Anahtar kelimeler: Arih Kabuklu Kestane Kuruyemiş Tanımlı Dolaşıma Muhteviyatı Kıymetinin Noksan İthalat
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Kuruyemiş Gıda İthalat İhracat
Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı adına 2019 ve 2020 yıllarında tescilli 12 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı "kabuklu kestane" ticari tanımlı eşya kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ...Vergi Mahkemesinin ...arih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; satış bedeli yönteminin terk edilip, aynı eşyanın satış bedeli yöntemine geçilmesinin dayanağının somut olarak ortaya konulduğu, ek tahakkuk kararına konu beyanname muhteviyatı eşya ithalatına yönelik gerek Mersin Gümrük Bölgesi gerekse Türkiye'de bulunan diğer gümrük bölgelerinde gerekli inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle ortalama fiyatların belirlendiği, aynı eşyanın satış bedeli yöntemine geçilerek davacı şirket adına tescilli beyannameler ile aynı eşyanın, aynı gönderici ve yakın tarihli, yakın kilogramlı başka firmalar tarafından ithal edilen, aynı ürüne ilişkin tescilli beyannameler emsal alınarak tespit edilen fark vergilerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Gümrük kıymetinin tespitine ilişkin kurallara sırasıyla uyulmak suretiyle, diğer bir ifadeyle eşyanın satış bedelinin tespit edilemediği hususu somut olarak ortaya konulduktan sonra diğer yöntemlere başvurulması gerekirken, belirtilen kurallara uyulmadan ve satış bedeli yönteminin terk nedenleri objektif tespit ve delillerle ortaya konulmadan, sadece davacı şirketin beyan ettiği kıymetin düşük olması veya şirketten istenilen belgelerin ibraz edilmemiş olması nedeniyle aynı ve benzer eşyanın satış bedeli yöntemi uygulanmak suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Kıymet farkı tespit edildiğinden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Temyiz başvurusu, davacı adına 2019 ve 2020 yıllarında tescilli 12 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı "kabuklu kestane" ticari tanımlı eşya kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine dair karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemi iptal eden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 65. maddesinin (a) bendinde; gümrük idarelerinin, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere; beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebilecekleri, beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacıyla beyan sahibinden diğer belgeleri de isteyebileceği, 23. maddesinde, eşyanın gümrük kıymetinin, gümrük tarifesinin ve eşya ticaretine ilişkin belirli konularda getirilen tarife dışı düzenlemelerin uygulanması amacıyla bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymet olduğu belirtilmiş; 24. maddesinin 1. fıkrasında, ithal eşyasının gümrük kıymetinin, eşyanın satış bedeli; satış bedelinin ise, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27. ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu öngörülerek, eşyanın satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi için gerekli koşullara yer verilmiş; 2. fıkrasında, satıcı ile alıcı arasında bir ilişkinin varlığı ve fiyatı etkilediği elde edilen bilgilere nazaran idarece saptanırsa, bu hususun beyan sahibine yazılı olarak bildirilerek cevap hakkının sağlanacağı, emsal eşya kıymeti, aynı veya benzer eşya kıymetinin, ithal eşya kıymeti yerine kıymetin belirlenmesinde esas alınabileceği, 26. maddesinde ise, 24. ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği, GATT'ın VII. maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, Gümrük İdaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı düzenlemesine havidir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından ithal edilen eşyanın kıymeti düşük beyan edildiğinden bahisle kıymet tespitine yönelik bilgi ve belgenin (ihraç ülkesi çıkış beyannamesi, kontrat, sipariş emirleri ve ticari fatura) istenildiği, davacı tarafından verilen █████/2021 tarihli dilekçeyle, yurt dışı gönderici firma ile ticaretlerinin devam etmemesi nedeniyle evrak temininde sorun yaşandığı, bu nedenle, istenilen bilgi ve belgelerin temin edilemediği, mağduriyetlerinin giderilmesi adına mevcut bilgi ve belgeler ile kıymet araştırmasının sonlandırılmasının talep edildiği, verilen süre içerisinde herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediğinden İdarece satış bedeli yönteminin terk edildiği ve aynı eşyanın satış bedeli yöntemine geçilerek yıllık ortalama ton fiyatlarının belirlendiği, aynı eşyanın, aynı gönderici ve yakın tarihli, yakın kilogramlı beyannameler emsal alınmak suretiyle yapılan karşılaştırma neticesinde eksik kıymet beyan edildiğinin tespit edilmesi üzerine de dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, ithal edilen eşyanın gümrük kıymeti, 4458 sayılı Kanun'un 24. maddesinde yer aldığı üzere satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğundan, öncelikle satış bedelinin esas alınması gerektiği, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmaması halinde de sırasıyla Kanun'da öngörülen diğer yöntemlere başvurulabileceği açık olmakla birlikte; eşyanın satış bedelinin tayini için idarece, beyanın doğruluğunu araştırmak için beyanname ekinde sunulan faturaya ait satış sözleşmesinin ve diğer belgelerin istenilmesine karşın, davacının yurt dışı gönderici firma ile ticaretlerinin devam etmemesi nedeniyle evrak temininde sorun yaşandığını belirtmek suretiyle ibraz yükümlülüğünden kaçındığı anlaşılmaktadır.
Davacının, istenilen belgelerin çıkış ülkesinde yerleşik firmanın uhdesinde olduğu, yurt dışından temininin davacıya yüklenemeyeceği iddiası olmakla birlikte, idarece eşyanın kıymetinin tespiti için beyanname ve eklerinin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkı bulunduğu, bu hakkının sınırlanamayacağı bu çerçevede istenilen ve işin doğası gereği davacıda olması gereken fatura, sözleşme gibi buna benzer bilgi ve belgelerin ise ithalatçı tarafından idareye sunulmasının bir zorunluluk olduğu, anılan Kanun'un 24. maddesi ve diğer düzenlemeler uyarınca istenilen bilgi ve belgelerin ibraz mecburiyetinin davacı tarafından yerine getirilmediği anlaşıldığından, idarece aynı eşyanın satış bedeli yöntemine geçilmesinin yerinde olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!