Anahtar kelimeler: Ölmeden Satmaya Mirastan Mesken Blok Kaçırmak Kızı Devrettiğini Muris Amaçlı
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın 09.07.2022 tarihinde ölmeden önce mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak .................. Mahallesindeki 288 08... parsel sayılı taşınmazda mesken niteliğindeki A blok 25 nolu bağımsız bölümü davalı kızı ..............ye satış suretiyle devrettiğini, bedel ödenmediğini, davalının alım gücü olmadığını, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacı bulunmadığını, cevaba cevap dilekçesinde; davalının paylaştırma savunmasının gerçeğe aykırı olduğunu, murisin davacıya devrettiği dava dışı daireyi bakım karşılığında minnet duygusuyla tüm mirasçıların rızasıyla devrettiğini, daireler arasında fahiş değer farkı olduğunu, dava konusu taşınmaz ve diğer mirasçılara devredilen dava dışı taşınmazların devrinin davacıdan saklandığını belirterek dava konusu 25 nolu bağımsız bölümün davalı adına tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin, sağlığında paylaştırma iradesi ile hareket ederek davacı ve dava dışı diğer mirasçıların her birine taşınmaz devrettiğini, dava konusu taşınmazın davalıya devrinde mirastan mal kaçırma amacı olmadığını, muris ile davacı arasında mirastan mal kaçırmayı gerektirecek herhangi bir neden veya husumet bulunmadığını, murisin ilk olarak davacıya daire verdiğini, davacının bu evde 12 yıl kira vermeden oturduğunu, diğer dairelerin de davacı dışındaki kardeşler arasında kura ile paylaşıldığını, binanın davalı ve dava dışı mirasçı İsmail'in ödemeleri sayesinde tamamlanabildiğini, murisin sağlığında tüm mirasçıların katıldığı miras taksim sözleşmesinin imzalandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin dava konusu işlemdeki amacının mirastan mal kaçırmak değil, her bir çocuğuna sağlığında birer daire vererek paylaştırmak olduğu, murisin davacıdan mal kaçırmasını gerektirecek hiçbir husumet veya neden bulunmadığı, taraflar ve muris arasında miras taksim sözleşmesi imzalandığı, davacıya verilen evin değerinin dava konusu ve dava dışı mirasçılara devredilen evlerden daha düşük olduğu tespit edilmiş ise de, aradaki oransızlığın davacının kendisine verilen dairede öncesinde 5 yıl, devir sonrası 12 yıl kira vermeden oturması, ilk dairenin davacıya verilmesi, davalıya verilen dava konusu evin ise yıllar sonra verilmesi sebebiyle giderildiği, murisin dava konusu işlemde mal kaçırma değil paylaştırma iradesine sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin tüm mirasçılarıyla ilişkilerinin iyi olduğu, her bir çocuğuna birer daire verdiği, dava dışı 38 adet taşınmazı bulunduğu, çok sayıda taşınmazı varken bunları devretmediği, davacı tanıklarının da temlikin mal kaçırma amaçlı olduğu yönünde beyanları bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 2014 yılında davacıya yapılan devrin murise yapılan bakım ve murisin davacıya duyduğu minnet duygusu ile yapıldığını, 2014 yılında diğer çocuklara verilen dairelerin henüz mevcut olmadığını, bu yüzden murisin paylaştırma iradesinden söz edilemeyeceğini, binadaki diğer 4 dairenin diğer mirasçılar arasında paylaşılması sırasında davacıya haber verilmediğini, diğer mirasçılara yapılan devirlerin gizli tutulduğunu, diğer evlerin değerinin davacıya verilen evin değerinden yüksek olduğunu, babasının evinde otururken davacının kira ödediğini, diğer dairelerin değerlerinin hatalı hesaplandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukukî nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; 13.09.1937 doğumlu muris ...'ın 09.07.2022 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak çocukları davacı ..., davalı ... ve dava dışı ............ ve ..............'yı bıraktığı, murisin dava konusu 02.08.2018 tarihli satış işlemiyle ..................... Mahallesi, 288 08... parsel, A blok, 3. Giriş, 12. kat, 25 nolu bağımsız bölümdeki mesken niteliğindeki taşınmazını 234.000,00 TL bedelle davalı kızı .............'ye sattığı, bunlardan başka murisin dava dışı 288 08... parsel A blok 22 nolu bağımsız bölümünü 03.08.2018 tarihinde dava dışı oğlu ...........'e, ................ 289 42... parsel 14 nolu bağımsız bölümü dava dışı oğlu ................... Mahallesi 200 85... parseldeki 1 nolu bağımsız bölümü 09.12.2014 tarihinde davacıya temlik ettiği, muris ile mirasçıları arasında imzalanan "Sözleşmedir" başlıklı 05.11.2017 tarihli belgeye göre Mülayim Mahallesindeki 5 parça arazi ve 1 parça arsanın da mirasçılar arasında paylaşıldığı anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!