Anahtar kelimeler: Ablok Lösemi Skhariç Kızlarının Doları Abd Caddesi Bürosuna Tevzi Ermiş

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacıların Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacıların küçük kızlarının lösemi hastalığına yakalanmış ve tedavisinin devam ettiği dönemde, acil nakit ihtiyacının doğması nedeniyle, davalı ...'dan 10.000-ABD Doları, TL. karşılığı olarak yaklaşık 11.400-TL. tutarında borç talebinde bulunulduğunu, anılan borç talebi üzerine, davalı ...'ın vekili Av. ...'in, ... ... Caddesi, ... Apartmanı, A-Blok, No:1/7 ... / İstanbul adresinde bulunan, ... Hukuk Bürosu'na; davacı ..., eşi ... ve öğrencilik hayatı yeni sona ermiş olup, henüz ekonomik bağımsızlığı ve hiçbir geliri olmayan büyük kızları ... ile birlikte gittiklerini, davalının talebi doğrultusunda, istenen borç miktarı karşılığında, kefil gösterilmek suretiyle üstü tamamen boş bir kambiyo senedinin imzalanması talep edildiğini, bu süreçte, asıl muhatap olan davalı ... ile yapılan telefon görüşmesinde; kefilli senet düzenlenmesinin şirket prosedürü gereği olduğu, bu hususun bir sorun teşkil etmediği, borcun ödenmesi konusunda herhangi bir baskı yapılmayacağı, davacıların öncelikle çocuklarının tedavisine odaklanmaları gerektiği yönünde güven verici beyanlarda bulunulduğunu, davalı vekilince, davacıların büyük kızları ...'nın kefil olabileceği belirtilmiş, davacılar büyük kızları ...'ın öğrencilik hayatının yeni sona ermiş olduğunu, henüz ekonomik bağımsızlığı ve hiçbir geliri olmadığını belirtmiş olmalarına rağmen, davalı vekilinin yönlendirmesi sonucunda, davacıların rızası bu yönde şekillendiğini, bu yönlendirme üzerine; asıl borçlu davacı ..., kefil olarak kızı ...'ın imzasının bulunduğu, üstü tamamen boş bir kambiyo senedi düzenlendiğini; bu senet karşılığında davacılara elden nakit olarak 11.400-TL. borç verildiğini, davacılar tarafından iyi niyet çerçevesinde verilmiş ve üstü tamamen boş olan kambiyo senedi, davacıların açık rızası dışında üstü sonradan doldurulmuş; senede 10.000-ABD Doları bedel yazılarak, yabancı para cinsinden borç ihdas edildiğini, bu işlem sonucunda, davacılara önce ödeme ihtarnamesi gönderilmiş, akabinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2010/... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılarak ödeme emri tebliğ edildiğini, davaya konu kambiyo senedinde kefil sıfatıyla imzası bulunan davacı ...'ın imzası, hukuken geçerli bir kefalet iradesine dayanmadığını, davacı ...'nın kefil sıfatıyla attığı imza, gerek kefaletin kanuni unsurlarını taşımaması, gerekse irade sakatlığı ile alınmış olması sebebiyle hukuken geçersiz ve hükümsüz olduğunu, geçersiz bir kefalet iradesine dayanan kambiyo senedinin, davacılar aleyhine hak ve borç doğurması mümkün olmadığını, arz ve izah edilen nedenler, dosya kapsamındaki deliller, kesinleşmiş yargı kararları ve yargılama sürecinde ikame edilecek tüm kanıtlarla sabit olacağı üzere; davalıların müvekkil üzerinde kurduğu sistematik hukuki taciz, ekonomik kıyım ve psikolojik baskının sonlandırılması amacıyla aşağıdaki taleplerinin kabulüne karar verilmesini, .... İcra Müdürlüğü' nün 2010/... Esas sayılı dosyasına konu edilen alacağın, haricen yapılan ödemeler ve alınan ibranameler neticesinde itfa edildiğinin (borcun bittiğinin) ve müvekkilin davalılara hiçbir. borcunun bulunmadığının tespitini, alacağın ödenmiş olmasına rağmen takibin kötü niyetle (suiniyet) sürdürülmesi ve yargı mercilerinin taciz amaçlı kullanılması nedeniyle, davalıların asıl alacağın %40' ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini; yargılama süresince müvekkilin daha fazla mağdur olmaması adına, icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına veya icra kasasına girecek tutarların alacaklıya ödenmemesi yönünde İhtiyati Tedbir kararı verilmesini; Müvekkilin çalışma hürriyetini kısıtlayan ve geçimini imkansız kılan maaş haczinin ivedilikle kaldırılmasını, her türlü gelir üzerindeki hukuka aykırı kısıtlamaların sonlandırılmasını; Müvekkilden haksız ve hukuksuz şekilde tahsil edilen tüm meblağların, tahsil edildikleri tarihlerdeki döviz kurları ve en yüksek mevduat faizi (veya güncel faiz değerleri) ile birlikte müvekkile iadesini; davalının haksız fiilleri sonucu iş akitleri feshedilen müvekkilin, çalışamadığı dönemlere ilişkin mahrum kaldığı tüm SGK. Prim ödemelerinin ve sosyal güvenlik haklarının davalılardan tahsilini; davalıların ulusat basında müvekkil ... ve ...'ın itibarını zedeleyen beyanları, sosyal ve ulusal yazılı medya üzerinden uygulanan sistematik psikolojik baskı ve "itibar suikastı" niteliğindeki eylemleri nedeniyle; Sayın Mahkemenizce takdir edilecek en üst sınırdan Manevi Tazminata hükmedilmesini; ... İli, ... İlçesi, ... (...) Köyü mevkiinde bulunan (114 Ada 28 Parsel ve 113 Ada 29 Parsel gibi) müvekkile ait taşınmazlar üzerine konulan haksız Tedbir Ve Hacizlerin derhal kaldırılmasını; davalının yasa dışı bahis oynatma, uyuşturucu madde temin etme, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma vb. iddialarıyla yargılanması devam etmekte olduğu, daha önce kendisi hakkında yurtdışı çıkış yasağı uygulanmış olunmasına rağmen, ABD vatandaşlığı ile yurtdışına çıkmış olduğu göz önünde bulundurulup, kaçma / mal kaçırma ihtimali dikkate alınıp, müvekkilin alacaklarının güven Altına alınması amacıyla davalının mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, tüm yargılama giderleri ile maktu ve nisbi vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalı tarafa tahmiline karar verilmesini, sadece geçmiş kazanç kaybı değil, bu süreçte davacı ...' nın mesleki kariyerinin "kara listeye" alınmış olması nedeniyle, gelecekteki muhtemel kazanç kayıpları için tazminat talebine, özel hayatın gizliliğini ihlal eden sosyal medya ve ulusal yazılı basın takibini, hukuki koruma sınırlarını aşan adeta psikolojik harp yöntemi uygulayan, davalılar tarafından bilerek, isteyerek ve de kasten büyük zararlara uğratılmış olan davacı ...'ın uğratılmış olduğu iş bu zararlar için munzam zarar talep eder, kararın bu yönden verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; menfi tespit davasıdır.HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.HMK'nın 138. maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7445 sayılı Kanunun 31.ve 43. maddesi gereğince; TTK'nın 5/A-1 maddesinde yapılan değişiklik ile; 01.09.2023 tarihinden itibaren açılan ticari dava kapsamındaki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğu hükmü getirilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca; bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (Değişik ibare: 7445 - 28.3.2023 / m.31 / m.43/1-a) “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak belirtildiği yasal düzenleme, 7445 sayılı Kanun'un 31 ve 43. maddesi gereğince █████/2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup menfi tespit davasının █████/2026 tarihinde açıldığı, bu hâli ile davanın açıldığı tarih itibari ile arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olan davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Davacı tarafın adli yardım talebi yönünden yapılan inceleme sonucu; her ne kadar davacı tarafça adli yardım talep edilmiş ise de talep evrakı ekinde, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin dayanak belgeleri sunmadığı, davacıların aylık alıp almadığının veya başkaca gelirlerinin olup olmadığının belli olmadığı, yine üzerlerine kayıtlı menkul veya gayrimenkul malvarlığı bulunup bulunmadığının, vergi kaydı ve ticaret sicili kaydı olup olmadığının belli olmadığı, yasanın mali duruma ilişkin belgeler aradığı, Uyap üzerinde yapılan sorgulamada davacılardan ... adına kayıtlı iki adet taşınmaz bulunduğu, bu hali ile adli yardımdan yararlandırılmaları gerektiği yönünde mahkememizde kanaat oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine,2-Alınması gereken 732,00-TL peşin harcın ve 732,00-TL başvuru harcının davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06.02.2026Katip ... Hakim ...e-imzalıdır e-imzalıdır