Anahtar kelimeler: Yeğeni Hissedar Açtığını Kastı Başkan Aşnin Taahhüt Şirkette Anadolu Yardımcısı
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas - █████████ Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİH
: 12.07.2021
SAYISI
: ████████ Esas - ████████ Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... İnşaat Taahhüt San. Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunu, şirkette hissedar olup öz yeğeni olan davalının zarar vermek kastı ile müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında vesayet davası açtığını, bu davanın açılması ve bu davada ileri sürülen gerçek dışı iddialarla müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, aile hayatının zarar gördüğünü, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşıldığını belirterek 250.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin hissedar olduğu şirketin gereği gibi yönetilememesine bağlı anayasal hakkını kullanarak vesayet davası açtığını, zarar vermek amacıyla hareket etmediğini, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça her ne kadar şirket menfaatlerini korumak için davacıya vasi atanmasına yönelik istemde bulunulduğu savunulmuş ise de bu hususta davalı tarafça şirketin iyi yönetilmediğine yönelik olarak herhangi bir delil ikame edilmediği, vesayet dosyasında alınan rapora göre davacının vesayet altına alınmasını gerektirir bir durum bulunmadığı, davalının hak arama özgürlüğünün sınırlarını aştığı, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacının vesayet altına alınması için Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açtığı, vesayet dava dosyasına konu söz ve ifadelerin hak arama özgürlüğü kapsamında sarf edildiği, davalının açtığı davayı haklı gösterecek bazı emarelerin, zayıf ve dolaylı da olsa varlığının bulunduğu, davacıyı salt zararlandırmak için bu hakkın kullanılmadığı, davalının şikayet ve dava hakkını yasal sınırlar içinde kullandığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının eyleminin hak arama özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğini, hakkın kötüye kullanıldığını, davalının aynı davayı diğer amcasına da açarak şirketi yöneticisiz bırakmayı amaçladığını, haksız suçlamalarla aile birliğinin bozulduğunu, kişilik haklarının saldırıya uğradığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!