Anahtar kelimeler: Talepihtiyati Özetidavacı Oylarıyla Oyları Dağıtma Şerhlerine Küçükçekmece Kar Olağan Çoğunluk

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ████████ Esas (Derdest Dava Dosyası)TARİH
:█████/2025 (Ara Karar Tarihi)DAVA
: Genel Kurul Kararının İptaliTALEP
:İhtiyati TedbirKARAR TARİHİ
:█████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin █████/2025 tarihinde yapılan 2024 yılı olağan genel kurul toplantısında müvekkillerinin olumsuz oyları ve muhalefet şerhlerine karşılık çoğunluk oylarıyla karar alındığını, toplantı tutanağının 7, 8 ve 9. maddelerinde yer alan kararların açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin kar dağıtma gerekçesi ile ileri sürdüğü projelerin gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oy haklarının engellendiğini, engelleme yapılarak alınan kurul kararlarının geçersiz olduğunu, bu sebeplerle 2024 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 7. 8. ve 9 maddelerinin iptali ile yargılama neticeleninceye kadar yürütmenin geri bırakılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2025 (Ara Karar Tarihi) tarih ve ████████ Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "Somut olayda, dava dilekçesindeki anlatımlar ile dilekçe ekinde sunulan diğer belgelerin yaklaşık ispat kuralını bu aşamada tam olarak sağlamadığı, yargılamanın ilerleyen aşamalarında tedbir talebinin yeniden değerlendirilmesinin hukuken mümkün olacağı da nazara alınarak talebin bu aşamada reddine karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, '' 1-Davacı tarafın, ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçeleri ve ekleri ile haklılıklarını ''yaklaşık ispat''ın da ötesinde açık bir sekilde ispat etmiş bulunduklarını; fahiş huzur hakkı tayinine ilişkin esas delilin davalı şirketin 29.07.2025 tarihinde yapılan 2024 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı olup, dava dilekçeleri ekinde ibraz edildiğini, davalı şirket 2024 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında gündemin 9. Maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin huzur ücretlerinin belirlenmesine geçildiğini, müvekkillerin olumsuz oylarına karşılık, diğer pay sahiplerinin olumlu oylarıyla oy çokluğu ile yönetim kurulu başkanına aylık net 500.000,00-TL, yönetim kurulu başkan vekiline aylık net 500.000,00-TL, imza yetkisine haiz yönetim kurulu üyesine aylık net 150.000,00-TL, diğer yönetim kurulu üyelerine (müvekkillerimize) ayrı ayrı olmak üzere aylık net 65.000,00-TL ücret ödenmesine karar verildiğini, her şeyden önce, huzur hakkının net olarak belirlendiğinin altını çizmek gerektiğini; huzur hakkı ödemesinin davalı şirkete maliyeti ise brüt tutar üzerinden hesaplanacak olup, ödenecek huzur hakkının yıllık maliyetinin toplantı tutanağında yazan tutardan fazlasına mal olacağını; davalı şirket tarfaından enflasyonist ortam, sözde yatırım kalemleri ileri sürülerek kar dağıtmaktan kaçınılırken ve hatta mahkeme kararları hilafına geçmiş yıl karlarından dahi fedakarlık edilmesi gerektiği belirtilitken zorunlu olmamasına rağmen huzur hakkı adı altında yönetim kurulu başkanı ve başkan vekiline toplamda aylık net 1.000.000,00-TL haliyle yılda net 12.000.000,00-TL huzur hakkı ödemesi yapılmasının uygun görülmesinin '’örtülü kar payı dağıtımı’’ niteliğinde olup, TTK m.507 başta olmak üzere TTK’nın emredici hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde diğer ortakların kar payı hakkını alenen ihlal etmekte olduğunu, emsal teşkil eden yüksek mahkeme kararlarında da, yönetim kurulu üyelerine ödenmesine karar verilen huzur hakkının harcanan emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerektiğini, (dava dilekçesi Ek-15 ve Ek-16)Alınan karar uyarınca huzur hakkı adı altında B ve C grubu hissedarları temsilen yönetim kurulunda bulunan ortak ve yönetici başkan ve başkan vekiline aylık net 1.000.000,00-TL haliyle yılda net 12.000.000,00-TL huzur hakkı ödemesi yapılacakken yönetimde bulunan müvekkillerine aylık net 130.000,00-TL yılda net 1.560.000,00-TL huzur hakkı ödemesi yapılacağını; haliyle yönetim kurulu başkan ve başkan vekiline bir yönetim kurulu üyesine göre her ay 8 kat fazla huzur hakkı ödenmesinin kararlaştırıldığını; belirlenen tutarlarda huzur hakkı ödemesi yapılmasının, yönetim kurulu başkan ve başkan vekilinin, A grubu hissedar yönetim kurulu üyesi müvekkillerden yılda 8 kat fazla huzur hakkı ödemesi alması anlamında olduğunu; şirketin tamamı aynı zamanda hisseder olan yönetim kurulu üyelerinden, muhtelif yönetim kurulu üyelerince diğerlerine nazaran her ay sekiz kat fazla ücret almayı haklı gösterecek ne tür bir emek ve mesai harcandığı, şirket için nasıl ve ne oranda bir değer yaratıldığı sorusu cevaplanmaya muhtaç olup, bu sorunun haklı bir cevabı olmadığını; mevcut kararın açıkça muhtelif üyeler yararına örtülü kar dağıtımı vasfında olmanın yanında yönetimde eşitlik ilkesi ile de bağdaşmadığını,Müvekkiller tarafından davalı şirketin iştiraklerinden .... A.Ş. aleyhine 07.09.2023 tarihli Olağan Genel Kurulun yönetim kurulu üyelerine ödenen huzur hakkına ilişkin 9. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ile paralel olarak Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ E., ████████ K. sayılı kararı (EK-1) ile yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı dağıtımına ilişkin kararın ''dürüstlük kuralına ve hakkaniyet işkelerine aykırılık teşkil ettiği'' gerekçesi ile iptaline karar verildiğini; aynı şekilde, Grup şirketlerinden ... A.Ş. aleyhine 2022 yılı genel kurul kararlarının iptali istemiyle açılan davada, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████K. sayılı kararında (EK-2) "...yönetim kurulu üyelerine dağıtılan huzur hakkı miktarı kapsamında objektif iyi niyet kurallarına uygun olmadığından; keza 9 no'lu yönetim kurulu üyelerine ödenecek aylık ücret arasında aşırı farkın bulunması, yönetim kurulu başkan ve başkan vekiline yüksek miktarda ücret ödenmesinin gelir transferi kapsamında değerlendirilebileceğinden işbu kararların iptaline" şeklinde karar verildiğini; son olarak, grup şirketlerinden ... A.Ş.'nin 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan huzur hakkına ilişkin 9. maddelerin iptali istemiyle açılan davada, dosya kapsamına alınan bilirkişi heyeti raporu (EK-3) ile bilirkişi heyeti ek raporunda (EK-4) Yönetim Kurulu Başkanı ...’a, davacı müvekkillere ödenmesi kararlaştırılan huzur hakkının beş katını aşan tutarda; Yönetim Kurulu Başkan ...’a beş kat, diğer yönetim kurulu üyesi ...’a ise üç kat fazla huzur hakkı ödenmesinin kararlaştırıldığı; her ne kadar yönetim kurulu üyeleri arasında farklı tutarlarda huzur hakkı belirlenmesi mümkün ise de, somut olayda bu farkın açıkça orantısız ve fahiş olduğunun değerlendirildiğini; şirkette kâr dağıtımı yapılmaması olgusu ile huzur hakkı tutarları arasındaki bu aşırı dengesizlik birlikte ele alındığında, durumun dürüstlük kuralına aykırı olduğunun tespit edildiğini, 9 numaralı genel kurul kararının uygulanması halinde yargılama neticeleninceye dek muhtelif yönetim kurulu üyelerine şirket kasasından örtülü kar payı dağıtımı niteliğinde yüksek oranlarda ödemeler yapılmaya devam edeceğini ve yıllardır bu durumla mücadele edilmesine rağmen, davalı şirketin bu yolla zarara uğratılmaya devam olunacağını, mevcut deliller ve emsal kararlar göz ardı edilerek sakıncanın giderilmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken reddedilmesi de çelişkili olup, delillerin göz ardı edildiğini ortaya koyduğunu, davalı şirket ve şirketler grubunun diğer tüm şirketlerinde yıllardır genel kurul toplantılarında kar dağıtmama, cüzi oranda kar dağıtma kararları alınırken huzur hakkı dağıtımı yolu ile şirket kasasından muhtelif paydaş yönetim kurulu üyeleri yararına hukuka aykırı bir para akışı sağlandığını, örtülü kar dağıtımı yapıldığını ve alınan iptal kararlarına rağmen yapılan huzur hakkı ödemelerinin geri alınmasının temin edilemediğini; dolayısı ile somut uyuşmazlıkta verilecek ihtiyati tedbir kararının hayati önem arz ettiğini,İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek hususlar karsısında; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; davalı şirketin █████/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7, 8, ve 9 numaralı kararların iptali istemli derdest davada, iptali talep edilen 9 numaralı kararın yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasına yönelik olup, mahkemece tedbir isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.HMK'nun 389 maddesi uyarınca " Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı kanunun 390 maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü havidir.TTK'nun 449. maddesinde genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği düzenlenmiştir. Hükümde mahkemeye takdir hakkı tanınmış olup, mahkemece durum ve şartların gerektirmesi halinde genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verilebilecektir. Söz konusu karar tedbir mahiyetinde olacağından HMK'nun ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümleri uygulanacaktır.İlk derece mahkemesi tarafından davalı şirket yönetim kurulu üyelerine, TTK'nun 449 maddesi uyarınca usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek, tedbir istemi hususlarında görüşlerini bildirmelerinin istenildiği, tüm yönetim kurulu üyelerinin dosyaya tedbir istemi hakkındaki görüşlerini sundukları, somut olayda davacının; davalı şirketin dava konusu genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkına ilişkin oy çokluğu ile alınan kararın, örtülü kar dağıtımı niteliğinde olduğuna, diğer ortakların kar payı alma hakkını ihlal ettiğine ve eşitlik ilkesine ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğuna, kararın iptali koşullarının oluştuğuna yönelik iddialarının esası bakımından bu aşamada yaklaşık düzeyde ispat koşulu oluşmadığı gibi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağına ya da tamamen imkânsız hâle geleceğine veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına ilişkin de yaklaşık ispatın sağlanamadığı, mahkemece tedbir istemlerinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin tedbir istemlerinin reddine ilişkin ara karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.