Anahtar kelimeler: Aval Fesadı Çekteki Lehtarı Şarta Aşye İrade Keşidecisi Tedbir Bedelli

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ███████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025 (Ara Karar)NUMARASI
: ████████ Esas (Derdest)TALEP
: İhtiyati TedbirİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİTALEP
: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; dava konusu 8.069.792 TL bedelli çek keşidecisi ... ... .. A.Ş., ... ..., ..., ... olan, lehtarı ise ... A.Ş. ... A.Ş. olan bir çek olduğunu, bu çekteki avalimiz, taraflarca ... A.Ş.'ye dava dilekçesinde anlatıldığı üzere şarta bağlı aval olarak, irade fesadı halinde verildiğini, dava açıldığında İİK 72 kapsamında tedbir talep edildiğini, bu talebin reddine karar verildiğini, oluşan yeni durum sebebi ile bu sefer HMK 106-389 kapsamında ihtiyati tedbir talep etme zarureti doğduğunu, dava dışı ... A.Ş. .... A.Ş. avukatlarının, müvekkili ile ortaklık ilişkisinin sona ermesinin ardından, müvekkilinden habersiz şekilde söz konusu çeki davalı ... A.Ş.’den iade aldıklarını, icra takibine konu edeceklerini söylediklerini, ayrıca başka bir davaya konu edilen 35.000.000 TL bedelli bono ile ilgili aynı sürecin işletildiğini ve müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından ihtiyati hacze başladıklarını, işbu çekteki avalin geçersiz olduğunu, çek vade tarihi geçmesine rağmen bankaya ibraz edilmediği ve icraya konu edilmediğinin cevap dilekçesi ile de sabit olduğunu, cevaba cevap dilekçesinde davalı ... ve dava dışı ... firmasının birlikte hareket ederek kötü niyetli olarak vade tarihini değiştirebileceklerini ifade ettiklerini, davalı şirketin, müvekkili aleyhine kötü niyetli biçimde hareket etmekte olup, söz konusu çeki ... üzerinden ve ... İlaç şirketi üzerinden icra takibine konu etmeye çalıştıklarını, bu durumun, müvekkilinin ekonomik olarak baskı altına alınmak istendiğini göstermekte olduğunu, müvekkilinin, çek tarihinin değiştirilmesi, cirantaya iade edilmesi ve icraya konu edilmesi halinde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi ve ihtiyati haciz tehdidi altında kalacağını, bu kapsamda HMK m. 389 vd. uyarınca ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, İİK m. 72 uyarınca icra takibine karşı menfi tespit davası açılabileceği düzenlenmişse de, işbu başvuru icra takibi öncesi tedbir niteliğinde olduğundan HMK m.106 ve m.389 vd. hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davaya konu çek ile ilgili dayalı olarak davalı tarafından ciro, temlik, ihtiyati haciz veya haciz yoluyla herhangi bir işlem yapılmasının tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu █████/2025 tarihli ara kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Somut olayda, yukarıda yer verildiği üzere, yasal düzenleme kapsamında davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat eden bir delilin işbu ara karar tarihi itibariyle sunulmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle, HMK'nın 390/3. maddesinde düzenlenen yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ve davanın bulunduğu aşama itibariyle davacının iddiaları yargılamayı gerektirdiğinden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili █████/2025 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ruhsat kiralama bedeli borçlarına karşılık keşidecisi ... ... A.Ş. Olan ilk lehtarı ... A.Ş. , cirantası ... Ltd Şti. Olan 3 adet çek ve 1 adet bonoya müvekkili tarafından aval verildiğini, keşidecinin şirket yetkilisi ... ile ... ve ... firmasının görünür yetkilisi M. Sait Kaymak amca-yeğen olup aslında bu şirketlerinde gerçek yetkilisinin ... olduğunu, çekler ve senedin davalı ... firmasına teslim edildiğini, çeklerin ve senedin vade tarihleri dolmuş olup daha önce bu çekler ve senetteki avallerin geçersiz olduğunu, avallerin iptali gerektiğine ilişkin muhtelif ihtarnamelerin davalıya tebliğ edildiğini, İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesi 2025-480 E sayılı dosyasından 11.979.000 TL bedelli çek ve 12.451.970 TL bedelli çek ile ilgili dava açıldığını, İstanbul Anadolu 11 Asliye Ticaret Mahkemesinde 37.980.000 TL bedelli bono yönünden dava açıldığını, huzurdaki davada 8.069.792 TL bedelli çek yönünden dava açıldığını, İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesi 2025-480 E sayılı dosyasında 11.979.000 TL bedelli çek ve 12.451.970 TL bedelli çek ile ilgili ve huzurdaki davada 8.069.792 TL bedelli çek ile ilgili davalı ile keşidecinin anlaşmalı olarak davacının iradesi ve bilgisi dışında çek vade tarihlerini daha önce değiştirdiklerinin sabit olduğunu, İstanbul Anadolu 11 Asliye Ticaret Mahkemesine konu 37.980.000 TL bononun ise bedelinin 35.000.000 TL olarak düzenlendiği ve İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025-1193 D.İş sayılı dosyasından ihtiyati hacze konu edildiğinin öğrenildiğini, yapılan incelemede söz konusu senedin davalı tarafından ... firmasına iade edildiği ve anlaşmalı olarak müvekkili aleyhine ... tarafından ihtiyati hacze başvurulduğu ve icraya konulduğunun öğrenildiğini, görüleceği üzere davalı ve dava dışı ..., ... ve ... birlikte hareket ederek müvekkilinden haksız bir şekilde menfaat elde etmeye çalıştığının sabit olduğunu, huzurdaki davada dosyaya sunulan çek görüntüsünde çekin vade tarihinin öncesinde 28.02.2025 olduğunu, daha sonrasında keşideci tarafından anlaşmalı olarak davacının rızası ve bilgisi dışında 31.03.2025 olarak düzenlendiğinin görüldüğünü, söz konusu tarihten itibaren 10 gün içerisinde bankaya ibraz edilmeyen çekin kambiyo vasfını yitirdiğinin de kanunen sabit olduğunu, ancak davalı ve dava dışı ..., ... ve ... firması anlaşmalı ve kötü niyetli olarak çekin vade tarihini yine değiştirip müvekkili aleyhine icra takibine başlama ihtimalinin bulunduğunu, mevcut davaya sunulan cevap dilekçesinde çekin davalı elinde olduğu ve vadesi geçtikten sonra 10 gün içerisinde bankaya ibraz edilmediğinin sabit olduğunu, çekin kambiyo vasfına haiz olmadığını, bu sebepler ile tedbire konu başvuruda yaklaşık ispat külfetinin yerine getirildiğini, ihtiyati tedbir başvurusunun reddi hususundaki kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
: Talep, kambiyo senedi(çek) hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, açılan menfi tespit davasında talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Dava konusu çek, dava dışı ... A.Ş. tarafından █████/2025 tarihinde ... A.Ş. lehine 8.069.792,00 TL bedelli olarak keşide edilmiş ve davacı ... tarafından çekin ön yüzüne imza atılmak suretiyle keşideci lehine aval verilmiştir. Çek lehtar ve dava dışı ... A.Ş. tarafından ciro edilmiştir. İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf, davaya konu çeke verilen avalin şarta bağlı olarak ve irade fesadı ve gabin hali altında verildiği iddiası ile çek hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 72/2. maddesi, icra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir, şeklinde düzenlenmiştir. İhtiyati tedbirin koşulları bakımından İcra ve İflas Kanununda bir düzenleme bulunmadığından genel hükümlerin uygulanması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacının dava konusu çeke şarta bağlı olarak, irade fesadı ve gabin hali altında aval verildiğini iddiası yönünden dosyaya sunulan deliller yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat için yeterli değildir. Yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğine göre mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR
: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026