Anahtar kelimeler: Teliften Refi Markadan Patent Tevzi Haklara Büyükçekmece Men Sınıflardaki Esaslı

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: 2026/7
ANA DOSYADA DAVA
: Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ
: █████/2022
BİRLEŞEN ... ESAS DOSYADA
DAVA
: Markadan ve Teliften Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i ile Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2022
BİRLEŞEN ... ESAS DOSYADA
DAVA
: Markadan Doğan Haklara Tecavüz Nedeniyle Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasına tevzi olunan dava dilekçesi ile, müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu'nda 14, 18 VE 25. sınıflardaki ürünler yönünden tescil ettirilmiş ... tescil nolu markaların sahibi olduğunu, müvekkiline ait markaların ortak ve esaslı unsurunun “.....” ibaresi olduğunu, müvekkili ...'ya ait ... tescil nolu markaların tescilli olduğu ve kullanıldığı ürünler ile davaya konu ve davalıya ait .... nolu markanın tescil edildiği ve kullanıldığı ürün/hizmetlerin bire bir aynı olduğunu, müvekkilinin marka esaslı unsurun “.....” ve tali unsur “....” ibareleri ile “....” görselinden oluştuğunu, açıkça ve belirgin olacak bir şekilde kullanılan “.....” ibaresinin tartışmasız en önemli esaslı bir unsur olarak öne çıkarıldığını, müvekkiline ait markaların ve dava konusu markanın esaslı ve ayırt edici tek unsuru “.....” ibaresi olduğunu ve taraf markalarındaki aynılık ise, taraf markaları arasında kaçınılmaz olarak iltibas ya da en azından iltibas tehlikesi yaratacak derecede bir benzerliğe neden olduğunu, bu nedenle SMKnın 25/1,5 maddeleri gereğince hükümsüz kılınmasının usul ve yasayla uyarlı olacağını, Mahkeme'ce kurulacak hükmün infazının temini, işin aciliyeti, bu nedenlerle davalı ... adına tescil ettirilmiş ... nolu “ (.....)” ibareli markanın benzerlik, gerçek hak sahipliği ve kötü niyet nedenlerine dayalı olarak 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/9, 25/1,5 ile 4721 sayılı TMK'nın 2 ve 3 maddeleri gereğince aynı/benzer ürün/hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, sicilinden terkin edilmesine, yüksek Mahkeme'ce kurulacak hükmün infazının sağlanması, işin aciliyeti, açılan davanın konusuz kalmasının önlenmesi ve davadan beklenen amacımızın gerçekleşmesinin temini amacıyla, 6100 sayılı HMK.'nın 389 vd. ile 6769 sayılı SMK'nın 159 vd. maddeleri gereğince ██████████ tescil nolu markanın eldeki davanın sonuçlanıp kurulacak hükmün kesinleşmesine kadar 3. kişilere devri ya da 3. kişiler yararına işlem tesisinin önlenmesi için takdiren teminat alınmaksızın marka siciline ihtiyati tedbir konulmasına; bu yolda TPMK.'ya müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ... esas, ... karar sayılı karar ile "Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından, dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE" karar verildiği ve dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile, TPMK kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacının "kiligistanbul" ibareli muhtelif tarihli 3 tescilli markasının, müvekkilinin ise "....." ibareli tek başvurusunun bulunduğunu, tarafların markalarının şekil ve ibare olarak birbirinden tamamen farklı olmasının yanısıra, -davacının müvekkilinden sonra yaptığı başvuruyu saymazsak- tarafların korunmasını talep ettikleri mal ve hizmet sınıflarının da birbirinden farklı olduğunu, ayrıca, müvekkilinin ".....+şekil" ibareli başvurusu davacının "...." ibareli iki başvurusundan sonra olmasına rağmen, müvekkilinin 35. sınıfın "perakende satıcılık veya mağaza hizmetleri" olarak nitelendirilen 5 nolu alt bendindeki hizmetler yönünden tescilde öncelik sahibi olduğunu davacıya ait "...." ile müvekkiline ait “.....” markalarının müşteriler nezdinde kolayca ayırt edilebilecek farklılığa sahip olduğunu, her iki markayı betimleyen şekillerin de birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, görsel yönden her iki markanın karıştırılma olasılığından bahsetmenin mümkün olmadığını, farklı mal ve hizmet sınıflarında bulunan marka ve işaretler bakımından önceki kullanıma ilişkin bir hak sahipliğinden söz edilemeyeceğini, birbiriyle aynı veya benzer olmayan marka ve işaretlerin de önceden kullanılan marka veya işaret için gerçek hak sahipliği ihdas ettiğinin söylenemeyeceğini, kötüniyet iddiasının mesnetsiz olduğunu, davacının bu iddiasını müvekkilinin tacir olduğu halde tescilli bir markayı kendi adına tescil ettirmesine ve sözde yararlanmasına dayandırmadığını, oysa müvekkilinin davacının markasından gerek ibare gerekse şekil olarak farklı olan ve üstelik farklı mal ve hizmet sınıflarını kapsar şekilde TPMK'ye usulünce başvurduğunu, başvurunun hiçbir aşamasında davacı başta olmak üzere herhangi bir itirazla karşılaşmadığını, açıklanan nedenlerle, haksız davanın reddiyle, avukatlık ücreti ve diğer tüm yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
: Birleşen Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ...'nın 14, 18, 25 ve 35. sınıftaki ürünler yönünden tescil ettirilmiş ... tescil nolu markaların sahibi olduğunu, müvekkiline ait markaların ortak ve esaslı unsurunun "....." ibaresi olduğunu, ilgili markaların tescilli oldukları sınıflardaki ürün ve hizmetler yönünden eylemli olarak ve yoğun bir şekilde kullanıldığını, bu kullanımın Türkiye'nin tamamını kapsayacak şekilde fiziki ve sosyal ortamlarda gerçekleştirildiğini, markaların esaslı unsuru olan ..... ibaresi ile davacı müvekkili arasında SMK'nın 6/3.maddesi anlamında belirgin ve ciddi bir aidiyet, ayrıca Türkiye genelinde marufiyet ilişkisi tesis edildiğini, ayrıca müvekkiline ait "...." ibareli ilk marka başvurusunun █████/2020 tarihinde yapılarak .... tescil numarasıyla sicile kaydedildiğini, davalı yanın, davacı müvekkili ile aynı sektörde ve aynı ürün/hizmetler yönünden faaliyet yürüttüğünü, davalının, davacı müvekkilinin markalı ürünlerinin satışını yaptığı ... e-ticaret sitesi üzerinden bahse konu "....." ibareli markayı taşıyan ürünleri davacı müvekkilinden habersiz ve iltibas yapmak suretiyle satışa sunduğunu, bu durumun taraflarınca noter aracılığıyla e-tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, müvekkiline ait marka başvurularındaki esaslı unsur olan ..... ibareli ürünlerin; davalı tarafından " https://www....com/magaza/.... ", " https://www....com/.... " web adreslerinde, ...., .... ve ... isimli ortamlarda yoğun bir reklam kampanyasıyla satışa sunulduğunu ve eylemli olarak kullanıldığını, davalı tarafından davacı müvekkiline ait markanın kullanılarak gerçekleştirilen satışlar neticesinde davalı ...’in işletmesinin ...’un en çok satışı yapılan aksesuar kategorisinde 8 numaraya yükseldiğini, davalı ... tarafından, Türkiye’nin en büyük e-ticaret platformu olan .... sitesi üzerinden gerçekleştirilen satışların tamamında “.....” ibaresinin kullanıldığını, bunun yanı sıra müvekkiline ait görsellerin de davalı tarafından kullanıldığını, bu durumun davacı müvekkilinin marka ve telif haklarını da ihlal ettiğini, müvekkili ... adına tescilli ve ilk kez müvekkili tarafından ihdas edilip kullanılan ..... ibaresinin, davalı ... tarafından davacı müvekkilinin izin ve onayı olmaksızın 6769 sayılı SMK.’nın 6/1 maddesi anlamında aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer şekilde kullanıldığını, ayrıca davalı ...'in, dava konusu ..... ibaresini, davacıdan çok sonraki bir tarihte 06.06.2021’de marka olarak tescil ettirmek için başvurduğunu, işbu dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk aşamasına başvurulduğunu, ... Arabuluculuk numaralı dosyada 22.04.2022 tarihinde "anlaşamama" yönünden arabuluculuk tutanağı düzenlendiğini belirterek; davalının marka ihlali ve haksız rekabetin ihtiyati tedbir olarak durdurulup önlenmesine, https://www....Com/magaza/...., https://www...com/ ... sitesi üzerinden gerçekleştirilen satışların durdurulmasına, bahsi geçen siteye erişimin engellenmesine, müvekkili ...’ya ait olan 14, 18, 25 ve 35. sınıftaki ürünler yönünden ... tescil nolu markaların ayırt edilemeyecek kadar veya en azından iltibas ya da iltibas tehlikesi yaratacak derecedeki benzerinin davalı tarafından kullanmasından kaynaklı olarak davalı iş ve işlemlerinin marka ihlali, telif hakkı ihlali ve haksız rekabet olduğunun tespitine, işbu marka ihlali ve haksız rekabetin ref’i ile men’ine ve yaratılan olumsuz maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, tecavüz oluşturan ve cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulmasına, tecavüz ve haksız rekabetin devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasına, masraflar davalıya ait olmak üzere el konulan ürünler üzerlerindeki markaların silinmesine; veya marka hakkına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasına, hükmolunacak mahkeme kararının masrafın davalıdan alınmak suretiyle Türkiye genelinde yayımlanan ve tirajı 300.’nin üzerinde bulunan bir gazete ile marka ihlali ve haksız rekabetin yaratıldığı mecralarda ayrı ayrı ilan edilmesine, davalı tarafından marka ihlali ve haksız rekabetin gerçekleştirildiği iddia edilen süreç boyunca, davacı müvekkiline ait markanın ve telif haklarının ihlali nedeniyle ve bu ihlal neticesinde elde ettikleri kazancı gösterir tüm bilgi ve belgeleri sunmalarına, ileride artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL. manevi tazminatın ihlal/haksız rekabet tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının "...." ibareli muhtelif tarihli 3 tescilli markası, müvekkilin ise "....." ibareli tek başvurusu bulunduğunu, tarafların markalarının şekil ve ibare olarak birbirinden tamamen farklı olmasının yanı sıra, tarafların korunmasını talep ettikleri mal ve hizmet sınıflarının da birbirinden farklı olduğunu, davalının ".... " ibareli başvurusunun, davacının ".... " ibareli iki başvurusundan sonra olmasına rağmen, davalı müvekkilinin 35. sınıfın "perakende satıcılık veya mağaza hizmetleri" olarak nitelendirilen 5 nolu alt bendindeki hizmetler yönünden tescilde öncelik sahibi olduğunu, bu durumda davacının hak ihlal iddialarının, davalı müvekkilinin tescilli markasını kullanımına dayandığını, davacı tarafın iddiasının aksine yeni düzenlemeyle başkasının sınai mülkiyet hakkına tecavüz ettikleri tespit edilen kişilerin, o sınai mülkiyet hakkından daha sonraki bir tarihte kendi adlarına yapılan tescile dayanmalarının önünün kapatıldığını, oysa 35. sınıfın 5 nolu alt sınıfı yönünden (perakende satış ve mağazacılık hizmetleri) davalı müvekkilinin başvurusunun davacının başvurusundan daha önce olduğunu, 35. sınıfın "perakende satış ve genel mağazacılık hizmetleri"ne ilişkin 5 nolu alt sınıfında tescilde önceliğin davalı müvekkiline ait olduğundan marka hakkını ihlal eden fiillerin varolduğu varsayılsa dahi müvekkiline karşı marka hakkının ihlaline dayanan tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i davaları ile aynı hukuki nedene dayanan haksız rekabet davalarının açılmasının mümkün olmadığını, davacının işbu davayı davalıya karşı açabilmesi için öncelikle davalı müvekkilinin markasını hükümsüzlükle sicilden düşürmesinin gerektiğini, davacıya ait "...." ile davalı müvekkiline ait “.....” markalarının müşteriler nezdinde kolayca ayırt edilebilecek farklılığa sahip olduğunu, davacının, basiretli bir tacir olarak tüm tescil başvurularını “.....” ibaresine “...” ibaresini ekleyerek yapmayı tercih ettiğini, “....” ibaresinin tanınmışlığından, İstanbul’daki müşteriler bakımından “yerli” algısı oluşturma fonksiyonundan yararlanmak istendiğini, şehir isimlerinin TMPK nezdinde o şehre has bir mal/hizmet ile birlikte olmamak koşuluyla diğer ibare/ibarelerle birlikte tescil edilebildiğini, Yargıtay kararlarında da şehir isimlerinin, birlikte kullanıldığı diğer ibare/ibarelerle bir bütün olarak ayırt edicilik sağladığının kabul edildiğini, davalı müvekkilinin takı-aksesuar vb. ürünlerin özellikle perakende satıcılık ve genel mağazacılık faaliyetleri yönünden “.....” ibaresinin uygun olup olmadığı yönünde sınai mülkiyet uzmanlarına marka araştırması yaptırdığını, “.....” markasının 35. sınıfta yer alan tüm alt sınıflar için uygun olduğu yönündeki uzman görüşüne dayanarak TPMK'ye başvurusunu yaptığını, başvurunun TPMK’nin şekli ve benzerlik denetimlerinden geçerek yayınlandığını, yayınlanan başvuruya herhangi bir itiraz olmadığını, böylelikle “.....” markasının 23.09.2021 tarihinde TPMK tarafından davalı müvekkil adına tescil edildiğini, davacının ilk başvurusunu “....” olarak 06.12.2020 tarihinde 14, 18 ve 25 nolu mal sınıflarını kapsar şekilde yaptığını, davacının bu ilk tescil başvurusunun 35. sınıfı kapsamadığını, davacının 06.01.2021 tarihinde bu sefer “.....” ibareli ikinci bir başvurusunda 35. sınıfta koruma istediğini, ancak bu sefer de 35/5 nolu sınıfı yani perakende satıcılık ve genel mağazacılık hizmetlerini başvurusunun kapsamı dışında tuttuğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce işbu dosya üzerinden █████/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında, Birleşen Mahkememize ait ... esas sayılı dosyada marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat taleplerinin dosyadan tefrikine karar verildiği, dosyanın Mahkememizin .... esasına kaydının yapıldığı ve █████/2023 tarih, ... Karar sayılı karar ile "█████/2022 tarihli ele alma tutanağı ile davacı vekiline maddi tazminat seçimlik hakkını sunmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde seçimlik hak sunulmadığı takdirde davanın maddi tazminat yönünden usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, ele alma tutanağının davacı vekiline █████/2022 tarihinde tebliğ edildiği, ancak kesin süre içerisinde seçimlik hakkını sunmadığı, bu itibarla talebini somutlaştırma yükümlülüğü altında bulunan davacının maddi tazminatın SMK 151/2-a-b-c fıkralarında belirtilmiş hesap yöntemlerinden birini seçmeyerek söz konusu yükümlülüğünü yerine getirmediği" şeklinde gerekçelerle, davacının davasının usulden reddine karar verildiği, dosyanın istinafa gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih, ... E., .... Karar sayılı ilamıyla, karar kaldırılarak Mahkememizin .... esasına kaydının yapıldığı ve █████/2023 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararıyla, dosyanın Mahkememizin işbu dosyayla birleştirildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına tescilli marka tescil belgeleri celp olunmuştur.
Dosya, ana dosyada, davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı; birleşen dosyada, davalının, davacıya ait .... ve ... tescil numaralı markalarından doğan haklarına tecavüzünün ve telif haklarından doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, haksız rekabetin oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler █████/2023 tarihli raporlarında; "ASIL DAVA BAKIMINDAN; Davalı yana ait dava konusu .... kod numaralı görselini ihtiva eden markanın SMK 6/1 hükmü kapsamında “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler.Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlarKoruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar,bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) Mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri” bakımından kısmen hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğu, SMK 6/3 hükmü kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, SMK m. 6/9 hükmü kapsamında davalının kötüniyetli olarak nitelenebilirliği hususunda heyet üyelerinden ....’a göre davalı açısından kötüniyet koşulunun ispatlanamadığı; ... ’ya göre ise davalı açısından kötüniyet değerlendirmesinin yapılabileceği, ancak bu son yaklaşıma göre markanın bu hüküm kapsamında bütünsel hükümsüzlük sonucuna varılmasının zorunlu olmadığı değerlendirmesinin yapılabileceği, Heyet üyelerinden ... ’nin uzmanlık alanı farkı nedeni ile ilgili hususta görüş bildirememiş olduğundan bahse konu hususta çoğunluk görüşü oluşmadığı, takdirin Mahkemeye ait olduğu, BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN; Davacı yanın bildirdiği linkler üzerinde davalının güncel herhangi bir kullanımının heyet tarafından tespit olunamadığı, davacı yanın Dava dilekçesi ekinde 18.04.2022 tarihli ve .... numaralı noter e-tespit evrakları incelendiğinde ....com üzerinde “.....” ibaresi aratıldığında “.....” isimli mağazaya yönlendiği, “...” isimli mağazanın davalı ... tarafından işletildiğine ilişkin olarak sunduğu kayıtların Sayın Mahkemeniz tarafından kabulü halinde ise ilgili görsellerde yer alan kullanımların davacı yana ait ... kod numaralı görselini ihtiva eden markaya tecavüz ve davacı yan ile haksız rekabete sebebiyet verir mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Dava dilekçesinde telif hakkı ihlali ile ilgili iddialar olunduğu mahkememizce verilen görevlendirmede telif haklarından doğan tecavüzün bulunup bulunmadığı hususunda inceleme ve değerlendirme hususunun yer aldığı ancak bu hususta yeterli bir inceleme değerlendirmenin raporda yer almadığı anlaşıldığından söz konusu eksikliklerin giderilerek dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, bilirkişiler █████/2023 tarihli ek raporlarında; "Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu görsellerin (kulağına takılı şekilde bayan küpe görselleriyle, çift halkalı küpe görseli) davalı tarafça kullanılması iddiası telif hakkı kapsamında değerlendirilebilecek bir husus olduğu, anılan görsellerin, FSEK itibariyle bir hususiyet arz etmemeleri nedeniyle (heyetlerinde fotoğraf alanında uzman bilirkişi olmaması çekincesi altında) FSEK kapsamında eser olarak nitelendirilmesinin, mümkün olmadığı, bununla beraber, dosya kapsamında orijinalleri bulunmayan ve kanaatimizce eser sayılmayan ürünlerin FSEK çerçevesinde korunması (m. 84) mümkün olduğu, buna göre söz konusu görsellerin doğrudan davacıya ait olduğunun ya da davacının bunlar üzerinde uygun hukuki pozisyonları edindiğinin kabul edilmesi ve bunların davalı tarafça kullanıldığının (çoğaltma ve umuma iletim itibariyle) benimsenmesi durumunda, FSEK m. 84 kapsamında bir değerlendirme ve hak ihlali yönünde bir tespit yapılabileceği" yönünde görüşlerini dosyaya bildirdikleri görülmüştür.
Davacı vekiline eser ve eser sahipliği yönünden tüm delillerini sunmak; taraf vekillerine bilirkişi incelemesine esas olmak üzere ticari defterlerini sunmak üzere süre verildiği, bu sürenin sonunda mevcut heyete bir hesap uzmanı bilirkişi eklenmek suretiyle bilirkişilerden eser ve eser sahipliği hususlarında ek rapor, tazminat hesabı hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişilerin █████/2024 tarihli raporlarında; "FSEK kapsamında korunma hususu önceki ek raporda değerlendirilmiş ve eser konusundaki hususiyet değerlendirmesine dair çekince altında esasen net bir görüş beyan edildiği, daha önce de ifade edildiği üzere söz konusu ürünlerin en azından FSEK m. 84 kapsamında korunması ve buna bağlı olarak kanunun yaptığı açık yollama çerçevesinde haksız rekabete dair hukuki sonuçların doğması kapsamında bir değerlendirme yapmanın mümkün olduğu, buna göre değerlendirme yapıldığında, davacının ilgili görsellerin çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menetmesi mümkün olduğu gibi, haksız rekabet hükümleri çerçevesinde varsa uğradığı maddi zararını (ispatlandığı ölçüde fiili zararını ve yoksun kaldığı kazanç kaybını) ve/veya (hangisi söz konusu olduğuna göre) haksız rekabet sonucunda davalının elde ettiği veya elde etmesi mümkün görülen menfaatin devrini istemesinin (de) mümkün olduğu, davalı tarafın incelenen ticari defterlerinin, sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı tarafın, dava konusu markaya yönelik, faaliyete başladığı tarihten, dava tarihine kadar olan dönem içerisinde elde ettiği satış hasılatı ve ortalama piyasa karlılık oranı dikkate alınarak yapılan hesaba göre, elde ettiği muhtemel kazancın 71.336,50 TL.’ sı olarak hesap edildiği, dava konusu markanın satışlara olan etkisi üzerinden yapılan hesaba göre, elde edilen muhtemel kazancın 28.534,60 TL.’ sı olarak hesap edildiği, davacı tarafın maddi tazminat talebinin Türk Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Dosyaya sunulan rapor ve ek raporlarda işaret edildiği üzere heyete bir fotoğraf sanatçısı eklemek suretiyle FSEK kapsamında tecavüz iddialarına ilişkin ek rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişiler █████/2025 tarihli raporlarında; "Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu görsellerin (kulağına takılı şekilde bayan küpe görselleriyle, çift halkalı küpe görseli) davalı tarafça kullanılması iddiası telif hakkı kapsamında değerlendirilebilecek konular olduğu, heyete eklenen alan bilirkişisinin değerlendirmelerine göre anılan görsellerin, FSEK itibariyle bir hususiyet arz etmemeleri nedeniyle FSEK kapsamında eser olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bununla beraber, dosya kapsamında orijinalleri bulunmayan ve kanaatimizce eser sayılmayan ürünlerin FSEK çerçevesinde korunmasının (m. 84) mümkün olduğu, buna göre söz konusu görsellerin doğrudan davacıya ait olduğunun ya da davacının bunlar üzerinde uygun hukuki pozisyonları edindiğinin kabul edilmesi ve bunların davalı tarafça kullanıldığının (çoğaltma ve umuma iletim itibariyle) benimsenmesi durumunda, FSEK m. 84 kapsamında bir değerlendirme yapılabileceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili █████/2026 tarihli dilekçesi ile, davalı aleyhine 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat talebiyle açmış oldukları davada, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda maddi tazminat alacaklarının 28.534,60 TL olduğu yönünde görüş bildirildiğini, bu sebeple, maddi tazminat taleplerini 28.534,60 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiş ve eksik harcını ikmal ettiği görülmüştür.
Ana dosyada dava, davalı adına tescilli markanın SMK m. 6/1, m. 6/3 ve m. 6/9 uyarınca hükümsüzlüğü talebine yönelik olduğu; birleşen Mahkememizin ... esas sayılı dosyada dava, davalının, davacıya ait markalarından ve teliften doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, men ve ref'i ile manevi tazminat talebine yönelik olduğu; birleşen Mahkememizin ... esas sayılı dosyada dava, davalının, davacıya ait markalarından doğan haklarına tecavüz nedeniyle maddi tazminat talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Ana dosyada, davalıya ait markanın hükümsüzlüğü talebine yönelik yapılan değerlendirmede;
SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir.Buna göre SMK’nın 5’inci ve 6’ncı maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması durumunda tescilli markanın hükümsüzlüğü istemi ile dava açılabilmesi mümkündür. Hükümsüzlük halleri SMK’nın 5. Maddesinde sayılan mutlak tescil engelleri ile SMK’nın 6. Maddesinde sayılan nispi tescil engellerinden oluşmaktadır. Bu haller, marka tesciline engel oluşturan haller olmasının yanında bir şekilde tescile bağlanmış markaların hükümsüzlüğüne de sebep olan hallerdir. Bu durumda markanın hükümsüzlüğü davasının koşulları arasında tescilli bir markanın bulunması ve bu tescilli markanın SMK’nın 5. veya 6. maddesinde sayılan hükümsüzlük hallerinden birini ya da birkaçını içeriyor olması gerekmektedir.
SMK kapsamında nispi tescil engellerinin değerlendirilebilmesi açısından ilk olarak taraf markaları arasında SMK m.6/1 kapsamında bir benzerliğin var olması gereklidir. Zira, SMK m.6/1 kapsamında, benzer olarak nitelendirilemeyen taraf markaları açısından ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi mevcut olmayacağından, diğer nisbi tescil engellerinin koşulları oluşmayacaktır.
SMK'nun 6/1 md'sine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırılma ihtimali, bir yandan işaretlerin, öte yandan tescilli oldukları ya da tescil başvurusunun yapıldığı veya kullanıldığı mal ve/veya hizmetlerin benzer olup olmadığının incelenmesini gerektirir. Bir başka anlatımla, karıştırılma ihtimalinin varlığı ve buna bağlı olarak doğacak markanın hükümsüzlüğü için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gereklidir.
Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir.
Tüm bu genel değerlendirmeler ve bilirkişi raporundaki taraf markalarına ait görseller bir arada değerlendirildiğinde,
Davacı yanın davaya mesnet .....kod numaralı 06.12.2020 başvuru tarihli markası 14.18,25 ve 35. sınıflarda davacı yan adına tescilli olmakla davalı yanın dava konusu markası ise 35. Sınıfta tescilli olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 27.03.2008 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı uyarınca: “farklı sınıflarda yer almalarına rağmen yöneldiği müşteri kitlesi nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ticaret ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmetlerin "benzer" olarak kabulü mümkündür. Bir başka anlatımla, ticaret ve hizmet markalarının içerdikleri mal ve hizmetler birbirlerinden ayrılmayacak derecede içiçe geçmiş ise ticaret ve hizmet markaları arasındaki iltibastan da söz edilebilir ve tanınmış olmayan markalar bakımından da iltibas değerlendirmesi yapılabilir. Burada temel ölçüt, halkın karıştırma ihtimali bulunup Bulunmadığıdır.” yönündeki içtihadı ve Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Esas ve .... Karar sayılı kararı uyarınca:‘‘ … TPE tebliğine göre farklı sınıflarda yer almalarına rağmen halk nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ticaret ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmetlerin ‘‘benzer’’ olarak değerlendirilmesi de mümkündür aynı husus öğretide de kabul edilmektedir….’’ içtihadı ve bilirkişi raporundaki değerlendirmeler dikkate alındığında her ne kadar karşılaştırmaya tabi markalar farklı sınıflarda yer almakta ise de; davacı yanın dayanak markaları arz edildiği üzere Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 14. Sınıfında “Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler.” emtialarında, 18. Sınıfında “Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar.” emtialarında 25. Sınıfında “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” emtialarında, 35. Sınıfında “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme” hizmetlerinde tescilli olmakla bu çerçevede Davalı yanın dava konusu markasının; “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” bakımından SMK 6/1 hükmü kapsamında kısmen hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun bilirkişi heyeti tarafından değerlendirildiği ve mahkememizce bu değerlendirilmeye itibar edilmiştir.
Somut olayda üzerinde durulması gereken bir diğer husus davalının önceye dayalı hak sahipliği iddiasıdır.
SMK 6/3'e göre başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
Buna göre marka üzerindeki öncelik hakkı o markayı ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye aittir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ E., █████████ K. █████/1999 T.)
Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için markaya belli bir ayırdedicilik, bir başka ifadeyle bilinirlik kazandırılması gerekir. İşarete koruma getirilebilmesi için bunların ticarette kullanılarak ayırdedicilik kazandırılması gerekir. Ancak bu ihtimalde işaret üzerinde bir hak elde edilmiş olabilir.(Yasaman, Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi C.II s.1007)
Tescil engeli olarak düzenlenen bu hüküm, aynı zamanda tecavüz davasında savunma olarak da ileri sürülebilir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, somut olayda SMK 6/1 maddesi kapsamında yapılan değerlendirmelerde yer verildiği üzere mevcut Yargıtay kararları ışığında taraflar arasındaki benzerlik ve karıştırılma ihtimalleri şartları oluşmakla birlikte SMK’nın 7/1 maddesinde yer alan “Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil ile elde edilir” biçimindeki hüküm açıkça tescil ilkesinin kabul edildiğini gösterirken, buna karşılık SMK’nın 6/3 maddesinde tescile rağmen başkasının hak sahibi olabileceği, markayı ilk kez ihdas eden, kullanan kişinin de korunacağı düzenlenmiştir. Davacı yan tarafından dava konusu markalar bakımından gerçek hak sahibi olduğunu ispatlayabilmek gayesi ile bir takım eski kullanımlarını gerekçe göstermiş olup, kullanıma dayalı gerçek hak sahipliğinden bahsedilebilmesi için “gerçekleştirildiği iddia olunan markasal kullanıma marufiyet kazandırılmış olması” şartının da varlığının gerektiği, somut olayda davacı yanın dosyaya arz ettiği deliller üzerinde bilirkişilerce yapılan inceleme neticesinde ilgili kullanımların “maruf” hale geldiğinin değerlendirilemediği, dolayısıyla ilgili marka bakımından SMK 6/3 hükmü kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığının kanaatine varılmıştır.
Kötüniyet iddiası yönünden yapılan incelemede;
Kötüniyetten ne anlaşılması gerektiği ve hangi koşullarda varlığının kabul edilmesi gerektiği her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husus olmakla birlikte "ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya yönelik olarak, "önceki marka sahibini tescil konusu ürünleri pazarlamaktan alıkoyma, piyasaya girmesini engelleme amacı ile" yapılmış tesciller kötüniyetli kabul edilmektedir. Hukukumuzda iyiniyet asıldır. Yani kötüniyet iddiasında bulunan bu iddiasını ispat külfeti altındadır. Somut olayda davalının, münhasıran belli hizmet ve emtialar bakımından mutlak tescil engeli bulunan bir markayı tescil ettirmesinin kötüniyetli olarak kabul edilmesi, başka iddia ve delillerle desteklenmediği müddetçe mümkün değildir. Bu nedenle davaya konu olayda davalının kötüniyetli tesciline delalet eder yeterli ve somut delil dosyaya sunulmadığından bu iddianın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Birleşen Mahkememizin ... esas sayılı dosyada marka hakkına tecavüz iddia ve talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/1 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 mad.'si gereğince hem 5.mad.'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.mad.'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir. Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b mad.'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir.
Bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacı yanın dosyaya arz etmiş olduğu linkler üzerinde davalı yanın halihazırda davacı yana ait markaları ihlal eder herhangi bir kullanımı tespit edilemediği, ancak davacı yanın Dava dilekçesi ekinde 18.04.2022 tarihli ve ... numaralı noter e-tespit evrakları incelendiğinde ....com üzerinde “.....” ibaresi aratıldığında “..... AKSESUAR” isimli mağazaya yönlendiği, “..... AKSESUAR” isimli mağazanın davalı ... tarafından işletildiğine ilişkin kayıtlar sunulduğu, bahse konu kullanımların davacı yana ait ..... asli unsurlu markayı ihtiva eden unvan ile davacı yanın markalarının tescilli olduğu ürünlerin satış konusu edildiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla ilgili kullanımlarını davacı yana ait ... kod Numaralı ve 06.12.2020 başvuru tarihli markanın tescilli olduğu emtialar üzerinde gerçekleştirildiği ve ilgili kullanımların davacı yanın ilgilimarkasına tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu tespit ve değerlendirmesi karşısında davalının internet ortamındaki kullanımlarının davacı yana ait ... no'lu markasından doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, men ve ref'ine karar verilmiştir.
Haksız rekabet davası yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarih, ... esas ve .... karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu anlaşılmakla haksız rekabet davasının reddine karar verilmiştir.
FSEK yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı taraf FSEK'den doğan haklarına tecavüzde bulunduğunu talep etmiş ise de dosyanın konusunun tescilli marka hükümsüzlüğü ve markaya tecavüz olduğu ve 6769 sayılı yasaya dayalı olarak davanın açıldığı, somut olayda 5846 sayılı FSEK ile ilgili değerlendirme yapılabilecek bir eser söz konusu olmadığı, bu yönde herhangi bir vakıaya dayanılmadığı nedeniyle bu yöndeki talepler yasal şartları oluşmadığından ve sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalının davacının markasından doğan haklarına tecavüzünün bulunduğu tespit edilmiş olmakla, ihlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır.
Birleşen Mahkememizin .... esas sayılı dosyada marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Somut olayda, davalının davacının markasından doğan haklarına tecavüzünün bulunduğu tespit edilmiş olmakla, hesap uzmanı bilirkişisinin içinde bulunduğu bilirkişi heyetinden alınmış rapor doğrultusunda, sektör teamülleri ve karlılık oranları da dikkate alınarak, davalı ticari defter ve kayıtları ile tüm deliller ışığında tespit olunan ve ıslah ile talep edilen 28.534,90 TL maddi tazminatın, toplanan deliller, ihlal edilen hakkın boyutu ve davalının ticari hacmi ile uyumlu ve usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
ASIL DOSYADA;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
-Davalı yana ait ... nolu markanın 35.sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler.Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlarKoruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) Mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri" bakımından kısmen hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen hükümsüzlük talepleri yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen hükümsüzlük talepleri yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 74,50 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 6.074,50 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 3.037,25 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
-Davalının internet ortamındaki kullanımlarının davacı yana ait ... no'lu markasından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, men ve ref'ine, bu kapsamda tecavüz oluşturan davalıya ait ürünlere ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulmasına,
-10.000,00 TL manevi tazminatın █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
-Hüküm özetinin masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına,
-FSEK'ten kaynaklanan telif haklarına tecavüz ve haksız rekabet talebinin sübut bulmadığından reddine,
-Davacının, haksız rekabet talebinin reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen markadan doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen manevi tazminat davası yönünden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen FSEK'ten doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen haksız rekabetin tespiti davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yapılan 19.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 398,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 19.398,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 5.819,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
1-Davacının davasının KABULÜ ile;
-28.534,90 TL maddi tazminatın █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 732,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 28.534,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 250,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 3.750,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!