Anahtar kelimeler: Nof Daveti Rezervasyon Mukim Cad Kampanyası Hizmete Üstlenilmesi Tevzi Reklam

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalılar arasında "... Mah. ... Cad. No:27/F .../..." adresinde mukim ‘’...’’ adlı işletmenin ‘’...(PR)’’ müşteri temini ve reklam kampanyası işlerinin üstlenilmesi konusunda bir sözleşme imzandığını, işbu sözleşmeyle göre davalıların işletmenin; reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi, bu işletmeye müşterilerin daveti ve rezervasyon organizasyon hizmetleri verileceği konusunda anlaşıldığını, müvekkilince bu hizmete karşılık ...'e 300.000,00-TL ve ...'e 150.000,00-TL ödeme yapıldığın, ayrıca işletmeye getirecekleri müşterilerin hesabından %20 pay alacakları konusunda da anlaşıldığını, müvekkilinin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen Mayıs ayında davalıların faaliyetlerine devam etmeyeceklerini sözlü olarak bildirdiğini, müvekkilince davalılardan alınan 450.000,00-TL'nin iadesini talep ettiğini ancak iadenin yapılmadığını, bunun üzerine sözleşmenin feshedildiğinin yazılı olarak bildirildiğini ancak ödeme yapılmadığını, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını ancak takibe de itiraz edildiğini, sözleşmenin 12-a. Maddesi uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle fesih hakkının bulunduğunu, yine 12-e. Madde uyarınca danışanın 15 gün önceden danışmana bildirmek koşuluyla işbu sözleşmeyi tazminat ödemesizin zamansız olarak feshetme hakkına sahip olduğunu iddia ederek; davanın kabulünü, .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalıların %20'den aşağı icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Dava; taraflar arasındaki Pr ve Reklam Sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c. maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan Pr ve Reklam Sözleşmesi ve bu sözleşmenin uyarınca ödenen bedellerin sözleşmenin feshinden sonra tahsili için başlatılan itirazın iptali talebine yönelik olduğu, ... Defterdarlığı'nın █████/2025 tarihli müzekkere cevabında tarafların gelir getirici kazanç olmaksızın potansiyel mükellef olduklarının bildirildiği, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin █████/2026 tarihli müzekkere cevabında tarafların esnaf kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün █████/2025 tarihli müzekkere cevabında ise tarafların gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği, dosya kapsamında yapılan incelemede dava konusu sözleşmenin taraflarının gerçek kişi olduğu ve tacir sıfatlarının da olmadığının anlaşıldığı, davanın bu haliyle mutlak veya nispi ticari davaya vücut vermediği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Gerekçesi Ve Ayrıntısı Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c. maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,
3-6100 sayılı Yasanın 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2026
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!