Anahtar kelimeler: Evveliyatı Ormanı Kain Köyünde Vasfıyla Eylemli Yerlerden İli İlçesi Kesinlik

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDavacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde kain 498 parsel sayılı taşınmazın evveliyatı ve eylemli durumu itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında Devlet ormanı sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyü 498 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğiyle davalı adına olan tapu kaydının iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.01.2018 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamıyla; dava konusu taşınmazın öncesi itibarıyla orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması karşısında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuş, davacı ... İdaresi vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.07.2018 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; Daire kararının, karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte ve usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle karar düzeltme istemi de reddedilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 27.12.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 06.10.2021 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda oluşan çelişkinin giderilemediği ve bilirkişi raporunda yer alan çelişkiler giderilmeden, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun kabulü yönündeki Yargıtay bozma ilamının maddi hataya dayandığı, üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ile bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılması gerektiği gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm yeniden bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 1953, 1971...2011 tarihli hava fotoğraflarında tarla görünümünde olmadığı, orman bitki örtüsü ile kaplı olduğu, meşe ağaçlarının bulunduğu, 2011 yılından itibaren meşe ağaçlarının tahrip edilerek açma yoluyla ahır ve tarım alanına dönüştürüldüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 498 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkilinden başka birine, ondan da ... adında başka birine satıldığını, davanın en son malike yöneltilmediğini, davada taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, bilirkişi raporunun hatalı, ön yargılı ve şaibeli olduğunu, anlatılan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava, taşınmazın öncesinin ve mevcut halinin eylemli orman olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125/1. maddesinde, dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulî işlemler düzenlenmiş olup,"Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür." hükmüne yer verilmiştir.Eldeki davada; UYAP TAKBİS sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 498 parsel (yeni 1 82... parsel) sayılı taşınmazın 20 19... yıllarında intikal görmüş olduğu ve en son dava dışı ... isimli kişiye devredilmiş olduğu anlaşılmakta olup, bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun'un 125/1. maddesi doğrultusunda işlem yapılması gerekirken, bu husus göz ardı edilerek taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.