Anahtar kelimeler: Teşvikten Teşviklerden İdava Kodlarının Kişisi Tüzelkişisi Doğacak Dönük İleride Teşvik

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; özel hukuk tüzel kişisi olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 81/ı maddesi kapsamında %5 teşvikten faydalanması gerektiği belirtilerek, davalı Kurumun işleminin iptali ile davacı şirketin tüm iş yeri mahiyet kodlarının şirketin kuruluş tarihinden itibaren geriye dönük olarak ve ileride doğacak teşviklerden faydalandırılacak şekilde özel hukuk tüzelkişisi olarak değiştirilmesine, 5510 sayılı Kanun kapsamında %5 teşvik indiriminden faydalanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket hakkında yapılan işlemlerin yasaya ve mevzuata uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından 14.06.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararla davacı şirket tarafından, davaya konu talep hususunda davalı Kuruma 25.10.2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalı Kurumca davacı şirkete herhangi bir cevap verilmemesi üzerine zımni red olarak değerlendirilerek eldeki davanın 04.02.2019 tarihinde açıldığı, davalı Kurum tarafından dava açıldıktan sonra davacı şirkete hitaben yazılan 26.02.2019 tarihli cevabi yazıda, davacı şirket adına tescilli iş yerlerinin mahiyet kodunun özel (2) olarak değiştirildiği ancak 5510 sayılı Kanun'un 81/ı kapsamında teşvikten faydalanamayacağının bildirildiği, yine ... tarafından gönderilen cevabi yazılarda yer alan açıklamalar ve ekinde bulunan iş yeri tescil bilgilerinden, davacı şirket adına tescilli iş yerlerinin mahiyet kodunun özel (2) olarak değiştirildiği, bu haliyle, davaya konu davacı Belediyeye ait tüm iş yeri mahiyet kodlarının özel hukuk tüzel kişisi olarak değiştirilmesi isteminin dava açıldıktan sonra davalı Kurumca yerine getirildiği, davacı her ne kadar dava dilekçesinde ayrıca ileride doğacak teşviklerden faydalandırılacak şekilde özel hukuk tüzel kişisi olarak mahiyet kodunun değişimini talep etmiş ise de, 5510 sayılı Kanun'un 81/1-ı maddesinde yer alan prim teşvikinden ileride yararlanmak için yasada aranan koşulların oluşup oluşmadığının bugünden tespitinin mümkün olamayacağı, davacı şirketin yasal koşulların oluşması halinde prim teşvikinden faydalanmak hususunda davalı Kuruma başvurma hakkının her zaman bulunduğu, bu sebeple davacı şirketin bu yöndeki talebinin karşılanmasının mümkün olmadığı, davanın özünü davacı şirkete ait iş yerlerinin mahiyet kodunun özel hukuk tüzel kişisi olarak değiştirilmesinin oluşturduğu ve davanın konusuz kaldığı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 26.02.2019 tarihli yazı ve eki belgelerin incelenmesinde; ... ... Tic. Sicil no.da kayıtlı halen faal olan ... Belediyesi Personel A.Ş.’nin, 29.03.2018 tarihinde tescil olunduğu, şirketin sermayesinin 400.000,00 TL olduğu, bu sermayenin her birinin 25 TL kıymetinde 16000 hisseye ayrıldığı, 16.000 paya karşılık olan 400.000,00 TL'nin Bornova Belediyesine ait olduğu, Yargıtay 10.HD’nin 21.11.2017 tarihli kararında, “Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle belirtilmelidir ki, davacı şirketin 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait iş yerlerinden olduğu ve 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda 01.03.2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) maddesi kapsamından faydalanamayacağı hususunda tereddüt yoktur…..Sermayesinin büyük bölümünün Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanarak ihale aldığı anlaşılan davacı şirketin kamusal yönünün ağır basması ile 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) bendinin sadece özel sektör iş yerleri niteliğinde olan iş yerleri bakımından uygulanma gereği ile 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin de bu durumu teyit eder niteliği ve sosyal güvenlik ilkeleri de dikkate alınarak, şirkete ait iş yerlerinin de Kamu idaresi iş yerleri kapsamında olduğunun kabul edilmesi ve davanın reddi gereği dikkate alınmaksızın hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu” belirtildiği, zira; gerek 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) fıkrası gerekse 4447 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesi düzenlemeleri kanunla işverene sağlanan Hazine yardımı olup bu indirimlerin genç ve kadın işçilerin işsizliğinin azaltılması ve yatırımların istihdam odaklı arttırılması amaçlı teşvik olduğu ve özel işverene Hazinece sağlanan ek bir katkı olduğu, dolayısıyla söz konusu Hazine yardımının özel işverenlere yönelik bir düzenleme olduğu, davacı şirketin Kamu idaresi iş yerleri kapsamında olduğu, dolayısıyla 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) bendi kapsamında teşvikten yararlanmasının mümkün olmadığı kanaatine varıldığı, davacı ...Ş.’nin Kamu idaresi iş yerleri kapsamında olduğu gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) bendi kapsamında %5 teşvikten yararlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davacının davacı şirkete ait tüm iş yeri mahiyet kodlarını özel hukuk tüzel kişisi olarak değiştirilmesine yönelik tabeli hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının 5510 sayılı Kanun'un 84/1-ı maddesinde yer alan %5 teşvikten faydalanması gerektiği talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 01.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 04.04.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:"...Eldeki davada ise, davacı şirketin dava dilekçesinde, tüm iş yerlerine ilişkin mahiyet kodunun özel sektör işvereni olarak kabul edilmesi ve tüm iş yerlerinin geriye dönük olarak ve ileride doğacak teşviklerden faydalandırılmasını talep ettiği anlaşılmakta ise de, yapılacak irdeleme ve varılacak tespite göre özel sektör işverenliği sıfatı dışında veya başkaca bir sıfatla teşvik talebinin bulunup bulunmadığı hususunda davacı şirketten alınacak açıklama ile davasında hangi kanun maddesindeki teşvikten hangi geçerli sebeple faydalandırılma şartlarını taşıdığı hususu ve faydalandırılmayı talep ettiği husus tespit edilmelidir. Başka bir deyişle, davacı şirketin özel sektör işvereni sıfatının bulunmaması halinde dahi teşvik hükümlerinden faydalandırılmasını talep edip etmediği hususu ile talep ediyor ise ileride doğacak teşviklerden de faydalandırılmaya yönelen talebinin hangi teşvike yöneldiği ve buna göre açtığı davada bir talep sonucunun ve hukuki sebebinin bulunup bulunmadığı hususunun davacıdan alınacak açıklama ile tespit edilmesi ve sonucuna göre hangi iş yeri veya iş yerleri hakkında net bir şekilde hangi teşvik hükümlerinden hangi gerekçe ile faydalandırılma talebinin olduğu açıklığa kavuşturulduktan sonra davacı şirkete ait ve talebine konu edilen iş yerlerinin niteliği de gözetilerek bir karar verilmesi gereklidir..."2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum tarafından dava açıldıktan sonra davacı şirkete hitaben yazılan 26.02.2019 tarihli cevabi yazıda, davacı şirket adına tescilli iş yerlerinin mahiyet kodunun özel (2) olarak değiştirildiği ancak 5510 sayılı Kanun'un 81/ı kapsamında teşvikten faydalanamayacağının bildirildiği anlaşılmış, ... tarafından gönderilen yazılarda ise ekte bulunan iş yeri tescil bilgilerinden, davacı şirket adına tescilli iş yerlerinin mahiyet kodunun özel (2) olarak değiştirildiği, bu haliyle, mahiyet kodunun özel hukuk tüzel kişisi olarak değiştirilmesi isteminin dava açıldıktan sonra davalı Kurumca yerine getirildiği, gerek 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) fıkrası gerekse 4447 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesi düzenlemeleri kanunla işverene sağlanan Hazine yardımı olup, bu indirimlerin genç ve kadın işçilerin işsizliğinin azaltılması ve yatırımların istihdam odaklı arttırılması amaçlı teşvik olduğu ve özel işverene Hazine'ce sağlanan ek bir katkı olduğu, dolayısıyla söz konusu Hazine yardımının özel işverenlere yönelik bir düzenleme olduğu, davacı şirketin Kamu idaresi iş yerleri kapsamında olduğu, dolayısıyla 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) bendi kapsamında teşvikten yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davacı şirkete ait tüm iş yeri mahiyet kodlarının özel hukuk tüzel kişisi olarak değiştirilmesine yönelik tabeli hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının 5510 sayılı Kanun'un 84/1-ı maddesinde yer alan %5 teşvikten faydalanması gerektiğine ilişkin talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.VI.TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kendisinin özel sektör işvereni olup kamu iş yeri statüsünde sayılamayacağı ve tüm teşviklerden faydalandırılması gerekirken davalı Kurumca açıklanan nedenle teşviklerden faydalandırılmadığı, bu nedenle Kurum işleminin iptali ile davasının tamamen kabulünün gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin (I) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılma şartlarına haiz olmadığını, buna göre kendisi hakkında açılan davanın tamamen reddi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacıya ait tüm iş yerlerinin mahiyet kodunun özel hukuk tüzel kişisi olarak değiştirilmesi ve şirketin kuruluş tarihinden geriye dönük ve ileride doğacak teşviklerden de faydalandırılacak şekilde değiştirilmesine ilişkindir.1.Hukuk yargılamasında davanın açılmasındaki amaç, taraflar arasında mevcut olan uyuşmazlığın mahkeme kararıyla kesin biçimde çözüme kavuşturulmasıdır. Ancak bazı durumlarda, davanın açılmasından sonra meydana gelen gelişmeler neticesinde, artık mahkemenin esas hakkında karar vermesine gerek kalmayabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesi uyarınca, mahkeme bu gibi hâllerde davanın esası hakkında hüküm vermeksizin karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Davanın konusunun kalmadığından bahsedebilmek için tüm tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gerekir.2.Somut uyuşmazlıkta davacı şirket; özel hukuk tüzel kişisi statüsünde olduğunu beyanla, 5510 sayılı Kanun’un 81/ı maddesinde düzenlenen %5 oranındaki sigorta prim teşvikinden istifade etmeyi talep etmektedir. Bu doğrultuda; davalı Kurum işleminin iptali ile davacı bünyesindeki tüm iş yerlerine ait mahiyet kodlarının geçmişe ve geleceğe şamil olacak şekilde 'özel hukuk tüzel kişisi' olarak tashihine ve anılan teşvik indiriminin tüm iş yerlerine tatbikine karar verilmesini istemiştir.3.İlk Derece Mahkemesince, mahiyet kodlarının değiştirilmesi talebi yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle 'esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına' dair hüküm tesis edilmiştir. Ne var ki; davaya konu 29 iş yerinin her biri özelinde, mahiyet kodu değişikliğine ilişkin Kurum tarafından fiilen bir işlem tesis edilip edilmediği, yapıldıysa bu işlemlerin hukuki mahiyeti, yasal dayanağı ve hangi dönemi kapsadığı dosyada netliğe kavuşturulmamıştır. Her bir iş yeri yönünden ayrı ayrı inceleme yapılarak uyuşmazlığın devam edip etmediği tereddüde mahal vermeyecek şekilde saptanmadan; eksik araştırma ve denetime elverişsiz gerekçelerle, tüm talepler hakkında matbu bir yaklaşımla karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.