Anahtar kelimeler: Nizip Usûlüne Durması Durmasına Kyb Adalet Evrakı Görüşü İstinaden Başvuran
10. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR
: Kamu davasının durması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 24.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 27.10.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez yargılama konusu 28.02.2020 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Nizip 3. Asliye Mahkemesinin 13.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de,
Sanık hakkında evvelce 03.05.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan dolayı Nizip Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.02.2018 tarihli ve █████████ soruşturma sayılı 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, verilen kararın sanığın cezaevinde bulunması nedeniyle cezaevi aracılığıyla tebliğ edilerek kesinleştirilmesini müteakip, sanığın tahliye olması sonrası denetim süresi içinde aynı nev'iden suç işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2019/6 80... /550 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, verilen kararın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve █████████ esas, ███████ sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemesince yargılamaya devam edilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında 28.02.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2020 tarihli ve █████████ Soruşturma, ████████ Esas, ████████ sayılı iddianamesi ile, Nizip 3.Asliye Ceza Mahkemesine, TCK'nın 191/6.maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce Nizip 2.Asliye Ceza Mahkemesine ████████ esas sayılı dava açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
2. Yine şüpheli hakkında 03.02.2020 tarihli aynı nev'i suçtan Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2020 tarihli ve ████████ Soruşturma, ████████ Esas, ████████ sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Nizip 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı birleştirme kararı ile Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
3. Yapılan yargılama sonucunda, Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.12.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, dayanak dosyada kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle, CMK'nın 223/8.maddesinin son cümlesi gereğince "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Dayanak alınan Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 03.05.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2018 tarihli ve █████████ Soruşturma, ███████ sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye,
bulunduğu Gaziantep E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 23.03.2018 tarihinde okumak/almak suretiyle tebliğ edilerek tedbirin infazı için 17.04.2018 tarihinde Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Şüphelinin 22.05.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması ve uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2019 tarihli ve █████████ Soruşturma, █████████ Esas, █████████ sayılı iddianamesi ile Nizip 2.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Yine şüpheli hakkında, 03.07.2019 tarihli aynı nev'i suçtan Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2019 tarihli ve █████████ soruşturma, █████████ Esas, █████████ sayılı iddianamesi ile açılan davanın Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı birleştirme kararı ile, ████████ Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
4. Yapılan yargılama sonucunda, Nizip 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
5. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
5271 sayılı CMK'nın 263.maddesi ile, tutuklu bulunan şüpheli veya sanığın kanun yollarına başvurusu kolaylaştırılmak, başvurunun zamanında yapılıp yapılmadığı, sürelerin kesilip kesilmediği konusundaki tereddütler de ortadan kaldırılmak istenmiştir. Buna göre tutuklu bulunan, şüpheli veya sanık sözlü olarak tutuklu bulunduğu kurum müdürüne veya kararı veren mahkemenin zabıt kâtibine başvurabilir. Bu başvuruyu dilekçeyle de yapabilir. CMK'nın 263. maddesi, tutuklanan şüpheli veya sanıkların, tutukluluk halindeyken kanun yollarına başvurma hakkını düzenleyen bir hükümdür. Bu madde sayesinde, tutuklu bulunan kişiler haklarını korumak ve hukuki süreçte aktif rol almak amacıyla çeşitli başvurularda bulunabilirler. Tutuklu olan her şüpheli veya sanık, tutukluluk kararı verildiği andan itibaren kanun yollarına başvurma hakkına sahiptir. Bu hak, kişinin savunma hakkının bir parçasıdır.
Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak etkin başvuru yolu ve yöntemine verilen önem dikkate alındığında, Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40.maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen; "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." şeklindeki düzenleme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13.maddesinde güvence altına alınan etkin başvuru hakkı ve 5271 sayılı CMK'nın "kararların gerekçeli olması" başlıklı 34. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen; "Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir" hükmü ile aynı Kanun'un 232.maddesinin altıncı fıkrasının ilgili bölümünde yer verilen; "Hüküm fıkrasında, ... kanun yollarına başvurma .... olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeye uygun olarak kararın tebliğinin şeklî değil, faydalı, amacına uygun, hak arama hürriyetini ve etkin başvuru hakkını engellemeyecek biçimde olması gerekmektedir.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye yüklediği yükümlülükler karşısında, Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan "Adil Yargılama Hakkının" gereği olarak hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine kararına itiraz etme yetkisinin tanınması gerektiği, Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasının bu yönde olduğu, nitekim 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile CMK'nın 171/2. maddesinde, Dairemiz uygulamaları ile uyumlu şekilde değişiklik yapılarak erteleme kararlarına karşı suçtan zarar gören veya şüphelinin bu karara CMK'nın 173. madde hükümlerine göre itiraz edebileceği düzenlenmiştir. Cumhuriyet savcısının kararına karşı CMK'nın 173. maddesinde tanınan itiraz hakkının da, kanun yolu olan "itiraz" hakkı olarak kabul edilmesi gerektiği, CMK'nın 260 - 266. maddeleri arasında düzenlenen kanun yollarına başvuru hakkı, hakim ve mahkeme kararlarına karşı getirilmiş bir düzenleme ise de, maddi ceza hukukunun aksine, ceza muhakemesi hukukunda sınırlı da olsa kıyasın mümkün olduğu, bir karar veya hükme ilişkin kanun yolunun belirlenmesi sırasında kıyas ve yorum yoluna başvurulabileceği, ancak temel hak ve özgürlüklere ilişkin düzenlemeleri daraltıcı şekilde kıyas yapılamayacağı, dolayısıyla tutuklunun kanun yollarına başvurma yöntemine ilişkin CMK'nın 263.maddesinin Cumhuriyet savcısınca verilen kararlara ilişkin olarak kıyasen uygulanabileceği, kabul edilmelidir.
Kararın tebliğinin şeklî değil, faydalı, amacına uygun, hak arama hürriyetini ve etkin başvuru hakkını engellemeyecek biçimde olması gerektiği, Uluslararası Sözleşmeler, Anayasa ve çeşitli kanunlardaki hak arama özgürlüğü ile ilgili tüm düzenlemelerin de kanun yollarına etkili başvuru hakkını sağlamak amacıyla getirildiği gözetildiğinde; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve
denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın tebliğinde, ceza infaz kurumunda yapılacak tebligata, şüphelinin karara nasıl itiraz edebileceğine dair açıklamanın eklenmesi gerekeceği, aksi halde, karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmeyeceği, kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tutuklu veya hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin ihtar ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerekeceği,
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, usule uygun tebliğ edilmeyen erteleme kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.
TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz uyulamalarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlal sebebi sayılmakta, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise TCK'nın 43. maddesi kapsamında
zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
Tüm bu açıklamalar ışığında;
Somut olayda;Nizip Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.02.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar Gaziantep E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla 23.03.2018 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de; tebligatın CMK'nın 263.maddesindeki ihtaratı içermemesi ve CMK'nın 35/3. maddesi gereğince serbest olmayan sanığa tebliğ edilen kararın kendisine okunup anlatılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın tebliğ işleminin usule aykırı olduğu, bu hâliyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği; bu nedenle Mahkemesince "durma" kararı verilmesi sonuç olarak doğru olmakla birlikte, hukuka aykırılıkların giderilebilmesi bakımından kararın gerekçe yönünden bozulması gerekmektedir.
Sonuç olarak;
Mahkemesince, öncelikle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararına karşı CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesi hususunda bildirimde bulunulmasına, itiraz yoluna gidilmesi ve Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının bozulması halinde davaların birleştirilmesi, sonrasında CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi ve yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmek suretiyle eylemlerin tek suç, ihlal, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığının tartışılması ve sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiğinden, kararın gerekçe yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiş, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Nizip 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.06.2025 tarihinde karar verildi

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!