Anahtar kelimeler: Barodan İsuça Doldurduğu Çocuğa Atanan Doldurmuş Malına Yaşını Yaşından Esnasında

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kamu malına zarar vermeHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaI.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde:Suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olmakla birlikte, Dairemizin bozma ilâmı sonrası savunmasının alındığı 28.10.2021 tarihinde 18 yaşını doldurduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun savunması esnasında müdafii talebinin bulunmadığını ve savunmasını kendisinin yapacağını belirttiği ve 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafii atanması da gerekli olmadığı hâlde, suça sürüklenen çocuk için esas mahkemece barodan atanan müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen 15.02.2022 tarihli karar, müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de; dosyada vekâletnamesine de rastlanmayan anılan müdafiin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığı ve yokluğunda verilen ve suça sürüklenen çocuğa 08.05.2025 tarihinde usûlüne uygun olarak tebliğ edilen kararı suça sürüklenen çocuğun temyiz etmediği de anlaşıldığından, temyize hakkı olmayan suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,II.Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde:Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ███████-1322 Esas, ████████ Karar sayılı ve 22.10.2013 tarihli kararında açıklandığı gibi, hükmün yalnız katılan ya da vekili tarafından vekâlet ücretine hükmedilmediğinden bahisle temyiz edilmesi durumunda, temyiz incelemesi de yalnızca vekâlet ücreti ile sınırlı olarak yapılacağından, katılan vekilinin “vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine” ilişkin talebi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi gereğince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; "hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınarak katılan kuruma verilmesine" karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.