Anahtar kelimeler: İtirazda Başlattığını Cari İlamsız Faize Borca Anadolu Taşıma Durdurulduğunu Takibi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: █████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, cari hesap alacağından dolayı davalı ... aleyhine İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlu tarafından borca, faize ve yetkiye itirazda bulunduğu ve icra müdürlüğünce takip durdurulduğunu, davalı/borçlu tarafından yapılmış olan itirazlar haksız ve hukuka aykırı olup iptali gerektiğini, Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiye dayanan sözleşme gereği davacı şirketin, yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı taraf aralarındaki ticari ilişki gereği ödemelerini eksiksiz yapmamış olup sorumluluklarını ifa etmediğini ve davacı firma ile davalı arasında imza edilen sözleşmeye aykırı davrandığını, Davalı taraf kendisine tanınan ... akaryakıt alım kartı üzerinde usulsüzlük yaparak kendine tanınan limitin çok üstünde olan 329.194,84-TL’lik akaryakıt alımı yaptığı ve davacı şirketi bu yolla zarara uğrattığını beyan ederek, davalı borçlu tarafından İstanbul 11.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, takibe kötü niyetle itirazda bulunan davalının %20’tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, davalı borçlu tarafın kötü niyetli olarak mal kaçırma teşebbüsü olduğundan, ve alacak miktarı büyük olduğundan dolayı, tüm menkul ve gayrimenkul malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, dava masraf ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa iddia edildiği miktarda herhangi bir borcun bulunmadığını, davacının iddia ettiği üzere takibe konu cari hesap ekstresi davalıya ait bir borçlanma olmadığı, Davacı taraf dava dilekçesinde davalının kendisine tanınan ... Akaryakıt alım kartı üzerinde usulsüzlük yaparak kendi adına tanınan limitin çok üstünde olan 339.194,84 TL'lik akaryakıt alımı yaptığını ve şirketi zarara uğrattığını iddia ettiğini, böyle bir şeyin olmasının mümkün olmadığını, Kartın limitini tanımlama yetkisinin davalıya ait olmadığını, karta yapılan yüklemelerin davalı talebi doğrultusunda genişletilmediğini, buna rağmen davalı tarafın davalıdan 339.194,84 TL gibi fahiş bir miktarda akaryakıt alındığını iddia ettiğini beyan ederek, İşbu davanın reddi ile İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı İcra takibinin iptaline, davacının dava ve takip miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...Taraflar tacir olduklarından ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış, ayrıca... nden ... numaralı akaryakıt alım kartına ilişkin döküm getirtilmiştir. ... A.Ş. tarafından dosya sunulan CD'nin incelemesinde, ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... tarafından 01.11.2018 - 02.11.2018 tarihleri arasında 54.378,33 litre karşılığı 354.485,97 TL tutarlı motorin alınmış olduğu görülmüştür.Davacı şirketin incelenen defterlerinde, davalının hesabına 2.041.031,92 TL BORÇ kaydettiği, karşılığında 1.715.610,58 TL ALACAK kaydı girmek suretiyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 325.421,34 TL alacaklı gözüktüğü, işbu alacağın “Tahsil Edilemeyen Şüpheli Alacaklar” hesabına virman yapılarak hesabın kapatılmış olduğu, davacının 325.421,35 TL alacağının, 09.11.2018 tarihinde davalın hesabına “01-09 Kasım arası ... akaryakıt” açıklamasıyla BORÇ kayıt edilen 354.485,97 TL'den, davalının 02.11.2018 tarihi itibariyle davacıdan olan 29.064,63 TL alacağının mahsubundan kaynaklanmış olduğu tespit edilmiştir.Davalı defter incelemesi sonucunda verilen raporda '... Her ne kadar ... A.Ş.'nin göndermiş olduğu CD deki kayıtlarda 01.11.2018- 02.11.2018 tarih aralığında 54.378,33 Litre motorin ( 354.485,97 TL değerinde) aldığı tespit edilmiş ise de, tarih aralığı ve zaman dilimi dikkate alınırsa bu alışların pek de mümkün olmayacağı, aracın deposunun kapasitesinin bu kadar miktarda bir yakıtı alamayacağı ve aracında iki günlük süre içerisinde yakamayacağı kanaatine varılmış.'' Olduğu bildirilmiştir.Taraflar arasında taşıma sözleşmesi kurulduğu noktasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf, taşıma sözleşmesi sebebiyle taşıtanın, nakliye sırasında yakıt kullanımı için, taşıyana teslim ettiği yakıt kartının hukuka aykırı bir şekilde kullanıp kullanılmadığı noktasında toplanmaktadır.Hukuka aykırılık, kişilerin mutlak hakları olan mal ve kişisel değerlerini doğrudan veya dolaylı koruma amacı güden emredici hukuk kurallarının ihlalidir. Bu kurallara mutlak haklar ile birlikte, özel koruma kurallarından, örf adetten ve genel ilkelerinden doğan temel davranış normları da dahil olup, ihlalleri de hukuka aykırılık teşkil etmektedir.” Bu ihlalleri icra eden fail, kast veya ihmal ile hareket etse dahi kusurlu addedilir.... kartından 2 gün içerisinde kullanması mümkün olmayan fahiş miktarda alım gerçekleştiği, davacının bu sebeple ... A.Ş ye 354.485,97 TL ödemek zorunda kaldığı, davacının bu alıma ilişkin bir onayının olmadığı tespit edildiğinden davalının bu alımlarda kusurlu olduğu sonucuna varılmış ve davacı defterlerinde davacının 325.421,34 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden hüküm kurulmuş aşan kısım kabul edilmemiş ve davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, " karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davasını ispatlayamadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde davalının kendisine tanınan ... akaryakıt alım kartı üzerinde bir takım usulsüzlükler yaparak kendisine tanınan limitin oldukça üzerinde 329.194,84 TL değerinde akaryakıt aldığını ifade ettiğini, söz konusu ... Kartının limitinin 10.000 TL olduğunu, davacı tarafın da açık şekilde söz konusu durumun nasıl gerçekleştiğini kendilerinin de bilmediğini ifade ettiklerini, davacı tarafın işbu davadaki iddiasının davalının 329.194,84 TL değerinde akaryakıt aldığı iddiası olduğunu, bu durumda bu davada araştırılacak ve ispatlanacak yegane hususun söz konusu akaryakıtın fiilen davalıya verilip verilmediği olduğunu, bilirkişi raporlarında fiili teslim hususunun araştırılmadığını, sadece kesin delil özelliği taşımayan belge dökümlerine dayanılarak sonuca gidildiğini, bu şekilde verilen kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürmediği delilleri, iddia ve savunmalarını genişletecek şekilde yargılama sırasında sunduğunu, davacı tarafın, iddia ve savunmaları genişletme yasağını ihlal ettiğini, davalı tarafça da söz konusu araştırmaya konu edilen hukuki ve maddi anlamda bir kesinliği olamayan belgelerle hükme varılmasının hatalı olduğunu, davacının, beyanlarında söz konusu kartların plaka tanımlı değil, ilgili kart numarasından yükleme yapıldığını beyan etmesine rağmen, bir plaka bilgisine dayanarak araştırma yapılmasını talep ettiğini, yapılan alışverişin kimlik tanımlı olmamasına rağmen davalıya dava konusu durumun isnat edildiğini ve limitli bir akaryakıt kartının limitini aşar şekilde nasıl harcama yapabileceğinin açıklanamadığını, kararın son derece hatalı bir karar olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanmış olup olmadığı noktasındadır. Davacı tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu 11.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile; ''cari hesap ekstresi'' borcun sebebi gösterilerek 329.194,84 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı ile takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Davacı ve davalının taşıma işiyle iştigal ettiği, taraflar arasında tarihsiz yazılı "taşıma hizmet sözleşmesi" düzenlendiği, davacı tarafça sözleşmenin 4.3 maddesinde; "taşıyıcıya projede çalışan araçları için ... tarafından yakıt kartı verilecektir. ... adına yapılan akaryakıt alışverişlerinden taşıyıcı sorumludur. Taşıyıcıya ilgili sevkiyat bedelinin %40'nı yakıt ile ödenecektir." düzenlemesini içerdiği görülmektedir. Yine madde kapsamında davalı tarafa akaryakıt alabilmesi için tanımladığı ... Akaryakıt Alım Kartının ve şifresinin verildiği, ... nden ... numaralı akaryakıt alım kartına ilişkin gönderilen dökümlerde bahsi geçen kart kullanılarak ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... tarafından 01.11.2018 - 02.11.2018 tarihleri arasında 54.378,33 litre karşılığı 354.485,97 TL tutarlı motorin alınmış olduğu, Davacı şirketin incelenen defterlerinde davalıdan 325.421,34 TL alacaklı gözüktüğü, bu miktarın 09.11.2018 tarihinde davalın hesabına “01-09 Kasım arası ... akaryakıt” açıklamasıyla BORÇ kayıt edilen 354.485,97 TL'den, davalının 02.11.2018 tarihi itibariyle davacıdan olan 29.064,63 TL alacağının mahsubundan kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş, davalı defter incelemesinde ise bahsi geçen alıma ilişkin bir kayda rastlanılmadığı belirlenmiştir. Davalının sözleşme gereği kendi kullanımına bırakılan kart ile yaptığı yada yapmış göründüğü bakiyeden sözleşme hükmünce davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının yargılamanın hiçbir aşamasında kartı kullanmadığı, bu miktar işlem yapmadığına yönelik savunması bulunmayıp bu kadar akaryakıtın kendisine tesliminin ispatı gerektiği gibi dosya içeriği ve tarafların pozisyonları ile alakası olmayan savunmalarda bulunduğu, bu haliyle takip tarihi itibarıyla davalının açık hesaptan olan alacağının düşülmesi sonucu takip tarihi itibarıyla kalan bakiye alacak miktarının 325, 421,34 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 5.557,38 TL harcın, alınması gerekli olan 22.229,53-TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.672,15 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!