Anahtar kelimeler: Süreç Edenin Görüşü Bakırköy Yapma Resen Neticesinde Uyuşturucu Edilebilir Esastan

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaSUÇ TARİHLERİ
: 19.05.2023, 25.09.2023HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. 19.05.20 23... .09.2023 tarihli eylemlerin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,2. 27.09.2023 tarihinde yapılan ikamet aramasının hukuka aykırı olduğuna, bu yolla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına,İlişkindir.III. GEREKÇEDosya kapsamından, sanığın, sabit olan 19.05.2023 tarihli eyleminde; istihbari bilgi üzerine yapılan sanığa ait ikamet aramasında, kullanım sınırının üzerinde net 50,1 gram metamfetamin ve üzerinde metamfetamin kalıntısı bulunan hassas terazinin ele geçirildiği, olay yerinde yakalanamayan sanığın, hakkında yakalama emri çıkartılması üzerine, 09.06.2023 tarihinde Cumhuriyet savcısına başvurduğu ve ifadesi alındıktan sonra aynı tarihte adli kontrol talebi ile sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliğince, adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı ve 19.05.2023 tarihli ilk eylem ile 25.09.2023 tarihli ikinci eylem arasında geçen süre birlikte dikkate alındığında, her ne kadar suç ve iddianame tarihleri itibarıyla iki eylem arasında hukukî kesinti oluşmasa da, bu haliyle fiilî kesintinin oluştuğu ve suç işleme kararının yenilendiği anlaşılmakla, iki eylem yönünden 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmaksızın, (bağımsız) ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sabit görülen eylemlerin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlendikleri kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, eylemlerin sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, arama işleminde ve kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.10.2025 tarihinde karar verildi.