Anahtar kelimeler: Davamenfi Özetidavacı Kağıthane Deki Beyoğlu Hissenin Vaadi Akdedildiğini Görüleceği Satışı

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
:████████ Esas- ████████ KararTARİH
:█████/2025DAVA
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin , davalı ile ... arasında Beyoğlu .... Noterliği aracılığı ile ''İstanbul ili, Kağıthane İlçesi, ... Mahallesi, 8744 Ada 6 Parsel 16 Bağımsız Bölüm No , Kat: ... deki taşınmaz üzerinde hissenin satışı konusunda düzenleme şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, 08.01.2021 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde görüleceği üzere; Taraflar, satıcı ...'nun hak sahibi olduğu taşınmazı 400.000,00 TL karşılığında devredeceği vaadinde anlaştıklarını, bunun üzerine müvekkilinin 200.000,00 TL'yi eksiksiz bir şekilde ödediğini ve davalı tarafından 200.000,00 TL verilmek üzere satıcı ...'ya ödeme yapıldığını, satıcı ...'nun, ödemeyi müvekkilinden almasına rağmen borcuna karşılık, bu taşınmazı müvekkiline devretmediğini ve taşınmazın ipotek sahibi borçluya devredildiğini, bu durumu öğrenen davalı, müvekkili ile iletişime geçtiğini ve müvekkiline, bu taşınmazı yeni malikten kendisi ve müvekkili adına satın alacağını, 2.000.000,00 TL daha lazım olduğunu ve bu sebeple kendisine yarı pay oranında 1.000.000 TL vermesi halinde tapu girişlerini başlatacağını belirttiğini, müvekkilinin davalı yana güvenerek 1.000.000 TL'yi davalıya peşinen verdiğini, bu husus üzerine, davalının, müvekkilinden habersiz bir şekilde taşınmazın yeni malikine ulaştığını ve müvekkilinin hissesini de kendisinin satın aldığını, bu sebeple taşınmaz satış vaadi anlaşması gereğince taşınmazın tümünü satın alacağını söylediğini ve taşınmazın yeni maliki ile anlaşarak iyi niyet kurallarına aykırı bir şekilde 08.05.2024 tarihinde taşınmazın tamamını davalının eşi olan ...'e devrini gerçekleştirdiğini, davalı yana güvenen müvekkilinin taşınmazın devri için tapuda hazır bulunmak isteyince, davalının acil bir şekilde tapu devirlerinin yapılması gerektiğini ve bu sebeple müvekkiline haber veremediğini, taşınmazı eşi ...'nin adına satın aldığını ve kendisinin şuanda yurtdışında olduğunu, geri geldiğinde ise bizzat müvekkiline devrini yapacağını belirttiğini, bunun üzerine müvekkilinin ödemeleri peşinen ve eksiksiz bir şekilde yaptığını, taşınmazda hakkının bulunduğunu belirtmiş olsa da davalının devrin gerçekleşeceğine dair müvekkilini sürekli olarak oyalamaya başladığını, davalı yanın bu şekilde müvekkilini çok zor bir duruma düşürdüğünü ve sürekli bahaneler uydurarak müvekkilini uzun bir süre boyunca oyalamaya devam ettiğini, davalının müvekkilini arayarak taşınmazda kendi payını da müvekkiline satmak istediğini, bunun için 40.000 Euro vermesi gerektiğini belirttiğini, müvekkilinin toplu bir şekilde bu parayı bulamayacağını belirttiğinde 40 bin Euro'nun her ay 1.000 Euro ödemek üzere ayrıca yeni bir taşınmaz satış vaadi yapmaları gerektiğini söylediğini, taşınmazı satın almak isteyen müvekkilinin bu hususta da davalıya son çare güvendiğini ve her ay 1.000 Euro bedelli senetler düzenleyerek kendi aralarında bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini ancak yaşadıklarından dolayı davalıya güveni sarsılan müvekkilinin yapacakları sözleşmeye ortak arkadaşları olan ...'yi şahit olarak eklediğini, müvekkili ve ... davalı yanı ofiste beklerken, davalı yan bu sefer de acil bir işinin çıktığını belirttiğini, yurtdışına gittiğini, bu nedenle sözleşmeyi müvekkilinin ve şahit olan ...'nin imzalamasını söylediğini, kendisinin ise geldikten sonra imza atacağını ve senetleri de ... aracılığı ile kendisine iletilmesini istediğini, çaresiz kalan ve taşınmaz için ödemeleri yapan müvekkilinin senetleri ... aracılığı ile davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin 1 hafta sonra davalı yanı aradığını ve imzaladığını sorması üzerine davalının sözleşmeyi imzalamaktan vazgeçtiğini ve taşınmazı satmayacağını açıkca belirttiğini, bunun üzerine müvekkili derhal senetleri geri iade etmesini söylediğini ancak davalı tarafından senetleri de müvekkiline geri iade edilmediğini, bu hususta, davalı yanın yaşattığı mağduriyetler yetmezmiş gibi; senetleri müvekkiline teslim etmekten kaçındığını ve senetleri haksız bir şekilde ele geçirdiğini, İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bu kapsamda haksız ve mesnetsiz ele geçirilen senetlere karşı davalı yanın açtığı ödeme emrinde talep edilen borcun tamamına, asıl alacağa, faize, faiz oranına ve icra takibinin tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, bu sebeplerle; söz konusu haklı itirazın kabulü ile haklı davanın kabulüne davacının borçlu olmadığının tespitine, telafisi zor ve imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen takibin ivedilikle durdurulması yönünde teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine, İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı haksız ve hukuka aykırı başlatılan icra takibinin iptaline, alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2025 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında; dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartına başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Mahkemece dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmeden davalının savunma hakkının kısıtlanmak suretiyle karar verildiği, iş bu kararla uyuşmazlığın esastan çözümlenmediğini ve davalının aynı taleple tekrar karşılaşmasına neden olacağını ve hukuki güvenliğinin sarsıldığını, taraf teşkili sağlanmadığından davalının vekil ile temsil edilme ve lehine vekalet ücreti takdir edilme hakkının da elinden alındığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; dava konusu icra takibine konu borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın arabuluculuk dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin ikinci fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünün düzenlendiği, söz konusu hüküm dikkate alınarak arabuluculuk dava şartına tabi iş bu menfi tespit davasında davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartına başvurulmadığının anlaşılması sebebiyle Mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden bu gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gibi bu hususun yasal bir zorunluluk olduğu, bunun yanında HMK'nın 115 maddesi uyarınca dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden henüz taraflara tebliğ yapılmadan tensip aşamasında dahi karar verilebileceği ve Mahkemece esasa girilmeden önce dava şartlarının incelenerek bu hususta öncelikli olarak karar verilmesi gerektiğinden esasa girilmemesi de isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.