Anahtar kelimeler: Şort Giysi Davacıalacaklı Kıyafet Satımı Satımdan Davalıborçlu Sunmuş Tekstilci Satışa

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı/alacaklı müvekkilinin tekstilci olup işi gereği kıyafet, giysi alım satımı yapmakta olduğunu, davalı/borçlu yan tarafından davacı müvekkili ile anlaşma sağlanmış buna istinaden 302 adet şort davalıya teslim edilmiş olduğunu, davacı/alacaklı müvekkili tarafından ilgili satışa istinaden "... sayılı, 12.12.2024 tarihli ve 929.461,50-TL bedelli fatura" tanzim edilmiş olduğunu, işbu hususun ticari defter ve kayıtlarımızdan da görüleceğini, ürün satım bedeline ilişkin davalı/borçlu yan tarafından davacı/alacaklı müvekkiline ödeme yapılmamış, alacağın tahsili amacı ile davacı/alacaklı müvekkili tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlanılmış fakat davalı/borçlu yan tarafından kötü niyetli olarak itirazda bulunulmuş olduğunu, davacı/alacaklı müvekkili tarafından verilen hizmetin karşılığı alınamadığı gibi; borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak yapılan itiraz neticesinde müvekkilinin alacağına kavuşmasının engellenmiş olduğunu tüm bu nedenlerle; öncelikle davalı/borçlu adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malvarlığı ile banka hesaplarının tümüne öncelikle bedelsiz, sayın mahkemenizin aksi kanaatte olması ihtimalinde ise mahkemenizce uygun görülecek belirli miktarda teminat karşılığında ihtiyati haciz uygulanmasına, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçludan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili ile davacı arasında uzun süredir devam eden ticari ilişkinin, karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütülmekte olup, bu çerçevede alınan malların karşılığında düzenlenen faturaların açık hesaba kaydedilmekte olduğunu, dolayısıyla borcun malın tesliminden belli bir süre sonra muaccel hale gelmekte ve ödemeler de bu doğrultuda ifa edilmekte olduğunu, ilk olarak, icra takibine konu edilen faturanın, fatura konusu malların müvekkiline teslim edilmeden önce düzenlenmiş olduğunu, taraflar aralarındaki satış sözleşmesinde, teslimat tarihini kararlaştırmamış olduklarını, bu sebeple de malın bedelinin, ancak teslim anında ödenebilir hale geleceğini, davalı müvekkili tarafından faturaya itiraz edilmemesi, sadece faturada yer alan malın cinsi, adedi gibi olağan unsurları kapsamakta olduğunu, malın teslim edildiği veya hizmetin ifa edildiği anlamını taşımamakta olduğunu, müvekkilinin zaten borcun muaccel hale gelmesi üzerine, reklamasyon faturasını düşerek bakiye borcun tamamını karşı tarafa ödemiş olduğunu, borcun henüz muaccel hale gelmemişken başlatılan bu takip, hukuken dayanaktan yoksun olduğunu, davacının, bu takip kapsamında faiz, feriler ve vekalet ücretine de hak kazanmamış olduğunu, davacının borcun muaccel hale gelmediği halde, icra takibine başlanması üstelik bu alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasını istemesi yalnızca müvekkilini zor durumda bırakmaya yönelik kötü niyetli bir girişim olduğunu tüm bu nedenlerle; davanın reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu, 964.755,57-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ... 'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporunda özetle; "Davacı tarafın bilirkişi incelemesine katılım sağlamamasından ve dava dosyası kapsamında yerinde inceleme talebi bulunmamasından dolayı davacı şirketin ticari defterleri yönünden incelemesi yapılamadığı, Davalı yanın 2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde, davacı yanı ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kaydettiği, davacı yana 31.12.2024 tarihi itibari ile 831.842,70 TL borçlu olduğu, icra takip tarihi olan 10.01.2025 tarihi itibari ile 793.342,70 TL borçlu olduğu, icra takibinden sonra 13.01.2025 tarihinde 793.342,70 TL ödeme yapmış olduğundan 13.01.2025 tarihi itibari ile davacı yana borcu olmadığı, Davacı yanın davalı yanı noter ihtarnamesi ile temerrüde düşürmediği, davacı yanı icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından, temerrüdün icra takip tarihi olan 10.01.2025 tarihinde oluştuğu, Taktir Sayın Mahkemenin olmakla birlikte, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibinde, davalı tarafından yapılan 793.342,70 TL tutarındaki ödemenin gerçekleştiği tarih itibarıyla icra dosyasındaki toplam borcun faiz, vekâlet ücreti ve tüm takip masrafları dahil olmak üzere ayrıntılı biçimde hesaplanması, ardından söz konusu ödemenin TBK m.100 hükümleri uyarınca öncelikle fer’i alacaklara mahsup edilerek kalan borcun belirlenmesi gerektiği bu yönde icra dairesi tarafından kapak hesabı yapılarak hesaplanması gerektiği yönünde görüş ve kanaatini " belirtmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde dosyanın ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişiye tevdi edildiği, aynı bilirkişi tarafından sunulan ek raporda özetle; " Davacının davalı yandan rapor tarihi olan 30.10.2025 tarihi itibari ile, davalı yanın yapmış olduğu 13.01.2025 tarihli ödeme düşüldükten sonra, kalan asıl alacak 246.474,96 TL, kalan alacağın rapor tarihi olan 30.10.2025 tarihine kadar olan faizi 102.749,25 TL ve vekalet ücreti eklendiğinde Toplam 384.755,46 TL alacağı olduğu hesaplanmış" olduğunu belirtmiştir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu fatura nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, icra takibinin borç muaccel hale gelmeden önce başlatılıp başlatılmadığı, mahkememizin görevli olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Taraflar hakkında yaptırılan tacir araştırması neticesine göre davalı yanın görev itirazının yerinde olmadığı, zira her iki tarafın da tacir olduğu, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 929.461,50-TL bedelli fatura dayanak yapılmak suretiyle fatura bedelinin takip tarihine kadar işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteminde bulunulduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde davalı tarafından fatura bedeline ilişkin olarak icra takibinin ikame edildiği süreci takiben asıl alacağa ilişkin ödeme yapılmış ise de asıl alacağa işlemiş faiz ile birlikte takibin ikamesi dolayısıyla doğan icra vekalet ücreti, harç ve diğer takip giderlerinin kendisine ödenmemiş olmaması sebebiyle alacaklarının bulunduğunu beyan etmiş ve davalının bakiye borcunun hesap bilirkişisi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun .... Esas, ... Karar sayılı kararında; " Dava dilekçesi incelendiğinde, icra takibine yapılan itirazdan sonra asıl alacağın haricen ödendiğinin davacı tarafından da kabul edildiği anlaşılmakta olup, icra takibinde gösterilen asıl alacak miktarının haricen ödendiği ihtilafsız olduğu hâlde, ödenen asıl alacak miktarı da harca esas değer olarak gösterilerek eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. 24. Az yukarıda da açıklandığı üzere itirazın iptali davasında, icra takibinden sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ve ihtilafsız olan ödemeler yönünden davacı alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle itirazın iptali davası açılmadan önce ödenen asıl alacak miktarı yönünden davacının dava açmasında hukukî yararı bulunmadığından, asıl alacak miktarı yönünden itirazın iptali isteminin reddi gerekir. 25. Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu alınarak ödenen miktarın BK’nın 84. maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde değildir." denilmiştir. Bu esaslar çerçevesinde somut olayın ele alınmasında taraflar arasında takibe konu asıl alacak tutarının takipten sonra, davanın açılmasından önce davalı tarafça ödenmiş olduğu yönünde herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, icra takibine davalı tarafından itiraz edilmekle icra takibinin durması sağlanmış olduğundan mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından icra takibi ile istenen alacağın ferileri ve icra giderleri yönünden davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ancak yine ilgili içtihatta ifade edildiği üzere bu talepler hakkında mahkemece hesaplama yaptırılamayacağı açık olup, bu bakımdan dosyada alınan bilirkişi raporlarının hesaplama teknikleri bakımından hükme esas alınabilmesi mümkün görülmemiştir. Fakat raporların tarafların defter ve kayıtlarına yönelik yapılan muhasebesel incelemeler bakımından yerinde kanaatler içerdiği, bu kanaatlerin hükme esas alınabileceği kanaatine ulaşılmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Somut olayda davacı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı, davalı defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 831.842,70-TL alacağının olduğu, icra takibinden sonra yapılan 10.01.2025 ve 13.01.2025 tarihli ödemeler sonrasında davacı yana borcunun kalmadığının defterlerden görüldüğü, davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, takibe dayanak yapılan faturanın davalı defter ve kayıtlarında yer aldığı anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas, ... Karar sayılı kararında; "6762 sayılı TTK’nın 84. maddesi uyarınca hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden faturaların davalı defterinde kayıtlı olması faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksini bir başka deyişle faturalar içeriği emtianın teslim edilmediğini, faturaların usulsüz olduğunu davalı ispatlamalıdır." denilmiştir. Bu kapsamda somut olayın değerlendirilmesinde takibe dayanak faturanın davalı defterine █████/2024 tarihli kayıt ile kayıtlı olduğu, bu bakımdan fatura konusu ürünlerin davalıya bu tarihte teslim edildiğinin karineten kabul edilmesi gerektiği, kaldı ki davalı defterinde kayıtlı faturada "irsaliye yerine geçer" ibaresinin de bulunduğu, bu bakımdan bu kaydı içeren bir faturayı defterine kaydetmekle davalının malı teslim almış olduğunun karineten kabulü noktasında bir tereddüt de bulunmadığı, davalı faturanın ürünler teslim edilmeden düzenlendiğini iddia ettiği için ispat yükünün bu şartlar altında kendi üzerinde olduğu, somut olayda davalı yanın bu iddiasını ispat sadedinde bir delili dosyaya sunamamış olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu belirtilen esaslar çerçevesinde davacının icra takibine konu ettiği alacağının takip tarihi itibariyle davalı defterlerine göre 831.842,70-TL'lik kısım bakımından sabit olduğu, davacının takip tarihinden önce davalı tarafı temerrüde düşürmüş olduğunu ispata haiz herhangi bir delili dosyaya sunmamış olduğundan takip tarihine kadar davalı taraftan herhangi bir işlemiş faiz isteminde bulunulamayacağı, davalı tarafından █████/2025 tarihinde 38.500,00-TL, █████/2025 tarihinde 793.342,70-TL olmak üzere asıl alacak yönünden kısmı ödemeler yapıldığı ve ödemelerin davacının kabulünde olduğu gözetilerek kısmi ödemelerin tarihlerine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte 831.842,70-TL asıl alacağa isabet eden takip masrafları ve icra vekalet ücreti ile işleyecek faiz yönünden davalının itirazının iptaline, davalı tarafından takipten sonra yapılan ödemelere yönelik asıl alacak ödemesinin 6098 sayılı TBK.'nın 101.maddesi gereğince icra dairesince yapılacak dosya hesabında nazara alınarak kısmi ödemelerin tarihlerine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte 831.842,70-TL asıl alacağa isabet eden takip masrafları ve icra vekalet ücreti ile işleyecek faiz yönünden takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Somut olayda davalı tarafından sabit görülen 831.842,70-TL asıl alacağın dava tarihinden evvel davacıya ödenmiş olduğu, bu bakımdan bu asıl alacak miktarının ferileri ve icra giderleri dışında bakiye alacağın bulunmadığı anlaşılmakla, davacı lehine icra inkar tazminatına esas alınabilecek matrahın da bulunmadığı anlaşılmış ve tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu belirtilen esaslar çerçevesinde de davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile,
Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibinde davalının 831.842,70-TL asıl alacağa yönelik █████/2025 tarihinde 38.500,00-TL, █████/2025 tarihinde 793.342,70-TL olmak üzere asıl alacak yönünden kısmı ödemeler yaptığı ve ödemelerin davacının kabulünde olduğu gözetilerek kısmi ödemelerin tarihlerine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte 831.842,70-TL asıl alacağa isabet eden takip masrafları ve icra vekalet ücreti ile işleyecek faiz yönünden davalının itirazının İPTALİNE, davalı tarafından takipten sonra yapılan ödemelere yönelik asıl alacak ödemesinin 6098 sayılı TBK.'nın 101.maddesi gereğince icra dairesince yapılacak dosya hesabında nazara alınarak kısmi ödemelerin tarihlerine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte 831.842,70-TL asıl alacağa isabet eden takip masrafları ve icra vekalet ücreti ile işleyecek faiz yönünden DEVAMINA,
2- Davacının tazminat talebinin yasal şartları mevcut olmadığından REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00-TL ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.953,96-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 646,04-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 315,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.315,00-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 6.287,67-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!