller neticesinde emtianın bozulmuş / çürümüş olduğunun tespit edildiği, Taşımayı gerçekleştiren araçtaki casus cihaz kayıtları dikkate alındığında nakliyat esnasında emtianın bulunduğu bölümde ısı değerlerinin taahhüt sıcaklık derecesi olan +2 Derece'nin üzerine çıkarak nakliye boyunca dalgalandığı, -------- tarihinden itibaren dorse iç sıcaklığının + 13 Derecelere ulaştığı, CMR Sigortacısı tarafından görevlendirilen Eksper tarafından yapılan fonksiyon testinde Dorse iç ortam sıcaklığının +5,9 ile +6 oC Derece olduğu ölçülürken----- ekranında iç ortam sıcaklığının +2 oC Dereceyi gösterdiği, bundan ----- fonksiyonel olarak düzgün çalışmadığı, hatalı çalıştığı kanaatine varıldığı, tüm bu tespitlerden sevkiyata konu taşınan --- taşıyıcı firma tarafından taahhüt edilen +2 Derece ortamında sevkiyatı gerçekleştiremediği, bunun da Emtia'nın bozulmasına sebep olduğu, bu tespitler ve iş bu Bilirkişi Heyeti Teknik Bilirkişilerince belirtilen kanaat ile konu hasarın meydana gelmesinde Taşımayı gerçekleştiren Davalı ------ sorumlu olacağı, Taraflar arasındaki -------- normal koşullarda BOZULMA teminat harici iken, yine poliçeye konulan özel notlarda Davaya konu kamyon ile ------- için anlaşılan Nakliyeci Firmanın Türk Firma olması, -------- cihazı bulunması, cihaz seri numarasının ilgili nakliyat taşıma belgesi ve ------ belirtilmiş olması, konu --------- aracın soğutma ve/veya havalandırma aygıtının taşıyıcının kusuru neticesinde arızalanması veya taşıyanın kusuru neticesinde oluşan ısı farkı sonucu meydana gelmesi halinde BOZULMA RİZİKOSU nun Teminat Dahilinde olacağına dair ----- bulunan şerh dolayısı ile iş bu Dava'ya konu BOZULMA hadisesinin teminat kapsamında sayılacağı, Sigortacı/Davacı tarafından konu hasarın ekspertizi için görevlendirilen bağımsız ekspertiz firması tarafından düzenlenen Eksper Raporu'nda, bozulma hasarı oluşan emtianın tam ziya olduğu değerlendirildiği, fatura toplamı olan ----- tenzili ile ----- TAZMİNAT TUTARI hesaplandığı, konu tazminat tutarının Heyetimiz CMR Uzmanı Bilirkişi ve ------- tarafından da makul, kadri maruf bulunduğu, Hasar Tazminatı'nın ----------Sayılı Hasar Dosya Ödemesi” açıklaması ile transfer ettiği/ödediği ve konu ödemeye dair ----- kopyasının dava dosyasında mübrez olduğu, iş bu ödeme ile Davacı/Sigortacı ---- poliçeden doğan Tazminat yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğu, 8- Davalılardan ------------- bulunduğu, konu sigorta poliçesi ile ------- taşıyıcı sıfatı ile CMR Konvansiyonundan kaynaklanan sorumluluklarının konu poliçede yazılı olan genel ve özel şartlar çerçevesinde ve ----Limit ile sigorta güvencesi altına alınmış olduğu, Davalı/-----olan ve yukarıda işbu dava ile ilgili ----- huzurdaki davaya konu olan, ------gerçekleştirilen ------tarihleri arasında yapılan sevkiyat sonucunda ------yapılan kontrollerde taşınan yük------çürüme, kokuşma, bozulma şeklinde meydana gelen Hasar dolayısı ile ve bu hasarın meydana gelmesinde sorumluluğu olduğu Ekspertiz Raporları ve işbu bilirkişi heyeti kanaati ile belirlenmiş olan taşıyıcı ----------- zararın karşılanması sorumluluğundan kaynaklı doğacak zarar talepleri için ---- Limit dahilinde devreye gireceği, bu poliçe kaynaklı olarak ----------- sigortalısının iş bu hasardaki sorumlulukları nispetinde poliçeden kaynaklı tazminat yükümlülüğünün mevcut olacağı, ... kanaati ile iş bu davaya konu sevkiyatın Teminat Dahili olduğu değerlendirilmiş, her halükarda rücu koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda nihai hukuki takdir ve kararın Sayın Mahkeme'de olacağı, Görüş ve kanaatine varılmış, Sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerimizi saygılarımızla arz ederiz." şeklinde görüş bildirilmiştir.Hukuki nitelendirmelerin mahkememiz tarafından yapılacağı göz önünde bulundurularak tarafların itirazları ve -----tarihli yazı cevabında -----------emtiasının borsa fiyatı olan ------ baz alınarak tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler -------, Gümrük Müşaviri&Lojistik Ve Taşımacılık ------ Makine Mühendisi --------Eksperi Sigortacılık Uzmanı ----- tarafından sunulan -------- tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "III) SONUÇ: Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; Sayın Mahkemece verilen görev çerçevesinde, dosya içeriğinin, dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; A) Zirai Mühendisliği Yönünden: Kök raporda dava konusu edilen üründe meydana gelen zararın hangi sebeplerle oluştuğuna ilişkin olarak dava dosyasında bulunan tüm veriler detaylı bir şekilde incelenmiş ve kök raporda ifade edilmiştir. Kök raporda yapılan tespitler ve değerlendirmelere ilave edilecek bir husus bulunmadığı gibi kök raporda bu konuda herhangi bir değişikliğe de gerek bulunmamaktadır. Dava konusu edilen ürünlerin net miktarı: ----- Bu durumda dava konusu bu ürünlerin toplam değeri: ---------- Sovtaj muafiyeti tutarı ise ----- Bu ürünlerin toplam bedeli olan ---------bedelden den sovtaj bedeli tutarı olan ---- tenzili gerekmektedir. Bu bedelin hesaplanan ürün bedelinden düşülmesi sonrası ---------belirlenen gösterge niteliğindeki kurları dikkate alınmak sureti ile -----------tutarında olacağı hesaplanmıştır. B) Taşımacılık Yönünden: CMR Konvansiyonunun yukarıdaki 32. Maddesine göre Taşıma işlemlerine ilişkin olarak açılacak davaların normal şartlarda 1 yıl içerisinde açılması gerekeceği fakat bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlu durumlarda ise bu sürenin 3 yıl olarak dikkate alınacağı sabit olduğu, dava konusu taşımaya İlişkin olarak CMR belgesine düşülen şerh bilgisi dikkate alındığında hasarlı emtianın tarafların beyanlarından da hareketle ----------- tarihinde teslim alındığının anlaşıldığı, dolayısıyla CMR Konvansiyonunun yukarıda belirtilen 32./1-(a), (b) ve (c) maddesine istinaden Normal şartlarda 1 yıllık olan dava açma süresi yönünden bir değerlendirme yapıldığında buradaki taktir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere CMR Konvansiyonunun 32/1(a) maddesinde belirtildiği gibi hasarlı emtianın teslim edildiği ---------- tarihinden itibaren 1 yıllık dava açma süresinin işlemeye başlayacağı ve ayrıca CMR konvansiyonunun 32/2. Maddesi ile zaman aşımı süresinin de durmasının düzenlendiği, yani bu noktada davacının icra takibine başladığı 24.05.2024 tarihi ve Arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru sonuçlanma tarihlerinin de dikkate alınması gerektiği, dava konusu olay ile alâkalı olarak ise bu noktada dava açma zaman aşımı süresi yönünden değerlendirme yapma yetkisi ve bu husustaki Takdirin sadece Sayın Mahkemeye ait olduğu, bu sebepten bu madde kapsamında değerlendirme ve tespitlere ------tarihli Bilirkişi Kök Raporunda yer verilmediği, 2- -----------tarihli Bilirkişi Kök Raporunun düzenlenme aşamasında emtiaya ilişkin olarak dosyada ----- ilişkin her hangi bir veri sunulmadığından Sayın -------- Bilirkişisi tarafından bu yönde bir tespit yapılamadığı, bu sebepten CMR Konvansiyonunun 23/2. Maddesinde “Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, a) ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır" şeklinde yer verilen hükümden hareketle hasar hesaplaması aşamasında emtianın mevcut kıymetinin dikkate alındığı, gelinen noktada ------sayı ile dosyaya sunulan yazıda dava konusu emtia için Sayın Mahkeme tarafından istenen ---- tarihine en yakın tarih olan ------ tarihinde ortalama birim fiyatın ----olarak bildirilmesi üzerine yukarıda ------- Bilirkişi tarafından bu husus yeninden değerlendirmeye alınarak zayi olan dava konusu emtianın borsa fiyatına göre hesaplanan kıymetinin toplamda -----olacağı sonucuna varıldığı, buradan hareketle ----- Kök raporunda taşımacının ---- limiti dahilinde sorumlu olacağı üst limitin ise ---- olarak hesaplandığı, zayi olan emtia için ticaret borsası fiyatının ise ----- tarafından yukarıda -------- olarak hesaplandığı göz önüne alınarak yeniden değerlendirme yapıldığında; hesaplanan bu tutarlardan EN DÜŞÜK OLANI taşımacı tarafından tazminat bedeli olarak ödeneceğinden bu noktada CMR Konvansiyonu sınırlı sorumluluk ilkesi kapsamında hesaplanan ---- tutarının esas alınabileceği, bu tutar üzerinden ayrıca -----günü ---- tarafından zayi olan emtia için verilen fiyat tarih) saat 15:30'da belirlenen gösterge niteliğindeki kurları dikkate alınmak sureti ile ------- tutarına ulaşılacağı, hesaplanan bu tutardan ise iş bu dava kapsamında davalı taşımacının sorumlu olacağı, (Zayi olan emtianın kıymeti belirlenirken CMR.23/2'ye göre navlun v.s. ilave giderler hariç emtianın taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki geçerli olan ticaret borsa fiyatı esas alındığından sebeple bu tutardan ayrıca navlun tutarı düşülmemiştir). 3- Bunların dışında ------ tarihli Bilirkişi Heyeti Kök raporuna “Taşımacılık Yönünden" yapılan diğer itirazlar ile alâkalı olarak ------- tarihli bilirkişi Heyeti Kök raporunda yer verilen görüş ve kanaati değiştirecek ve yeni belgeye rastlanılmadığı, dolayısıyla bu hususlar ile alâkalı olarak ---------tarihli Bilirkişi Heyeti Kök raporunda yer verilen görüş ve kanaatin aynen geçerli olacağı, C) Sigortacılık Yönünden: Davalılar tarafından Kök Rapor'a yönelik itiraz ve eleştiriler yukarıda değerlendirilmiş olup, Kök Rapor'daki Sigortacılık Yönünden görüş ve değerlendirmelerimizi koruduğumuzu, görüş ve değerlendirmelerimizin (poliçe) sözleşme maddelerinin somut metinleri üzerinden irdelenmesi ile oluşan kanaatlerden oluştuğu ve fakat nihai hukuki takdir ve kararın Sayın Mahkeme'de olacağı, Sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerimizi saygılarımızla arz ederiz." şeklinde görüş bildirilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, rücuen alacak iddiasına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı------- emtiasının taşıma esnasında bozulması üzerine davacı tarafından yapılan ödemenin taşıyıcı ve sigortacısından rücuen tahsili talep edilmektedir.Taşıyıcı firmaya ait araç soğutucusunun arızalı olması sebebiyle -------emtiasının çürümek suretiyle bozulduğu,------ Raporu'na göre hasar miktarının---- olarak hesaplandığı ve davacı tarafça sigortalıya ---- ödeme yapıldığı, dava konusu ----- sekizinci sayfasındaki kloza göre hasarın ---- ülkesinde gerçekleşmesi sebebiyle teminat dışı olmasına rağmen davacı tarafça lütuf ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. TBK m.183 gereğince, alacağın devri “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.”şeklinde düzenlenmiştir. Sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nın 1472. maddesi gereğince rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseye rücu edebilir. Bunun dışında poliçede teminat dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir. Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa ibraname getirtilip devir ve temlik beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.-------Somut olayda tarihsiz "Hasar İbranamesi - Tazminat Makbuzu - Temlikname" başlıklı belgeye göre, temlik eden şirket tarafından üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarının davacının ödediği miktar kadar davacıya temlik edildiği, davacının 6098 sayılı TBK’nın 183. maddesi alacağın temliki hükümleri gereğince alacaklının yerine geçerek dava hakkını elde ettiği anlaşılmıştır.--------- Bu durumda, teminat harici ödeme yapıldığı kabul edilse dahi, alacağın temliki hükümlerine göre, davacının alacaklının yerine geçerek dava hakkını elde ettiği anlaşılmaktadır.CMR'nin 23/1 maddesi gereğince; taşıyıcı tarafından ödenecek tazminatın hesaplanmasında ilk olarak emtianın teslim alındığı yer ve zamandaki değerinin belirlenmesi gerekeceği, bu değerin emtianın borsa fiyatına göre belirleneceği, böyle bir fiyatın yokluğu halinde piyasa fiyatına, onunda olmadığı durumlarda ise aynı tür ve nitelikteki emtianın mutad (objektif) değerine göre tespit edileceği,-------sorulduğunda, ------------emtiasının teslim tarihine en yakın tarih olan ---- tarihinde ortalama birim fiyatının ---- olduğunun bildirildiği, buna göre bilirkişi heyetince yapılan hesaplama sonucu zarar miktarının net ----- olarak hesaplandığı, zarar davalı taşıyıcının kusurundan kaynaklandığından davacı sigorta şirketinin rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla zarar miktarı olarak bulunan ------ üzerinden davanın kabulüne, takip tarihi itibariyle alacak bilinebilir olmadığından işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, eksper masrafının icra takibiyle talep edilemeyeceği ancak yargılama giderlerinde değerlendirilmesi gerektiğine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,------Esas sayılı dosyasında davalılar/borçlular ------ yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin ------ asıl alacak üzerinden AYNEN DEVAMINA,- Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 48.928,66 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 9.485,59 TL peşin harç ve mahkememize yatırılan 24.942,83 TL peşin harç olmak üzere toplam 34.428,42 TL'den mahsubu ile bakiye 14.500,24 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacı tarafından yatırılan 24.942,83 TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 29.028,00 TL ekspertiz ücreti ile sarf edilen bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 40.208,00 TL olmak üzere genel toplam 69.663,60 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 26.302,11 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 113.441,06 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 183.126,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara yarı yarıya bölüştürülerek verilmesine,7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.434,72 TL'sinin davalılardan, 2.365,28 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,8-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,Dair, davacı vekili ve davalı ------- vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ------ Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026