Anahtar kelimeler: Kurtalan Ohal Yapmakta Ksayılı Talebiyle Müşaviri Memuru Süreci Siirt İşlemden

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: ██████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ...VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Siirt ili, Kurtalan Devlet Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yapmakta iken 675 sayılı sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve █████/2019 tarihli OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile kamu görevine iade edilen davacı tarafından, kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemden dolayı uğradığını ileri sürdüğü manevi zararlarının tazmini talebiyle yapmış olduğu █████/2023 tarihli başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile 300.000,00-TL manevi tazminatın █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; davacı tarafın tazminat başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden; davacının kamu görevinden uzakta kaldığı süreçte yaşamış olduğu elem nedeniyle tarafına manevi tazminat ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiş ise de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından tam yargı davası açılabileceğinin hükme bağlandığı, tam yargı davası açılması yerine idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebiyle yaptıkları başvurunun reddine ilişkin işlemin "iptal davası" şeklinde incelenmesinin mümkün olmadığı, ayrıca dava konusu işlemin davacının statüsünde hukuki anlamda değişiklik yaratacak nitelikte de olmadığı, dolayısıyla idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem olmadığı anlaşıldığından, dava konusu davacının manevi tazminat ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmadığından bu kısım yönünden 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği, 300.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden; davacının █████/2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun █████/2019 tarihli kararı ile kamu görevine iadesine karar verildiği, idarenin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı kamu görevinden çıkarma işlemi nedeniyle hizmet kusuru bulunduğu sonucuna varılarak, terör örgütüyle irtibatlı, iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılması nedeniyle elem ve ıstırap yaşadığı, kişinin iç huzurunun bozulduğu anlaşıldığından, olayın oluş şekli, davacının ekonomik durumu, yapmış olduğu kamu görevinin niteliği, statü dışında geçirdiği yaklaşık 3 yıllık süre bir bütün halinde göz önünde bulundurularak, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle takdiren 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareden alınarak davalı idareye başvuru tarihi olan 13.02.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu tazminat başvurusunun reddi işleminin iptali istemi yönünden 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın reddine, 300.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 30.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuruda bulunulan █████/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 270.00,00-TL manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının manevi zararlarının tazmini başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden; davacının █████/2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun █████/2019 tarihli kararı ile kamu görevine iadesine karar verildiği, idarenin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı kamu görevinden çıkarma işlemi nedeniyle hizmet kusuru bulunduğu sonucuna varılarak, terör örgütüyle irtibatlı, iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılması nedeniyle elem ve ıstırap yaşadığı, kişinin iç huzurunun bozulduğu anlaşıldığından, davacının manevi zararlarının tazmini istemiyle yaptığı başvuru üzerine davalı idare tarafından davacının statüsü ve statü dışında kaldığı dönemin uzunluğu hiçbir şekilde değerlendirilmeden manevi tazminat isteminin reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği, 300.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden; davacının manevi tazminat başvurusunun reddine yönelik işlemde hukuka uyarlık görülmemesi ile Anayasanın 125. maddesi ve yerleşik yargı içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, olayın oluş şekli, davacının terör örgütüyle itibatlı veya iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarıldığı Resmi Gazetede yayınlanarak işlemin alenileştirilmiş olması, davacının ekonomik durumu, yapmış olduğu kamu görevinin niteliği, statü dışında geçirdiği yaklaşık 3 yıllık süre bir bütün halinde göz önünde bulundurularak, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle takdir edilen 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareden alınarak davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin 270.000,00-TL tazminat ödenmesine karar verilmesi isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının reddedilen toplam 270.000,00-TL manevi tazminat talebinin, 20.000,00-TL'lik kısmı bakımından kaldırılmasına, bu kısım yönünden de davanın kabulüne; manevi tazminatın reddedilen 250.000,00-TL'lik kısmı yönünden ise davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
: Davacı tarafından, 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedip 18.000,00-TL karşı vekalet ücretine hükmederek vermiş olduğu tazminatın yarısının yine kusurlu idareye verildiği, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemek konusunda takdir yetkisinin bulunmadığı, Mahkemece hükmedilen miktar ile bu zararının karşılanmadığı, komisyon kararı sonucu görevine iade edilmesinin kendisini derinden sarsan ve etkisinin yaşamı boyunca unutamayacağı bir işlem olduğu ve bundan kaynaklı manevi zararı giderilmediği, İstinaf Mahkeme kararı ile masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı, özel yaşama saygı hakkı, aile yaşamına saygı hakkı, çalışma hakkı, sosyal güvence hakkı, adil yargılanma hakkı gibi bir çok Anayasal hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.TEMYİZ EDEN DAVALI İDARENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, FETÖ/PDY’nin kuruluşundan 15 Temmuz 2016 sürecine kadar örgüt lideri Fetullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek için hareket ettiği, FETÖ/PDY tarafından Devletin tasarrufunda bulunması gereken kamu gücünün kendi örgütsel çıkarları lehine kullanıldığı, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlü olduğu, terör örgütleri veya MGK’ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile ilgili personel arasında mutlak bağ kurulmasının aranmadığı, böyle bir bağın olduğunun değerlendirilmesinin yeterli görüldüğü, bu durumun Anayasa ile kurulan demokratik düzenin korunması için zorunlu ve durumun gerektirdiği ölçüde olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararına yönelik temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek işin gereği görüşüldü:İLGİLİ MEVZUAT
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiş ve anılan maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup; aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2024 yılı için temyiz sınırı 920.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.Öte yandan; 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili merciin bu kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.Bu itibarla, davanın konusunun 300.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesine ilişkin olduğu, bu parasal miktarın, Dava Dairesi kararı tarihindeki güncel temyiz parasal sınırın altında kaldığı görüldüğünden, ... Bölge İdare Mahkemesince verilen karar kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki imkan bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. İstinaf isteminin reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,2. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.