Anahtar kelimeler: Yeğeni Doktor Mirasbırakan Mirasbırakanın Babası Yaşında Payının Parseldeki Oğlu Alınmadığını
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; dava konusu 2 44... parseldeki 6 nolu bağımsız bölümün 5/8 payı mirasbırakan babası ...adına kayıtlı iken mirasbırakan tarafından dava dışı oğlu ... adına verilen vekaletname ile taşınmazdaki payının yeğeni olan davalıya satış suretiyle devredildiğini, vekaletnamenin verildiği tarihte mirasbırakanın 86 yaşında olup doktor raporu alınmadığını, hukuken geçersiz vekaletnameye dayanarak yapılan işlemin geçersiz olduğunu, ayrıca temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; iddiaların doğru olmadığını, mirasbırakanın işlerinin bozulması nedeniyle zamanla maddi sıkıntı içine düştüğünü, Şirketinin tasfiye edildiğini, ölümüne yakın dönemde kazancının iyice azalması ve nakit ihtiyacı sebebiyle dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında kendisine devrettiğini, satış bedelini parça parça banka yoluyla ödediğini, Şirketin tasfiye olması sonrasında mirasbırakanın ve davacı kızının hayat standartlarını kaybetmemek için kendisinden yardım istediğini, durumun çevreden duyulması istenmediği için taşınmazın aile içinden kendisine satıldığını, satışın gerçek olduğunu, satışta kullanılan vekaletnamenin de geçerli olduğunu, taşınmazın 3/8 payının ise davacıya ait olduğunu, davacının dava konusu taşınmazı haksız şekilde işgal ettiğini, davacıya karşı açtığı müdahalenin men'i ve ortaklığın giderilmesi davasının sonuçlanmasını geciktirmek için eldeki davanın açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ehliyetsizlik iddiası yönünden Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporuyla mirasbırakanın vekaletname tarihinde ehliyetli olduğunun saptandığı, muris muvazaası iddiası yönünden ise mirasbırakanın ölümünden 5-6 yıl öncesinde mali durumunun kötüleştiği, Şirketi sebebiyle borçlarının bulunduğu, davalının Şirket için borç para verdiği, mirasbırakanın dava konusu taşınmazdaki payını borçlarını ödemek için yakın akrabalarına satmayı teklif ettiği, davalıya yapılan devrin gerçek satış olduğu, mirasbırakanın mal kaçırma amacıyla hareket ettiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile mirasbırakanın vekaletname tarihinde hukuki işlem ehliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, işlemin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu yönündeki iddianın da kanıtlanamadığı, murisin maddi yönden ihtiyaç içerisinde bulunması nedeniyle dava konusu taşınmazdaki payını bedeli karşılığı davalıya temlik ettiği, Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece davalının cevap dilekçesindeki savunmalar tekrar edilerek gerekçe yazıldığını, tanık beyanlarına bu kadar itibar edilmesinin doğru olmadığını, tanıkların her birinin kendi lehine menfaati olan kişiler olduğunu, mirasbırakanın taşınmazdaki paylarını yok pahasına davalıya devretmesinin muvazaanın açıkça göstergesi olduğunu, mirasbırakanın öncelikle Yalova’da bulunan taşınmazını elden çıkarmayı düşünmesi gerekirken Beşiktaş’taki çok değerli taşınmazını satmasının mal kaçırma kastını ortaya koyduğunu, davalının sunduğu dekontlardan gerçek bir satış olmadığının anlaşıldığını, bu dekontların dava konusu taşınmazın satış bedeli olarak gösterilmeye çalışıldığını, bilirkişi raporuyla belirlenen satış bedeline göre gönderilen bedellerin oldukça düşük olduğunu, satış bedelinin ödendiğinin davalı tarafından kanıtlanamadığını, parça parça bir taşınmazının bedelinin ödenemeyeceğini, temlikin muvazaalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1927 doğumlu mirasbırakan ...ın 27.06.2013 tarihinde ölümü ile geride davacı kızı............ ile dava dışı oğlu ............'nin mirasçı olarak kaldıkları, mirasbırakanın 2 44... parseldeki 6 nolu bağımsız bölümdeki 5/8 payının tamamının 02.04.2013 tarihinde yeğeni olan davalıya satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacının adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan 615,40 TL onama harcının ve 1.330,20 TL temyiz başvuru harcının davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!