Anahtar kelimeler: Muristen Hibe Kain Babaları Mevkiinde Ölümünden Taksim Gerçeğe Çevirme Muris

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve önceki geri çevirme kararları ile getirtilen evraklarla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde;............. mevkiinde kain dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın tarafların muris babaları ...'a ait olduğunu, murisin ölümünden sonra mirasçılar arasında taksim yapılmadığını, ancak kadastro sırasında gerçeğe aykırı olarak taşınmazın muristen hibe olarak aldığı gerekçesiyle davalı adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile davacılar ile birlikte mirasçılar adına payları oranında tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı 12.03.1998 tarihli celsedeki beyanında; dava konusu 1 02... parselin bitişiğinde ortak muris ...'dan gelme başka parseller de olduğunu ve murisin 5 çocuğuna intikâl ettiğini, 5 çocuğun da 1/5'er miras payı bulunduğunu, bunların davacı ..., davacı ... ..., davalı ... ile dava dışı ... ve ...olduğunu, bu davada 1 02... parselde 1/5'er hisse davacılar adına tescil edilecekse diğer bitişiğindeki parseller hakkında da tapu kaydının düzeltilmesi gerektiğini, bu kayıt ve şartla davayı kabul ettiğini bildirmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların tutanağa geçen beyanlarına göre davanın kabulüne, dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın 1/5'er hissenin davacılar adlarına tesciline karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; hiçbir delile dayanmayan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, keşif yapılmadığını, taşınmazın değerinin belirlenmediğini, harcın ikmal edilmediğini, davalının duruşmadaki beyanının şartsız kabul beyanı olmadığını, şarta bağlı kabul olmayacağını, murisin taşınmazını ifraz ederek dava konusu parseli davalıya, diğer parselleri de diğer dört çocuğuna hibe ettiğini belirterek Mahkemenin kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.Hemen belirtmek gerekir ki; feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır (HMK m.309/1). Kısmen feragat veya kısmen kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede veya tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Davayı kabulün kanunun öngördüğü bu şekillerden biri ile yapılması gerekmekte olup davalı Mahkemeye vereceği bir dilekçe ile davayı kabul edebileceği gibi duruşmada sözlü olarak da kabul beyanında bulunabilir. Kabul beyanının mahkeme huzurunda sözlü olarak açıklanması durumunda, beyanın duruşma tutanağına yazılması ve tutanağın kabule ilişkin kısmının davalı ya da beyanda bulunan kişi vekili ise vekil tarafından imzalanması gerekmektedir. Yukarıda değinildiği üzere davanın kabulü, davalının tek taraflı beyanı ile yapılıp tamamlandığından, kabulün geçerliliği karşı tarafın ve Mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın sonuç doğurmaktadır. Tam kabul davayı bütünüyle sona erdirirken, kısmi kabul hâlinde kabul edilen kısım yönünden dava sonlanır, kabul dışında kalan kısım içinse dava devam eder. Davanın tam kabulü durumunda, taraflar arasındaki uyuşmazlık son bulacağından Mahkemenin kabul nedeniyle davanın kabulüne karar vermesi gerekmektedir. Zira kabul, maddi anlamda kesin hüküm sonucunu doğurur. Bu nedenle kabul gereğince kabulüne karar verilen uyuşmazlık taraflarca yeni bir davaya konu edilemez, aksi hâlde kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilir.2. Bununla birlikte; içeriği itibariyle bir maddi hukuk işlemi olan kabulün yargılama sırasında davaya son veren bir taraf işlemi olarak hüküm ifade etmesi için irade beyanında hiçbir tereddütünün bulunmaması gerekir. Nitekim bu durum HMK’nın 309/4. maddesinde de “Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır” şeklinde ifade edilmiştir. Kabul, kesin hüküm gibi hukukî sonuç doğurduğundan, kabul beyanı açık ve koşulsuz olmalıdır. Davalı tarafından davanın kısmen veya tamamen kabulü mümkün ise de kabulün şarta bağlı olarak yapılması mümkün değildir. Kabul ile dava konusu uyuşmazlık esastan sona erdiğinden, davalının gerçek amacının davayı kabul etmek olduğu açıkça anlaşılmalıdır. Beyanından amacının, davanın tamamı ya da bir kısmını koşulsuz şekilde kabul etmek olduğu anlaşılmıyor ise mahkemenin davalıya amacının ne olduğunu açıklatması (HMK m. 31) ve beyanını ona göre değerlendirmesi gerekmektedir. Kayıt ve şarta bağlanmış beyanlarda, ihtilafın gerçek anlamda sona erdiğinden söz edilemeyeceğinden, koşula bağlanmış bir kabul beyanı geçerli olmayacaktır. Diğer bir anlatımla koşula bağlanmış kabul ile davanın sona erdiği kabul edilemez.3. Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanunu uygulaması kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle hâkim tarafından re’sen gözetilmesi gereken bir husus olup taşınmazın başında keşif yapılarak 492 sayılı Kanun'un 16, 30... . maddeleri uyarınca dava değerinin belirlenmesi ve belirlenen değer üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacıya süre verilmesi, harcın tamamlanması hâlinde davaya devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.4. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay incelendiğinde; davacıların ............. Mahallesinde kain 1 02... parsel sayılı taşınmaz hakkında kadastro öncesi irsen intikâl hukuksal sebebine dayalı terekeye iade istemli tapu iptali ve tescil isteminde bulundukları, davalının 12.03.1998 tarihli celsedeki beyanında dava konusu taşınmaz bitişiğinde ortak muris babaları ...'dan gelme başka parseller de bulunduğunu, murisin 5 çocuğuna intikal ettiğini, 5 çocuğun da 1/5'er payı olduğunu, bunların taraflar ve dava dışı kardeşler ....ve ..........olduğunu, bu davada 1 02... parselde 1/5'er hisse davacılar adına tescil edilecekse diğer bitişikteki parseller hakkında da tapu kaydının düzeltilmesi gerektiğini, bu kayıt ve şartla davayı kabul ettiğini beyan ettiği, Mahkemece dava konusu taşınmaz başında keşif yapılmaksızın, dava değeri belirlenmeksizin ve Harçlar Kanunu'nun 16, 30... . maddeleri gereğince nispi peşin harç ikmâl edilmeksizin, davalının tutanağa geçen şartlı kabul beyanına göre davanın kabulüne ve 1 02... parsel sayılı taşınmazın 1/5'er hisse ile davacılar adına tesciline karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.5. Kabule göre de; 6100 sayılı HMK'nın 297 (HUMK 388.) maddesine aykırı şekilde, dosyaya herhangi bir veraset ilamı sunulmaksızın, taşınmazın ilçe bilgisi belirtilmeksizin, iptal hükmüne yer verilmeksizin yazılı şekilde taşınmazın 1/5'er hissesinin davacılar adına tesciline karar verilmesi de doğru olmamıştır.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin yatırılan harcın temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,20.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.