Anahtar kelimeler: Mucibince Ödeyen Bağkur Tutarı Sayısının Hariç Dönemler Borcunu Ödediği Prim

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un geçici 17. ve 60. maddeleri gereğince hesaplanan 2721 günlük Bağ-Kur prim borcunu süresi içinde ödeyen davacının 2721 gün karşılığının 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi mucibince Bağ-Kur sigortalılığına sayılmasını ve 6522 sayılı Kanun kapsamında ödediği yapılandırma tutarı karşılığı gün sayısının, sigortalı olduğu dönemler hariç 2014/4. ay ve öncesi sigortalı hizmetlerine sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; denetmen servisi raporu doğrultusunda ziraat odası kaydının bulunmadığı görüldüğünden, ürün satış dönemlerinde kendi adına tapulu arazisinin bulunmadığı, herhangi bir oda kaydı ibraz etmediğinden ███████ sayılı genelgesi gereğince dönemsel hizmet verilmek suretiyle sigortalılığının yeniden tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 21.10.2019 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 21.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekilleri ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "Dava; 01.11.1999-07.08.2008 (5510 sayılı Kanun'un 4/a hizmetleri dışında kalan ) tarihleri arasındaki 6552 sayılı Kanun kapsamında 15.01.2015 tarihinde ödenen 2721 günlük sürenin geçerli olduğunun tespitine ilişkindir. Öncelikle; davacı beyanı alınıp, anılan dönem dışında kalan süreler yönünden 2926 sayılı Kanun kapsamında tespit talebi olup olmadığı sorulup açıklığa kavuşturulduktan sonra bu kapsamda inceleme yapılmalı, sonrasında; Kurum ile yazışma yapılarak yapılandırmanın bozulma sebebi sorulup açıklığa kavuşturulduktan sonra anılan döneme ilişkin Kurum hala nizasını sürdürmesi halinde az yukarıda maddeler halinde yazılan yönteme uygun olmak suretiyle davacının, tarımsal faaliyetini sürdürüp sürdürmediği tereddütsüz ortaya konulduktan sonra karar verilmelidir" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile1-a)Davacının davalı Kurum tarafından kabul edilen süreler dışında 01.01.2000-31.12.2000 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi (Tarım Bağ-Kur) kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, davacının 5510 sayılı Kanun'un geçici 60. maddesine göre prim borçlarının yapılandırılması işleminin 01.11.1999-31.12.2000 tarihleri arasındaki sigortalılık sürelerini kapsadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin tüm taleplerinin reddine '' kararı verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tümden kabul edilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmiştir.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığı, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, beyan etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Kurum vekili ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.