Anahtar kelimeler: Davatazminat Pis Sızıntısı Sızıntı Nda Riziko Operasyon Rücuen Paylı Gösterdiği

T.C.
İSTANBUL15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVADavacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Dava dışı sigortalı şirketin faaliyet gösterdiği ...'nda yer alan ... Operasyon Kontrol Merkezinde pis su sızıntısı meydana geldiğini, bu sızıntı sebebiyle riziko adresinde hasar meydana geldiğini müvekkil şirkete hasar başvurusunda bulunulduğunu ve müvekkil şirket nezdinde ... sayılı hasar dosyası açıldığını, İlgili iş yerinin farklı sigorta şirketlerince müşterek sigorta teminatı altına alınmış olması sebebiyle paylı bir inceleme gerçekleştirildiğini, nihai olarak tanzim edilen 23.03.2022 tarihli raporda sigortalının zararının 131.129,93-€ olduğu tespit edildiğini, Müvekkil şirketin %13 payı bulunduğundan, 17.046,89-€ ile sorumlu olduğunu, . Sigorta özel ve genel şartları doğrultusunda hazırlanan işbu ekspertiz raporundaki tespit doğrultusunda dava dışı sigortalıya 21.04.2022 tarihinde 17.046,89-€ ödeme yapıldığını, Müvekkil, sigortalısına yaptığı ödemenin ardından Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, Bu sebeple, davalı şirketin, müvekkil tarafından dava dışı sigortalı iş yeri hasarı için yapılan ödeme tutarı yönünden hukuki sorumluluğu bulunduğunu, Davanın KABULÜ ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 17.046,89-€'nun ödeme tarihinden itibaren işleyecek yabancı para alacağı için kamu bankalarınca öngörülen en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketleri yönünden teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalılar vekilleri cevap dilekçesi özetle; Dava dilekçesinde davacı ... SİGORTA dava konusu 17.046,89 Euronun 21.04.2022 tarihinde ödendiğini beyan ettiğini, TTK’nın 1420., 1472. ve 1482. Maddeleri ve TBK’nın 72. Maddeleri uyarınca zamanaşımı süreleri de dikkate alındığında talep konusunun zamanaşımına uğradığını, Zamanaşımı def'i nedeniyle talep konusunun ve netice itibariyle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.DELİLLERDelil olarak; gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇEDava, işyeri sorumluluk sigorta poliçesi (yangın poliçesi) kapsamında sigortalı işyerinde oluşan hasar sonucu yapılan ödemenin TTK 1472 maddesi gereği davalılardan rücusuna ilişkindir.Dava konusu olayda 04.11.2021 tarihinde dava dışı sigortalı şirketin faaliyette bulunduğu ... Operasyon Kontrol Merkezinde pis su sızıntısı meydana geldiği ve sızıntı sebebiyle riziko adresinde hasar meydana geldiği, Dava dışı sigortalının müvekkil şirkete hasar başvurusunda bulunarak müvekkil şirket nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında sigorta özel ve genel şartları doğrultusunda hazırlanan ekspertiz raporundaki tespit doğrultusunda dava dışı sigortalıya 21.04.2022 tarihinde 17.046,89-€ ödendiği anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.6102 sayılı TTK'nın Sigorta Hukukuna yönelik Genel Hükümlerin düzenlendiği Birinci Kısıma baktığımızda; TTK'nın 1420. maddesinde; ''(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.'',TTK'nın 1427. maddesinde; ''...(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez... (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.'' hükümleri yer almaktadır.6098 sayılı TBK'nın 149. maddesinde; "Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar." düzenlemesine yer verilmiştir.TTK'da Sorumluluk Sigortalarına ilişkin hükümler ise İkinci Kısımda 1473 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.TTK'nın "Sözleşmenin Konusu Ve Kapsamı" başlıklı 1473. maddesi; "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder..."TTK'nın "Doğrudan Dava Hakkı" başlıklı 1478.maddesinde; "Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."TTK'nın "Zamanaşımı" başlıklı 1482. maddesi; "Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar." şeklindedir. Bu maddenin gerekçesinde; Sorumluluğun doğumunun ve tazmini gereken zararının tespitinin uzun zaman alabiliyor olması nedeniyle genel hükümlerde öngörülen iki yıllık sürenin sorumluluk sigortalarında az olacağı düşüncesi ile bu tür sigortalarda zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Tasarının 1482.maddesinde yer alan beş yıllık zamanaşımı süresi Komisyonumuzca uygun görülmeyerek on yıllık süreye çıkarılmıştır. Yapılan bu değişiklik aşağıdaki gerekçelerle uygun görülmüştür."1420.maddenin birinci fıkrasında öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi, sorumluluk sigortalarında da alacağın muaccel hale geldiği tarihten başlayarak işleyecektir. Ancak aynı hükümde öngörülen altı yıllık genel zamanaşımı süresi, 1482.maddenin saklı tutulmuş olması sebebiyle sorumluluk sigortalarında geçerli değildir. Hükümet Tasarısında, sorumluluk sigortaları için genel zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre, sorumluluğu doğuran olayın meydana geldiği tarihte başlayacaktır. Genel süre altı yıl belirlenmişken, sorumluluk sigortalarında daha kısa bir sürenin kabul edilmesi uygun görülmemiştir. Aksine bu sigorta türünde tazminat isteminin tabi olabileceği en uzun zamanaşımı süresinin esas alınması gerekmektedir. Bu açıdan 818 sayılı Borçlar Kanununun 60.maddesinin birinci fıkrasında öngörülen on yıllık zamanaşımı süresi belirleyici olmalıdır. Nitekim tasarının 1473.maddesinin birinci fıkrası tazminatın doğrudan zarar görene ödeneceğini, 1478.maddesinin birinci fıkrası da zarar görenin sigortacıya doğrudan başvuru hakkını düzenlemektedir. Ancak zarar görenin borçluya yönelik isteminin on yıllık zamanaşımına tabi olduğu hallerde, sigortacıya yönelik istem beş yılda zamanaşımına uğrarsa, sorumluluk sigortasından beklenen fayda sağlanamayacaktır; üstelik bu tür sigortaların zorunlu olduğu hallerde sigorta himayesi eksik kalacaktır. Bu gerekçeler dikkate alınarak 1482.maddede öngörülen sürenin on yıl olarak düzenlenmesi gerekmiştir." şeklinde açıklanmıştır.İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Sigortanın Teminatının Kapsamı" başlıklı 1.maddesi; "Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder.". "Zamanaşımı" başlıklı 15.maddesi; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler on yılda zaman aşımına uğrar." şeklinde düzenlenmiştir.6102 sayılı TTK'nın 1420.maddesinde yukarıda yer verildiği üzere iki yıl ve altı yıllık zamanaşımı süreleri belirlenmiştir. TTK'nın 1482.maddesinde ise sorumluluk sigortaları yönünden on yıllık zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Ancak belirlenen bu on yıllık süre madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere sadece tazminat talepleri için geçerli olup, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan diğer talepler yönünden TTK'nın 1420.maddesi belirlenen iki yıllık zamanaşımı süresine bakılacaktır. Yine genel hükümlere ilişkin TTK'nın 1420. maddesine göre belirlenen zamanaşımı süresi alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlarken, 1482.maddesinde belirlenen zamanaşımı süresi sigorta konusu olayın gerçekleştiği tarihte başlamaktadır. İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 15.maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi de sorumluluğu doğuran olayın gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır.Ancak TBK'nın 73.maddesinde rücu isteminde zamanaşımı özel olarak düzenlenmiştir. Bu hükme göre, "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar."Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2012 tarihli 2012/4-426 E. ████████ K. sayılı kararında açıklandığı gibi rücu hakkı; başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan, alacaklıyı tatmin eden kişi, alacaklının hakkından bağımsız kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı, bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel olur. Bu nedenle, rücu hakkı için hakkın doğduğu andan itibaren zamanaşımı başlamaktadır. Diğer bir deyişle; davacının rücu davasını açabilmesi için belirlenen tazminatın ödenerek paranın davacıdan çıkmış olması gerekir.Somut olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresi, davacı tarafından ödeme yapılan tarihten itibaren 2 yıldır. Zira davacı, dava dışı şirkete ödediği bedelden sigorta sözleşmesi gereği davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış ve alacak ödeme yaptığı anda muaccel hale gelmiştir. Bu nedenle zamanaşımı süresinin hesabında TTK 1420. Ve TBK nın 73. maddesinin nazara alınması yani yapılan ödeme tarihi itibariyle hesap edilmesi gerekmekle Davacı tarafından █████/2022 tarihinde ödeme yapılarak sigorta poliçesi kapsamında davalılardan alacağın tahsil istemiyle █████/2025 tarihinde iş bu dava açılmakla bu durumda iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu anlaşıldığından açılan davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Zamanaşımı nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 13.605,71-TL. nin 732-TL. karar harcından mahsubu ile kalan 12.873,71-TL. harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,3-Davalılar vekilleri lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdır.Hakim ...e-imzalıdır.