Anahtar kelimeler: Müracatın Müd Veriş Alış Satımdan Büyükçekmece Sunmuş Cari Yazildiği Arabuluculuk

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı ile arasındaki ticari alış veriş den kaynaklanan faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunmakta olduğunu, davalı hakkında, cari hesap ve dayanak faturalardan kaynaklı olarak Büyükçekmece İcra Müd. ..... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı borçlu, hakkında açılan icra takibine süresinde itiraz etmiş olduğunu, takibe yapılan itiraz üzerine taraflarınca 02.06.2025 tarihinde Arabuluculuk müracatın da bulunulmuş olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanmamış olduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde alacaklı olduğumuz ortaya çıkacağını, izah edildiği üzere borçlunun itirazında haksız olduğunu, icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla borca itiraz etmiş olduğunu tüm bu nedenlerle; davamızın kabulüne karar verilerek kötü niyetle yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız yapılan itiraz sebebi ile talep edilen 123.015,62-TL'lik fatura alacağı üzerinden davalı aleyhine %20 inkar tazminatına hükmedilmesine, takip tarihi itibari ile anapara üzerinden ticari faiz işletilmesine dava masrafları ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, görev ve yetki itirazlarının bulunmakta olduğunu, . davacı yan alacağına "veresiye defterini" dayanak göstermekte olduğunu, davacı yanın tacir sıfatını haiz değildir. huzurdaki davanın konusu ticari nitelikte olmadığını, dayanak faturanın olmadığını, davanın mutlak ticari davalardan da olmadığından; davaya Asliye Hukuk Mahkemeleri bakmakla görevli olduğunu, Ticaret mahkemesisinin görevsiz olduğunu, görevin kamu düzeninden olduğunu, Mahkemece başkaca hiçbir inceleme yapılmadan ve işin esasasına girilmeden davanın usulden reddine kararı verilmesini, ayrıca dava yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, huzurdaki dava bakımından Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkili olduğunu, yetki dava şartı olduğundan, davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kaldı ki; müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını, dayanak belge gerçekle uyumsuz olduğunu, müvekkiline ayıplı mal teslim edilmiş olduğunu, müvekkilinin ayıplı ifayı kabul etmemiş olduğunu tüm bu nedenlerle; haksız davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..... borçlusunun ...... Grup Lojistik Turizm Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, 132.144,90-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi .....'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporunda özetle; " Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 123.020,50 TL alacaklı olduğu ancak davacı tarafın takip talebinin 123.015,62 TL tutar üzerinden olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 123.014,60 TL borçlu olduğu, Takip talebi doğrultusundan taraflar arasında takip tarihi itibariyle 1,02 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın tarafların ticari defterlerine yaptığı yuvarlama farkı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, Netice itibariyle, ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 123.015,62 TL alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 9.129,28 TL işlemiş faiz talebinin olduğu ancak davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğünün/düşürüldüğünün ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceğini" belirtmiştir.Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasına konu faturalara dayalı cari hesap nedeniyle davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, davalıya gönderilen ürünlerinin ayıplı olup olmadığı, bu sebeple davalı tarafından iade edilip edilmediği konularında olduğu anlaşılmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.Somut olayda tarafların kendilerine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sundukları, hükme esas alınan bilirkişi raporunda her iki tarafın da ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, bu nitelikleri itibariyle de sahipleri lehine delil vasfı taşıdıkları, davacı defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 123.020,50-TL alacaklı olduğu, davalı defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 123.014,60-TL borçlu olduğu, tarafların defterleri arasındaki bu küçük farkın defterlerde yapılan yuvarlama farkı kayıt işlemlerinden kaynaklandığının kabul edilmesi gerektiği, takibe konu cari hesaba ilişkin davacının davalıya düzenlediği 2025 yılına ait 71 adet faturanın tamamının tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, yine 71 adet faturanın 1 tanesi haricinde 70 adedinin taraflarca karşılıklı olarak BA-BS formu ile beyan edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ..... Esas, ..... Karar sayılı kararında; "6762 sayılı TTK’nın 84. maddesi uyarınca hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden faturaların davalı defterinde kayıtlı olması faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksini bir başka deyişle faturalar içeriği emtianın teslim edilmediğini, faturaların usulsüz olduğunu davalı ispatlamalıdır." denilmiştir. Bu kapsamda somut olayın değerlendirilmesinde takibe dayanak faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu, aynı şekilde faturaların karşılıklı olarak BA-BS formaları ile bildirilmiş olduğu, bu bakımdan fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğinin karineten kabul edilmesi gerektiği, davalı ürünlerin ayıp sebebiyle davacıya iade edildiğini iddia ettiği için ispat yükünün bu şartlar altında kendi üzerinde olduğu, somut olayda davalı yanın bu iddiasını ispat sadedinde bir delili dosyaya sunamamış olduğu, malların ayıplı olduğuna yönelik davacı tarafa gönderilen ayıp ihbarnamesi vb. bir evrakın sunulmadığı gibi, malların iade edildiğine yönelik bir faturanın da dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu belirtilen esaslar çerçevesinde davacının icra takibine konu ettiği alacağının sabit olduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne ve alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın Kabulü ile, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın 123.015,62-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE,2-Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 123.015,62-TL toplam alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 24.603,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 8.403,19-TL ilam harcından peşin alınan 2.100,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.302,39-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,5-Davacı tarafından sarf edilen 6.500,00-TL bilirkişi ücreti, 92,50-TL posta masrafı, 615,40-TL başvuru harcı, 2.100,80-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 9.308,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip.....¸e-imzalıdırHakim ....¸e-imzalıdır