Anahtar kelimeler: Talepihtiyati Yenikapı Halihazırda Barındırmakta Grubu Bünyesinde Gösterdiğini Mükellefi Diş Tedbir

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
:████████ D.İş - ████████ Karar
TARİH
:█████/2025 tarihli karar, █████/2025 tarihli ek karar
TALEP
:İhtiyati Haciz - İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ
:█████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, Müvekkili şirket ... A.Ş. halihazırda Yenikapı Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... numaralı mükellefi olup bünyesinde ..., ..., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş. gibi şirketleri barındırmakta olan ... Şirketler Grubu bünyesinde faaliyet gösterdiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ... ticaret sicil numarasıyla kayıtlı bulunan bir şirket olduğunu, yürürlükte olan ve ileride yürürlüğe konulacak enerji mevzuatı hükümleri çerçevesinde, doğalgaz ve petrol başta olmak üzere enerji sektöründe her türlü üretim, işleme, satış, dağıtım, yatırım, araştırma, geliştirme, ihracat ve ithalat faaliyetleri ile iştigal edilmesi, bu amaçla yurt içinde ve yurt dışında ticari ve sınai tesisler kurulması işleri ile iştigal ettiğini, müvekkili şirket ile davalı ... arasında 01.01.2023 tarihinde Depolama ve Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme’nin konusu davalının ... numaralı depolama lisansı ile faaliyet gösterdiği ...Mah. ...Konyaaltı/... adresinde ... Terminalinde, tesisin bir kısmının...’den tahsis edilmesi, motorinin gemiden tahliye edilmesi ve davalıya tank içinde ürün satışı yapılması işleri olduğunu, davalıya tank içinde ürün satışı yapılması işleri olduğunu, davalı ...'nin: ... Terminali'nde (...Mah. ... Konyaaltı/...) Müvekkil Şirket'e ait ve Müvekkil Şirket nam ve hesabına depolanan akaryakıt ürünlerini, Müvekkil Şirket'in yazılı izni olmaksızın çıkarmasının, satmasının, devretmesinin, rehin vermesinin veya herhangi bir şekilde tasarruf etmesinin tedbiren yasaklanmasını, tarafların ticari defter ve kayıtları, muhasebe kayıtları ile her türlü tesis kayıtları delil niteliğinde olduğunu, davalının terminal giriş-çıkış kayıtlarını, tank ölçüm kayıtlarını, kamera kayıtlarını, gemi tahliye protokollerini, konşimento kayıtlarını, stok kayıtlarını ve sair tüm belgeleri tahrif etmesinin, yok etmesinin, değiştirmesinin veya gizlemesinin tedbiren yasaklanmasını, bu belgelerin muhafazasının sağlanmasını, ... Terminalinde müvekkili şirket nam ve hesabına depolanan bu ürünler üzerine tedbir konulmasına karar verilmesinin gerektiğini, davalının davacıya ait malvarlığını izinsiz tasarruf ettiği, ceza soruşturması altında olduğu, mali durumunun kötüleştiği tespit edildiğini, davalının müvekkil şirkete ait ürünleri çıkarmaya devam etmesi halinde telafisi imkânsız zararlar doğacağını, acele hal nedeniyle ihtiyati tedbir kararının ivedilikle verilmesini, müvekkili şirketin, davalının haksız eylemleri sebebiyle uğradığı şimdilik 232.256.629,00 TL tutarında maddi zararın tazminini güvence altına alınması için davalının tüm banka hesapları, üçüncü kişilerdeki alacakları, ...Mah.... Konyaaltı/... adresindeki ... Terminali'ndeki malvarlığı, sair taşınır ve taşınmaz malları üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, ihtiyati haciz kararının derhal uygulanmasına dair karar verilmesini, müvekkili şirketin haklılığı ve bu kapsamda sunduğumuz deliller de nazara alınarak halen ...Terminalinde bulunan müvekkil şirkete ait 392.259.828,82 TL tutarlı ürün üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin █████/2025 tarihli kararı ile;
"1-Talep eden vekilinin İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE,
2-Talep eden vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN HMK 392 MADDESİ KAPSAMINDA TAKDİREN TEMİNATSIZ OLARAK KABULÜNE,Karşı taraf ... AŞ'nin ...Mah. ... Konyaaltı/...” adresindeki ... Terminali’nde, ihtiyati tedbir talep eden ... AŞ nam ve hesabına depolanan akaryakıt ürünleri üzerinde, bu ürünlerin Karşı taraf ... AŞ tarafından terminal dışına çıkarılmaması, satılmaması, devredilmemesi ve rehin verilmemesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA," karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.İhtiyati tedbire itiraz edenin █████/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde; Müvekkili şirket ... A.Ş. Türkiye'nin en köklü markalarından biri olmanın yanı sıra aynı zamanda 800'ü aşkın bayilik ağı ile yine Türkiye'nin en önde gelen akaryakıt dağıtım firmalarından birisi olduğunu, müvekkili şirket uzun yıllar süren emeği sonucu Türkiye'nin en önemli akaryakıt ve otogaz/LPG dağıtım şirketlerinden biri olduğunu, verilen ara kararla teminatsız olarak müvekkili ... Dağıtım A.Ş.'nin ... Konyaaltı ...Mah. ...adresindeki ... Terminalinde, ... A.Ş. nam ve hesabına depolanan ürünlerin terminal dışına çıkarılması, satılması, devredilmesi veya rehnedilmesinin yasaklanmasına karar verildiğini, bu kararın yalnızca taraflar arasındaki ticari bir sözleşme ilişkisini değil ulusal akaryakıt tedarik zincirinin bir parçası olan stratejik bir terminalin fiilen işlevsiz hale gelmesine yol açabilecek nitelikte olduğunu, müvekkili şirket Türkiye genelinde akaryakıt arzının sürekliliği bakımından EPDK lisanslı bir dağıtım kuruluşudur ve terminalde depolanan ürünler, üçüncü taraf bayilere ve kamu kurumlarına tedarik edilen akaryakıt akışının da bir parçası olduğunu, akaryakıtın ülke genelinde kesintisiz, güvenli ve sürekli dağıtımı kamu hizmeti niteliğinde bir faaliyet olduğunu, mahkemece verilen tedbir kararı, ülkenin enerji ihtiyacı zincirinin önemli bir halkası olan müvekkil şirketin faaliyetlerinin durdurmasına sebep olabilecek nitelikte olduğunu, dağıtım faaliyetlerinin aksaması halinde bölgesel yakıt kıtlığı ve piyasa dengesizliğine yol açma riski taşıdığını, karar kamu yararına aykırı, ekonomik güvenlik ve ulusal enerji arzı açısından haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı, yalnızca ticari kayıtlarına dayanarak ürün eksikliği iddiasında bulunduğunu, bu eksikliğin müvekkili tarafından haksız şekilde piyasaya sürüldüğüne dair somut bir delil dosyaya sunulamadığını, savcılık soruşturması halen derdest olduğunu, kesin bir fiil tespiti bulunmadığını, somut olayda, davacı taraf yalnızca kendi ticari kayıtlarına ve beyanlarına dayanarak yakıt eksikliği iddiasında bulunmuş bu eksikliğin müvekkili şirket tarafından haksız şekilde piyasaya sürüldüğüne dair hiçbir kesin veya dolaylı delil sunmadığını, davacı tarafın başvurusunda belirtilen 232.256.629,00 TL tutarındaki zararın hangi verilere göre hesaplandığı da belirsiz olup, mahkemeniz kararında da açıkça ifade edildiği üzere bu hususta yaklaşık ispatı sağlayacak düzeyde bilgi ve belge mevcut olduğunu, mahkeme, aynı dayanaklarla yapılan ihtiyati haciz talebini delil yetersizliği gerekçesiyle reddetmiş olmasına rağmen, aynı maddi vakıalara dayanarak teminatsız bir ihtiyati tedbir kararı verdiğini, karara dayanak teşkil eden ispat standardının tutarsız olduğunu ve tedbir koşullarının somut olayda oluşmadığını gösterdiğini, davacı tarafın iddiaları ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ███████████ sayılı soruşturması kapsamında incelendiğini, henüz davalı aleyhine kesinleşmiş bir fiil tespiti bulunmadığını, ceza soruşturması devam ederken, henüz doğruluğu araştırılmamış iddialar esas alınarak verilen bir tedbir kararı, masumiyet karinesi ile hukuki güvenlik ilkesine açıkça aykırı olduğunu, mevcut durumda davacı tarafın hakkının elde edilmesinin zorlaşacağına veya imkânsız hâle geleceğine dair objektif bir tehlike unsuru bulunmadığını, tedbir kararı, hem usul hem de şart yönünden hukuka aykırı olarak tesis edildiğini, HMK 392.md ile ihtiyati tedbir talep eden tarafın, karşı tarafın uğrayabileceği muhtemel zararları karşılayacak uygun bir teminat göstermesini zorunlu kıldığını, bu kural tedbirin haksız çıkılması halinde doğacak zararları güvence altına almak ve tedbirin keyfi veya orantısız şekilde uygulanmasını önlemek amacıyla getirildiğini, yaklaşık 392 milyon TL değerinde ticari ürün üzerinde tedbir tesis edilmesine rağmen, davacı taraftan herhangi bir teminat alınmadığını, müvekkili şirketin yalnızca ticari faaliyetlerinin yanı sıra ülke çapındaki akaryakıt tedarik ağını da etkileyen ciddi ekonomik sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğunu, tedbirin bu haliyle uygulanması, müvekkili şirketin terminalindeki operasyonları fiilen durma noktasına getirdiğini, mevcut sözleşmelerin ifasını, üçüncü kişilerle yapılan tedarik yükümlülüklerini ve ulusal akaryakıt arzını aksatabilecek bir hal yarattığını, teminatsız şekilde verilen tedbir, müvekkilinin maddi zarar riskini artırdığını, tedbirin geçici koruma amacını aşarak fiili bir yaptırıma dönüşmesine neden olduğunu, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ Esas sayılı dosyası kapsamında, müvekkili şirket hakkında █████/2025 tarihinden itibaren 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiğini, İİK 287.md uyarınca, geçici mühlet kararı ile birlikte borçlu şirket hakkında her türlü takip işlemi durmakta, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanamamakta ve borçlu şirketin faaliyetlerinin devamı için gerekli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarruf yetkisi, konkordato komiserinin gözetimi altında korunduğunu, geçici mühlet kararı ile koruma altına alınan müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin sürdürülmesi, enerji arz güvenliği ve kamu yararı bakımından da zorunluluk arz ettiğini, müvekkili şirketin faaliyetlerinin tamamen durmasına yol açacak nitelikteki ihtiyati tedbir kararının uygulanması, geçici mühlet kararının koruyucu ve istikrar sağlayıcı amacına açıkça aykırı olduğunu, itirazlarının kabulü ile İİK 287.md gereğince tedbir kararının kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2025 (Ek Karar Tarihi) tarih ve ████████ D.İş - ████████ Karar sayılı kararı ile: " Yapılan inceleme ve değerlendirmeye göre: itiraz üzerine dosya yeniden ele alınmış ve yeniden yapılan değerlendirme uyarınca mahkememizce verilen kararın kaldırılmasını gerektirir durumların olmadığı, HMK 389 vd maddeleri kapsamında ihtiyati tedbir koşullarının dosyada mevcudiyetini koruduğu kanaati oluşmuştur. İtiraz eden tedbir kararından sonra yasal iki haftalık süre içinde esas hakkındaki davanın açılmasına esas olmak üzere arabuluculuk kurumuna başvurduğunu belgelemiştir. İtiraz eden, müvekkili olan şirket hakkında geçici mühlet kararı verildiğini ileri sürmüş ise de, bir şirketin konkordato talebinde bulunması halinde ilgili mahkemenin vereceği tedbir kararları ve yapacağı işlemler mahkememiz tedbir kararı açısından bir kaldırma gerekçesi olmayacaktır. Ayrıca mahkememiz tedbir kararı, itiraz edenin depolarında tutulan ve talep edenin nam ve hesabına ait olan ürünlere ilişkin olup, talep edenin nam ve hesabına bulunan ürünler üzerinde (mahkememiz tedbir kararı olmasa dahi) zaten talep edenin rızası ve bilgisi dışında işlem yapmaması gerektiği de gözetilerek tedbir kararının devam etmesinde itiraz eden yönünden aksi bir durum oluşmayacağı/oluşmaması gerektiği kanaati ile tedbire itirazın reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile,
"1-İtiraz eden vekilinin mahkememizin █████/2025 tarihli tedbir kararına itirazının reddine, " karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden vekilinin █████/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının reddine dair verilen değişik iş kararına yönelik istinaf dilekçesinde özetle, ihtiyati haciz taleplerinin şartları oluşmuş olup müvekkili şirketin zararlarının artmaması adına acele şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini,
İcra İflas Kanunu’nun 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun varlığı halinde alacaklının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiğini, ayrıca doktrin ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında da görüleceği üzere haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda borçlunun haksız fiil tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilmekte olup haksız eylemlerden kaynaklı açılacak davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğinin belirtildiğini (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin █████████ E., ██████████ K. ve 28.11.2022 Tarihli kararı, Konya Bölge Adliye Mahkemesi’nin 3. Hukuk Dairesi’nin █████████ E., █████████ K. ve 25.06.2025 tarihli kararı)Somut olayda davalının, davacı'ya ait malvarlığını izinsiz tasarruf ettiğini, ceza soruşturması altında olduğunu, mali durumunun kötüleştiğini, ödeme güçlüğü içinde olduğunu, piyasaya olan borçlarını ödeyemediğini, şirket yöneticilerinin yurtdışına kaçtıklarını ve haklarında gözaltı kararı bulunduğunu, davalının yukarıda belirtilen eylemleri sebebiyle müvekkili şirketin uğradığı zararının teminat altına alınması gerektiğini, davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmemesi halinde telafisi mümkün olmayan zararlar doğacağın, müvekkil şirketin uğradığı zararların artacağının açıkça ortada olduğunu,İleri sürerek, arz ve izah olunan sebeplerle; işbu istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararı’nın ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve müvekkil şirketin davalının haksız eylemleri sebebiyle uğradığı zararlarının tazminini güvence altına alınması için davalının tüm banka hesapları, üçüncü kişilerdeki alacakları, “...Mah.... Konyaaltı/...” adresindeki ... Terminali'ndeki malvarlığı, sair taşınır ve taşınmaz malları üzerine acele ve teminatsız şekilde, mahkeme aksi kanaatte ise teminatlı olarak ihtiyati haciz konulmasına yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı’ya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Tedbire itiraz eden vekilinin █████/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair verilen ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle,İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin █████████ Esas sayılı dosyası kapsamında, müvekkili şirket hakkında █████/2025 tarihinden itibaren 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiğini; kararda "...7101 sayılı Kanunla degisik IIK'nun 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doguracagından IIK'nun 294, 295, 296 ve 297. maddelerinin uygulanmasına, bu çerçevede mühlet içinde davacı/davacılar aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere HIÇBIR TAKIP YAPILMAMASINA, hangi nedene dayanırsa dayansın her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, IIK'nu 89 dahil olmak üzere ve muhafaza işlemleri de dahil tüm takip islemlerinin yapılmasının IHTIYATÎ TEDBIR YOLU ILE DURDURULMASINA,.." şeklinde hüküm kurulduğunu; İİK 287.md uyarınca, geçici mühlet kararı ile birlikte borçlu şirket hakkında her türlü takip işleminin durduğunu, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarının uygulanamadığını ve borçlu şirketin faaliyetlerinin devamı için gerekli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarruf yetkisinin, konkordato komiserinin gözetimi altında korunmakta olduğunu; bu kapsamda, geçici mühlet kararı ile koruma altına alınan müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin sürdürülmesi, enerji arz güvenliği ve kamu yararı bakımından da zorunluluk arz etmekte olduğunu; dolayısıyla, müvekkili şirketin faaliyetlerinin tamamen durmasına yol açacak nitelikteki ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının, geçici mühlet kararının koruyucu ve istikrar sağlayıcı amacına açıkça aykırı olduğunu,Müvekkili şirket aleyhine teminatsız olarak verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olması sebebiyle kaldırılması gerektiğini, HMK 392.md ihtiyati tedbir talep eden tarafın, karşı tarafın uğrayabileceği muhtemel zararları karşılayacak uygun bir teminat göstermesini zorunlu kıldığını; mahkemece verilen kararda, yaklaşık 392 milyon TL değerinde ticari ürün üzerinde tedbir tesis edilmesine rağmen, davacı taraftan herhangi bir teminat alınmadığını; bu durumun, müvekkili şirketin yalnızca ticari faaliyetlerinin yanı sıra ülke çapındaki akaryakıt tedarik ağını da etkileyen ciddi ekonomik sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğunu; tedbirin bu haliyle uygulanması, müvekkili şirketin terminalindeki operasyonları fiilen durma noktasına getirdiğini; mevcut sözleşmelerin ifasını, üçüncü kişilerle yapılan tedarik yükümlülüklerini ve ulusal akaryakıt arzını aksatabilecek bir hal yarattığını; dolayısıyla, teminatsız şekilde verilen tedbirin, müvekkilin maddi zarar riskini artırdığını ve tedbirin geçici koruma amacını aşarak fiili bir yaptırıma dönüşmesine neden olduğunu,İlk Derece Mahkemesinin, aynı dayanaklarla yapılan ihtiyati haciz talebini delil yetersizliği gerekçesiyle reddetmiş olmasına rağmen, aynı maddi vakıalara dayanarak teminatsız bir ihtiyati tedbir kararı verdiğini; bu durum, karara dayanak teşkil eden ispat standardının tutarsız olduğunu ve tedbir koşullarının somut olayda oluşmadığını göstermekte olduğunu; davacı tarafın iddiaları ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ███████████ sayılı soruşturması kapsamında incelenmekte olup, henüz kesinleşmiş bir fiil tespit bulunmadığını; ceza soruşturması devam ederken, henüz doğruluğu araştırılmamış iddialar esas alınarak verilen bir tedbir kararının, masumiyet karinesi ile hukuki güvenlik ilkesine açıkça aykırı olduğunu; sonuç olarak, mevcut durumda davacı tarafın hakkının elde edilmesinin zorlaşacağına veya imkânsız hâle geleceğine dair objektif bir tehlike unsuru bulunmadığını; bu nedenle tedbir kararının, hem usul hem de şart yönünden hukuka aykırı olarak tesis edildiğini, mahkemece verilen ara kararla; teminatsız olarak müvekkili ... A.Ş.'nin ... Konyaaltı ...Mah. ... adresindeki ... Terminalinde, ... A.Ş. nam ve hesabına depolanan ürünlerin terminal dışına çıkarılması, satılması, devredilmesi veya rehnedilmesinin yasaklanmasına karar verildiğini; bu kararın, yalnızca taraflar arasındaki ticari bir sözleşme ilişkisini değil ulusal akaryakıt tedarik zincirinin bir parçası olan stratejik bir terminalin fiilen işlevsiz hale gelmesine yol açabilecek nitelikte olduğunu; müvekkil şirketin, Türkiye genelinde akaryakıt arzının sürekliliği bakımından EPDK lisanslı bir dağıtım kuruluşu olduğunu ve terminalde depolanan ürünlerin, üçüncü taraf bayilere ve kamu kurumlarına tedarik edilen akaryakıt akışının da bir parçası olduğunu, akaryakıtın ülke genelinde kesintisiz, güvenli ve sürekli dağıtımının "kamu hizmeti" niteliğinde bir faaliyet olduğunu, bu kapsamda, İlk Derece Mahkemesince verilen tedbir kararı, ülkenin enerji ihtiyacı zincirinin önemli bir halkası olan müvekkili şirketin faaliyetlerinin durdurmasına sebep olabilecek nitelikte olduğunu; dağıtım faaliyetlerinin aksaması halinde bölgesel yakıt kıtlığı ve piyasa dengesizliğine yol açma riski taşımakta olduğunu; bu nedenle, kararın kamu yararına aykırı, ekonomik güvenlik ve ulusal enerji arzı açısından haksız ve hukuka aykırı olduğunu; somut olayda davacının, yalnızca ticari kayıtlarına dayanarak ürün eksikliği iddiasında bulunduğunu; bu eksikliğin müvekkili tarafından haksız şekilde piyasaya sürüldüğüne dair somut bir delil dosyaya sunulamadığını; savcılık soruşturması halen derdest olup, kesin bir fiil tespiti bulunmadığını; somut olayda, davacı tarafın yalnızca kendi ticari kayıtlarına ve beyanlarına dayanarak yakıt eksikliği iddiasında bulunduğunu, bu eksikliğin müvekkili şirket tarafından haksız şekilde piyasaya sürüldüğüne dair hiçbir kesin veya dolaylı delil sunmadığını; davacı tarafın başvurusunda belirtilen 232.256.629,00 TL tutarındaki zararın hangi verilere göre hesaplandığı da belirsiz olup, mahkemeniz kararında da açıkça ifade edildiği üzere bu hususta yaklaşık ispatı sağlayacak düzeyde bilgi ve belge mevcut olmadığını,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan tüm sebeplerle; ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararına karşı yapmış oldukları itirazlarının reddine dair verilen 11.12.2025 tarihli karara karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının kabulü ile itirazlarının doğrultusunda verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep; taraflar arasındaki █████/2023 tarihli depolama ve hizmet sözleşmesi uyarınca ... A.Ş.'nin...Mah. ... Sokak No:... adresindeki ... Terminalinde, doğrudan ihtiyati haciz talep tarafından üçüncü kişilere satılmak üzere depolanan ve mülkiyeti ihtiyati haciz talep edene ait olan ürünlerin izinsiz ve haksız biçimde depodan çıkarıldığı iddiası ile; bundan doğan şimdilik 232.256.629 TL maddi zararın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesi, ayrıca ... A.Ş.'nin, ... Terminali'nde bulunan ihtiyati tedbir talep eden şirkete ait ve onun nam ve hesabına depolanan akaryakıt ürünlerinin, ihtiyati tedbir talep eden şirketin yazılı izni olmaksızın çıkarmasının, satmasının, devretmesinin, rehin vermesinin veya herhangi bir şekilde tasarruf etmesinin tedbiren önlenmesine, ... A.Ş.'nin, terminal giriş-çıkış kayıtlarını, tank ölçüm kayıtlarını, kamera kayıtlarını, gemi tahliye protokollerini, konşimento kayıtlarını, stok kayıtlarını ve sair tüm belgeleri tahrif etmesinin, yok etmesinin, değiştirmesinin veya gizlemesinin tedbiren önlenmesine ve bu belgelerin muhafazasının sağlanmasına, ... Terminal’inde tedbir talep eden nam ve hesabına depolanan ürünler üzerine tedbir konulmasına karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından; ihtiyati haciz isteminin reddine, ihtiyati tedbir talebinin HMK 392 maddesi kapsamında takdiren teminatsız olarak kabulü ile; ... AŞ'nin ...Mah. ... Sok No... Konyaaltı/...” adresindeki ... Terminali’nde, ihtiyati tedbir talep eden ... AŞ nam ve hesabına depolanan akaryakıt ürünleri üzerine, bu ürünlerin ... AŞ tarafından terminal dışına çıkarılmaması, satılmaması, devredilmemesi ve rehin verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına," karar verilmiştir. İhtiyati haciz isteminin reddine karşı, haciz isteyen vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ihtiyati tedbir kararına karşı ise aleyhine tedbir talep edilen vekilince itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece tedbir itiraz duruşmalı olarak incelenmiş ve itirazın reddine dair ek karar verilmiş olup, ek karara karşı tedbire itiraz eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir.6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.İhtiyati haciz talep eden Star Rafireni vekilince, depolama ve hizmet sözleşmesi kapsamında ... terminalinde ...'ye tahsis edilen tanklarda depolanan ürünlerden, ... izni olmaksızın çıkartılan ürünler nedeniyle 232.256.629,00-TL zarara uğranıldığının ileri sürüldüğü, bu tutarda bir zarara dayalı muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağın varlığı ve miktarı hususunda yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, terminalden çıkartıldığı ileri sürülen ürünün fiyatı ve miktarının toplanacak diğer delillerle birlikte yapılacak esas yargılamada tespit edilebileceği, bu çerçevede mahkemece İİK'nun 257 maddesinde aranan koşulların oluşmadığına yönelik mahkeme tespitinde ve istemin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ihtiyati haciz talep edenin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki depolama sözleşmesi ve talep dilekçesi ekleri incelendiğinde, ihtiyati tedbir talep eden ...'nin mülkiyeti kendisine ait olup, ... terminalinde ...'ye tahsis edilen tanklarda depolanan ürünlerin izinsiz olarak terminal dışarısına çıkarılmaması, satılmaması ve devredilmemesi yönündeki tedbir isteminin dayanağının sözleşmeye aykırılık nedeni yanında mülkiyet hakkı olduğu, taraf beyanları ile dosyaya mübrez belgeler kapsamından, ... tarafından kendisine satılmış olan ürünler haricinde, tedbir isteyene ait ürünlerin yalnızca depolanması ve tedbir isteyenin talebi üzerine onun alıcılarına tesliminin taahhüt edildiği, mahkemece de tedbirin " ... AŞ nam ve hesabına depolanan akaryakıt ürünleri" ile sınırlandırıldığı, mahkemece verilen tedbirin esasen sözleşme ile taahhüt edilen yükümlülüklere uygun davranılması, diğer ifade ile sözleşme gereği zaten ... izni olmaksızın depo dışına çıkartılması mümkün olmayan ürünlerin yine bu izin olmaksızın depo dışına çıkartılmamasına yönelik olduğu, tedbirin ...'ün ...'den veya üçüncü bir kişiden satın almış ve mülkiyetini iktisap etmiş olduğu ürünleri kapsamadığı, yine HMK'nun 392 maddesi uyarınca somut olayın özelliklerine göre durum ve koşullar gerektiriyor ise mahkemece tedbire teminat alınmaksızın hükmedilebileceği, mahkeme gerekçesinde belirtildiği konkordato mahkemesince verilen geçici mühlet kararı kapsamındaki tedbirlerin bir başka mahkemece daha önce verilmiş tedbir kararlarının kaldırılmasına sebep olmayacağı, geçici mühlet kararının başka mahkemelerce verilmiş tedbir veya ihtiyati haciz kararlarının infazı aşaması ile ilgili oldukları, yapılan bu saptamalar karşısında mahkemece tedbire itirazın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, tedbire itiraz edenin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik kararı ile ihtiyati tedbire itirazın reddine yönelik ek kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, ihtiyati haciz talep edenin ve tedbire itiraz edenin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden ... Şirketi ve tedbire itiraz eden ... Şirketi'nin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından ihtiyati haciz talep eden ... Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin ihtiyati haciz talep eden ... Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince tedbire itiraz eden ... Şirketi'nden alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı tedbire itiraz eden ... Şirketi tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!