Anahtar kelimeler: Diyaliz Ünitesine Eline Servisi Şoför Girişinin Hasta İşinde Devamlı Öğrendiğini

MAHKEMESİ : ... Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 28.02.2019 tarihinden 30.11.2019 tarihine kadar devamlı olarak davalı işverenin ihale usulü almış olduğu ... Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesine hasta taşıma servisi işinde şoför olarak çalıştığını, ancak müvekkilinin sigorta girişinin davalı tarafından hiç yapılmadığını ve sigorta primlerinin ödenmediğini öğrendiğini, müvekkilinin eline geçen son net ücretin 2.500 TL olduğunu, müvekkilinin maaşlarının bir kısmını elden parça parça ve geç olarak aldığını bir kısmını da müvekkilinin oğlunun banka hesabına ödediğini, müvekkilinin pazar günleri hariç haftanın 6 günü sabah 06: 00... :00 saatleri arasında 3 sefer yapmak suretiyle ... ilçesinin 17 Mahallesinden diyaliz servisine hasta taşıdığını, müvekkilinin yol, yemek ve mesai ücreti de ödenmediğini, ... Devlet Hastanesi Diyaliz Servisine hasta taşıdığı her gün için, Hastane tarafından Taşıt Görev Emri ve diğer evraklar düzenlendiğini, ilgili evraklarda müvekkilinin bilgileri ve imzasının yer aldığını, yine müvekkilinin servis araçlarının yakıtlarını ... isimli petrol yakıt istasyonundan aldığını ve yakıt alımına ilişkin tüm belgelerin müvekkili adına düzenlediğini, müvekkilinin birden fazla değişik araç kullanmak suretiyle servis taşımacılığı yaptığını belirterek, davacı müvekkilinin 28.02.2019-30.11.2019 dönemi davalı nezdinde çalıştığının tespiti ile prime esas kazancı üzerinden ödenmeyen primlerinin ödenmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kuruma bildirilmeyen herhangi bir çalışmasının, hizmetinin mevcut olmadığını, davacının müvekkilinden kaynaklı iş görme edimini yüklendiği yahut aralarında bağımlılık unsuru oluşturacak herhangi bir hal yahut durum da söz konusu olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarınının incelenmesinde, 04.01.2016 - 31.12.2016 tarihleri arasında, davalı adına Kurumda dört adet iş yerinin tespit edildiği, ... il Sağlık Müdürlüğü ile "4 adet şoförlü taşıt kiralama" ihalesi kapsamında faliyet gösterdiği, 17.12.2018 - 31.12.2028 tarihleri arasında ... Şehir Hastanesi ile "şoförlü araç kiralama" ihalesi kapsamında faliyet gösterdiği, 01.01.2019 - 02.03.2020 tarihleri arasında ... Şehir Hastanesi ile "5 adet araç kiralama" ihalesi kapsamında faaliyet gösterdiği, davacının dava konusu 28.02.2011 - 30.11.2019 tarihleri arasında ... Şehir hastanesi ile "beş adet araç kiralama" ihalesi yaptığı, davalı tarafından Kurumlarına ... adına verilmiş herhangi bir işe giriş bildirgesinin bulunmadığını, bu tarihler arasında ... adına 5510 sayılı Kanun'un 4/a kapsamında herhangi bir sigortalı çalışma kaydının olmadığı, bunun aksine bu tarihlerde davacı ...'nun 5510 sayılı Kanun'un 4/b (Bağ-Kur) kapsamında zorunlu tarımsal faaliyetlerinden dolayı 7...4 4/b sicil no.lu adına prim ödendiği davacının hizmet döküm cetvelinin tetkiki neticesinde tespit edildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli kararı ile davacının davalı ... nezdinde 28.02.2019-30.11.2019 tarihleri arasında hizmet akdine tabi şekilde kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine" dair karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "..5510 sayılı Kanun'un, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve sigortalılık hallerinin birleşmesini düzenleyen 53. maddesinin birinci fıkrasına göre, “Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır.” düzenlemesine yer verilmiş iken; 53. maddenin birinci fıkrası, 6111 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değiştirilerek, “Sigortalının 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. 6111 sayılı Kanun'un yürürlük tarihlerini düzenleyen 125. maddesinin (b) bendinde, 33. maddenin, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımını takip eden ayın birinci gününde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Her kanunun, yürürlükte olduğu dönemdeki uyuşmazlıklara uygulanacağı gözetilmek suretiyle ihtilaflı dönem yönünden yapılacak araştırmada 01.10.2008 öncesi, 01.10.2008-01.03.2011 arası ve 01.03.2011 dönemi sonrası yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. Buna göre; a) 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen çalışmalar bakımından, davacının çalışmaları içerisinden baskın çalışmanın hangi sigortalılıkta olduğu belirlenmelidir. Baskın çalışma, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin kişinin hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı hususunda, vergi ve maliye kayıtları getirtilmek, belirtilen dönemde beyan edilen gelirler araştırılmak suretiyle belirlenen ve kişinin emek ve mesaisini ağırlıklı olarak hangi sigortalı çalışmaya tahsis ediyorsa, ekonomik yönden geçimini hangi çalışmadan sağlıyorsa o çalışmaya üstünlük tanınması gereken çalışmadır. Bu kapsamda; davacının, baskın çalışmasının araştırılarak 506 sayılı Kanun kapsamında (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi) geçtiğinin kabulü halinde, 01.10.2008 tarihinden sonraki dönem bakımından da 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının ilk halindeki düzenleme gereği 25.02.2011 tarihli değişikliğin yapıldığı döneme kadar önce başlayan sigortalılığın esas alınması gerekeceğinden 5510 sayılı Kanun'un, 4/1-a kapsamındaki çalışmalara üstünlük tanınması, 25.02.2011 tarihli değişiklikten sonra ise, her halükarda yasal düzenleme gereği 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında geçen sigortalılığa üstünlük tanımak gerekecektir. b)01.10.2008 tarihinden önce şayet davacının baskın çalışmasının 1479 sayılı Kanun kapsamında (5510 sayılı Kanun'un 4/1-b) geçtiği kabul edilirse, 01.10.2008 tarihinden sonraki dönem bakımından da 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının ilk halindeki düzenleme gereği 25.02.2011 tarihli değişikliğin yapıldığı döneme kadar önce başlayan sigortalılığın esas alınması gerekeceğinden 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendinin esas alınması gerekecektir. c)01.03.2011 sonrası yönünden ise belirtilen mevzuat çerçevesinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Eldeki dava dosyası incelendiğinde Mahkemece davacının çalışmasına ilişkin kabule yönelik kurulan hüküm isabetli ise de, davacının kabul edilen sürelerle çakışacak şekilde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi uyarınca hizmet bildirimlerinin olduğu da görülmektedir. Bu nedenle Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler nazarında ilgili sigortalılık süreleri yönünden araştırma yapılarak, davacının talebinin belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde irdelenmemesi ve bu suretle yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir...." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda ilgili yerlere yazılan müzekkerelerde davacının sigortalılık talep etmiş olduğu 28.02.2019- 30.11.2019 tarihleri arasında ÇKS kaydının olmadığı aynı dönemde ... Devlet Hastanesinde çalıştığı bu haliyle ilgili mevzuat gereğince davacının baskın çalışmasının 4a'ya dayalı olduğu görülmekle, davacının davasının kısmen kabulüne davacının davalı ... nezdinde 28.02.2019 - 30.11.2019 tarihleri arasında hizmet akdine tabi şekilde kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı müvekkil nezdinde çalıştığını iddia ettiği tarihlerde kendi adına çalıştığını, Mahkemece eksik ve yetersiz araştırma ile hukuka aykırı vaziyette hüküm tesis edildiğini, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde ;kararın usul ve kanuna aykırı olup bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.