Anahtar kelimeler: Mevkü Msi Üyeliğe Bugüne Kardeş Babalarının Çıkma Üyeler Kurulup Parası

T.C.

ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
I. İDDİANIN ÖZETİ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların ... tarihinde vefat eden muris ...'ün yasal mirasçıları olduğu, kooperatifin 7 üyesi ..., ..., ..., ..., ... ... ve ... ile kurulduğunu, bugüne kadar da herhangi bir üyeliğe kabul/üyelikten çıkma - çıkarılma işlemi olmadan aynı üyeler ile devam ettiğini, davalı kooperatif ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Mevkü ... parsel (Yeni Parsel No: ... ada ... parsel) olarak tapuya kayıtlı ... m2 taşınmazın hissedarlarından olup, taşınmazın .../... hissesi (... m2'si) tapuda davalı kooperatif adına kayıtlı olduğunu, ... dışındaki kooperatif üyelerinin kardeş olduğunu ve muris babalarının parası ile kooperatif kurulup, kooperatif adına kayıtlı taşınmaz satın alındığı için kooperatife eşit oranda hissedar olduklarını, ...'in ... m2, diğer hissedarların ise ... m2'şer hisseleri bulunduğunu, davacıların yokluğunda ve haberi ve bilgisi olmadan davalı kooperatif tarafından yapılan ... tarihli olağan genel kurul toplantısında kooperatif üyelerinin hisse oranları ve hisselerine tekabül eden arazi yüzölçümleri yanlış/gerçek miktarından daha az gösterildiğini, bir kısım kooperatif üyeleri tarafından genel kurul kararlarının iptali istemiyle Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalı kooperatif adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın üyelerin hisselerine isabet eden kısımları m2 olarak Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. Ve .../... K. Sayılı dosyasında alınan ... tarihli bilirkişi kurul raporu ile de tespit edildiğini, buna göre ... dışındaki diğer kooperatif üyelerinin söz konusu taşınmazda ... m2'şer hissesi bulunduğunu, kooperatif kurulduktan hemen sonra üyeler kooperatif adına kayıtlı araziyi kendi aralarında hisseleri oranında fiili taksim yaptığı ve her üyenin hissesine düşen araziyi çeşitli amaçlarla (tarım, bahçe, barınma, seracılık, kiraya verme vb.) kullanmakta olduğu, davacıların muris ...'ün ölümünden sonra yaptıkları araştırma sonucunda, murisleri ... yerine ... isimli kişinin kooperatif üyesi olarak gösterildiğini, murislerinin kooperatif hissesine karşılık kendisine verilen arazinin (... m2'lik arazinin) kooperatif başkanı da olan tasfiye memuru ... tarafından sera yaptırılmak suretiyle haksız olarak işgal edilerek kullanıldığını öğrendiklerini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı kararının kesinleşmesiyle birlikte davacıların davalıya Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek; kooperatif üyeliğinin tespitine karar verilen muris ...'ün yasal mirasçıları olduklarını yasal mirasçılardan ...'ü kendilerine temsilci seçtiklerini, ortaklığa devam etmek istediklerini, ana sözleşmedeki ortaklık şartlarını sağladıklarını, ana sözleşmedeki tüm hüküm ve yükümlülükleri kabul ettiklerini, kooperatife üye kayıtlarının yapılmasını, kooperatif adına kayıtlı taşınmazda kooperatif hisselerine düşen arazideki tecavüz ve haksız müdahalenin derhal sonlandırılarak kooperatif hisselerine isabet eden arazisinin boşaltılarak kendilerine teslim edilmesini aksi halde hukuki ve cezai tüm yasal yollara başvuracaklarını ihtar ettiğini, muris ...'ün kooperatif hissesine isabet eden ... m2 araziyi/taşınmazı hali hazırda kooperatifin tasfiye memuru olan ...' un kullandığını, bu hususun Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş numaralı tespit dosyası ile tespit edildiğini, davacıların kooperatif hisselerine tekabül eden ... m2 arazisinin kendilerine getireceği/sağlayacağı (kira geliri, ekip dikmek yani tarım yapmak suretiyle elde edilecek gelir, barınma ihtiyacı vs.) faydadan/maddi kazançtan, kullanma, yararlanma ve tasarruf etme haklarından mahrum bırakıldığından bahisle davacıların uğradığı maddi zararın tespiti ile dava tarihinden geriye doğru son 10 yıllık haksız fiil tazminatı olarak belirlenecek Maddi Tazminatın davalılardan alınarak davacılara ödenmesini ve manevi olarak üzülen, kişilik hakları ihlal edilen davacılara ayrı ... TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yasal dayanağı olmadığını, payının kooperatif tarafından işgal edildiği iddiası ile kooperatif aleyhine alacak davası (maddi-manevi tazminat) açılamayacağı, manevi tazminat talebinin yersiz olduğunu, kooperatife ait taşınmazdaki payın haksız işgali kişilik haklarının ihlali olarak kabul edilemeyeceğini, ecrimisil talebinde süreye ilişkin zamanaşımı itirazının bulunduğunu, beş yılı aşan dönem için ecrimisil talebinin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davalı Kooperatifin muris ...'un altı (6) çocuğu ile damadı ... tarafından kurulduğunu, kardeşlerden biri de davacıların murisi ... olduğunu, ... ölümünden önce kooperatifteki payını anneleri ...'a sattığını, ... 'un Yönetim Kurulu kararı ile kooperatif üyeliğine kabul edildiğini, 2007 yılında "yapılan genel kuruldan sonra kooperatif defter ve belgeleri kaybolduğu için, devir sözleşmesi ve yönetim kurulunun üyeliğe kabul kararının da kaybolduğunu, ... 'un yıllarca kooperatif üyesi olarak kaldığını, kooperatif genel kurullarına katıldığını, davacıların açtığı bir davada adli hata ile ...'un kooperatif üyeliği iptal edildiğini, anne ... ... tarihinde ... yaşında, babası ... ise ... yılında öldüğünü, baba ... ile anne ...'a ölünceye kadar oğullarından ... 'un baktığını, ...'un uzun bir ömür yaşamasında oğlu ...'un payının büyük olduğunu, ... davacıların murisi olan kızı ...'dan satın aldığı payı çocuklarından ...'un kullanmasını, ...'in bu paya sera kurmasını istediği ve annenin talebi ile ... 'un bu paya sera kurduğunu, payın bulunduğu yerde taban suyu yüksek olduğundan arazinin önce kazıldığını, kazılan alana taşlar doldurulduğunu, taşların üstüne toprak dökülerek sera kurulduğunu, seranın kurulması için ciddi paralar harcandığını, iyileştirme ve sera kurma giderlerinin Mahkeme tarafından tespiti gerektiğini, davacıların murisi ...'ün ölümünden sonra kooperatifin üç (3) kez (..., ... ve ... yıllarında) genel kurulu yapıldığını, bu genel kurullara anne ... dahil tüm üyelerin katıldığını, ... tarihinde yapılan genel kurulda ... Yönetim Kurulu Yedek Üyeliğine seçildiğini, kooperatife ait ... m2 tarla üyeler tarafından paylaşıldığı ve tüm üyeler kendi paylarına ev ve seralar yaptığını, davacıların Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına yaptıkları şikâyet dilekçesi (Hz. .../...) ekinde sundukları paylaşım krokisinin bu durumun kanıtladığını, ancak bu kroki tarla paydaşlarından ...'ın ...'a pay satması sonrasında müvekkil kooperatif tarafından ... aleyhine açılan şuf'a davasının kabul edileceği varsayımı ile çizildiğini, şuf'a davasının kaybedildiği ve yaklaşık iki (2) dönüm yerin alınamadığını, krokideki m2'ler ile taraflarca kullanılan alanlardaki farklılığın bu nedenden olduğunu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... E. Sayılı dosyasına sunulan ... tarihli bilirkişi ek raporu ile de bu durum tespit edildiğini, davacıların iddia ettiği gibi davacıların payı ... m2 değil, ... m2 olduğunu, ...'un payını devralan anne ... paylaşımda ...'a düşen yerin asli zilyedi olduğunu, adli hata sonucu pay sahibi olan davacıların tazminat davasını kooperatife değil, asli zilyet ...'a, ...'un ölümü nedeniyle de onun mirasçılarına açmaları gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı kooperatiğinsicil dosyası, ... Tapu Müdürlüğünden davaya konu parselin tedavüllü tapu kayıtları, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... D. İş sayılı, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyaları celp edilmiştir.
Mahallinde keşif yapılmış bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan ... tarihli bilirkişi heyeti raporunda sonuç olarak;
Dava konusu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Mevkii ... parsel (Yeni Parsel No: ... ada ... parsel) üzerinde davalı tarafından yapılıp kullanılan sera ve sera alanında, Mahkeme heyeti huzurunda mahallinde yapılan keşif esnasında yapılan inceleme ve dava dosyasında yapılan incelemelerde -“Tazminat(Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)” hususunu konusunda tarafımızdan aşağıdaki tespitler yapılmıştır.
* Davalı kooperatifin ... tarihinde kurulduğu ve halen tasfiye halinde olduğu, davalı kooperatif yetkilisinin müşterek imza ile ... ve ... ... olduğu,
* İlgili ...'ün davalı kooperatifin üyesi olduğu ve davacıların da davalı kooperatif üyesi olan ...'ün mirasçıları olduğu,
* Davaya Konu taşınmazın üzerinde kurulu bulunan ... m2 yay çatılı seranın toplam 2021 yılı net gelirinin ... TL / m? olabileceği,
*Davaya konu seranın ... dava tarihine göre yay çatılı, üzeri ve yanları plastik ile kaplı seranın maliyetinin (seranın yıpranma payı 11-15 yıl olup % 15 dur.) ... TL olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda sonuç olarak;
İşbu ek rapor içeriğinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda dava konusu plastik serada dava tarihinden itibaren geriye dönük 10 yıllık net gelir hesapları yukarıda hesapları yapılmış olup, plastik sera maliyet hesapları Kök raporumuzdaki görüş ve kanaatlerini koruduklarını bildirmişlerdir.
Mali müşavir bilirkişi ... tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; Davacılar vekilinin dava dosyasına sunduğu ... tarihli itiraz dilekçesindeki itirazların incelenmesinde, davacılar vekilinin itirazlarının Mali Müşavir bilirkişi olarak branşım dışında olduğu için bir değerlendirme yapılamamıştır.
Yine sayın mahkemenin talep ettiği söz konusu yeri ıslah etmek için yapıldığı iddia edilen masrafların hesaplanması da Mali Müşavir bilirkişi olarak branşım dışında olduğu için bir değerlendirme yapılamamıştır.
Dava dosyasının uzunca bir süre önce ek rapor düzenlenmesi için Uyapta sadece tarafıma tevdi edilmiş olmakla ve teknik bilirkişilerin itirazlar ve talep edilen hususlarda rapor düzenlememeleri nedeniyle, sürekli verilen sürenin dolması ve gecikmeye girmemden dolayı iş bu ek raporu tek başıma mahkemenize ibraz etmek zorunda kaldığını bildirmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda sonuç olarak;
İşbu ek rapor içeriğinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda kök ve ek raporumuzdaki görüş ve kanaatlerimizi koruduğumuz hususunu ve 2009 yılı — 2014 yılı ve dava tarihi itibariyle dava konusu seranın maliyet ve dava konusu seranın bulunduğu alanın ıslah yapılması maliyet hesapları rapor içeriğinde tekrar yapıldığı bildirilmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak;
*Davalı kooperatifin ... tarihinde kurulduğu ve halen tasfiye halinde olduğu, davalı kooperatif yetkilisinin müşterek imza ile ... ve ... ... olduğu,
*İlgili ...'ün davalı kooperatifin üyesi olduğu ve davacıların da davalı kooperatif üyesi olan ...'ün mirasçıları olduğu,
*Davalı kooperatifin ticari defter ve belgeleri ibraz edilmediği için davalı kooperatifineşitlik ilkesine aykırı davranıp davranmadığı, davacının edimlerini yerine getirip getirmediği, diğer üyelerin edimlerini yerine getirip getirmediği hususlarında bir tespit yapılamadığı bildirilmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi heyet raporunda sonuç olarak;
* Önceki rapor arasında çelişkiler olmuştur. Raporun ilgili bölümünde çelişkinin nedenleri geniş bir şekilde açıklanmıştır.
*Tarafların iddia ve savunmaları konusunda rapor içerisinde değerlendirmeler yapılmıştır.
*Ecrimisil bedeli, 1. Seçenekte ... tarihinden geriye doğru, 2. Seçenekte ise dava tarihinden geriye doğru hesaplanmıştır.
*Arazinin ilk hali ile kullanılıp kullanılamayacağı, dava dışı ...' un yaptığını iddia ettiği ıslahın zorunlu mu olduğu, faydalı mı olduğu, ıslah bedelinin yapıldığı tarih, dava tarihi, keşif tarihi itibariyle bedelinin ne olduğu, ayrı ayrı geniş bir şekilde açıklanmış, ıslah bedelleri de istenen tarihlere göre hesaplanmıştır.
*Hesaplama yapılırken davacıların hissesine düşen toplam ... m2'lik alan dikkate alınarak yapılmıştır.
*Taraflar arasındaki yüzölçümüne dair ihtilafın da detayları ile tartışılması konusunda, hissedarların zeminde kullandıkları hisse miktarlarının belirlenmesi için; heyetimiz içerisinde Harita Mühendisi bilirkişi bulunmadığından ve daha önceki bilirkişi raporunda, ...' un kullandığı seranın ... m2 olduğu bilgisi dışında, konu ile ilgili bilgi bulunmadığından değerlendirme yapılamamıştır. Sayın Mahkemenizce de uygun görülürse, Harita Mühendisi bilirkişi görevlendirilerek hissedarların zeminde kullandıkları alanların ölçülerek, konunun açıklığa kavuşturulması gerektiği kanaatinde oldukları,
*Nitelikli hesaplamalar yönünden geniş bir değerlendirme yapıldığı bildirilmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
*Davacıların murisi ...'ün hissesinin ... metrekare olduğu,
*Dosya içerisinde yapılan incelemede kooperatife ait herhangi bir taksim krokisi olmadığı, bu sebeple tarafımdan gerçekleştirilen taksim işlemleri sahada yapılan gözlemler ve var olan sınırlar dikkate alınarak yapıldığı,
*Yerinde yapılan ölçümler neticesinde “...” ile gösterilen kısımda fiili kullanımın ... metrekare olduğu,
*... ile gösterilen kısım içerisinde olan ve davaya konu olan seranın ... ile ... tarihleri arasında yapıldığı,
*Davaya konu olan seranın alanının ... metrekare olduğu,
*Parsel içi yol ve kullanımsız alanların toplamının fiili kullanım alanlarına oran orantı yöntemi ile dağılımı sonucu davacıların talep ettiği ve “...” ile gösterilen kısım için değerlendirilmesi gereken alanın ... metrekare olarak tespit edildiği bildirilmiştir.
Davacı vekili ... tarihli UYAP sistemi üzerinden gönderdiği değer artırım dilekçesi ile ... TL maddi tazminat talebi ... TL artırarak ... TL ye çıkardığını beyan etmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
... tarihinde vefat eden davacıların murisi ...'ün vefat etmezden evvel hissesini davalı ... ' a devretmediği, üyelikten de ihraç edilmediği , davalı ... un, muris yerine üyeliğe kabulunun yasaya aykırı olduğu ve anasözleşmenin 15 ve 16. maddelerince muristen kalan üyelik için davacı mirasçılar tarafından temsilci seçilip kooperatife başvuru işlemlerinin yapılmasına istinaden davacılar murisi ... ün davalı ... ... nin üyesi olduğu Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... esas .../... Karar sayılı ilamının istinafı üzerine verilen Yargıtay ... H.D. .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen Antalya ... H.D. .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile tartışmasızdır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 59/3. Maddesi: "Yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatif sorumludur" şeklindedir. Davacılar murislerinin haksız olarak üyelikten çıkarıldığı tarihte kooperatif hissesine düşen taşınmaz kısmının kullanmadığından bahisle tazminat talep etmekle, talep haksız işgal tazminatına ilişkindir.
Davalı zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de; davacının, davalı kooperatif ile olan ortaklık ilişkisinin devam ettiği, ortaklık ilişkisi devam ettiği sürece zaman aşımının söz konusu olmayacağı, öte yandan ecrimisil isteminin 5 yıllık zaman aşımına tabi olması ile aksi yöndeki taraf iddialarına kıymet verilmemiştir.
Bilindiği üzere; gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.02.2004 günlü ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve 6100 sayılı HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira paraları araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilerek emsal araştırılmalı, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Eldeki davada, tazminata konu ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi ... ada ... parsel numaralı taşınmazda davacı murisinin hissesine düşen alanın ... m2 olduğu, zeminde kullanılan alana ve özü itibari ile ecrimisile esas hisse alanı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır. Davacıların murisi ...'ün kooperatif üyeliğini haksız devraldığı yukarıda anılan kararla kesinleşen ...'un hissesinin ... m2 olduğunu belirleyen ... tarihli genel kurulun ... numaralı kararının iptali isteminin, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas .../... Karar sayılı reddeldiği, kararın istinafı , Antalya ... H.D. .../... Esas .../... Karar sayılı ilamda " ... ve ... maddeler yönünden ise Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmeye göre ortakların hak ve yükümlülükleri eşitt olduğundan, eşitlik ilkesinin kooperatif hukukunun ana ilkelerinden olup, sadece fiili taksime göre karar verilemeyeceğinden, yapılan tescil kararına uygun şekilde kooperatif kaydı bulunmadığından ... ve ... nolu kararların da iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Şu halde bu karar, eldeki dava için kesin delil mahiyetinde olup kooperatifin davacı murisleri dışındaki hissedarlarının istikrarlı kullanımının ecrimisile esas alanın belirlenmesinde etkili olamayacağı, aksi kabulün eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edeceği sabit görülmekle, bu itibarla davacının ... tarihinden dava tarihine kadar ecrimisil talep edebileceği, denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınan bilirkişiler ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'in ... havale tarihli ek raporlarına göre; davacıların maddi tazminat davasının TAM KABULÜ ile ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara miras payları oranında verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar tarafından davalı kooperatif aleyhine manevi tazminat davası açılmış ise de; manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan nesnel (objektif) eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK 158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (Türk Borçlar Kanunu 56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (Türk Borçlar Kanunu 58). Bunlardan TMK 24. maddesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi daha kapsamlıdır. TMK'nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK'nın 26, 174, 287); bunların dışında Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi uygulanır. TMK'nın 24. ve Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıklar, açıklanan olgularla çevrelendirildiğinde, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalması durumunda manevi tazminat isteği reddedilmelidir.
Yukarıda açıklanan davacıların murisinin kooperatifi üyeliğinden çıkarılması ve taşınmazın kendisine teslim edilmemesi nedeniyle oluşan zarar maddi zarar, kooperatif üyelerinin aile bireylerinden oluşması ve davacılar murisinin maddi zararına neden olan eylememinin müsebbibinin akrabaları olması (davalı kooperatifin yönetim kurulu başkanı müvekkillerin öz dayısı olması) zararın mahiyetinin maddi oluşunu değiştirmemekte, maddesel zarar davacıların iç huzurunu bozacak nitelikte bir olgu değildir. Manevi tazminatın koşullarını düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre mal varlığına yönelik zararlar kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak benimsenemez. Davacı murisi hakkında herhangi bir haciz işlemi de yapılmadığından davacıların davalı kooperatif hakkında açmış olduğu manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların maddi tazminat davasının TAM KABULÜ ile ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara miras payları oranında verilmesine,
2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,
3- Maddi tazminat yönünden alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin, ... TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Manevi Tazminat yönünden alınması gerekli ... TL. Harcın peşin harçtan mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru, ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/3 maddesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
8- A) Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... keşif araç ücreti, ... TL keşif harcı ve ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafının yarısı olan ...-TL'nin maddi tazminat davasına esas yürütülen yargılama giderlerinden olduğu kabulü ile toplam ...-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B) ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafının yarısı olan ...-TL'nin manevi tazminat davasına esas yürütülen yargılama giderlerinden olduğu kabulü ile toplam ...-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
9- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre belirlenen ...-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, ...-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
10-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMK’nın 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!