Anahtar kelimeler: Edevlet Satmayı Düşündüğünü Sakarya Sorgulamada Tanıdığı Devrettiğini Amaçla Rızası Gördüğünü
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; maliki olduğu 15 12... parsel sayılı taşınmazını satmayı düşündüğünü, bu amaçla daha önceden tanıdığı .............. vekil tayin ettiğini, sonraki dönemde e-devlet üzerinden yaptığı sorgulamada taşınmazının adına kayıtlı olmadığını gördüğünü, vekilin bilgi ve rızası dışında taşınmazını davalı ...’a satış suretiyle devrettiğini, kendisine herhangi bir satış bedeli ödenmediğini, vekil ile davalının el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya devam etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı; iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, inşaat işleri ile uğraştığını, dava dışı ...... İnşaat Şirketinin inşaat işlerini yaptığını, ............ İnşaat ile yaptıkları sözleşme gereğince, yapılan işlerin karşılığı olarak şirkete ait 17222 parsel sayılı taşınmazdaki 8 numaralı bağımsız bölümün kendisine verilmesinin kararlaştırıldığını, vekil ............ ile kendisine verilecek bu bağımsız bölüm ile davacıya ait dava konusu taşınmazın takası hususunda anlaştıklarını, davacının tüm işlemlerden haberdar olduğunu, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın vekil ............tarafından davalıya satış suretiyle devredildiği, bu devrin dava dışı 17222 parsel sayılı taşınmazda bulunan 8 numaralı bağımsız bölümün devri karşılığı yapıldığı, davacının vekil ile davalı arasında yapılan takas sözleşmenin tarafı olmadığı, dava dışı vekilin vekalet görevini kötüye kullandığı, davalı tarafından yapılan bir ödemenin olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının dava konusu taşınmazı 17222 parsel sayılı taşınmazdaki 8 numaralı bağımsız bölüm karşılığı temlik aldığını savunduğu, 17222 parselin satışına ilişkin 31.08.2022 tarihli harici sözleşme incelendiğinde dava dışı .......'nun söz konusu sözleşmeyi vekil sıfatıyla değil, asaleten imzaladığı, davacının bu sözleşmenin tarafı olmadığı, dolayısıyla vekilin kendi nam ve hesabına imzaladığı harici taşınmaz satış sözleşmesinde üçüncü kişiye ait bir taşınmazı karşı edim (takas) olarak göstermesinin taşınmaz maliki üçüncü kişi açısından bir bağlayıcılığı bulunmadığı, ayrıca taşınmaz satışının tapuda resmi şekilde yapıldığı takdirde geçerli olacağından 31.08.2022 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmenin hukuken bir geçerliliğinin de bulunmadığı, UYAP TAKBİS kayıtlarının incelenmesinde davalının aktif ve pasif tapu kayıtlarında 17222 parsel sayılı taşınmazın bulunmadığı, bu hususun davalı tarafın da kabulünde olduğu, ayrıca vekil ...... ile davalı arasında imzalanan 31.08.2022 tarihli harici satış sözleşmesinin, davalı ile dava dışı vekil .......'nun dava konusu taşınmaz davalıya tapuda temlik edilmeden önce birbirlerini tanıdıklarını ve kendi aralarında bir alım satım ilişkisinin mevcut olduğunu gösterdiği, dolayısıyla vekilin davalı ile kendi nam ve hesabına imzalamış olduğu taşınmaz satışına ilişkin 31.08.2022 tarihli sözleşmenin davalının, vekil ... ile çıkar ve işbirliği içerisinde olduğunu veya en azından vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bildiğini gösterdiği, bu durumda davalının iyi niyetli olduğundan söz edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanlarının Mahkemece hatalı yorumlandığını, davacı ile vekil ... arasındaki iç ilişkiyi davalının bilmesine imkan olmadığını, davalı ile vekilin eskiye dayalı bir tanışıklıkları olmadığını, davalı ile vekil arasında imzalanan sözleşmenin geçerli olduğunu, anılan sözleşme gereğince vekilin taşınmazı davalıya devrettiğini, davalının da sözleşmede belirtilen taşınmazı devretmeye hazır olduğunu, ancak davacı ve vekilin, davalının edimini yerine getirmesini kabul etmediklerini, davacının iyi niyetli olmadığını, davalının devretmeyi vaad ettiği taşınmazın piyasa değerinin oldukça yüksek olduğunu, vekil ... ile davalı arasındaki tanışıklığın önceye dayanmadığını, dava konusu taşınmazın satışı ile sınırlı olduğunu, vekilin, vekaleten devir yaptığını davalıya bildirmediğini, asıl davacı ve vekilin davalıyı dolandırdıklarını, davalının bunun için suç duyurusunda bulunduğunu, davalının sözleşmenin karşı edinimini yerine getirmeye hazır olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’ın Noterliğinin 29.08.20 22... yevmiye nolu vekaletnamesi ile dava dışı ... ...........’i vekil tayin ettiği, vekil ...’nun da davacının maliki olduğu 15 12... parsel sayılı taşınmazı 01.09.2012 tarihinde davalı ...’a satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 189.929,12 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!