Anahtar kelimeler: Kestirmek Davatazminat Acentesi Acentelik Tevzi Model Toplamda Sağlandığı Sağlandığını Kasko

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:███████
DAVA
:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı ..., ... plakalı 2016 model ... ... marka aracın sahibi olduğunu, davacının aracı davalı ... Sigorta acentesi tarafından 05.06.2025 tanzim tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davacı ile davalı sigorta acentesi arasında sigorta poliçesi kestirmek üzere anlaşma sağlandığı tarihte aynı anda Kasko poliçesi kestirmek üzere de anlaşma sağlandığını, 05.06.2025 tarihinde davacı ... tarafından davalı şirkete toplamda 15.148,5-TL (8.240-TL + 6.908-TL) ödeme yapıldığını, davacı tarafından yapılan ödemeler sonrasında davalı şirket yalnızca ZMMS poliçesini kestiğini, davacı poliçe basımlarını talep etmesi sonrasında davacıya Whatsapp hattı aracılığıyla poliçe basımlarına ihtiyacı olmadığını, sigortaların yapıldığının sistem üzerinden tespit edilebileceği bildirildiğini, davacı ... poliçenin kesilmemiş olduğunu 10.09.2025 tarihinde yapmış olduğu kaza sonucunda öğrendiğini, davalı şirkete durumu bildirip sigorta poliçeleri talep edildiğini, davacı ... meydana gelen kazada aracında meydana gelen hasarı kendi cebinden karşıladığını, davacı aracında meydana gelen hasar sonucunda 59.400,00-TL hasar ödemesi yaptığını, davalı sigorta acentesi ücretini almış olduğu poliçeyi kesmemiş olması sebebiyle davacının zarara uğramasına neden olduğunu, davacının uğramış olduğu zararın davalı şirket tarafından karşılanması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacıya ait aracın geçirmiş olduğu kaza neticesinde uğramış olduğu hasar bedelinin tazmini için daha sonra mahkemece alınacak bilirkişi raporu ile artırılmak üzere; hasar bedeli tazminatı için şimdilik 100,00-TL'nin (HMK 109. Maddesi uyarınca Kısmi Dava olarak) kaza tarihi olan 10.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini, araç mahrumiyet bedeli için şimdilik 100,00-TL'nin (HMK M.107 uyarınca Belirsiz Alacak Davası olarak) kaza tarihi olan 10.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; huzurdaki davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığından davanın zamanaşımı yönünden reddini, davalı şirket acente sıfatı ile hareket etmekte olduğundan davalı sıfatı olmayıp davanın müvekkil şirket açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın görevsizlik nedeniyle reddini, dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğundan reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirketin pasif husumetinin bulunmaması nedeniyle davanın davalı şirket yönünden reddini, davanın, HMK 61. madde hükümleri uyarınca davanın... A.Ş.'ne (... Mersis:...) ihbarını, netice olarak davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 19.01.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; araç hasar bedeli talebini 59.400,00-TL'ye toplam dava değerinin 59.500,00-TLolarak belirlenmesini, 59.500,00-TL tazminatın davalılardan kaza tarihinden işleyen avans faizi ile tahsilini, AAÜT 5/2 maddesi de dikkate alınarak yasal tam vekalet ücretinin lehimize takdir edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c. maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uygulanmasında, tüketici ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır ve taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; trafik kazasına dayalı zarar giderimi istemine ilişkin uyuşmazlığın sigortalı ve kasko sigortacısı arasında olduğu, dosyada bulunan ... plakalı aracın ... Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı olduğuna ilişkin ...numaralı poliçe incelendiğinde aracın "hususi kullanım" amaçlı olduğu, yine dava dilekçesi ekinde sunulan █████/2025 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında ... plaka sayılı aracın kullanım amacının "hususi" olarak nitelendirildiği, Uyap kayıtlarının da aynı yönde olduğu, aracın ticari olarak kullanıldığına dair emare bulunmadığı, davacının tacir sıfatını haiz olduğuna dair bir iddiasının da bulunmadığı, aksine davacının şahsi kullanıma yönelik aracı için kasko sigortası yaptırmasının tüketici işlemi niteliğinde olup tüketici sıfatını doğurduğu, bu haliyle davanın nısbi ticari dava olmadığı, sigorta işleri TTK'da düzenlenmiş ise de 6502 sayılı TKHK'nın uygulanma şartlarının doğduğu ve dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemelerinin görevli olacağı anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-6100 sayılı Yasanın 20/1. maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı Yasanın 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi.
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!