Anahtar kelimeler: Şifahi Email Ekstresine Defalarca Satımdan Batı Bati Esaskarar Yapmaya Cari

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AYargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye YetkiliT.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ███████HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026G.K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Taraflara arasındaki ticari ilişki gereği düzenlenen cari hesap ekstresine göre takip tarihi itibariyle takibe konu 697.108,00 TL tutarında davacının davalıdan alacaklı olduğu, alacağın tahsili için defalarca şifahi ve e-mail yolu ile davalıdan talepte bulunulduğu, ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığı, bunun üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile takip başlattığını, başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, davalının buna rağmen yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle, davasının kabulü ile davalının itirazlarının iptali ile asıl alacağın %20' sinden az olmayacak şekilde İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; 'Davalı ile davacı arasında yapılan ticari işler karşılığında davacı şirket tarafından faturalar kesildiğini, davalı şirkete gönderildiğini, gönderilen faturalara karşılık ödemelerin davalı şirket tarafından yapıldığını, ödemelere ilişkin dekontlar ekte sunulduğunu, davalının davacı şirkete belirtilen miktarda borcunun olmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın likit olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin davalıya █████/2025 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmak suretiyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu davanın █████/2025 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir.Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir;"...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; hem davacı hem davalı tarafın 2024 ve 2025 yılı defterlerinin kanunun aradığı şartları taşıdığı, sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Davalının defterlerinin incelenmesinde de davacı tarafından düzenlenen 12 adet faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, söz konusu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığı tespit edilmiştir. Vergi dairelerinden celp edilen BA&BS formlarının da birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür.Yine davalının cevap dilekçesinin ve aşamalardaki beyanlarının incelenmesinde faturadaki hizmetlerin teslim edilmediğine ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın temel savunması davaya konu fatura bedellerinin ödendiği yönündendir. Ancak davalı tarafından ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı belge, makbuz, dekont vb. Sunulmamış, varlığı iddia edilen ödemeler davalının ve davacının ticari defterlerine de yansımamıştır.Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. █████████ E, █████████ K sayılı █████/2018 tarihli ilamı)Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli Mali Müşavir bilirkişinin raporunda özetle; '...1) Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, Davacı firmanın davalı firmaya aralarındaki ticari ilişki kapsamında 2024, 2025 yılı mal/hizmet satımında bulunduğu, davalı tarafından da mal/hizmet alındığı, 2) Davacı ve davalı 2024, 2025 yılı defterlerinin mevcut durumu itibariyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 ve müteakip maddelerinde belirli kanuni şartları tam olarak taşıdığı, diğer bir deyişle sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu anlaşıldığı, 3) Vergi Dairelerinden gelen karşılaştırmalı Alış-Satış/Satış-Alış Analizleri 2025 yılında, 12 belge karşılığı KDV hariç 584.910,00 TL tutarlı mal satış/mal alış karşılaştırmasında, birbirleriyle uyumlu olduğu görüldüğü, davalının almış olduğu 12 adet faturanın kabul edildiği, kabul edilmediği ve reddine yönelik dava dosyasında bilgi ve belgenin bulunmadığı, alınan faturaya karşı davacıya yapılmış bir ihtarında dava dosyasında bulunmadığı görüldüğü, incelemede de ibraz edilmediği, her iki tarafın ticari defterleri birbirini doğruladığı, 3) Tarafların aralarında yapmış olduğu 2025 yılı ticari alışveriş kapsamında, davacının davalı adına düzenlediği 12 adet faturadan, davalının davacıya 2025 yılında 850.000,00 TL ödeme yaptığı, ancak 2024 yılından devreden 845.216,00 TL borcunun ödenen bu tutardan karşılandığı, ancak davacının 2025 yılında düzenlediği 12 adet fatura karşılığı olarak 701.892,00 TL lik faturadan, yapılan ödeme sonrası kalan 4.784,00 TL tutarın düşülmesi sonucunda; 701.892,00-4.784,00 — 697.108,00 TL tutarın davalı tarafından ödenmeyen borç olarak kaldığı, Bu durumda; davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle; toplam davacı alacağı 697.108,00 TL olduğu,''nun belirlendiği anlaşılmıştır.Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının bu miktar üzerinden başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasının kabulüne karar ermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;1-Davanın KABULÜ ile;Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 697.108,00-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA,2-Kabul edilen asıl alacak (697.108,00-TL)miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (139.421,60- TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,3-Alınması gerekeken 47.619,45-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 8.419,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 39.200,12-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 8.419,33-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 110.566,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davacı tarafça yapılan 8.076,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ....E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır