Anahtar kelimeler: Bakımonarım Kule Vinç Kalemi Edimleri Edimlerini Davalıborçlu Muhtelif Getirmiş Düştüğünü

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu ile müvekkili şirketin muhtelif tarihlerde kule vinç kiralama ve kule vinç bakım onarım sözleşmeleri yaptıklarını, davalı tarafça toplam 11 adet kule vinç kiralandığını, bakım ve onarım işlerinin müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, müvekkili şirketin alacak kalemi bakım/onarım ücretlerine dair olup, müvekkili şirketin üzerine düşen edimleri tamamen yerine getirmiş olmasına rağmen karşı taraf sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmeyerek borçlu durumuna düştüğünü, alacağın tahsili amacıyla -------- İcra Müdürlüğü’nün -------- esas numaralı ile başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının haksız yere açtığı icra takibinde yetki itirazında bulunduğunu, alacaklı görünen tarafından icraya konu edilen fatura kaynaklı bir borcu bulunmadığını, söz konusu fatura cari hesaplarda ödenmiş gözüktüğünü belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
:Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminat istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılmıştır.Duruşmada ön inceleme aşamasına geçmeden önce davanın her aşamasında resen incelenmesi ve gözetilmesi gereken genel ve özel nitelikteki dava şartları incelenmiş ve davada aşağıda açıklanacağı üzere özel nitelikteki dava şartı eksikliği bulunduğu tespit edilerek doğrudan aşağıdaki sonuca ulaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(2)-maddesinde 'diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır, hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın 115. maddesine göre ise " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçta dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. " düzenmesi mevcuttur. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu yasal çerçevede mahkemelerce dava şartları her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre İtirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin yapılmış olması HMK'nin 114/2 maddesi kapsamında dava şartları arasındadır. 2004 Sayılı İİK' nin 67. maddesi gereğince; itirazın iptali davasının açılabilmesi için gerekli şartların; 1. Geçerli Bir İcra Takibinin Bulunması, 2.Yetkili icra dairesinde takip yapılması “itirazın iptali davası”nın koşullarından biridir, 3. Borçlunun Geçerli Bir İtirazının Bulunması, 4. Davanın Süresinde Açılmış Olması, 5. Hukuki Yarar, 6. Kesin Hüküm ve Derdestlik durumunun bulunmamasının gerektiğidir. Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır . Yine Yargıtay kararlarına göre, itirazın iptali davası için yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunması, dava ön şartı niteliğindedir . Şayet icra takibi yetkili icra dairesinde yapılmamış ve icra dairesinin yetkisine usûlüne uygun olarak itiraz edilmiş ise, itirazın iptali davasının bu davaya özgü ve özel dava şartı yokluğu (icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmamış olması) nedeniyle davanın usulden reddine karar verilir. 2004 sayılı İİK'nin 50/1. maddesine göre "para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur." 6100 sayılı HMK'nin 447/2 maddesi uyarınca mevzuatta yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK'a yapılan yollamalar 6100 sayılı HMK'nın bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır. Diğer taraftan; ödeme emri tebliği üzerine, borçlu sadece yetki itirazında bulunmuş ise, alacaklı 2004 sayılı İİK'nın 50/2. maddesi uyarınca, bu itirazın kaldırılmasını ancak, icra hukuk mahkemesinden isteyebilir. Borçlu yetki itirazı ile birlikte borcun esasına da itiraz etmişse, alacaklı aynı Kanun'un 67/1. maddesi uyarınca önce icra hukuk mahkemesine itirazın kaldırılması için başvurabileceği gibi, dilerse genel mahkemeye itirazın iptali davası da açabilir. Borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için, yetkili icra dairesinde mevcut bir takip bulunmalıdır. Dolayısıyla, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tespit etmesi halinde, borcun esasına ilişkin itirazın incelemesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı gözetilerek itirazın iptali davasının da salt bu nedenle usulden reddine karar vermesi gerekmektedir.
Somut olayda; Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhinde --------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyası üzerinden fatura alacağına dayalı olarak genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisinde bonca itirazı üzerine takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, işbu itirazın iptali davasının da itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulmuş ve---------- Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğu beyan edilmiştir.
Takip, faturaya dayandırılmıştır. Buna göre takipte 2004 sayılı İİK'nın 50. maddesi yollanması ile HMK'nın 6. maddesi gereğince borçlunun ikametgahındaki icra daireleri ile birlikte BK'nın 89.maddesi gereğince alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yeri icra dairelerinin de yetkili bulunduğu, alacaklı davacı şirket adresinin ----------- olduğu, davalı şirket adresinin ise -------- olduğu, davalının ---------- Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu yönündeki itirazına göre ---------- İcra dairesinin yetkili olduğu,---------- İcra Dairesinin yetkisinin bulunmadığı, buna göre yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın HMK 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca özel dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2. fıkrası gereğince icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle özel dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2. fıkrası gereğince usulden REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 12.465,21-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 11.733,21-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
6-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!