Anahtar kelimeler: Bugüne Satımdan Batı Bati Almasına Esaskarar Faturayı Yapmaya İşlemesine Durduğu

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
G.K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ''...Ankara Batı İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında müvekkil adına davalı şirket aleyhine fatura alacağına dayalı icra takibi başlatıldığı, icra takibine 28.05.2025 tarihinde itiraz edildiği ve takibin durduğu, davalı taraf, fatura konusu malları almasına, faturayı ticari defterlerine işlemesine ve bugüne kadar hiçbir şekilde itiraz etmemiş olmasına rağmen icra takibi sonrası sırf ödemeyi geciktirmek adına haksız itirazda bulunduğu, belirtilerek, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulüne; Ankara Batı İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin devamına, davalının itirazlarının haksız ve ödemeyi geciktirme amaçlı ve alacak likit olduğundan ayrıca hukuki temelden yoksun olmasından ötürü davalı aleyhine %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesi,..''ni talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; ''...Davalı müvekkil şirket ile davacı arasında yapılan ticari işler nedeniyle davacı ve davalı müvekkil şirketler arasında karşılıklı faturalar kesilmiş ve karşılıklı olarak gönderildiği, taraflar arasındaki ticari ilişki Döviz (Euro) üzerinden gerçekleştiği, gönderilen euro bedelli faturalara karşılık anlaşma, ödeme ve mahsuplaşmalar döviz (euro) olarak yapıldığı, ancak davacı şirket tarafından davaya konu alacak hesaplanırken Euro kuru üzerinden Türk Lirası alacak hesabı yapılması nedeniyle alacak miktarı hatalı hesaplandığı, müvekkil şirketin davacı şirkete belirtilen miktarda borcu söz konusu olmadığı, banka kayıtları ve ticari defter ve kayıtlar bilirkişi tarafından incelendiğinde davalı müvekkilin davacı şirkete borcunun olmadığı görüleceği, belirtilerek, re'sen takdir edilecek tüm sebeplerle; Müvekkil şirket aleyhine açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesi,''ni talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın likit olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin davalıya █████/2025 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmak suretiyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu davanın █████/2025 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir;
"...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; hem davacı hem davalı tarafın 2025 yılı defterlerinin kanunun aradığı şartları taşıdığı, sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Davalının defterlerinin incelenmesinde de davacı tarafından düzenlenen 1 adet faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, söz konusu faturaya itiraz edildiğine dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı tespit edilmiştir. Vergi dairelerinden celp edilen BA&BS formlarının da birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Yine davalının cevap dilekçesinin ve aşamalardaki beyanlarının incelenmesinde faturadaki hizmetlerin teslim edilmediğine ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın temel savunması davaya konu fatura bedellerinin ödendiği yönündendir. Ancak davalı tarafından ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı belge, makbuz, dekont vb. Sunulmamış, varlığı iddia edilen ödemeler davalının ve davacının ticari defterlerine de yansımamıştır.
Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. █████████ E, █████████ K sayılı █████/2018 tarihli ilamı)
█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''1) Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, Davacı firmanın davalı firmaya aralarındaki ticari ilişki kapsamında mal/hizmet satımında bulunduğu, davalı tarafından da mal/hizmet alındığı, 2) Sayın mahkemelerinin müzekkeresine — istinaden Vergi Dairelerinden gelen Karşılaştırmaların 2025 yılında, | belge karşılığı KDV hariç 325.000,00 TL tutarlı satış/alış karşılaştırmasında, birbirleriyle uyumlu olduğu görüldüğü, davalının almış olduğu | adet faturanın kabul edildiği, kabul edilmediği ve reddine yönelik dava dosyasında bilgi ve belgenin bulunmadığı, alınan faturalara karşı davacıya yapılmış bir ihtarında dava dosyasında bulunmadığı görüldüğü, davalı incelemesinde de bilgi ve belge sunulmadığı, 3) Davacı ve davalı 2025 yılı defterlerinin mevcut durumu itibariyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 ve müteakip maddelerinde belirli kanuni şartları tam olarak taşıdığı, diğer bir deyişle sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu anlaşıldığı, 4) Tarafların aralarında yapmış olduğu 2025 yılı ticari alışveriş kapsamında, davacının davalı adına düzenlediği 390.000,00 TL tutarlı faturadan, davalının davacıya 2025 yılında ödeme yapmadığı, 5) Fatura da ödeme tarihi belirlenmediği, davacının davalıya temerrüde düşürdüğüne dair bir ihtarname — belgesinin dava dosyasında bulunmadığı, Sayın Mahkemenin hukuki değerlendirmesine göre, fatura alacağına yıllık reeskont avans faizi verilmesi kanaatinde ise İcra Takip Tarihi 22.05.2025 olarak, faizin 45.092,00 TL olarak hesaplandığı, Bu durumda; 45.092,00 TL davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle; 390.000,00 TL asıl borç, olmak üzere toplam davacı alacağı 435.092,00 TL olarak hesaplandığı,''nın belirlendiği anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının bu miktar üzerinden başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir.
(Davanın açılış miktarının 390.000,00 TL olduğu, Mahkememizce de bu miktar üzerinden karar verilmekle açık yazım hatası nedeniyle davanın kısmen kabulü yazılmış olduğu görülmekle, hüküm fıkrasına dokunulamayacağından bu husus hükmün altına düşülen şerh ile tashih edilmiştir, yargılama gideri ve vekalet ücreti kabul kararına göre düzenlenmiştir. )
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 390.000,00-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, faize ilişkin talebin REDDİNE,
2-Kabul edilen asıl alacak (390.000,00-TL) miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (78.000,00- TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 26.640,90-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 4.484,77-TL harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.100,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.540,73-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 5.100,17-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 62.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yapılan 8.076,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin Davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır
- TASHİH ŞERHİ -
Mahkememizin iş bu dosyası kapsamında kurulan hükmün 1 NOLU BENDİNİN;
"1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 390.000,00-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, faize ilişkin talebin REDDİNE," denilmiş ise de dosya kapsamından anlaşılacağı üzere dava değerinin 390.000,00 TL olduğu, mahkememizce bu miktar üzerinden hüküm kurulmasına rağmen kısmen kabul ibaresinin sehven yazıldığı, söz konusu hatanın açık yazım yanlışından kaynaklandığı anlaşıldığından anılan maddenin;
""1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 390.000,00-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA," şeklinde düzeltildiği tashihen şerh olunur. █████/2026
Katip ....E-imzalıdır Hakim .... E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!