Anahtar kelimeler: Dolara Doların Açılışındaki Ulaşan Edememiştir Dolar Sonuçsuz Kalmış Eylemden Vermiş

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili 09.09.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket davacı şirkete vermiş olduğu hizmet karşılığında düzenlemiş olduğu faturalar nedeniyle 99.659,77 Dolara (Takip açılışındaki Doların TL karşılığı olan 3.208.277,21 TL) ulaşan alacağını tahsil edememiştir. Davaya dayanak teşkil eden Dolar Alacaklarına ilişkin ---.İcra Müdürlüğünde ----- Esas sayılı takip dosyasından takip başlatılmıştır. Dava konusu Dolar alacağına yönelik----.İcra Müdürlüğünde ------ Esas sayılı takip nedeniyle yapılan tüm görüşmeler ve arabuluculuk görüşmeleri sonuçsuz kalmış, arabuluculuk görüşmesi neticesinde anlaşamama tutanağı imzalanmıştır. Müvekkili şirket davalı şirkete vermiş olduğu hizmetlerin neticesinde faturalarını düzenlemiş ve davalı şirkete göndermiştir. İtiraz kötü niyetli olup borcu ötelemeye yöneliktir. Zira davaya konu alacak dışında yine müvekkili şirketin Euro üzerinden kesmiş olduğu fatura alacağından kaynaklı alacak için-----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasından yapılan takibe de önce itiraz etmiş, takibi durdurmuş ancak bilahare harici ödeme ile borcu kapatmıştır. Euro alacağına yönelik takip dosyası borcunun ödenmesi de tarafların aralarındaki ticari faaliyetin ve fatura alacaklarının haklılığının en somut delilidir. İcra takibine karşı sunulan itirazı incelendiğinde davalı borçlu mevcut borca karşı herhangi bir dayanak gösterilmediğini, herhangi bir borcu olmadığını, iddia etmiştir. Bu iddia tamamen asılsızdır. Zira müvekkili şirketin düzenleyip gönderdiği faturalara yasal süresi içinde davacı tarafın herhangi bir itirazı olmamış ve faturaları kabul etmiştir. Faturaların kabulü Davalı borçlunun borçlu olduğunun kanıtıdır. Aksine düşünce hayatın olağan akışına aykırıdır. Müvekkili davalı yana yapmış olduğu hizmetlerin karşılığı olan parayı halen geri alamamış olması nedeniyle maddi ve manevi olarak birçok sıkıntılar yaşamış ve yaşamaya devam etmektedir. Zira davalının müvekkiline ödemediği borcu nedeniyle müvekkilinin maddi malvarlığı aktifi azalmış ve kazanç kaybına uğramıştır. Nihayetinde yargılama aşamasında borçlunun mal kaçırma şüphesinin bulunduğu göz önüne alınarak borçlunun menkullerine, gayrimenkullerine, taşınır ve taşınmaz mallarına ve 3. Şahıslarda bulunan hak ve alacaklarına geçici olarak el konulmasını bu kapsamda teminatlı veya teminatsız olarak hukuki tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmektedir. Anonim şirket olan davalı tarafın müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturalara itiraz etmemesi, küçük meblağlı icra takibini ödemeleri, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı hususunda karine teşkil etmekte itirazın kötü niyetli ve borcu ötelemeye yönelik yapıldığının göstergesidir. Kaldı ki davalı taraf yapmış olduğu haksız itirazdan sonra müvekkili şirkete █████/2024 tarihinde 18,000 Dolar ödeme yapmıştır. Bu yapılan ödeme dahi alacağın varlığına karine teşkil etmektedir. Yapılan ödemenin itirazdan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonra yapılmış olması itirazın haksız olduğunun ve alacağın reel olduğunun göstergesidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun------Karar sayılı kararları doğrultusunda Müvekkili şirket tarafından bildirilen bu ödeme mahsup edilmek suretiyle 81.659,77 Dolar alacağının tahsil tarihindeki kur üzerinden ve takip taleplerindeki talepleri doğrultusunda döviz alacaklarına bankalarca 1 yıla kadar vadeli mevduata uygulanacak faizi ile tahsili amacıyla işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur. (Dava açılışında 1 Dolar = 33.9815 olup TL karşılığı 2.774.921,47 TL olarak hesaplanmıştır) Borçlunun icra takibine ve borca yaptığı itiraz haksız olup itirazın iptali ile takibin devam etmesi amacıyla işbu davayı açmak gerekmiştir. Bu itibarla, maddi ve hukuki dayanağı bulunmayan, herhangi bir geçerli belgeye dayanmayan, iyiniyetten uzak itirazların takip taleplerindeki talepleri doğrultusunda kaldırılmasını talep etmektedir. Yine itirazlarında haksız ve kötüniyetli olan, alacaklıyı zarara uğratmayı amaçlayan davalı borçlunun alacağın %20’ından aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerinden bahisle öncelikle borçlu şirketin menkul, gayrimenkul, taşınır, taşınmaz ve 3. Şahıslarda bulunan hak ve alacaklarına dava miktarı kadar ihtiyati haciz konulmasına, davalının ----İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı takip dosyasına ilişkin itirazının iptaline ve takibin takip talebindeki talepleri doğrultusunda devamına, davalı icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 20.10.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davacı firmaya herhangi bir şekilde borcu bulunmamaktadır. Davacı tarafça da Müvekkilinin kendisine borcu bulunduğuna dair dosyaya herhangi bir bilgi/belge sunulamamıştır. Müvekkilinin Davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından davaya konu faturaların hiçbir karşılığı bulunmamakta olup Davacı taraf haksız yere zenginleşmek adına huzurdaki davayı ikame etmektedir. Öte yandan Davacı taraf Müvekkili aleyhine başka bir icra takibi daha başlattığını, bu icra dosyasına Müvekkili tarafından haricen ödeme yapıldığını, işbu dosyaya ödeme yapılması tarafların aralarındaki ticari faaliyetin ve fatura alacağının haklılığının en somut delili olduğunu iddia etmiştir. Bahsi geçen icra dosyasına konu faturalar davaya konu faturalardan farklı bir alacağa ilişkin olup Müvekkilinin o dosyaya konu faturalara ilişkin ödeme yapması, davaya konu dosyaya ilişkin faturalara dair de Müvekkilinin borcu olduğu anlamını taşımayacaktır. Müvekkilinin davaya konu faturalara ilişkin herhangi bir borcunun bulunmadığı taraflarınca iddia edilmektedir. Dolayısıyla Davacı iddialarının dikkate alınabilmesi mümkün değildir. Herhangi bir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla Davacının asıl alacak yönünden talebinin hukuka uygun olduğu düşünülse dahi icra takibi ile işlemiş faiz talep edilebilmesi mümkün değildir. Zira müvekkilinin işbu davanın davacısına bir borcu olmadığı gibi müvekkili davaya konu faturalara ilişkin olarak da usulüne uygun olarak temerrüte düşürülmemiştir. Bir an için davacının işlemiş faiz talep edebileceği düşünülse dahi talep etmiş olduğu faiz cinsi ve oranı hatalı olup faiz cinsi ve faiz oranını da kabul etmemektedir. Müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından ödeme emrine yapılan itiraz hukuka uygun olup davacının icra inkar tazminatı talep edebilmesi mümkün değildir. Gelinen durumda Müvekkili Şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından icra takibine itiraz edilmiştir. Bunun üzerine karşı taraf huzurdaki haksız ve mesnetsiz davayı ikame etmiştir. Müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddi ile takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak koşulu ile Müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerinden bahisle haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile Müvekkili lehine takip konusu asıl alacağın % 20’sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İcra Dosyası
: ----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının --------Şirketi olduğu, toplam 99.659,77 USD Fiili Ödeme Tarihi Toplam Alacak üzerinden █████/2024 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, ödeme emrinin █████/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde █████/2024 tarihinde takibe, takip talebine, ödeme emrine, takipteki borçlu sıfatımıza, borcun tamamına, borcun konusuna, başta işlemiş ve işleyecek faiz olmak üzere borcun tüm ferilerine, faizin cinsine, faiz oranına, takibe dayanak yapılan belgelere açıkça itirazlarını içerir borca itiraz dilekçesi sunduğu ve takibin durduğu görülmüştür. Davacı şirket yerleşim yerinin bağlı olduğu bilirkişilik bölge kurulundan resen seçilecek mali müşavir bilirkişi marifetiyle davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapmak suretiyle tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor hazırlamasının istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir ----- tarafından sunulan 14.04.2025 tarihli raporda özetle; "Sonuç: Davacı şirket olan -------ŞİRKETİ'ne vermiş olduğu hizmet karşılığında düzenlemiş olduğu faturalar nedeniyle 67.261,02 USD (1.906.983,69 TL) ve 1.461 EURO (49.017,48 TL) alacaklıdır. Davacı şirket olan ------ŞİRKETİ'nden Tahsil edebileceği toplam TL tutar 1.956.001,17 TL'dir. İşbu rapor takdir ve değerlendirmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere tarafımdan 14.04.2025 tarihinde tanzim ve imza edilerek kayıt altına alındı. Takdir ve tensiplerinize saygı ile arz ederim. " şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmaları ile ----- alınan rapora itirazları değerlendirilmek üzere bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bu kapsamda mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve taşımacılık uzmanından oluşan heyete dosyanın tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Prof.Dr. -----Gemi Makine İşletme Mühendisi ---- ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ---- tarafından sunulan 20.10.2025 tarihli raporda özetle; "6-SONUÇ: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle ve Sayın Mahkemece tarafımıza verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirmemiz neticesinde; A- Davacı Alacak Talebi Yönünden; Yukarıda detayları gösterilen cari ekstreye göre davacı tarafından düzenlenen ve takibe dayanak olarak gösterilen faturaların davalı ekstresinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle (10.06.2024) 99.659,77 USD, 1.461,00 Euro borçlu gözüktüğü, Davacının davalıdan alacağı olan 1.461,00 EURO ile ilgili davacı tarafından ----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosya ile takibe konu edildiği, davalı tarafından 12.08.2024 tarihinde işbu dosya borcuna karşılık olarak davacı Vekili Av. ------ banka hesabına 65.000,00 TL ödeme yapıldığı ve borcun ödendiği, İşbu huzurdaki itirazın iptali davasına konu alacakla ilgili talimatla incelenen davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle (10.06.2024) 99.659,77 USD alacaklı gözüktüğü, aynı şekilde davalı tarafından sunulan ekstrede de davalının takip tarihi itibariyle (10.06.2024) 99.659,77 USD borçlu gözüktüğü, eş deyişle taraf kayıtlarının birbiriyle örtüştüğü, Davalının takip tarihinden sonra; > 29.08.2024 tarihinde 18.000,00 USD, > 05.09.2024 tarihinde 5.000,00 USD, > 20.09.2024 tarihinde 6.000,00 USD, 12.11.2024 tarihinde 4.903,75 USD, toplamda ise 33.903,75 USD ödeme yaptığı, yapılan bu ödemelerin davacının ticari defterlerinde aynı şekilde kayıtlı olduğu, Davacının davalıdan olan 99.659,77 USD tutarındaki alacağının takip tarihi itibarıyla var olduğu, sonrasında yapılan kısmi ödemeler düşüldükten sonra bakiye 67.261,02 USD tutarında alacak hakkının devam ettiği, B-Faiz Yönünden: Somut olayda, davacı şirketin icra takibinde takip öncesinde faiz talep etmediği, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 4/a m kapsamında faiz talep edebileceği, takdirin Sayın Mahkemede olduğu değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdi. ide kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, raporumuzu arz ederiz." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.Davacı tarafça 03.06.2025 tarihli dilekçeyle, takip taleplerindeki rakam üzerinden eksik harcın tamamlandığı bildirilmiştir.
Davalı tarafça takip sonrası ancak dava öncesi haricen yapılan ödemelerin (29.08.2024 tarihinde 18.000,00 USD ve 05.09.2024 tarihinde 5.000,00 USD) alacaktan mahsubu; takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferîleri toplamından mahsubu öncelikle Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. (Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa; temerrüt faizi ve ferîleri uygulanıp bulunan miktardan ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır.) Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferîleri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağının tespit edilmesi gerektiğinden dosyanın icra dosya kapak hesabı yapabilecek vasıfta icra ve iflas mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ------- tevdi ile hesaplama yapmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi ------ tarafından sunulan █████/2026 tarihli raporda özetle; "V-SONUÇ VE KANAAT: Takdir ve değerlendirilmesi Mahkemenize ait olmak üzere; ----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyasının dava tarihi itibariyle borç miktarı 3.122.868,02 TL bakiye borç olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takdirlerinize arz olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, lojistik ve taşımacılık hizmetinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf verdiği hizmetin bedelinin ödenmediğini ancak takipten sonra kısmi ödeme olduğundan bahisle takibin devamına karar verilmesini talep etmekte, davalı taraf ise borcu bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.Davalı taraf icra takibine itiraz etmiş ise de, takibe itirazdan sonra hatta dava açıldıktan sonra da davacı tarafa ödemeler yapmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafın hizmet verip vermediği, vermiş ise davalı tarafın satış bedelini ödeyip ödemediği ile bakiye borç noktalarında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222 nci maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü düzenlemiştir.
Somut olayda; taraflar tacir olup ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve defter kayıtlarının takip tarihi itibariyle 99.659,77 USD yönünden birbirini doğruladığı, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, taraf ticari defterlerinin 99.659,77 USD yönünden belirtilen şartlara uygun olarak tutuldukları anlaşılmakla █████/2024 takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan alacağının 99.659,77 USD olduğunun kabulü gerekeceği, davalı tarafça takipten sonra 29.08.2024 tarihinde 18.000,00 USD, 05.09.2024 tarihinde 5.000,00 USD, 20.09.2024 tarihinde 6.000,00 USD ve 12.11.2024 tarihinde 4.903,75 USD olacak şekilde toplamda 33.903,75 USD ödeme yaptığı, 20.09.2024 ve 12.11.2024 tarihli ödemeler █████/2024 dava tarihinden sonra olduğundan icra dairesince dikkate alınmasına, davalı tarafça takipten sonra yapılan 29.08.2024 tarihinde 18.000,00 USD ve 05.09.2024 tarihinde 5.000,00 USD'lik ödemeler bulunduğu, █████/2026 tarihli hesap bilirkişisi raporunda davalı tarafça takip öncesi yapılan toplam ödemeler düşüldüğünde dava tarihindeki alacak miktarının 3.122.868,02 TL, dava tarihi itibariyle USD cinsinden asıl alacak miktarının (3.122.868,02 TL / 33.9815 = 91.899,06 USD) 91.899,06 USD olduğu, davalı tarafça başkaca ödeme yapıldığının senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olduğu anlaşıldığından 91.899,06 USD asıl alacak üzerinden davanın kabulüne, davalı tarafça likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden kabul edilen asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davacı taraf takip tarihi itibariyle takip yapmakta haklı olduğundan davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
----- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyasında davalı/borçlu-------Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin 91.899,06 USD asıl alacak üzerinden AYNEN DEVAMINA, dava tarihinden sonra █████/2024 tarihinde yapılan 6.000,00 USD ve █████/2024 tarihinde yapılan 4.903,75 USD ödemelerin infazda icra dairesince dikkate ALINMASINA,
- Asıl alacak 3.122.868,02 TL'nin %20'si olan 624.573,60 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu ------ Şirketi'nden alınarak davacı/alacaklı------ Şirketi'ne verilmesine,
- Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 213.323,11 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 16.094,40 TL peşin harç ve mahkememize yatırılan 31.294,33 TL peşin harç ile 6.950,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 54.338,73 TL'den mahsubu ile bakiye 158.984,38 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 38.244,33 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı ile sarf edilen bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 50.243,00 TL olmak üzere toplam 50.670,60 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 49.321,67 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 447.972,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.504,16 TL'sinin davalıdan, 95,84 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!