Anahtar kelimeler: Çekilirken Daki Deki Attığınıdavacı Attığını Kardeş Çekildiğini Yürüttüğünü Krediler Kefil

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların kardeş olup ... Şirketinde de ortaklıklarının olduğunu, şirketin müdür ve yöneticisinin davalı olduğunu, şirket hissesinin %99'un da davalı adına geçtiğini, şirketin ...'daki işlerini davalının ...'deki işlerini ise davacının yürüttüğünü, davacının şirket ortağı olarak davalı kardeşine vekalet verdiğini, şirketin ...'daki faaliyetlerinden dolayı davalı tarafından birçok kredi çekildiğini, krediler çekilirken şirket ortaklarının bu kredilere kefil olarak imza attığını,davacı adına ise davalının vekalete istinaden kefil olarak imza attığını, sonrasında krediler ödenmeyince takip başlatıldığını, ödeme emirleri gelene kadar davacının kredilerden haberi olmadığını, dava konusu edilen kredilerin en büyüğünün ise alacaklısı ... ... olan krediden dolayı Denizli İcra ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, ... ...'a el konulunca ...'nin alakcaklı olduğunu, ...'nin ise alacağını ... Şirketine temlik ettiğini, ... ... Şirketinden ise ...'nin alacağı devir ve temlik aldığını, icra dosyasında asıl borçlunun ... Şirketi olduğunu, müvekkili tarafından icra dosyasına ... TL ödeme yapıldığını, sonrasında ise yapılan ödemenin rücuen ödenmesi için davalı aleyhine Manavgat ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının vekaleti kötüye kullandığını, bu nedenle davalının bu bedelden sorumlu olduğunu beyanla davanın kabulü ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın vekillik görevinin kötüye kullanılması iddiasına ilişkin olarak davalının şirketin faaliyetleri için bankadan kredi çekmesinin vekillik görevinin kötüye kullanılmasına ilişkin bir sebep olamayacağını, davalının şirket ortağı olarak, şirketin faaliyetlerinin devamı için iş ve işlemleri yaptığını, davacıya zarar verme kastı ile hareket etmediği gibi, davacının menfaatlerine aykırı bir harekette de bulunmadığını, davacı ...'nın davalının kardeşi ve ... Şti'nin %50 kurucu ortağı olduğunu, şirket merkezinin ... olduğunu, davanın bir muvazaalı icraattan doğduğunu, adaleti yanıltmaya yönelik bir dava olduğunu, ... şirketinin borçlarını ... ... ...den satın alarak yeni bir işleme başlayan kişinin ... olduğunu, bu şahsın, davacı ...'nın gizli ortağı ve arkadaşı olduğunu, ...'nin bir kamu çalışanı olduğunu ve bu alacak dosyasını satın alacak gelire sahip olmadığını, davanın ...'ye ihbar edilmesi ile davaya dahil edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca ... Noterliğinin ... gün ... sayılı imza tasdiki ile de davacı ...'nın, ... şirketini 5 yıllığına temsil yetkisi aldığının resmi olarak belgelendiğini, temsilci olan 2 müdürün yapmış oldukları işlemlerden iki müdür/şirket ortağı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ...'nın şirket sorumlu ve yetkili müdürü ve ortağı olarak Manavgat ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı takip dosyası ile icrai takibata konu ettiği ... TL'lik ödemenin kendisi ile ilgili olduğunu, davalıya rücu edebilmesi için herhangi bir yasal dayanağın bulunmadığını, diğer bir belgede yine ... Noterliğinin ... gün ... sayılı vekaletnamesi ile davacı ...'nın, davalı ... tarafından vekil tayin edildiğini, ancak davacı ...'nın bu vekaletnameyi kötü amaçla kullanarak davalıyı borçlu duruma düşürdüğünü, kasıtlı, bilerek ve isteyerek bu şekilde hareket ettiğini, dolayısıyla davalının Manavgat ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında dava konusu edilen borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Antalya ... Noterliğinin ... Tarih ... Sayılı ... Şirketinin ana sözleşmesi sorumluluk maddesinde şirket sermayesinin 100 hisse kabulü ile 50 hisseye karşılık ... TL ..., 50 hisseye karşılık ... TL ... tarafından karşılandığını, dolayısı ile davacının şirket borcunu ödediğini iddia ettiği borç miktarını şirket kurulurken sorumlu olduğu hisseye karşılık ödediğini, davalının da şahsi mal varlığından ...- TL yine aynı borç sebebi ile Denizli Genel İcra Dairesinin .../... sayılı dosyasına ödenmiş olup, bu dosyadan dolayı davacıdan müvekkilinin harç ve masraflar hariç 1/2 hisse karlığı ... TL alacağı olduğunu, bu miktarın da talep edildiği ve ... Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) görülen .../... E. Sayılı davanın halen derdest olup, delil olarak dosyamıza celbine karar verilmesini talep ettiklerini, ... ... Şubesinin ... TL bloke bedeli ödendiğine dair ... günlü ... sayılı makbuzu dilekçe ekinde sunduklarını, ayrıca, Denizli Genel İcra Dairesi .../... takip sayılı dosyası ile davalıdan tahsil edilen ... TL icra tahsilatının ... tarafından bankadan çekildikten sonra parayı davacı ... ve oğlu ... ...'ya teslim ettiğine dair banka kayıt ve görüntülerinin paranın tahsil edildiği bankadan celbine karar verilmesini talep ettiklerini, bu görüntülerle asıl olarak parayı tahsil edenin davacı ... olduğunun, ...'nin sadece aracı kişi olduğunun ortaya çıkacağını, ayrıca zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının davasının zaman aşımına uğramış olduğunu, davanın zaman aşımı yönünden de reddinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle; davanın muvazaa sebebi ile alacaklı ...'ye ihbarı ile ...'nin davaya dahil edilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine ve kötü niyetle icraya tevessül eden davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.
Manavgat ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı ... tarihli gerekçeli kararı ile dosyanın görevsizlik nedeniyle Alanya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı gerekçeli kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosya Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kayıt edilmiştir.
Manavgat ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının ve Denizli İcra Dairesinin .../... esas sayılı takip dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilerek dosyamız arasına alınmıştır.
... Noterliğine müzekkere yazıldığı, ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname örneği dosyamız arasına celp edilmiştir
Denizli İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı doyasının bir sureti uyap sistem üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sistemi üzerinden gönderilerek dosyamız arasına alınmıştır.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sistemi üzerinden gönderilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava dışı Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sırasında kayıtlı ... ... Şti 'nin kuruluşundan itibaren şirket müdürlerinin tarihleri ve yetkililerinin münferit, müteselsil olarak ayrı ayrı belirtilerek tüm kayıt ve belgelerinin gönderilmesinin istenildiği, gönderilerek evrakların dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
... ... na müzekkere yazılarak ... AŞ ile ... Şti, ... ile ... arasında kapatılan ...'tan çekilmiş, ... tarihli, ..., ..., ..., ..., ..., ... tarihli kredi sözleşmelerinin onaylı örnekleri ile ayrıca sözleşmelere ait hesap ekstreleri, borçlu ve kefiller tarafından yapılan ödemelere ilişkin tüm kayıt ve belgelerin gönderilerek dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılamada; dava dosyası resen seçilen bir bankacı, bir nitelikli hesap bilirkişisi ve bir mali müşavir bilirkişiye tevdi ile Manavgat ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak alacak yönünden tarafların dava dışı şirketin ortağı oldukları, davalıya şirket adına çekilecek krediler yönünden davacının verdiği vekalet ve bu vekalete dayalı olarak şirketin kullandığı kredilerde kefil sıfatıyla davalının vekaleten imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hakkında takip yapıldığı ve ödenen miktarın tahsilinin talep edildiği görülmekle, davalının vekalet görevini özenle yerine getirip getirmediği, şirket müdürü olarak davacıyı doğrudan zarara uğrattığı iddia edilmiş olmakla takip tarihi itibariyle tüm bu hususlar değerlendirilmek suretiyle talep edilebilecek alacak bulunup bulunmadığı, alacak bulunuyor ise miktarına ilişkin rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle "...Davacının davalıya ... ve ... yevmiye nolu vekaletnameden kaynaklı vekalet görevinin özenle yerine getirilmediğinden bahisle şirket borçları için ödemiş olduğu tutardan kaynaklı icra takibine itirazdan kaynaklı itirazın iptali davasında, davacının Manavgat ... İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı İcra dosyasına konu alacağın Denizli İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında şirket borçlarına müteselsil kefaletten kaynaklı borçlarını ödemesinin davalının ... tarihli vekaletnamedeki görevinin gereklerine aykırı olduğu iddiasında, verilen vekalet kapsamında davalının şirket için ... A.Ş ile genel kredi sözleşmesi yaptığı ve kredi sözleşmesine hem şirket müdürü olarak hem de müteselsil kefil olarak imza attığı, almış olduğu vekaletname kapsamında ayrıca davacı adına da müteselsil kefil olarak imza attığı, davacı ile davalının dava dışı ... Şirketini ... tarihinde % 50 ortak şeklinde kurdukları, kuruluş işlemlerini davalının davacıdan aldığı ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu vekaleti ile yerine getirdiği, şirkette ilk beş yıl her ikisinin de müdür olarak yer aldığı, ... A.Ş den şirket için çekilen kredilerin davacı ve davalının müdür olduğu dönemde çekildiği, ancak davacının ... tarih ve ... nolu ortaklar kurulu kararıyla müdürlükten istifa ettiği ve hisselerin bir kısmını davalıya devrederek %1 oranında ...-TL payı, davalının da %99 oranında ...-TL paya sahip olduğu, şirket için çekilen kredilerin şirket için gerekli olup olmadığı, şirket faaliyeti dışında kullanılıp kullanılmadığının dosya kapsamında anlaşılmadığı, dava konusu vekaletin şirket için genel kredi sözleşmesi yapılması ve davacının müteselsil kefil yapılmasında kullanıldığı, bankacılık uygulamalarında bankaların şirketin borçlarında müdürlerinin de müteselsil kefil yapılmasının rutin bir uygulama olduğu, Davalının şirket müdürü olarak kredi sözleşmesi yaparak şirketi borçlandırmasından kaynaklı bir zarar doğduğu ihtimalinin TTK m. 553-555 uyarınca sorumluluk davalarına konu olan bir husus olduğu, pay sahibinin şirket zararı dışında ayrıca zarar görmesi halinin haksız fiil hükümlerine göre tazminat davası konusunu oluşturduğu, ancak davacının açıklamalarından davasını doğrudan TBK m. 506'ya dayandırdığının söylenebileceği, ancak davalı kendisini de kredi sözleşmesine müteselsil kefil gösterdiği için vekaletname uyarınca davacıyı da müteselsil kefil olarak göstermesinin takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere TBK m. 506 anlamında özen yükümlülüğüne aykırı sayılamayacağı, Denizli ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında davacı müteselsil kefil olarak asıl borçlunun borcunu ödemesine rağmen alacağın kaynağının ... A.Ş ile yapılan genel kredi sözleşmesine birlikte müteselsil kefalet hükümleri olması nedeniyle TBK m. 587 ve 588 uyarınca her bir kefil, kendi payında adi kefil, diğerini payında kefile kefil gibi sorumlu olacağından ödediği tutarlarda kendi payını ödemeyen diğer kefile rücu hakkı kapsamında ödemiş olduğu ...-TL bakımından yarısı olan ...-TL için rücu hakkı doğduğu, ... ... Şubesi ile ... Şirketi ...-... tarihleri arasında e toplam ... TL. limitli, ... tarihinde ... USD limitli ayrı bir kredi sözleşmeleri ve ek sözleşmelerin bağıtlandığı, Çerçeve kredi sözleşmelerinin 56.maddesiyle sözleşmeler arasında fiili bağlantı kurulduğu, kredi ve ek kredi sözleşmelerine bağlı ve devamında sözleşme limiti üzerinden dava dışı şirket ortakları davalı ... ve davacı ...'nın kredi sözleşmesinin 20.maddesi hükmünde ayrı ayrı müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları, Davalı ...'nın kredi ve ek kredi sözleşmelerinin her sayfasını şirket kaşesi üzerinde asıl kredi lehtarı dava şirketi temsilen, kendi adına kefil sıfatıyla ve davacı ... adına ise kefil sıfatıyla vekaleten imzaladığı, dava taraflarının müteselsil kefil sıfatıyla şahsen imzaladığı süresiz çerçeve kredi sözleşmelerine dayalı olarak dava dışı asıl kredi lehtarı şirkete her türlü nakdi ve gayri nakdi kredi açılması ve kullandırılması mümkün olup, dava tarafları müteselsil kefil sıfatıyla kefalet limiti ve kendi temerrütleri sonuçlarından sorumlu olacakları, şirkete açılan ve kullandırılan kredilere bankalar tarafınca teminat olarak şirket ortaklarının şahsi kefaletlerinin sağlanmasının yaygın bir bankacılık uygulaması olduğu, ... ile dava dışı şirket arasında akdi ilişki kurulduğu tarihte dava tarafları dava dışı şirketin eşit paylı ortakları olup, şirket hisse yapısı değişmesini takiben davacı ... tarafından bankaya karşı usulünce kefaletinin sona erdirilmesi yönünde bildirimde bulunulmadığı, Dava dışı ... şirketinin sözü edilen çerçeve kredi sözleşmelerine dayalı olarak ... ... Şubesinden ... hesap numarası altında nakdi ve gayri nakdi Teminat mektubu kredileri kullandığı, dava dışı şirketin kredi hesaplarının ... ... şubesince dava dışı kredi lehtarı şirket ve kefil sıfatıyla muhatap davacı ... ve davalı ...'ya hitaben keşide edilen Antalya ...Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ... kat tarihi itibariyle nakdi krediden doğan ... TL. ve mer'i teminat mektupları TL.ve USD karşılığı ... TL. olmak üzere toplam ... TL'nin 24 saat içerisinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin aynı adreslerinde çalışanları imzasına ayrı ayrı ... tarihinde tebliğ edilmesiyle, dava dışı şirket ve kefil sıfatıyla davalıların ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulundukları, Davacı ve davalının ... kat tarihi itibariyle kredi/kefalet sözleşmesinden doğan ... TL. ve ... USD kefalet limitlerinin borç tutarı içerisinde bulunması nedeniyle banka alacağının tamamından ve kendi temerrütlerinden dolayı bankaya karşı dava dışı şirketin ihtarnameye konu borcundan kefaleten sorumlu oldukları, sözü edilen ihtarname konusu banka alacağı nedeniyle, ... tarafınca Denizli İcra Dairesinin ... tarih ... esas sayılı (Yeni Denizli Genel İcra Müdürlüğü .../... esas sayılı dosya) ilamsız takip dosyasıyla asıl kredi borçlusu dava dışı ... şirketi ve kefil sıfatıyla davacı ... ve davalı ... aleyhine ... tarihi itibariyle ... TL. alacağın ... tarihinden itibaren %250 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisiyle birlikte tahsili talebiyle icra takibi yapıldığı, kesinleşen icra dosyasının ...'dan ... ...na ve ... ... Şirketine ve nihayetinde ... ve ... ...'e temlik edildiği, Mahkemenin talebi üzerine Denizli İcra Dairesince dosyaya gönderilen ... tarihli yazıda, ... ve ... ...'in alacaklı ve dava dışı ... şirketi ile dava taraflarının borçlu olarak kayıtlı olduğu, yazı ekinde dosya tahsilat ve reddiyat raporlarının incelemesinde; dava konusu yapılan davacı ... tarafından ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL. ve ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ... TL. olarak gönderilen banka havalelerinin tahsilat kaydıyla icra dosyasına girdiği ve ..., ... ve ... tarihlerinde dosya alacaklısı ...'ye ödendiği (borç reddiyatı kaydıyla), Davadışı ... şirketinin kullandığı kredilerden doğan banka borçlarına konu icra dosyasına davacı ... tarafından yatırılan toplam ... TL'nin rücuen tahsili istemiyle Manavgat ... İcra Dairesinin ... tarih ... esas sayılı ilamsız takip dosyasıyla davalı ... aleyhine yapılan ilamsız icra takibiyle, ... asıl alacak ... tarihli ödemeden ... asıl alacak ... tarihli ödemeden ... asıl alacak ... tarihli ödemeden ... İşlemiş yasal faiz, ... işlemiş yasal faizi, ... işlemiş yasal faizi olmak üzere toplam ... TL. tahsili ve alacağın tahsili tarihine kadar yasal faiz işletilmesi talebiyle yapılan icra takibine davalının borca ve ferilerine itirazıyla İcra Müdürlüğünce takibin durdurulması huzurdaki davanın konusunu oluşturduğu, Yukarıda belirtildiği üzere, dava taraflarının dava dışı şirketin banka kredilerine müteselsil kefaletlerinin söz konusu olduğu, TBK.587 ve 588.maddeleri uyarınca her bir kefilin kendi payında adi kefil, diğerini payında kefile kefil gibi sorumlu olacağından davacı ...'nın icra dosyasına yatırdığı ... TL tutardan kefaleti payı olan yarısı ... TL'yi davalı ... ...'ye rücu hakkı bulunduğu dikkate alınarak yapılan hesaplama aşağıdaki tabloda gösterildiği,
... İcra dosyasına yatırılan -asıl alacak ...
...-... 31 günlük % 9 yasal faizi ...
... İcra dosyasına yatan kısımdan-asıl alacak ...
...-... 17 günlük yasal faizi ...
... Takip tarihi itibariyle toplam alacak ..." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tarafların rapora karşı beyan ve itirazları ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosya kapsamı da dikkate alınmak suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
... tarihli ek rapor alınmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun kefil tarafından ödenmesi nedeniyle kefalet hükümleri kapsamında rücu alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durmasından sonra açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Denizli ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas (Eski Denizli ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas) sayılı takip dosyasında dava dışı şirket hakkında kredi borcunun tahsili istemiyle yapılan ilamsız takipte davacı tarafından ödenen tutarın Manavgat ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası ile tahsilinin talep edildiği, davalının da aynı takip dosyasına ilişkin olarak ödediği tutarla ilgili ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasıyla dava açtığı görülmüştür.
Mahkememizce ... Asliye Hukuk Mahkemesinin dava dosyası incelenmiştir. Söz konusu davada davalı şirket için davalı tarafta takip dosyasına ödeme yaptığını iddia etmekle birlikte bu davaya karşı HMK kapsamında usulüne uygun açılmış bir karşı dava olmadığından Mahkememizce mahsup işlemi yapılamayacağı, davalının söz konusu davadaki taleplerinin bu davada değerlendirilemeyeceğinin kabulü gerekmiştir.
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...'nin davacı ve davalı ile birlikte % 50 sermaye katılımlı olarak ... tarihinde tescil edilerek kurulduğu, kuruluş işlemleri için davacının davalıya ... tarihli ... Noterliğinin ... yevmiye nolu vekalet verdiği ve bu vekaletle şirketin kurulduğu ve ana sözleşmeye göre her iki ortağın da ilk beş yıl için müdür olarak yetkili oldukları görülmektedir. ... tarih ve ... nolu ortaklar kurulu kararıyla davacı ... ... nın müdürlükten istifası ve hisse devri kararıyla birlikte davacının % 1 pay ile ...-TL, davalının ise % 99 pay ile ...-TL ortaklık payına sahip olduğu ve davalı ... nın tek yetkili müdür olduğu, şirketin TTK geçici 7. Madde uyarınca ... tarihinde Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen terkin işlemi yapılarak sicil kaydının silindiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından Limited Şirket müdürü olan davalının sorumluluğuna aykırı davrandığı ve vekalet görevini kötüye kullanıldığı iddia edilmiştir.
Taraflar arasında dava konusu olan davacının davalıya verdiği ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinden kaynaklı olarak yapılan kredi sözleşmesi ve kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle yapılan icra takibinde davacı tarafından yapılan ödemenin tahsili talep edilmiştir.
Söz konusu vekaletnamede, vekalet sözleşmesinin kapsamının vekalet veren adına hareket etme yetkilerini içerdiği gibi banka hesap açma, kapatma işlemleri, kredili işlem yapma ve borçlanma yetkilerini de kapsadığı, davaya konu genel kredi sözleşmesinde de kredinin şirket için çekildiği ve müteselsil kefalet kısmında vekaletname gereği davacı adına da müteselsil kefil olarak imzalandığı görülmüştür.
Limited şirket icra organı şirket müdürü olup, birden fazla kişinin şirket müdürü olması halinde Müdürler Kurulu tarafından görev yapılmaktadır. TTK 626/1.'de müdürler ve yönetimle görevli kişilerin görevlerini özen ve bağlılık içinde yerine getirmek, şirket menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Dava konusu somut olayda, kredi borçlusunun dava dışı şirket olduğu, davalının davacı tarafından verilen vekaletname kapsamında çekilen kredi, şirketin menfaatleri doğrultusunda kullanıp kullanmadığı, kullanmamış ise zarara sokup sokmadığı hususu sorumluluk davasının konusunu oluşturmaktadır. Sorumluluk davalarında, şirketin doğrudan zararı pay sahibinin dolaylı zararını oluşturmakta ve şirket pay sahibi tarafından şirketin doğrudan zararı yönünden ancak şirkete ödenmesi yönünde sorumluluk davası açılabilmektedir. Şirket müdürünün kendisinin şirketi zarara uğratması nedeniyle ise; haksız fiil hükümlerine göre dava açılabilmektedir.
Dava konusu somut olayda, davacı tarafından ödenen kredinin tahsili istemiyle dava açılmış olup bu hususun sorumluluk davası kapsamında değerlendirilemeyeceğinin kabulü gerekmiştir.
Davacının vekalet akdinin kötüye kullanılması iddiasına ilişkin olarak, TBK'nun 506. maddesinde; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.
Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.
Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." düzenlemesi mevcuttur.
Davalının şirket adına kredi sözleşmesini imzaladığı, vekaletname kapsamında davacıyı da müteselsil kefil gösterdiği anlaşılmıştır. Uygulamada şirket adına çekilen kredilerde şirket yöneticileri de müteselsil kefil olarak yer almaktadırlar. Dava dışı şirket adına çekilen kredi sözleşmesinde yetkili müdür olan davalı, kendi adına asaleten, davacı adına da vekaleten müteselsil kefil sıfatıyla kredi sözleşmesini imzalamıştır. Bu durumda, vekalet akdinin kötüye kullanılıp kullanılmadığı hususunun ancak açılacak bir sorumluluk davasında değerlendirilebileceğinin kabulü gerekmiştir.
Mahkememizce eldeki dava yönünden birlikte kefalete ve kefile kefil ve rücua kefili düzenleyen 6100 sayılı TBK'nun 587 ve 588. Maddeleri kapsamda yapılan değerlendirmede:
TBK 587. maddesinde; " Birden çok kişi, aynı borca birlikte kefil oldukları takdirde, her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olur. Borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olur. Ancak, bir kefil, kendisiyle birlikte daha önce veya aynı zamanda müteselsilen yükümlü bulunan ve Türkiye’de takip edilebilen bütün kefillere karşı takibe girişilmiş olmadıkça, kendi payından fazlasını ödemekten kaçınabilir. Bir kefil, bu hakkı, diğer kefillerin kendi paylarını ödemiş veya ayni güvence sağlamış olmaları durumunda da kullanabilir. Aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahiptir. Bu hak, borçluya rücudan önce de kullanılabilir.
Alacaklı, kefilin aynı alacak için başka kişilerin de kefil olduğunu veya olacağını varsayarak kefalet ettiğini biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, bu varsayımın sonradan gerçekleşmemesi veya kefillerden birinin alacaklı tarafından kefalet borcundan kurtarılması ya da kefaletinin hükümsüz olduğuna karar verilmesi durumunda kefil, kefalet borcundan kurtulur.
Birbirlerinden bağımsız olarak aynı borç için kefil olanlardan her biri, kefalet borcunun tamamından sorumlu olur. Ancak, borcu ödeyen kefil aksine anlaşma olmadıkça, diğerlerine toplam kefalet miktarındaki payı oranında rücu hakkına sahiptir."
Kefile kefil ve rücua kefili düzenleyen 588. Maddesinde ise; " Alacaklıya, kefilin borcu için güvence veren kefile kefil, kefil ile birlikte, adi kefil gibi sorumludur.
Rücua kefil, kefilin borçludan rücu alacağı için güvence veren kefildir." düzenlemeleri mevcuttur.
Ankara BAM 21. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun kefil tarafından ödenmesi nedeniyle kefalet hükümleri kapsamında rücu alacağının tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir...
...6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 587/2. maddesi "Borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olur. Ancak, bir kefil, kendisiyle birlikte daha önce veya aynı zamanda müteselsilen yükümlü bulunan ve Türkiye’de takip edilebilen bütün kefillere karşı takibe girişilmiş olmadıkça, kendi payından fazlasını ödemekten kaçınabilir. Bir kefil, bu hakkı, diğer kefillerin kendi paylarını ödemiş veya ayni güvence sağlamış olmaları durumunda da kullanabilir. Aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahiptir. Bu hak, borçluya rücudan önce de kullanılabilir..." hükmünü içermektedir.
Dava konusu uyuşmazlığın anılan hüküm çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.
...Kefaletin fer’iliği niteliği itibarıyla kefilin sorumluluğu için öncelikle asıl borçlunun Muaccel olmuş ve sorumlu olduğu bir borcun bulunması gerekmektedir.
....Davalı tarafından dava dışı asıl borçlunun dava dışı bankaya olan muaccel kredi borcu ödenmiş olup, TBK'nun 587. maddesi uyarınca kefilin kefile rücu kapsamında davacı aleyhine icra takibi başlatması nedeniyle rücu kapsamındaki alacak ticari alacak niteliğinde bulunmadığından
Mahkemece takipte uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olması gerektiğinin tespitine karar verilmesi isabetlidir..." şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal karar doğrultusunda yapılan değerlendirmede: ... ... Şubesi ile dava dışı şirket arasında düzenlene ..., ... tarihli TL bedelli genel kredi sözleşmeleri ve ... tarihli USD bedelli kredi sözleşmelerinin düzenlendiği, kredi sözleşmelerinde dava dışı şirket ortakları olan tarafların ayrı ayrı müşterek borçlu müteselsil kefil oldukları, davalının kredi ve eki kredi sözleşmelerini şirket kaşesi üzerinde asıl kredi lehtarı dava dışı şirketi temsilen, kendi adına kefil sıfatıyla ve davacı ... adına ise vekaleten kefil sıfatıyla imzaladığı, kredi veren banka tarafından Antalya ... Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle hesabın kat edildiği, dava dışı şirket ve tarafların ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulundukları, tarafların kredi sözleşmesinden doğan borçlar nedeniyle banka alacağının tamamından ve kendi temerrütlerinden dolayı bankaya karşı kefaleten sorumluluklarının doğduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu banka alacağının Denizli İcra Müdürlüğünün Yeni .../... Esas sayılı takip dosyası ile dava dışı şirket ve davalılar yönünden tahsile konulduğu, kesinleşen takip dosyasında alacağın dava dışı bankadan ...'ye oradan ... ... şirketine ve nihayetinde de ... ve ... ...'e temlik edildiği anlaşılmıştır.
İcra takip dosyası içerisindeki tahsilatlardan davacı ... tarafından ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ... TL olarak banka havalesi yoluyla yapılan tahsilatların dosya alacaklısı ...'ye ödendiği anlaşılmıştır.
Tarafların dava dışı şirketin banka kredilerine müteselsil kefaletlerin söz konusu olduğu ve her bir kefilin kendi payında adi kefil, diğerinin payında kefile kefil gibi sorumlu olduğu hususu yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal karardan anlaşılmakla davacı ...'nın icra dosyasına yatırdığı ... TL'nin tutarın kefalet payı olan yarısı ... TL yönünden davalıdan rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla ödeme tarihlerine göre hesaplanan faiz tutarları dikkate alınarak mahkeme ve yargı denetimine elverişli mevcut dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan hesaplama sonunda toplam ... TL alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından dava dışı asıl borçlunun dava dışı bankaya olan muaccel kredi borcu ödenmiş olup, TBK'nun 587. maddesi uyarınca kefilin kefile rücu kapsamında davacı aleyhine icra takibi başlatması nedeniyle rücu kapsamındaki alacak ticari alacak niteliğinde bulunmadığından Mahkememizce yasal faize hükmetmek gerekmiştir.
Yargıtay 19. H.D.nin █████/2013 gün ve ███████ E. █████████ K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtilmiş olup davacı lehine hükmolunan alacak üzerinden hesaplanan miktarda icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı tarafından kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de, davacının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, buna göre Manavgat ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında takibin ... tarihinde icra dosyasına yapılan ... TL asıl alacak, ...-... tarihleri arasında işlemiş 31 günlük yasal faiz tutarı ...-TL, ... tarihinde icra dosyasına yatırılan ... TL asıl alacak, ...-... tarihleri arasında işlemiş 17 günlük yasal faiz tutarı ... TL olmak üzere toplam ...-TL alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2-Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafın fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4-Davalının kötü niyet tazminat isteminin REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan, peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davada red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta, bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu █████ ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davada red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL'nin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu █████ ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL'nin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11-Davacı tarafından dava açılırken yapılan ... TL ilk dava masrafının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
12-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!