Anahtar kelimeler: Talepihtiyati Özetidavacı Trafikten Çekildiğini Savcılık Sattığını Aracı Bakirköy Bakırköy Talimatı

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: █████████ Esas (Derdest Dava Dosyası)TARİH
: █████/2025 (Ara Karar Tarihi)TALEP
:İhtiyati hacizKARAR TARİHİ
:█████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracı davalıdan satın aldığını, aracı dava dışı ...'a sattığını, ancak aracın dava dışı ...'da iken, soruşturma dosyası kapsamında ihtiyati tedbir kararı bulunduğundan bahisle trafikten çekildiğini, aracın savcılık talimatı ile daha sonra ...'a tekrar teslim edildiğini, ... tarafından Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyası ile açılan davada, bedel iadesi talebinin yerinde olduğuna karar verildiğini, ancak araç teslimine ilişkin bir karar vermediğini, buna ilişkin ek kararda ise aracın teslimi ile ilgili takdir ve karar yetkisinin savcılıkta olduğundan bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verdiğini, aracın davalıdan alındığını, araçla ilgili yapılan tüm devir ve tescil işlemleri esnasında trafik sicil kayıtları üzerinde herhangi bir tedbir bulunmadığının ortada olduğunu, davacının araçla ilgili olarak dava dışı üçüncü kişiye ödeme yapmak zorunda kaldırğını, aracın müvekkiline iade edilmiş olsa dahi mülkiyet haklarını tam olarak kullanmasının imkansız olduğunu, bu nedenle davacı şirketin alacağının açık olduğunu, yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, İİK 257. Maddesi uyarınca, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine dava değeri 2.776.366,64 TL ile sınırlı olmak üzere, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2025 (Ara Karar Tarihi) tarih ve █████████ Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında;"....Somut olayda davacı vekili; her ne kadar davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine dava değeri 2.776.366,64 TL ile sınırlı olmak üzere, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ise de; ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup, HMK 389. uyarınca haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı, dilekçeler teatisi aşamalarının tamamlanmadığı, ön inceleme duruşması yapılarak uyuşmazlığın tespitinin yapılmadığı, dosyada uyuşmazlığın tespiti sonrası, uyuşmazlık konularının çözümü için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmediği ve karine olması bakımından bilirkişi raporunun dosyaya ibraz edilmediği, tüm delillerin de toplanmadığı anlaşıldığından, İİK 257. şartlarının da oluşmadığı ve davanın niteliği gereği de konunun yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur."gerekçesi ile,'' 1-Davacı vekilinin davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 2.776.336,64-TL ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz konulması talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesince görülmekte olan davada 19.12.2025 tarihinde ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair ara kararın tesis olunduğunu ve kararın 26.12.2025 tarihinde taraflarına tebliğ olunduğunu, Ancak aşağıda arz olunan ve re'sen müşahede olunacak sair nedenlerle; ihtiyati haciz taleplerinin reddine mütedair ara kararın usule, yasaya ve dosya mündericatına aykırı olup tesis olunan ara karara karşı istinaf kanun yoluna müracaat etmek durumunda kaldıklarını, Yerel Mahkemesince taleplerinin reddine karar verilmesinin gerekçesi olarak "HMK 389. Uyarınca haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı,dilekçeler teatisi aşamalarının tamamlanmadığı, ön inceleme duruşması yapılarak uyuşmazlığın tespitinin yapılmadığı, dosyada uyuşmazlığın tespiti sonrası, uyuşmazlık konularının çözümü için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmediği ve karine olması bakımından bilirkişi raporunun dosyaya ibraz edilmediği, tüm delillerin de toplanmadığı anlaşıldığından, İİK 257. şartlarının da oluşmadığı ve davanın niteliği gereği de konunun yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından" ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğinin belirtildiğini,Müvekkilinin araç alım satımı işi ile iştigal etmekte olduğunu; dava konusu aracı da yine aynı yerde araç ticareti yapan davalı şirketten satın aldığını, daha sonra ...'a sattığını ancak dava dilekçelerinde de arz olunduğunu, dava konusu aracın dava dışı ... kullanımında iken Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen ███████████ sayılı soruşturma kapsamında “ihtiyati tedbir” bulunduğundan bahisle trafik zabıtası tarafından aracın trafikten çekildiğini, daha sonra savcılığın talimatı ile tekrar ...'a teslim olunduğunu, Akabinde dava dışı ... tarafından müvekkiline ihtar çekildiğini ve sözleşmenin feshi ile bedel iadesi talep olunduğunu; mezkur ihtara cevap verildiğini, rücu hakkının kullanılabilmesi için durum davalıya Beyoğlu ... Noterliği'nin 26.03.2024 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarı ile bildirildiğini, Daha sonra müvekkili şirkete dava dışı ... tarafından sözleşmenin feshi ile bedel iadesi talebiyle Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile dava ikame olduğunu; Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde aracın hukuki ayıplı olduğu gerekçesi ile davanın kabul edildiğini, sözleşmenin feshi ile bedel iadesine karar verildiğini; karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu; mezkur karar icraya konularak müvekkili aleyhine İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini,Müvekkilin malları üzerine haciz işlemi yapılması ve müvekkilin banka hesaplarının bloke edilmesi üzerine ticaret hayatının daha fazla ve olumsuz olarak etkilenmesini istemeyen müvekkilinin icra dosya borcu olan 2.776.366,64-TL'yi 23.05.2025 tarihinde ihtirazi kayıtla ödediğini, Davalı tarafın bu güne kadar sergilemiş olduğu tutum ve davranışları, özellikle kendisine ihbar olunan davada hareketsiz kalmış olması, müvekkili şirket lehine hüküm tesis edilse dahi alacağın tahsil edilememe ve takibin akim kalması ihtimalini doğurmakta olduğunu; tarafların hak ve menfaat dengesi gözetildiğinde ihtiyati haciz talebinin reddinin müvekkili açıkça zarara uğratacağını,HMK 389/1 maddesi mucibince "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 23.01.2014 tarih, ██████████ Esas ve ████████ sayılı kararında "...davacı tarafın dava ile elde edebileceği alacağı güvence altına alma amacı ile ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, tapu kayıtları üzerine konacak olan tedbir sebebiyle davalı taraf mağdur olmayacağı gibi tedbir istenen taşınmazın dava sırasında devredilmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği yada tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zarar da doğabileceği endişesi de gözetilerek, mahkeme gerekçesinde belirtildiğinin aksine tedbire konu taşınmazın dava konusu olması karşısında tarafların menfaat dengesi ve ihtiyati tedbirin amacı birlikte düşünüldüğünde davacının ihtiyati tedbir talebinin HMK.nun 389 ve devamı maddeleri dikkate alınarak 391/3.maddesi gereğince kabulü ile isteğin taşınmazın tapu kaydına başkasına devrinin önlenmesi yönünden davalı olduğu bildirilerek geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati tedbir kararı konulması gerekirken yazılı şekilde reddedilmiş olması doğru olmamıştır." denilmek suretiyle yerel mahkemesince verilen kararı bozduğunu,İhtiyati tedbirin, HMK’da “Geçici Hukuki Korumalar” üst başlığı altında taraflar arasındaki ihtilafın çözümüne katkı sağlayan ve asıl yargılamada verilen hükmün gerçekleştirilmesini temin eden ve hakların korunması bağlamında aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin ayrılmaz bir parçası olarak hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilebilecek bir usul hukuku müessesesi olduğunu; davacı yararına, yargılamanın sonunda verilecek hükmün gerçekleşmesini temin eder mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken iş bu talebin reddedilmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu,Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.12.2025 tarih, █████████ Esas sayılı "ihtiyati haciz konulması talebinin reddine" mütedair ara kararına ilişkin istinaf itirazlarının bildirilmesi ve mezkur kararın müvekkili lehine kaldırılmasını talep etme zaruretinin hasıl olduğunu,İleri sürerek, arz olunan ve re'sen müşahede edilecek sair nedenlerle; Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.12.2025 tarih, █████████ esas sayılı "ihtiyati haciz konulması talebinin reddine" mütedair ara kararına ilişkin istinaf itirazlarının bildirilmesi ve mezkur kararın müvekkili lehine kaldırılmasına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, davacının davalıdan satın aldığı ve dava dışı 3. Şahsa sattığı araçtaki hukuki ayıp nedeniyle araca adli makamlarca araca el konulduğu belirtilerek satış sözleşmesinin feshi ve dava dışı alıcıya ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsili talebiyle açılan alacak davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Mahkemece, İhtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır.İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre, "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek şekilde ispat etmek durumundadır.Somut olaya döndüğümüzde; Davacının davalıdan satın aldığı dava konusu aracın hukuki ayıplı olduğu, bu ayıp nedeniyle satış sözleşmesinin feshi ve dava dışı alıcıya ödemek zorunda kaldığı bedelin rücuen tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı ve miktarı açılan eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır.Talep eden davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler ve dosya kapsamındaki delillere göre HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır. Bu hali ile, ara karar tarihi itibariyle İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.